Bize kendinizi tanıtır mısınız?
1976 yılında İstanbul’da doğdum. Fatih ’de halen doğduğum ilçede yaşıyorum. Çocukluğum dut ağaçları ve Bizans sarnıçlarıyla bezenmiş bir mahallede macera oyunlarıyla geçti. Hayaller peşinde… Bu sözleri sanki çok yaşlı bir adam söylüyormuş gibi gelebilir ama benim çocukluğumdaki İstanbul şu anda içinde yaşadığımızdan gerçekten farklıydı. O zamanlar fotoğraf çekebilseydim çok mutlu olurdum.
10 yıldan beri bir şekilde fotoğrafla ilgiliyim. Fotoğrafçılık konusunda profesyonel anlamda birçok iş yaptım. Okullarda öğretmen not defterlerine yapıştırılan pul fotoğraflarından , asistanlığa ve dergi çekimlerine uzanan bir yelpazede para kazanmak amaçlı işlerle uğraştım. Ama hiç biri sokaklarda gezerek sadece kendi istediğim kareleri çekmek kadar keyifli değildi elbette. Halen free-lance olarak fotoğrafçılık yapıyorum.
Sizi fotoğraf sevdasına sürükleyen sebepler nelerdir?
Aslında tesadüfler sonucu fotoğraf okumaya karar verdim. Hemen herkesin yaşadığı bunalımlarla dolu lise yıllarında ne yapmak istemediğimi biliyordum. Mesela masa başında çalışmak istemiyordum. Bir de tabi matematikle aram iyi değildi. Daha çok hayal kurmayı seven bir yapım var. Bütün bunlar beni fotoğraf okumaya itti diyebilirim. Tabi fotoğraf okullarına giden arkadaşlarımın da etkisi oldu.
Fotoğrafla ilgili aldığınız eğitimler nelerdir?
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotografi bölümü mezunuyum.
Kendinizi fotoğrafın hangi alanına veya alanlarına yakın hissediyorsunuz?
Okul yıllarında daha çok belgesel fotoğrafla ilgiliydim. Ama zamanla biraz da ekonomik mecburiyetler sonucu tanıtım fotoğrafına yöneldim. Ama hala içimde belgesel fotoğrafa karşı bir yakınlık var. Daha samimi geliyor.
Fotoğrafla ilgili ne tür faaliyetler içerisinde oldunuz ve olmaktasınız?
Pek faal birisi değilim, şu sıralar fotoğraf çekmek haricinde faaliyet yok.
Açtığınız/katıldığınız sergi ve gösteriler nelerdir?
Karma sergiler falan oldu okul yıllarında ama şu an sergi isimlerini bile hatırlamıyorum. Çok önemli şeyler değildi. Sergi açmak o kadar da büyütülecek bir şey değil bence. Zaten açtığınız sergiye de katılacak insanlar belli. Maalesef kokteyl ortamlarına meze oluyor fotoğraf sergileri. Bir de tabi tanıtım amaçlı. Eğer işlerinizi birileriyle paylaşmaksa amaç bu artık günümüzde çok kolay. İnternet den bütün dünyaya açabilirsiniz serginizi. Yoksa gerisi sadece ego tatmini ve tanıtım amaçlı. Kalıcı bir şey yapmak isteniyorsa bence kitap yapılmalı.
Şu an kullanmakta olduğunuz ekipmanınız hakkında bilgi verir misiniz?
Çok özel bir ekipmanım yok. Ben Nikon kullananlardanım. Nikon D-70 ve f 90x im var. Ayrıca orta format kullanıyorum Hasselblad’ım var.
Beğendiğiniz fotoğrafçılar kimlerdir?
En başta Henry Cartier Bresson, W.Eugene Smith, Sebastio Salgado gibi klasikler aklıma geliyor.
Sanal ortamlardaki fotoğraf paylaşımı gün geçtikçe büyük bir hızla artmakta. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
Çektiğiniz bir kareyi dünyayla paylaşmak artık çok kolay. Bu sayede insanlar birbirlerinden haberdar olabiliyor. Bu zamanla yeni bir fotoğraf anlayışının doğmasına sebep oluyor artık cep telefonuyla çekilmiş belgesel fotoğraflar bile var. Irak'ta yaşananları bu sayede gördük mesela. Tabi bu aynı zamanda görüntü kirliliği de getiriyor beraberinde. Artık fotoğraflara bakarken daha şüpheli bakıyoruz. "Bu gerçek mi?" sorusu daha çok sorulur oldu. Bu yönüyle sanal ortamlar fotoğrafın güvenirliği ve saflığına büyük zarar verdi.
Diğer taraftan da bilgiye ulaşmanın kolaylaşması sayesinde artık teknik konularda insanlar kendilerini daha hızlı geliştirebiliyor. Sonuçta fotoğraf paylaşımları siz ne almak istiyorsanız ya da neye inanmak istiyorsanız size sunuyor. Hangilerini alacağınız size kalıyor.
Sizce dünya fotoğrafçılığında Türkiye nerede?
Hala dünyada en tanınmış fotoğrafçımız Ara Güler. Bu bence her şeyi açıklıyor.
Sayısal teknolojilerin gelişimi ve bu durumun fotoğrafa yansımaları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Fotoğrafın yönü sizce ne tarafa dönüyor? Siz bu yönün neresinde olmayı planlıyorsunuz gelecekte?
Fotoğraf son 5 -10 sene içinde görülmemiş bir gelişim ve değişim sürecine girdi. Ben de ilk zamanlar çok büyük şaşkınlıklar yaşadım. İlk kez gördüğüm dijital fotoğraf makinesi, 2000 yılında asistanlık yaptığım stüdyoda kullandığımız Sinar macro scan 2 idi. Bana çok korkunç gelmişti, mouse kullanarak fotoğraf çekiyorduk. O zamanlar ben işin buralara gelebileceğini ön görememiştim. Ancak son 2 yıl içinde kendimi sayısal teknolojilerde geliştirmeye başladım. Artık fotoğraf çekilmiyor bence, fotoğraf photoshopta yapılıyor. Bu da işin saflığına ve güvenirliğine biraz zarar verdi diyebilirim. Karanlık oda artık yok, bunun yerine oturup bilgisayarda yapıyoruz gerekli düzenlemeleri.
İnsan nerede durması gerektiğine çok zor karar veriyor. Daha önce saatlerce ya da günlerce karalık odaya kapanıp yaptığımız düzenlemeleri artık birkaç tuşla halledebiliyoruz. Son birkaç yılda karanlık odaya girmemiş bir fotoğrafçı nesli yetişiyor. Bakalım onlar nerede duracak ya da durabilecekler mi? Sanırım sorun insanoğlunun her şeyi mükemmelleştirme çabası yüzünden oluyor. İleride her fotoğraf net, herkes güzel ve her insan mutlu olacak galiba. Biz de maalesef o mükemmel dünyada kaybolup gideceğiz…
Dijitalin fotoğrafa artıları ve eksileri nelerdir sizce?
Çevreci olması en büyük artısı bence, bir de çok hızlı üretebiliyorsunuz, eksileri de yukarıda belirttiğim gibi güven sorunu.
Sanal ortamlardaki fotoğraf paylaşımı gün geçtikçe artmakta. Bu sitelerin artı ve eksileri nelerdir? Eğrisi var ise düzeltmek için neler yapılmalıdır?
Bu tarz siteler sayesinde insanlar fotoğraf konusunda bilgilerini geliştirme şansına sahipler. Dünyada ne tarz fotoğraflar üretiliyor görebiliyorsunuz. Bunlar gayet güzel gelişmeler.
Fotoğrafın yönü sizce ne tarafa dönüyor? Siz bu yönün neresinde olmayı planlıyorsunuz gelecekte?
Teknolojik gelişmeler sonucu fotoğraf an yakalamaktan uzaklaşıp sonuç odaklı olmaya başladı bence. Garip bir özensizlik var. Ben de bunu yaşıyorum eskiden daha çok düşünüp fotoğraf çekerken şimdilerde elimizdeki dijital makinelerle önümüze geleni çekiyoruz. Fotoğraf üzerine çektikten sonra düşünüp anlamlandırıyoruz sanki. Hesap makinesi yayınlaştıktan sonra insanların artık 4 işlem yapamaması gibi bir durum var ortada.
İnsanlar fotoğrafçılıklarını geliştirmek için ne tür bir çalışmalar uygulamalılar?
İyi gözlem yaparak geliştirebilirler.
Genç Soluklar’da yer almış “Kent” projenizden sonra benzer şekilde projeleriniz oldu mu ya da planlıyor musunuz ileride yapmayı?
Belgesel anlamında 'Kent' den sonra 'Zilcileri' çektim İstanbul zillerinin üretim. hikayesi. Dünyanın en iyi el yapımı zilleri İstanbul 'da üretiliyor. Bu yüzden bana ilgi çekici gelmişti.
Siyah-beyaz fotoğraf size ne anlam ifade ediyor ? Renkli fotoğraf ile farklılığı neler sizin için ?
Siyah-beyazla an'ı gerçekten dondurabiliyormuşsunuz gibi bir düşüncem var. Renkli fotoğraf her zaman canlıdır ve o yakaladığınız an her zaman gerçek dünyadan kopup karşınıza geliverecek gibi bir izlenimi var bence. Sonuçta siyah-beyazla hayattan bir sahneyi gerçekten koparabilirsiniz.
Fotoğraf yarışmalarına katılır mısınız ? Bu konudaki organizasyonları nasıl buluyorsunuz ?
Ara sıra katılıyorum yarışmalara. Büyük şirketler kendi tanıtım fotoğraflarını ucuza getirebilmek ve daha çok insana ulaşabilmek için fotoğraf yarışmalarına başvuruyorlar. Ben de ara sıra para kazanmak için katılıyorum. Tamamen ticari bence. Katılımcı için de organize edenler için de bu geçerli.
Panorama tekniğinizden ve bu fotoğrafa bakış açınızdan bahseder misiniz ?
Panoramik fotoğraflar kullandığınız objektifin açısına göre değişen sayıda fotoğrafların birbirlerine eklenmesi sonucunda gerçekleştiriliyor. Bu fotoğraflar 360 derece bakış açısıyla çok farklı bir perspektif sunabiliyor. İşin en zor kısmı ise bazen sayıları 24 e varabilen fotoğraflardan tek bir fotoğraf elde edebilmek. Eskiden bu iş için üretilmiş makinelerle yapılabilirken bazı programlar sayesinde herhangi bir SLR ile bu tarz fotoğraflar üretebilmek mümkün oluyor.
İleride panoramik fotoğrafların daha da popüler olacağını tahmin ediyorum.
Portre fotoğrafçılığı sizin için ne anlam ifade ediyor? Sizin porte çalışmalarınızın özellikleri nelerdir?
Çektiğiniz insanın herhangi bir anı portre değildir bence. O kişiye ait her türlü bilgiyi izleyene verebilmeli. Bu yüzden aslında kolay gibi gözüken ancak oldukça zor bir çekimdir. Bir insan hakkında fotoğrafçının yorumudur. Ben portrelerimde o kişinin duygusunu vermeye çalışırım.
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
www.yavuzsevimli.com
Fotoğraf Değerlendirme
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
31 Temmuz 2008 ADALAR KÜLTÜR DERNEĞİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Adaların Sesi"
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"