Roger Ballen’in eseri çağdaş fotoğrafçılıkta eşsiz bir bakış noktası oluşturur. Yeni parçaları bile bile ve açık açık kurgulanmıştır, ancak onlara ikinci defa baktığınızda ne kadar spontane çekilmiş olduklarının farkına varırsınız. Onlar göstermelik iki çelişkili açıyı birbirine bağlarlar. Ballen’in 1980 ve 1990’larda çalışmalarında ulaştığı gibi saf anlamlı sanat, kontrolde tutularak aşırı kabul ediliyordu. Kaydedilen ifadelerin duyarlılığı bakımından bu yeni şekiller günümüz fotoğrafik tarihinin dönüm noktasını oluşturur. Ballen akıl ve delilik arasındaki olağan ve yabancılaşmış ince çizgiyi ve yaşam sevincini (bu eserde verilmeye çalışılan) bize tanıtmak için 1980 ve 1990’lardaki çalışmalarındaki gibi bir dizi fotoğrafik araçtan faydalanır. Kendi kendini eğitmiş bir fotoğrafçı ve sanatçı olarak Ballen, 30 yıldır fotoğrafçılığın potansiyelini büyük bir cüretkarlıkla araştırdı. Aynı zamanda o, jeolojik araştırmalar için Güney Afrika’ya yerleşmiş, tanınmış bir bilgindir.
Çocukluğundan beri fotoğrafçılığa aşinadır, annesi Magnum New York şubesi temsilcisiydi ve Alfred Stieglitz ile Edward Steichen evlerinde konuk olmuşlardı.Belki de bunun içindir ki fotoğrafçılığın gelenekleriyle uğraşmakta bu kadar rahattı. Roger Ballen düşünerek siyah-beyaz çalışmalarını ortamın mutlak sınırlarına ilerletti. Bu yeni şekiller serisi farklı gri değerlere dayanır. Drama ve mizah arasındaki değişken denge gibi bunlar artık dijital teknikler kullanılarak üretilemeyecek niteliklerdir. Bir bakıma bu seriler kendilerini geleneksel fotoğrafçılık tarihinde bir özet ve sonuç bölümü olarak görmektedirler.
Güney Afrika kenar bölgelerinde yaşayan halka ait dikkat çekici fotoğrafları ile iyi tanınan Roger Ballen, çok anlamlı ve çoğunlukla rahatsız edici fotoğraflar ortaya çıkarır fakat onlar aynı zamanda kara mizahın parıltılarıyla da doludur. Gölge Odası’ndaki fotoğraflar son 4 yıl içinde çekilmiştir ve belgesel fotoğrafçılık ile resim, tiyatro ve heykel gibi fotografçılığın gerçekliği olarak gördüğümüz meydan okuyan sanat dalları arasındaki sınırları bulanıklaştırır. Tamamen dürüst ve bir o kadar da uydurulmuşlardır.
Ballen fotograflarındaki gizemli, hücreye benzer odalar gerçek yerlerdir fakat onlar tedirgin edici, garip ve mantıksaldırlar ama tamamen imkansızdırlar. Duvarları karalanmış, lekeli ve sallanan tellerle dolu, yerler tuhaf desteklerle ve insan eliyle yapılmış şeylerle kaplı. Köpekler, tavşanlar ve kedi yavruları yapı içinde gezinir ya da alakasiz kutulara doldurulmuştur. Ballen'in fotograflarında insanlar ve hayvanlar yalnız ve kaybolmuş fakat aynı zamanda garip bir şekilde güçlüdürler. Sonuçta oluşan fotograflar insan kaderiyle boy ölçüşen gerçeküstü kadar yaşanmış deneyimlerin hikayeleridir.
...
Roger Ballen’s œuvre offers a unique vantage point in contemporary photography. His new pieces are deliberately and manifestly staged: only when you look at them a second time do you become aware of how spontaneously they were shot. They combine two ostensibly contradictory aspects. The pure expressive art, such as Ballen achieved in his works of the 1980s and 1990s in the form or reportages, has been taken to the extreme, while remaining controlled. In terms of the precision of the expressions recorded, these new images mark a milestone in recent photographic history. Like in his works of the 1980s and 1990s, Ballen utilizes the full array of photographic means to familiarize us with the thin line between the normal and the insane, the everyday and the alienated, and to describe a joie de vivre (of which much is to be sensed in this oeurvre) that is based on a distanced view of the world. A self-taught photographer and artists, Ballen has explored the potential of photography with great freshness for thirty years. At the same time, he is a proven scholar, having settled in South Africa in order to do geological research. He has been familiar with photography since childhood: his mother was a representative of the Magnum agency in New York, and Alfred Stieglitz and Edward Steichen were guests in Ballen’s family home, which could be why he is so free in how he tackles the traditions of photography. Roger Ballen has deliberately advanced his black-and-white work to the absolute limits of the medium. This new series of images relies on different grey values and the resulting fine distinctions in the way space is drawn and like the unstable balance between drama and humour, these are qualities that can no longer be produced using digital recording techniques. To a certain extent, this series sees itself as a summary and concluding chapter in the history of traditional photography.
Best known for his striking photographs of people on the fringes of South African Society, Roger Ballen makes images that are ambiguous and often disturbing, but that are also shot through with flashes of dark humour. The photographs in Shadow Chamber, made over the last four years, blur the boundaries between the documentary photography and art forms such as painting, theatre and sculpture, challenging the ways in which we perceive the ‘reality’ of photography. They are completely honest, and yet also fabricated.
The mysterious, cell-like rooms Ballen photographs are actual places, but they are unsettling and strange, logical but utterly impossible: their walls are covered with scribbled drawings, stains and dangling wires, the floors are strewn with bizarre props and artifacts. Dogs, rabbits and kittens wander into the frame or are stuffed into unlikely containers. The humans and animals in Ballen’s photographs appear isolated and lost, yet strangely empowered at the same time. The resulting images are allegories of lived experiences as well as surreal takes on human destiny.
Çeviri (translated by) Berna AKCAN










1950’de New York’ta doğdu. Ballen, hemen hemen otuz yıl Güney Afrika’da, Johannesburg’ta yaşadı ve çalıştı.Magnum fotoğraf editörünün oğlu olan Ballen New York Fotoğrafçılık sahnesinin karakterleri ile ilgili olarak büyüdü. Fotoğraf makinesini ilk olarak 18 yaşında kendini ifade etme amacı ile kullandı, 1960’ların sonlarında bir Nikon aldı ve vatandaşlık hakları eylemcileri ile Vietnam Savaşı karşıtı protestocularını çekmeye başladı.
Ballen 1972’de Kaliforniya Üniversitesi Psikoloji mezuniyetinden sonra dünya seyahatine çıktı. Kahire’den Cape Town’a kıtlaraarası bir seyahat yaptı ve 1978’de Amerika’ya dönmeden evvel İstanbul’dan Yeni Gine’ye gitti. Seyahat fotografları koleksiyonundan oluşan ilk kitabını 1979’da yayınladı. “Çocukluk Çağı”ndaki fotoğrafların çoğu sokaklarda ve Magnum foto muhabirlerinin ruhuyla ilintili olarak kişilerin bilgisi dışında çekildi.
Ballen 1981’de Kolarado Madenler Okulunda Maden Ekonomileri’nden filozofi doktoru olarak eğitimini tamamladı. Daha sonra, madencilik girişimciliği yapacağı Johannesburg’a yerleşti. Ballen’in maden yataklarını araştırma işi onun ülkenin uzak bölgelerindeki yerlere gitmesine neden oldu ve “küçük kasabalar”ı ya da kırsal Güney Afrika’yı belgelemeye başladı. Bu fotoğraflardan oluşan bir koleksiyon olan “Dorps: Güney Afrika’daki küçük kasabalar” 1986’da yayınlandı.Bu dönem Ballen için bir dönüm noktasıdır. İlk defa olarak kare format 6x6 Rollex kamera kullanmıştır, fotoğrafları iç mekanlarda çekmiştir ve sıkça flaş kullanmıştır. Karmaşık teller, çıplak duvarlar ve dokunmuş yüzeyler gibi sonraki çalışmalarındaki bazı anahtar unsurlar ortaya çıkmaya başladı.En önemlisi, Ballen işinin ana odak noktası olan kişilerle temas kurdu.
1986-1994 arasında Güney Afrika’nın dışlanmış kırsal toplumlarında yaşayanları fotoğrafladı. Fotoğraflar büyük karışıklık ve kargaşa sırasında çekildi, sonuçta oluşan portreler psikolojik araştırmalar ve güçlü sosyal raporların her ikisini de alt üst etti. Bu, Güney Afrika’nın dışındaki kırsalda yaşayan beyazlara ait benzersiz numuneler, Ballens’in çalışmalarının uluslararası izleyiciler tarafından ilk defa dikkatlerini çekmesini sağladı.1994’te “Paletteland” (Güney Afrika’daki Ayrılmış Bölge) : Kırsal Güney Afrika Fotoğrafları’nı yayınladı.
1990’ların sonları boyunca Ballen’in işi belgesel fotoğrafçılıktan ve özel bir yer ve zamanın tasvirinden uzaklaşmaya devam etti. Konuları ile ilişkisi gözlemle işbirliği arasında değişiyordu ve sonuçta ortaya çıkan tablo açıkça tiyatral (abartılı) ve zaman zaman trajikomik kalitedeydi. Bu safha 2001’de, geniş beğeni toplayan ve Madrid’de Foto İspanya’da Yılın En İyi Fotoğraf Kitabı ödülünü de içeren pek çok ödül kazanan Outland (Sınır toprakları) ’in basımı ile sonuçlandı.Ballen akabinde 2002’de Fransa’daki Arles Fotoğraf buluşması açılış konuşmasında “yılın fotografçısı” olarak adlandırıldı. Sınırdışı fotoğrafları, Galleria d’Arte Moderna di Bologna; the Gagosian Gallery, New York ve the Victoria & Albert Museum, London gibi dünya çapında pek çok buluşma yerinde sergilendi.
Sınırdışı’nın basımından sonra Ballen insanları, hayvanları ve eşsiz hayal dünyasının sakinleri olan nesneleri fotoğraflamaya devam etti ve ayrıca çalışmasındaki gerçekle hayal arasındaki gri bölgeyi keşfetti. 2003’e kadar ilgi merkezi, resmin,tiyatronun ve heykelin öğelerini birleştiren natürmortlar ve daha soyut şekillerin genellikle fotoğrafçılıkla ilgili olmayan bir yolla yaratılışına kaymıştı. En son işinin her iki evresi, Gölge Odası’nda temsil edilir.
Ballen, çalışmalarını düzenli olarak dünya çapındaki galerilerde sergiler ve fotoğrafları New York Modern Sanatlar Müzesi, Paris The Centre Georges Pompidou, Londra The Victoria & Albert Müzesi ve Amsterdam Stedelijk Müzesi’ndeki koleksiyonlarda yer alır.
...
About Roger BALLEN
Born in New York City in 1950. Roger Ballen has lived and worked in Johannesburg. South Africa, for almost thirty years. The son of a picture edi¬tor at Magnum, Ballen grew up connected to the characters of New York’s pho¬tography scene. He first started using the camera as a means of self-expres¬sion himself at the age of 18, when he bought a Nikon and began to photograph the civil rights activists and anti-Vietnam War protesters of the late 1960s.
After gaining his Bachelor degree in Psychology at the University of California at Berkeley in 1972, Ballen set out to travel the world. He made an overland journey from Cairo to Cape Town and travelled from Istanbul to New Guinea before returning to the USA in 1978. Ballen published his first book, a collection of photographs from his travels, in 1979. The images in Boyhood were frequently taken in the street and without the subject’s knowledge, in the spirit associated with Magnum’s photojournalists.
In 1981, Ballen went on to complete a Ph.D. in Mineral Economics at the Colorado School of Mines. He then settled in Johannesburg where he estab¬lished a practice as a mining entrepreneur. Ballen’s work prospecting for mineral deposits brought him to remote outlying regions of the country, and he began to document the small ‘dorps’ or villages of rural South Africa. A collection of these photographs was published in Dorps: Small towns of South Africa in 1986. This period saw a turning point for Ballen: he used a square format 6 x 6 Rollex camera for the first time, shooting pictures indoors and frequently using a flash. Some key elements of his later work started to appear, such as tangled wires, bare walls and textured surfaces. Most importantly, Ballen made contact with the people who were to become the main focus of his work.
Between 1986 and 1994, Ballen photographed the inhabitants of isolated rural communities in South Africa. Taken during a time of great upheaval and disorder, the resulting portraits are both disturbing psychological studies and powerful social statements. These unique archetypal images of rural whites on the fringes of South African society first brought Ballen’s work to the attention of international audiences. In 1994 he published a selection of these photo¬graphs in Platteland: Images of Rural South Africa.
Throughout the late 1990s, Ballen’s work continued to move away from docu¬mentary photography and the depiction of a specific place and time. His relationship with his subjects changed from one of observation to collaboration, and the resulting tableaux had a distinctly theatrical and at times tragicomic quality. This phase culminated in the publication of Outland in
After the publication of Outland, Ballen continued to photograph the people, animals and objects that inhabit his unique image space, further exploring the grey area between fact and fiction in his work. By 2oo3, his focus had shifted to the creation of still lifes and more abstract images that incorporate elements of painting, theatre and sculpture in a way not usually associated with photog¬raphy. Both phases of his most recent work are represented in Shadow Chamber.
Ballen regularly shows his work in galleries around the world, and his photo¬graphs are included in the collections of the Museum of Modern Art, New York; the Centre Georges Pompidou, Paris; the Victoria & Albert Museum, London and the Stedelijk Museum, Amsterdam.
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"
06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"