"Dalí Atomicus"
Philippe Halsman, 1948
Philippe Halsman 1940’lardan 1970’lere kadar ünlülerin, entelektüellerin ve politikacıların portre çalışmaları ile Look, Esquire, Saturday Evening Post, Paris Match ve özellikle Life gibi büyük dergilerin sayfalarında ve kapaklarında yer almıştır. Çalışmaları aynı zamanda Elizabeth Arden Kozmetik, NBC, Ford gibi firmaların reklam ve tanıtımlarında kullanılmıştır. 1958’de Popular Photography dergisinin düzenlediği ankette Halsman, Irving Penn, Richard Avedon, Ansel Adams, Henri Cartier-Bresson, Alfred Eisenstaedt, Ernst Haas, Yousuf Karsh, Gjon Mili ve Eugene Smith ile birlikte “Dünyanın en büyük 10 Fotoğrafçısı” arasında yer almıştır.
Fotoğraf Kariyeri
Litvanya’da doğan Philippe Halsman (1906-1979) Dresden’de mühendislik okuduktan sonra 1932’de Paris’e yerleşerek fotoğraf stüdyosunu kurar. Cesur, spontane tarzı kısa sürede büyük bir hayran kitlesi yaratır. Aktör ve yazarların fotoğrafları kitap kapaklarında ve dergilerde yerini alır; şapka tasarımları başta olmak üzere moda sektöründe ve özel işlerde çalışır. 1936’da artık Fransa’da en iyi portre fotoğrafçısı olarak tanınmaktadır.
1940 yazında, Hitler orduları Paris’e saldırdığında Fransız pasaportuna sahip olan karısı, kızı, kız kardeşi ve kayınbiraderi Amerika’ya yerleşirken Philippe Halsman vize alamaz ve faşist Avrupa’dan kaçmak zorunda bırakılan pek çokları gibi Marsilya’da aylarca beklemek zorunda kalır. Sonunda, Halsman’ın kardeşiyle 1920’lerde tanışan Albert Einstein’ın arabuluculuğuyla Birleşik Devletler’e giriş iznini alır ve 1940 Kasım’ında New York’a gelir.
Burada etkileyici genç model Connie Ford’la tanışıp fotoğraflarını çekmek için anlaşması onun için büyük bir şans olur. Elizabeth Arden’in reklamcısı, Ford’un Amerikan bayrağı önünde çekilmiş fotoğrafını görünce şirketinin reklam kampanyasında kullanmak ister. Bu, Halsman’ın fotoğraflarının 100’den fazla sayının kapağında yayınlanmasının başlangıcı olur. Bu fotoğraflar Albert Einstein, Alfred Hitchcock, Winston Churchill, Marilyn Monroe ve Pablo Picasso gibi ünlülerin fotoğraflarıdır.
Dergi henüz 6 yaşında ve haber fotoğrafçılığı yeni bir alandır. Bu tip dergiler, gazete , radyo ve ajanslardan sonra Amerikan halkının hayatına renkli dramatik fotoğraflarla başka bir yayının sağlayamadığı canlı görüntülerle henüz girmiştir. Dünyaya ilişkin, bu kadar çeşitli ve özenle seçilmiş haberin, görüntünün yer aldığı, popülaritesi yüksek dergiler, o günün hayatında büyük bir yer kapladığı için Halsman’ın fotoğraflarını büyük bir kitleye ulaştırabilmiştir.
Sürrealizme olan merakının sonucu olarak tanıştığı ve uzun yıllar dostluk ettiği Salvador Dali’nin portresi “Dali Atomicus” da bu sayede, neredeyse 1 gecede, tüm dünyaya ulaşmıştır.
Sürrealizm
Paris’de Halsman diğer sanatçı ve fotoğrafçıların, özellikle sürrealistlerin çalışmalarını inceleyerek izleyicileri şaşırtan, etkileyen görüntüler elde etmeyi öğrenir. Basit ama sonuçta kafa karıştıran detaylarla, konularına hatırda kalıcı bir etki kazandırır. Işık oyunları , netlik, yakın kadrajla sıradan moda fotoğraflarını ciddi karakter analizlerine dönüştürür.
NBC komedyenlerinin zayıf ve komik görüntülerini ortaya koyan çalışmaların yanı sıra cazibe, seks ve enerjiyi bir portrede toplamanın güzel örneklerini temsil eden Marilyn Monroe, Brigitte Bardot gibi ünlülerin fotoğraflarını çeker.
Halsman’ın sürrealizme ilgisi onu Salvador Dali ile uzun ve üretken bir dostluğa sürükler. 1941’de bir çalışmada tanışan iki dost, sonraki 30 yıl boyunca pek çok projeyi birlikte üretirler. En dikkat çeken çalışmaları resimlerin, eşyaların, kedilerin ve suyun, resamın kendisi gibi, havada asılı durduğu “Dali Atomicus” adlı fotoğraf çalışması olur.
Psikolojik portre
Halsman portre fotoğrafının kişilik özelliklerini barındırması gerektiğini, bunun insanları sabit bir poz vermeye zorlayarak yapılamayacağını, kurbanı tahrik ederek, esprilerle neşelendirerek, sessizlikle gererek veya en yakın arkadaşının bile sormaya cesaret edemeyeceği küstah sorular yönlendirerek başarılabileceğini iddia eder. Ve bunun en güzel, en başarılı örneğini “Dali Atomicus” adlı çalışmada ortaya koyar.

" Leda Atomica "
Halsman ve Dali, ressamın üzerinde çalışmakta olduğu tablosu Leda Atomica’yı tartıştıktan hemen sonra Halsman Dali’ye bir fotoğraf hakkındaki fikrinden bahseder ve hemen fotoğrafın kurgusu hakkında birlikte düşünmeye, çalışmaya başlarlar.
Dali Atomicus
Dali ve Halsman Harold Edgerton’ın süt damlası fotoğrafından etkilenirler. Bu fotoğraf 1930’larda çekilmiştir. Bir fincana damlayan sütün oluşturduğu bir taç ve havada asılı duran bir süt damlasını görüntülemektedir. Mükemmel bir zamanlamanın zarif bir ifadesidir ve fiziğin, fotoğrafçı doğru zamanlamayı yapmadığı takdirde farkedilemeyecek güzelliği ve kusursuzluğunu ortaya koymaktadır.
Aynı dönemde insanlık atomun doğasını keşfetmektedir. Katı cisimlerin atom parçacıklarından oluştuğu, ve hepsinin hareket halinde, itme ve çekme kuvvetinin mükemmel dengesinde bulunduğu bilgisi Dali’nin en önemli ilgi konusu olmuştur. Atomik düzeydeki tasavvur edilemez derecedeki karmaşıklık yaşadığımız dünyanın düzenli basit nesnelerine dönüşmektedir.
Asılı durma ve atomik kuvvet konuları Dali’nin çalışmalarında yansıma bulur. Ünlü çalışması Leda Atomica, bir kadının portresini ve günlük yaşamdan nesneleri göstermektedir. Ancak tüm nesneler birbiriyle ilişkili bir biçimde atom ve atomdan küçük parçacıklarmışçasına asılı durmaktadır. Birbirine temas etmeyen ama öyle olması beklenen tüm öğeler, olağandışı bir ifadeye bürünmektedir.
Bu fikirlerle yola çıkarak tasarladıkları unutulmaz fotoğrafı çekmek için Halsman New York’daki stüdyosunu hazırlar. 1947 yılında tasarladığı 4X5 formatında twin-lens refleks makineyı kullanır. Fotoğrafı kurgulamak için şövele, 2 Dali tablosu ki bunlardan biri henüz tamamlanmamış “Leda Atomica” dır, bir tabure tavandan iplerle asılır. Bunlar iplerle sabitlendiği için fotoğraf kurgusunun kolay kısmıdır. Havada asılı görülen ancak bir ayağı kadrajın dışında kalan sandalyeyi Halsman’ın eşi tutar. Fotoğraftaki yoğun karmaşanın bir parçası olarak yansıtılan bütün bu öğeler aslında tam olarak sabitlenmiş durumdadır.
Hareketli olan ve zamanlama gerektiren öğelerse kediler, su ve Dali’nin kendisidir. Halsman sayar, 3’de asistanlar kedileri ve suyu fırlatır, Dali sıçrar ve Halsman deklanşöre basar. Mükemmel kareyi yakalamak için zamanlama çok önemlidir ancak biraz şansa da ihtiyaç olduğu açıktır. Asistanlar stüdyoyu temizleyip, kedileri kontrol altına almaya çalışırken Halsman karanlık odada sonucu kontrol eder ve yeniden denemek için döner. Doğru zamanlama ve kusursuz fotoğraf için defalarca aynı şeyler tekrarlanır. Halsman kitabında Dali Atomicus’u çekebilmek için 6 saat boyunca çalıştıklarını, 28 fırlatış gerçekleştirdiklerini anlatır ve kedilerin zarar görmediğini de ekler.
" Dali Atomicus "
Life dergisi bu muhteşem fotoğrafa derhal iki sayfa yer ayırır. Ve tüm zamanların en ünlü, en çok basılan, en çok kopyalanan, hakkında en çok yazılan fotoğrafı haline gelir. Fotoğraf kendi başına fotografik değerler açısından başarılı ve dikkat çekici olduğu kadar, aykırı bir sanatçının aykırı bir sanatsal ifadesi olarak da değer taşımaktadır. Dali’nin kendisi ve çalışmalarının bu fotoğrafa konu olması fotoğrafa bir kat daha anlam ve başarı katar.
Hazırlayan : Serpil KANTAŞ
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"
06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"