Arşivimizden  - From Our Archives

 

Haluk Uygur

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

Pınar Dağ

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Ana Sayfa - Main Page > AĞUSTOS 2007 SAYISI > Muammer Yanmaz : Portreler
Muammer Yanmaz : Portreler

Portre’yi fotoğraf dilinde kendinize göre nasıl tanımlarsınız?

 

Merhaba,

Bence portre fotoğrafçılığı enerji alışverişidir. Fotoğrafın en zevkli alanıdır.


 

Vesikalık fotoğraf ile portre fotoğrafı birbirinden ayıran nedir?

 

İyi bir vesika fotoğrafında bir fark yoktur. Ama genelde ruhsuz, klişe fotoğraflar oluyor. Çeken ile alakalı bir durum aslında.


 

Dışarıda portre çekimi ile stüdyo da portre çekimi. Bunlardan yeğlenen nedir? Birbirine üstünlükleri ya da avantaj ve dezavantajları nelerdir?

 

Artı veya eksi yanları olduğunu düşünmüyorum. Saha şartları fotoğraf çekmeye müsait olduktan sonra her şekilde çekim yapılabilinir.


 

Portreler, portresi çekilen kişinin yaşadığı mekanı, düşünce ve duygularını, karakterini, yaptığı işi vs. anlatmalı mıdır? Bunun ölçüsü nedir? Tamamen fotoğrafçıya kalmış bir seçim midir?

 

Tamamen o an yaşananların sonucudur. Hikayesi olan portreleri seviyorum.

Beni alıp götürmeli o yüz.


 

Portresini çekeceğiniz kişi ile nasıl bir iletişim, paylaşım kurmayı seçiyor veya deniyorsunuz? Buradaki kişisel püf noktalarınız nelerdir?

 

Farklı sebeplerden dolayı karşı karşıya gelebiliyoruz. Bazen ticari bazen proje bazlı bazen de spontan işler olabiliyor.

Her ne şekilde olursa olsun ortamın enerjisini hissetmeye çalışıyorum.

Becerebilirsem de fotoğrafa aktarıyorum.


 

Sizce etkili bir portre ne anlatmalıdır? Sevinci mi, korkuyu mu, hüznü mü ya da başka bir şeyi mi?

 

Hepsi önemli duygular, ne anlatacaksa inandırıcı, samimi olmalı.


 

Portre fotoğrafında siyah beyaz mı daha etkilidir yoksa renkli mi?

 

Farketmez bence. Her ikisinin de ayrı, üstün tarafları olabilir.


 

Yüz şekli ve tipine göre portrelerde ışığın etkileri ve çekim açısı konusunda bilgi verir misiniz?

 

Yüzdeki kırışıklıklar genelde istenmez böylesi çekimlerde, alttan ya bir reflektörle desteklenmeli ya da yumuşak bir ışık verilmeli.

Tam tersi bir efekt istendiğinde de sert ışıklar kullanılır.

Çok farklı ışıklarla çekim yapabilirsiniz, önemli olan uygun olmasıdır.



Genelde ideal portre ışığı yüzden 30 derece açıyla yukarda solda veya sağda olmalıdır. Gözü saat kadranı olarak düşünürsek ya saat 11 ya da 13’te olmalı ki burun gölgesi rahatsız etmesin.

Yüz şekillerinde değişik denemeler yapmalı ve çıkan sonuçlara göre açılar belirlenebilir.


 

Portre fotoğraf çekimlerinde ne tür lensler ve teknik ekipman kullanılmasını salık verir siniz?


En sevdiğim optik SLR makinelerinde 85 mm  f:1.8  sabit lenstir.

Hem modelden çok uzaklaşmazsınız hem de distorsiyon olmaz yüz.

85 altında çekerken tam yüze girilmez. Burun kulaktan büyük çıkar, yüz bozulur.

Özellikle öyle bir efekt istenmiyorsa tabii bu dediklerim geçerlidir.


 

Genelde ünlü kişilerin portrelerini çekiyorsunuz. Bu çekimler muhakkak zor olmalı. Bir ünlüyle çalışırken nelere önem veriyorsunuz? Çekimleri nasıl yapıyorsunuz?


Bu tip çekimlerde çok hassas davranıyorum. Bütün algılarım açık oluyor. Yanlış bir hareket yapmamaya özen gösteriyorum. Yaklaşma stratejilerini o insana göre belirliyorum. Önce riske atmadan sağlam kareleri çekiyorum. Elimde malzeme oluştuktan sonra risk almaya başlıyorum.


 

Portre fotoğrafı çekerken sizi etkileyen veya aklınızda kalan bir anı var mı? Paylaşır mısınız?


40 İstasyon Paris çekimlerini metrolarda yapmıştım. Her çekim ayrı bir heyecandı. Ressam Komet ile çekim yaparken birden elini yüzüne kapattı ve utandığını çekimi bitirmek istediğini söyledi. O sırada da çekim yaptım ve o elleriyle yüzünü kapattığı fotoğraf serginin afişi olmuştu.

Bazen negatif görünen bir şey biranda pozitif bir sonuca dönüşebilir. Tıpkı hayat gibi.


 

Portre fotoğrafçılığında kendinize örnek aldığınız fotoğrafçılar kimlerdir?

 

Fotoğraf yolculuğumda birçok fotoğrafçıdan etkilendim.

Yabancılardan; Robert Doisneau, Henri Cartier Bresson, Richard Avedon, Werner Bischof, Eliot Erwitt ilk aklıma gelenler.

Yerlilerden de; Ara Güler, Arif Aşçı, Faruk Akbaş…


 

Farklı projelerin fotoğrafçısı olduğunuzu biliyoruz. Sizi bu projelere iten nedenler nelerdir?

 

Bir sinemacı film yapıyor, müzisyen albüm çıkarıyor, edebiyatçı kitap…

Fotoğrafçının da bence proje yapması kadar doğru bir iş olamaz.

Hayatım boyunca proje yapacağım. İnsanlar beni ilgilendiriyor. Enerjinin peşinden giderek biriktiriyorum yüzleri.


 

Bir proje fotoğrafçısı olarak yeni projeleriniz var mı?

 

Proje çok valla. Devam edenler; 40 Hayat projesi. Doğumlara giriyorum. 40 çocuğu 40 yaşına kadar izleyeceğim. 40 Resim; ressamları çekiyorum, tuvale bastırıp resim yapmalarını istiyorum, 40 Vapur; edebiyatçıları vapurlarda çekiyorum gibi.

Bu arada 40 İstasyon Projesi’nde Londra ayağı da tamamlandı. Ekim gibi sergisi açılacak.


Portre fotoğrafçılığına yeni başlayanlara tavsiyeleriniz neler olur?

 

Bol bol gözlemlesinler yüzleri. Kaypak davranmadan makineyi kaldırıp anları sabitlesinler derim. Bir de bu eylemi o kadar doğal yapsınlar ki, ortamın ritmi bozulmasın.

Teşekkür ederim bu güzel sorular için. 


Fotoğraflar : Muammer YANMAZ
Röportaj : Recep GÜLEÇ

www.muammeryanmaz.com

Arşivden :
Muammer Yanmaz : 40 Ayna



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 9 yorum, 1-9 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Portre fotoğrafçılığı konusundaki bu röportaj için emeği geçenlere teşekkürler.
Sevgiler,Cem
Cem Güneysu eklemiş - adds | 01 Ağustos 2007 Saat - Time 13:59
bir ustadan,
kırk aynadan sonra heyecanla izledigim kareler..
selam ve saygılarımla...
fahrettin sankaynagi eklemiş - adds | 01 Ağustos 2007 Saat - Time 20:48
40 kere dinledim ama 41nciyi de zevkle okudum :) Selam Ali babam ve Mumu'm. Teşekkürler Recep ve fotoritm ekibi... Sevgiler... SerdaL
Serdal GÜZEL eklemiş - adds | 01 Ağustos 2007 Saat - Time 23:43
Fotografı makinaya cektirmeye degil, senin de söyledigin gibi "bütün duylarım acık", kendime cektirmeye başladığımdan beri yüzler ve içinde yüzlerin bulunduğu o mekanlarla dost olmaya çalışıyorum. İçinden, oradan biri olmaya çabalıyor bunu yaparken fotografın yanında kendimle yüzleştiğimi, kendimle hesaplaştığımı farkederken portre fotografı çekmenin ne kadar güç olduğunu anlıyorum. Röportajında yer alan portrelerine tekrar bakınca bunu daha iyi anlıyorum...

Bazen bir avci, bazen bir terapist, bazen de dersine iyi çalışmamış bir öğrenci ürkekliğiyle objektiften bakarken, yüzümde asılı duran koca objektifi bir ilüzyonla aradan kaldırmaya calışıyorum. Henüz bunu başaramadım... Ama çok önceden beri biliyorum ki bunu başaran nadir fotografçılardan biridir ve değerli hocamdır Muammer Yanmaz.

Selam ve saygılarımla.
Mehmet AŞIK eklemiş - adds | 01 Ağustos 2007 Saat - Time 23:58
Ağzına sağlık Ali Baba :)
Sina Demiral eklemiş - adds | 02 Ağustos 2007 Saat - Time 13:36
kıskanılası... gerçekten çok kıskanılası...
kıskançlığım, neden bu fotoğrafları ben çekmedim, böyle güzel projelere imza atamadımdan değil, insanın en zor gerçekleştirdiği şeyi, "kendi olmak-kendini anlatmak-kendini kendine itiraf etmek" dedikleri şeyi, gerçekleştirmekle kalmamak, dört doğrunun arasına hapsedilmiş bir alana koyabilmek... en doğal, duru ve sade haliyle... olduğu gibi...
bakmaya doyulmayan fotoğraflar...
saygı ve sevgilerimle...
şule tüzül eklemiş - adds | 02 Ağustos 2007 Saat - Time 14:18
Hem karelerden, hem de sorulara verilen yanıtlardan çok şey alınıyor. Sık sık adı geçen enerjiyi bu sayfalara da aktarmışsınız. Teşekkürler.
Okan YILMAZ eklemiş - adds | 02 Ağustos 2007 Saat - Time 15:13
Bir fotograf cekiyorsunuz; çoğunluka bir yüz, bir kare...Binlerce insan o fotografa bakıyor, siz cekerken nasıl o yüzü, o anı hissederek çektiyseniz, fotoğrafa gönül gözüyle bakanların tamamı o kareden aynı duyguyu hissediyor. Hüzün, mutluluk, yorgunluk, acı...tüm bunlar bir kadraja sığıyor, bir fotoğraf, bir yüz büyüyor, bir hikaye oluyor. Bu, bir yazarın romanı okutan kurgusu gibi fotoğrafçının kadrajdaki sihiri....fotoğrafçının içinin fotoğraftaki izi...

Yüreğinize, gözünüze sağlık..

Sevgiler
Emrah Delikan eklemiş - adds | 06 Ağustos 2007 Saat - Time 17:40
harıkalar tek kelımeyle!!!
didem celik eklemiş - adds | 30 Mart 2008 Saat - Time 22:54
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

 

 

 

TFSF Onaylı Yarışmalar

Photo Contests Under TFSF Patronage

04 Ekim 2008  MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI

06 Ekim 2008  BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"

06 Ekim 2008  ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI

11 Ekim 2008  KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"

16 Ekim 2008  AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"

28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.