
Bolu'nun ilçelerinden Göynük'ün, Diyar-ı Akşemsettin , 100 - 150 yıllık evleri, 14. yüzyıldan kalma camileri, hamamları ile kültür turizmi denilince akla ilk gelen yerler arasında olduğunu daha önce duymuş olmama rağmen ben de gidememiştim ta ki 2006 Mayıs’ına kadar. Şanslıydım ; çünkü çekim için gittiğimde o gün Akşemseddin Hazretleri şenlikleriydi… Başka ne dilenebilirdi ki? O kadar büyük bir kalabalık gelmişti ki tırmanıp Zafer Kulesi’ nden aşağı doğru bakınca gözlerime inanamamıştım. Göynük'ün olgun,olgunlaşmış" anlamındaki "göynemiş" den geldiğini söyleyen yaşlı teyzelerin bazıları da göynük kelimesinin orman yakılarak açılmış alan anlamına geldiğini de söylediler.
Türk-Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerini günümüze kadar ulaştıran bir yerdeydim . Bakarken soluğunuzu kesen tarih , içine alıp sevgiyle aniden kucaklayacaktır sizi. Göynük denince benim aklımda kalanlar Akşemseddin şenlikleri beyaz güzel evleri, tarihin izleri, yöresel büyük tülbent örten kadınları ve kendi içinde barındırdığı öyküleridir.

Tarihsel sürecini araştırdığımızda çevresindeki diğer yerleşim birimleri gibi antik devirlerde ’Bitinya’ adıyla bilinen bölgede kurulmuştur.İskitler ve Traklar’ den sonra Roma ve Bizanslıların da yaşadığı bölgedir. Anadolu Selçuklularından sonra 14. yüzyılda kurulan Umur Bey Han Beyliğinin merkezi olmuştur. Osmanlıların kuruluşundan sonra ilk aldıkları yerlerden birisidir. İlçenin en eski ismi Koinon Gallicanon’dur. 
Tarih boyunca Türbeli,Torbalı, Gölyük ve Gölnük adlarıyla anılmıştır.Göynük ’Diyar-ı Akşemsettin’ olarak da anılmaktadır. Bunun sebebi ise Osmanlı hükümdarı Fatih Sultan Mehmet’in hocası olan ünlü bilim adamının Göynük’lü oluşudur. Padişahın isteğini kırmayarak İstanbul kuşatmasına katılan Akşemsettin Hz. Osmanlı askerine verdiği moralle "İstanbul’un manevi fatihi" unvanını kazanmıştır. Fetihten sonra Göynük’e dönerek 1459 yılında vefat etmiştir... Türbesi 5 yıl sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından Göynük’te yaptırılmıştır.

Anma günü bayram havasında… Mehter takımının kendine has nostaljisi ve çaldıkları ritimler hala kulağımda.. Yeniçeriler pala bıyıkları, tarihi kıyafetleri, sert babayiğit mizaçları ile geçmişten günümüze ışınlanmış gibiydiler. Genci, yaşlısı, kadın çoluk çocuk herkes ordaydı pilav pişmiş ve çoktan dağıtılmaya başlanmıştı. Pilav bulgurdan yapılma inanılmaz lezzetli bir tada sahipti, inanın yerken böyle lezzetli bir pilav hiç yemediğimi düşündüm. Yanında ilçe kadınları tarafından açılmış yufka ekmekler, tatlılar, meyve suları… Pilav sevmeyenler için lokantalarında su böreği, yaprak sarması ve meşhur piyazını yiyebilirsiniz. İbadet edenler, ilahiler, mehteran müzikleri içinde dalıp gideceksiniz. 
Şenlik havasında çocuklar pamuk şeker ile elma şekerine rağbet ederken Zafer Kulesi'ne kan ter içinde çıkanlar bayır aşağı salınarak iniyor, çocuklar eski bayramlar tadında eğleniyordu… Şehre bakarken dalıp gidip fotoğraf çekmeyi unutası geliyordu insanın.

Evler o kadar güzel ki Safranbolu evleri için çok söylendi fakat inanın Safranbolu evlerini anımsatan güzellikteki evler, şehri kucaklayan ve nöbet tutan bir asker edasıyla tepede bulunan Zafer Kulesi ve gezerken fotoğraf çekebileceğiniz onlarca sokağıyla, tadına varamayacağınız bir yer. Fotoğrafçılar Mayıs ayında yanlarına hafıza kartlarını, filmlerini ve yedek pillerini almadan gitmesinler çünkü inanın her taraf fotoğraf..
Meydandaki eski bakır ustasının evinde soluklanıp ayranlarımızı içerken duvardaki fotoğraflar tarih kokuyordu. Bizi ağırlayan Hatun Teyzeye Göynük evleri genelde nasıldırlar diye sormadan edemedim. Aslında ortak özellikleri pencereler ve çatıları olduğunu söyledi. Ayrıca pencerelerdeki çıkmalar, çatılarda alaturka kiremit kullanılıyormuş ve çatılarının örülüş şekli değişikmiş. Gerçekten de tepeden baktığımda çatıları farklıydı. Binalarda, balkonlarında, kapılarda yoğun ve uyumlu olarak ahşap kullanılmıştır. Yeni yapılan binaların da eski yapıların mimari yapısına göre uydurularak yapıldığını öğrendik.

Evlerin giriş katlarında hayat ve iki adet günlük yaşam odası, ayrıca kiler var. Osmanlı sivil mimarilerinden çok beğendiğim Bursa Cumalıkızık evlerinin içine benzettim aslında. Üst kat bağlantıları ahşap tek kol merdivenlerdir. Üst katlarda gelin odası, kışlık odalar, yaz evi ve mutfak bulunuyor. Odalarda yatak ve yorganlarının konulduğu yüklüklere baktığımızda pırıl pırıl renk dizilişleriyle gözgöze geliyor insan
Öncelikle ilçede en çok dikkat çeken yerlerden biri olan Zafer Kulesi'ni anlatmak isterim. Zafer Kulesi ilçenin en hakim tepesinde ve Kurtuluş Savaşı’nın tüm anılarına tepeden bakarak şahit olmuş. Göynük Milli Mücadeleye büyük destek vermiş olup, bu desteğini anıtlaştırmıştır. 1922 yılında Kaymakam Hurşit Beyin önderliğinde Sakarya Zaferi'nin anısına ilçeye hakim bir tepeye Zafer Kulesi yapılmıştır. Bu kule onarımlardan geçmiş, saat kulesi olarak kullanılmış, hala nostaljik ve büyüleyici bir güzellik sunmaktadır.. Gökyüzünde bulutları kucaklayan havası ve yanına yaklaştığınızda ciğerlerinize işleyen sert rüzgarları var. Çıkarken yanınıza hırka veya şal almanızı tavsiye ediyorum. Ayrıca kadınların başlarına örttükleri büyük kalın tülbentlerden de alıp sarınabilirsiniz.
Meydanda Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Paşa’nın 1335 yılında yaptırdığı Gazi Süleyman Paşa Camii ve Hamamı, onun yakınında Akşemsettin Hz. Türbesini gezebilirsiniz. Bu arada hamamın çevresi, açık hava müzesi olarak kullanılıyor. Burada Frigler ve Bizans dönemine ait yapıtlar bulunmaktadır.

Çarşı içinde sağlı sollu işyerlerinde ilçenin kendine has havası ve el sanatlarını yansıtan hediyelik ürünlerine bakarken dinlenmek için ilçeyi boydan boya ikiye bölen derenin kenarındaki ulu çınar ağaçlarının gölgesi mükemmeldi. Bu ağaçların altında çayınızı ve kahvenizi içebilir, lokantalarda ve konaklarda yemek yiyebilirsiniz. Özellikle hanımlar yöreye has el sanatlarından hediyelik eşyaları, oyalar, el örgüsü dantel ve benzeri el yapımı süsleri çok beğenecek. Göynük örtüsü, bakır kapkacaklar en önemlisi de el yapımı tahta kaşıkları almadan dönmemelisiniz..
Yazı ve Fotoğraflar : Sema ÖZEVİN
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"
06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"