Fotoritim sitesi portre konusunda yapacakları dosyada fotoğraflarımla ilgili bir bölüm yapmak istediklerini iletince, hem çok sevindim hem de doğrusu utandım. Çünkü fotoğraf çekmeye başlayalı birkaç yıl oldu, henüz yolun çok başındayım, her gün yeni şeyler öğreniyorum. İlk yıllarda sayısız kursa gittimse de, son iki senedir iş sebebiyle "saha"ya indiğimde benim için asıl öğrenme süreci başladı diyebilirim.
Portre fotoğraflar çekmek gerek iş için gerek hobi olarak yaptığım çekimlerde hep ilk fırsatta devam edilecek fotoğraf işim. Sizinle de örneklerini paylaştığım fotoğraflarda göreceğiniz gibi sadece iş için ya da fotoğraf gezisinde değil, bazen yeni bir çiftin o ilk mutlulukları, bazen babasını kaybetmek üzere olan dostumun bakışlarındaki hüznü, bazen barda efkar dağıtan arkadaşımın uzaklara bakışı beni o anı incitmeden yakalamaya götürüyor. İş dışındaki çekimlerde asla poz verdirmiyorum, o anı kendi atmosferinde yakalamaya çalışıyorum.
Makinemi sürekli yanımda taşırım, bu sayede Eminönü'nde güvercinler arasında sünnet elbisesiyle sanki sünnetini düşünerek ürkekçe duran çocuğu yakalama fırsatı bulmuştum. 
İş için çıktığım çekimlerde de, söz gelimi bir muhabir arkadaşımla röportaja gittiğimiz bir gün, işi bir süre bırakıp, o kişinin hakkında çıkan çanta haberlerinden dolayı kendisini sevmediğim için, kendim için de bir portresini çekebiliyorum. 
Doğru anı, doğru ifadeyi gördüğümde basıyorum deklanşöre ama asla modeli rahatsız etmeden, tedirgin olmasına sebep olmadan. Modelin tedirgin olduğunu gördüğüm an, bırakırım çekmeyi, bazen o fotoğrafları göstererek sildiğim de olmuştur.
Amatör ruhla baktığımdan, çekilen fotoğraf kadar nasıl çekildiği de önemli. Bu konuda aklıma gelmişken fotoğraf paylaşım sitelerinde sıkça gördüğümüz, teleobjektiflerle insanların haberleri olmadan onların net portrelerinin çekilmesini, evsizlere, sokakta yaşayan veya akıl sağlığı yerinde olmayan insanlara, zor durumlarından yararlanarak verdirilen pozları, çekilen fotoğrafarı çok ayıp ve etikdışı buluyorum. 
Fotoğraf çekmeye yeni başladım dedim ama şimdi bakıyorum da epey yazmışım, konuyu öğrenmeye çalıştığımdan, sesli düşündüm diyelim, kusura bakmayın. Fotoğraf çekiyorum ve okuyorum bol bol daha iyi kareler için, sizin de eleştiriniz, paylaşacaklarınız varsa beklerim...
Burak Bulut YILDIRIM







25 yaşında, Balıkesir Fen Lisesi, Ege Elektrik-Elektronik Mühendisliği ve İstanbul İşletme bölümlerinden geçerek serbest gazeteci, profesyonel fotoğrafçı olmayı seçti. Kültür sanat muhabiri, editör ve fotoğrafçı olarak 7 yılda 6'sı ulusal 9 dergi/gazetede çalıştı. Serbest gazeteci olarak çeşitli yayınlarda haber ve röportajlarını yayımlarken, hobisi fotoğrafçılık yavaş yavaş geçimini sağladığı yeni işine dönüştü. Şimdilerde profesyonel fotoğrafçı olarak ajanslara, firmalara tanıtım fotoğrafları çekiyor, ağustos ayında kendi stüdyosunu kuracak. İki yıldır üzerinde çalıştığı bir belgesel fotoğraf projesi var, ilk gençliğinden beri şiir tutkusu, yaşam alanı. İstanbul'da yaşıyor, emekli olunca İzmir'e yerleşmek istiyor. Çektiği fotoğrafları www.burakbulut.net'te arkadaşlarıyla paylaşıyor.
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.
Fotoğraf Değerlendirme
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
31 Temmuz 2008 ADALAR KÜLTÜR DERNEĞİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Adaların Sesi"
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"