Arşivimizden  - From Our Archives

 

Claudio Cambon

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

Pınar Dağ

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

FR DUYURULAR - FR NEWS
ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Ana Sayfa - Main Page > MART 2007 SAYISI > Bülent Pehlivan : Aphrodisias, Dokusunu mermer, aşk ve sonsuzluğun oluşturduğu kent
Bülent Pehlivan : Aphrodisias, Dokusunu mermer, aşk ve sonsuzluğun oluşturduğu kent

Karacasu/Aydın

 


 




















'Afrodizyak' ile ayni kökene sahip olan Aphrodisias adı, Aşk Tanrıçası Aphrodite'in Yunanca adından türer. Anadolu'da Hıristiyan dönemin başlamasından uzun bir süre sonra, halkın zihninden pagan aşk tanrıçasını silmek için Aphrodisias'in adı, Hac Kenti anlamına gelen Stravropolis olarak değiştirilir. Daha sonra da bir dönem Karia'nin başkenti oluşu nedeniyle kente Karia adı verilir; bu da Türkçe'de zamanla Geyre olur.


 

 

 


























Güneş, Baba Dağı'nın üzerinden doğar Aphrodisias'a. Antikçağ'da Salbakos diye anılır dağ. 2308 metre yüksekliğindeki doruklarından akıttığı kar suları ile, batısındaki ovaya, o zamanlarda da bugünkü gibi bereket saçar. Salbakos ve Geyre Köyü, Aydın İlinin Karacasu İlçesinin 13 km. doğusunda, yine yeşillikler içerisinde ve etrafındaki zeytin, ceviz, nar ağaçlan ve bağlarıyla bir aradadır çağlar boyunca.

 


Aphrodisias, aşk ve sevgi tanrıçasının kentidir. Ancak, tanrıça burada , hep tanıdığımız bildiğimiz Aphrodithe değildir. O, tarihin derinliklerinden gelen ve ilk kez Neolitik çağda tanıdığımız, doyuran ve doğuran Ana Tanrıça, o Friğ'in Kybele'sidir. Müzede sergilenen kült heykeli de Efes'in Artemisi'dir sanki. Ege kıyısından ve İzmir'den 230 km. uzaklık­ta olan Aphrodisias, bu yüzyılın en önemli ve verimli arkeolojik çalışması olarak dikkatleri üzerinde toplamıştır.

 


Bu kült yöresi, çevre­sindeki harikulade mermer yatakları, yete­nekli ve girişimci sanatçıları sayesinde Roma dünyasının gerçekten en önde gelen heykelt­raşlık merkezlerinden biridir. Yalnız Anado­lu'da değil, Akdeniz yöresinin başka hiçbir yerinde rastlanmayan biçimde, hem ülke için­de hem de ülke dışında tanınan Aphrodisias’lı ustalar,”Aphrodisias stili”olarak bilinen “Manierist” sanat okulunu kurarlar. Bu çok etkin heykeltraşlık "okulu" yaklaşık altı yüzyıl faaliyet gösterir.

 



 

 

Aphrodisias, kazı­ların ve çalışmaların başlangıcından kırkbeş yıl sonra, bugün bile, tarih öncesi za­manlara değin uzanan zengin geçmişinin ha­zinelerini bize sunmaya devam etmektedir.

 

Arkeolojik kazı ve araştırmalar 1961’den itibaren, “National Geographic Society” kurumunun finansmanı ile New York Üniversitesi adına, 1990 yılına kadar Prof.Dr. Kenan T. Erim’in başkanlığında sürdürülmüştür. Büyük çabası ve katkılarını, ömrünün 29 yılını tamamı ile bu kente vermiş olan ve “Aphrodisias’ın Babası” ünvanı ile anılan Prof.Dr. Erim, ölümünden sonra T.C. Devletinin oluru ile hayatını adadığı bu kent, Aphrodisias’a defnedilmiştir.

 

Bilimsel araştırma ve arkeolojik kazılar sonucunda Aphrodisias’taki ilk yerleşmenin MÖ 4000 yıllarında Kalkolitik Çağlar’da başladığı tespit edilmiştir. Kesin bilgiler MÖ 11.yüzyıla aittir ve tarihçi Appian tarafından verilir.

 

Bizans Çağları’nda dinsel ve siyasal nedenlerden olumsuz etkilenen Aprodisias, giderek eski parlak dönemlerini geride bıraktı. Yangınlar, yer sarsıntıları, Sasani ve Arap akınlarıyla harap oldu ve zamanla terk edildi.























Herbir bölümü hayranlık uyandıran kentin bölümleri ;

 

Tetrapilon (Doğuya uzanır. Corinithian’ın ön sıra kolonları helezonik flüt yapısıyla kuzey güney doğrultusundaki sokak görülür. Nike ve Erotes’in rahatlatıcı şekilleri ile birlikte yarım daire şeklindeki eşiği, yapının 2. ve 3. kolonlarından baskı görünür. Tetrapylon’un kolonlarının onarımı ve yeniden inşası 1990 yılında tamamlandı.

Aphrodit Tapınağı (Kuzey Bölümündedir ve sütunlarının 40 taneden 14’ü ayaktadır)

 

Piskopos Sarayı (Geniş ve komplex yapılı mimarisi Odeon’un batısında bulunmaktadır. Roma döneminin sonlarında inşa edilmiştir, yapının bu kısmı Bizans devrinin sonlarına kadar devlet yöneticilerinin ve piskoposların ikamet yeri olarak kullanılmıştır)

 

Odeon (Konferans salonu, konser alanı ve tiyatrodan farklı ve devleti iyi birşekilde koruyabilen bir yapıdır. MS 2.yy.’da inşa edilen yapı, mabedin güneyinde bulunmaktadır.)

 


 


























Agora (Agora mabet ile akropolis arasında MÖ 1.yy.’da Pazar ve popüler bir toplantı yeri olarak kullanılmıştır.)

  

Hadrian Hamamları (Banyolar, Tiberius’un Sütunlu Yolu’nun batısında, İmparator Hadrian’nın hükümdarlığı sırasında 2.yy’da inşa edilmiştir. yapı dört geniş odayla çevrili geniş bir merkezi konser salonu içerir. Bu odalar; tepidarium, sııdatorium,apoditerium ve frigterium’dur(sırasıyla ısınma odası, tatlı odası, giyinme odası ve soğuk oda).

 

Tiberius Portikosu (Sütunlu yoldur)

 

Tiyatro (24 mt. yüksekliğinde ve onbin izleyici kapasitelidir)

 

Sebasteion Tapınağı (Sebastion yalnızca Aphrodisias’ın değil tüm klasik arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan en dikkat çekici bulgulardan birisidir. Sebastion’ın doğu sınırlarına kurulan tapınak 2 sütunlu girişten oluşmakta olup 80m boy ve 14m genişliktedir. Batı sınırlarında bir sokağa açılan kapı ya da propylon bulunmaktadır. İçteki ve dıştaki sütun başlıkları görülmemiş miktarda kabartma ve dekor panelleri içermektedir. Bunların en önemlileri Eros’un doğumu, Three Graces(üç mühlet), Delphi’deki Apollo, Meleager, Archiles, Penhesilea, Nyssa ve çocuk Dionysus. Ayrıca mitolojik figürlerin ve İmparatorluk ailesi üyelerinin kalıntıları görülür. Bunlar Augustus, Germanicus, Lucius, Gaius Ceasar, Cladius ve Agrippa, Troy’dan kaçan Promethus ile birlikte Aeneas)

 


 
 

Stadium (Aphrodisias stadyumu Ege bölgesindeki eski stadyumlardan en iyi korunanıdır. Şehrin kuzeyinde olan stadyum 262 metre uzunluk, 50 metre genişlik ve 30000 kapasiteye sahiptir. Stadyumun dış bukey olması, seyircinin diğer seyircilerin görüşüne engel olmasını ortadan kaldırmakta ve seyircilerin tüm stadı görebilmesine imkan vermektedir)

 

 

 








Müze (Aphrodisias’ın Müzesi, batı Anadolu’daki bilinen en olağandışı, göze çarpan müzelerden birisidir. Kazılar sırasında ortaya çıkarıldıkları haliyle, anıtlar burada segilenmektedir. İlk halleriyle bulguların incelenip göz önüne getirilmesi, bu antik anıtların ihtişamının anlaşılmasına yeterli olur. Özellikle Aphrodisias’ın antik heykeltıraş okulunun çalışmaları bu sanatın gelişme seviyelerini gösterir)


Ulaşım/Nasıl Gidilir İzmir-Denizli karayolu üzerinde Kuyucak yakınından sağa Karacasu yönüne 37 km. sürecek çok geniş olmayan fakat zemini iyi bu yol sizi Aphrodisias’ın önüne kadar götürür. Denizli-Muğla yolu üzerinden ise Kale’den sola yine Karacasu yönünde, 30 km.nin biraz üzerindedir.


 

Yazı ve Fotoğraflar : Bülent PEHLİVAN

Yorumlar - Comments
Toplam 2 yorum, 1-2 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Afrodisias'ı çok güzel bir şekilde tanıttınız. Teşekkürler...
Osman Nuri AKBAŞ eklemiş - adds | 12 Mart 2007 Saat - Time 21:54
mükemmel değil mütiş.

Doğan can eklemiş - adds | 14 Ekim 2007 Saat - Time 12:44
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.
Onay Kodu - Security Code

Ara - Search

 

 

 

 

 

TFSF Onaylı Yarışmalar

Photo Contests Under TFSF Patronage

11 Ekim 2008  KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"

16 Ekim 2008  AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"

28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"

06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.