İnsanoğlunun içinde uyuyan ilkel hayvanın bazı akıl dışı, mantık dışı korkuları vardır. Karanlıktan korkar, yer altında olmaktan korkar. Çünkü orayı kötü güçlerin yuvası olarak bellemiştir. Yalnız kalmaktan korkar, tuzağa sıkışmaktan korkar, sudan bile korkar! Dünyaya oradan geldiği, sudan çıkarak insanlaştığı halde. Kabusu andıran en büyük korkuları ise, karanlığın içine düşmek ve dehlizlerde yolunu bulamadan dolaşıp durmaktır. Ve mağaracı dediğin adam, çılgının, kaçığın teki olduğu için, bütün bu kabuslarla yüz yüze gelmeyi kendi serbest seçimi ile istemektedir (1). 
Yer altına şöyle bir göz attığımızda mağaraların genellikle ıslak, karanlık, çoğu zaman sessiz ve kapalı ortamlar olduğunu görürüz. Bu halleriyle tıpkı ana rahmini andırmaktadırlar. Belki de mağaralara çekim, beraberinde getirdiği tüm tehlikelere rağmen, ironik bir biçimde, uterusun sorunsuzluğuna ve rahatına duyulan özlemden de ileri gelmektedir. 
Mağaralar, içerisine girildiğinde karanlığı yaşatırken, çıkışta gökyüzünün engin mavisi ve doğanın yeşili ile yeniden kucaklaşılması sonucu doğum anını tekrardan hissettirirler (2). 
Bu ortamlarda fotoğraf çekme eylemi ayrı bir önem ve değer kazanır. Tabiat ananın güneş ışınlarından ve bizlerden özenle sakladığı güzelliklerin, iki boyutlu bir düzlemde de olsa gün yüzüne çıkartılması bambaşka bir deneyimdir (2). Mağarada fotoğraf çekimi ön hazırlıklar gerektiren bir iştir. Bunun için malzemeler özenle seçilerek su ve çamurdan etkilenmeyecek biçimde kaplanır. Su geçirmeyen özel bir çanta, geniş açı objektif, flaşlar, kablo deklanşör ve üçayak bu işin olmazsa olmazlarıdır. Modellik yapacak kişilerin sabrına ve anlayışına güvenilir. Çekimlerde, saniyelerce, hatta dakikalarca nefeslerin tutulması ve hareketsiz kalmak gerekebilir (3, 4). 
“Baretimin aydınlatma tertibatını ateşliyorum. Asetilen gazının kendine has kokusu, bir anda aleve dönüşerek çevremi aydınlatıyor. Karanlığın verdiği korku, baretimin sıcak ışığı ile bir anda keşfetme arzusuna dönüşüyor. Artık rahatlıkla ilerleyebilirim, ana rahminde, tabiatın...”

“Eğimli yüzeylerden geçiyoruz, tırmanış esnasında sürekli rutubetli zeminle temas halindeyiz ve kendimi tabiatın iç organlarına dokunur gibi hissediyorum”

“Zaman zaman çamurlu zeminde sürünmek gerekiyor. Zemin soğuk, tavan dar, ancak her şey beni mutlu ediyor” 
“Kimi mağaralarda geniş su birikintileri, hatta göletlerle karşılaşabiliyoruz. Botlarımızı şişirip bu engelleri de aşıyoruz” 
“Bazı mağaralar ancak iple inmemize izin verecek kadar dik olabiliyor. Buralarda canımızı, mağaracılık için özel üretilmiş, bolt, kulak, karabina ve 11mm çapında bir ipe teslim ediyoruz” 
“Sürünmek, sürünmek, sürünmek... Taşlı zeminde, ıslak kayada, travertenlerde, çamurda, soğukta, daracık mekanlarda, karanlıkta...” 
“Neyse ki uçan dostlarımız her zaman çevremizdeler. Onları görmek mutluluk veriyor” 
“Mağara girişindeki kamp yerine ulaşmak her zaman gündüz gözüyle mümkün olmuyor. Bazen çıkış, akşam saatlerine rastlıyor. Bu kadar aktiviteden sonra, dışarıda bizi bekleyen dostlarımızın yaktığı ateş ve sıcak çorbalar içimizi ısıtıyor” 
"Neşeli insanlar su kenarına gitsinler, eğlenmek isteyen insanlar dağlara çıksınlar, erdemli olmak isteyenler ise mağaralara gitsinler." Konfüçyus
Önemli Uyarı 1: Mağarada; fotoğraftan başka bir şey alma, ayak izlerinden başka bir şey bırakma, zamandan başka bir şey öldürme!
Önemli Uyarı 2: Mağaracılık hayati tehlike doğurabilecek ciddi bir spor dalıdır. Eğitim almadan ve gerekli teknik donanıma sahip olmadan kesinlikle denenmemelidir. Yarasa fotoğrafı çekiminden önce - yarasalar açısından hayati önem taşıdığı için- bilgilenmek şarttır.
Teşekkür:
Mağara fotoğraflarıma model olan herkese ve saydamlarımın taranmasında yardımını esirgemeyen Mustafa ESER’e teşekkürü borç bilirim.
Kaynaklar:
(1) Whitaker, R.W. (Trevanian).1993. Shibumi, 419s.
(2) Sağlamtimur, B. 1997. İçel Sanat Kulübü Bülteni, Sayı 55: s35.
(3) Sağlamtimur, B. 1996. Mağara Fotoğrafçılığı (1. bölüm), Fotoğraf Dergisi, Sayı 6: 38-39.
(4) Sağlamtimur, B. 1996. Mağara Fotoğrafçılığı (2. bölüm), Fotoğraf Dergisi, Sayı 7: 80-83.
Baybars Sağlamtimur'un Diğer Yazıları :
Baybars Sağlamtimur : Göksu Deltası, Yaban Hayatı Koruma Sahasında Buruk Bir Gezinti
Baybars Sağlamtimur : Fotoğrafta Sayısal Çağ
Doğa Fotoğrafçılığının Tanımı ve Etik Değerler
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"
06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"