Yansıyan insan manzaraları, soyutlaşan siluetler fotoğraflarınıza ilk bakışta göze çarpan genel özellikler... Bu tercihlere nasıl bir süreçten geçerek ulaştınız?
İşim beni bitirmeden, ben işimi bitirmeyi düşündüm ve Mart 2007’de emekli olmaya karar verdim. O gün gidip şu an kullandığım makinemi aldım ve başladım dolaşmaya. Galata Köprüsü, Haliç, Sultanahmet, Beyoğlu, Kadıköy derken yüzlerce karem olmuştu. Birara fotoğrafla haşır neşir bir arkadaşıma göstereyim dedim bunları. Yaptığı eleştiriler bir milattır benim için. Eyüp’ten Unkapanı Köprüsüne kadar kıyıdaki bütün tekneleri çekmişim nerdeyse (Aslında belgesel fotoğrafçılığa girer ama neyse). 
O yüzlerce fotoğraftan birkaç tanesine ”ehh işte”dedi acımasızca. ”Fotoğraflar fotoğrafçının çocukları gibidir ve hepsi çok güzel gelir kendisine ama onlara tarafsız bakmayı öğrenmelisin, bunu öğrendikten sonra da kötülerine acımamalısın ve imha etmelisin, yoksa bir çöp arşivin olur” diye de ekledi. Artık deklanşöre basmak daha zorlaşmıştı benim için Farklı şeyler arıyordum dolaşırken. Bir gün Sultanahmet Camii’nin dış avlusunun merdivenlerinin önünde yere eğilmiş bir şeyler yapan birisi dikkatimi çekti. Yaklaşınca fotoğraf çektiğini gördüm. O gittikten sonra acaba neyin fotoğrafını çekiyor diye baktığımda ufacık bir su birikintisini fark ettim,eğilip ne var diye baktığımda merdivenlerden çıkan-inen insanların yansımalarını gördüm ve başladım deklanşöre basmaya, aradığımı bulmuştum. O kişi de kesinlikle ilham perimdi benim. :)
Yani, 80’li yıllarda Lubitel ve Zenith marka makinelerle çektiğim eş dost fotoğraflarını saymazsak, 2007 başında başladı yolculuk.
Gördüğünüz örneklerden muhakkak etkileşim olmuştur görsel anlamda. Örnek alıp, etkilendiğiniz fotoğrafçılar oldu mu?
Böyle bir etkilenme yaşayamadım çünkü her şey o kadar hızlı oldu ki benim için. Ama şimdilerde bu tarz çalışmalar yapanları özellikle izliyorum.
Fotoğraflarınızdaki siluetlerin bir hikayesi var mı? Yoksa öylesine geçip giden ve size yakalanan insanlar mı?
Fotoğraflarımın tamamı da an kareleri. Yağmur altında hem kendinizi hem de makinenizi korumaya çalışarak fotoğraf çekmek çok fazla şey düşündürtmüyor insana. Bazen zemini yansımaya uygun alanda sabit kalıp modellerin o bölüme gelmesini diliyorum:), bazen de aralarına karışıp 360 derece dönerek kompozisyon yakalamaya çalışıyorum. En çok hareket dinamizmine önem veriyorum, hikayeler fotoğrafları işlerken oluşuyor.
Ben hep fotoğrafların, sahiplerinin kişiliklerini ve hayat görüşlerini yansıttıklarını düşünürüm. Sizce de böyle mi? Fotoğraflarınız sizi yansıtıyor mu?
Her fotoğraf sahibini yansıtır bence. Bazen fotoğraf gezilerine çıkan arkadaşların aynı model ya da mekanı kullanarak çektikleri kareleri izlediğimde sahibinin sesi hemen belli oluyor. Fark edilmeyeni görmeye çalışmak hep etkili oldu yaşamımda, bilinen zaten biliniyor. Fotoğrafta da klasik tarzları hem de çok iyi uygulayan o kadar çok sanatçı var ki. Ben şimdilik çok fazla denenmemiş bir tarzda çalışıyorum, belki de iyi bir avantaj benim için.
Fotoğrafta PS veya diğer işleme programların ne kadar katkısı var sizce? Kullanıyor musunuz? Hangisini ve nereye kadar?
Bugünün fotoğraf düzenleme programları, eskilerin karanlık odalarıdır bence... Fotoğraf olduğu gibi sunulmalıdır efsanesine çok inanmıyorum, eminim ki eskinin karanlık odalarında da müdahaleler yapılıyordu. Ben önceleri picasa, öğrendikçe de ps kullanmaya başladım. Genellikle ışık, renk düzenlemeleri yapıyorum. Daha fazlasını yapanlara da karşı değilim, önemli olan yakıştırmak.
Fotoğraf için ekipman ne kadar önemlidir? Kullandığın ve sahip olmak istediğiniz ekipmandan bahseder misiniz?
Ekipman çok önemli tabii ki, ancak gören bir fotoğrafçı kapasitesi sınırlı bir makineyle bile iyi işler çıkarabilir bence. Samsung NV10 kullanıyorum, değişik otomatik modlarıyla şu anda yansımalarda büyük bir sorun yaşatmıyor bana, ebatlarının küçük olması yağmurda korunmasını ve taşınmasını kolaylaştırıyor. Yansıma dışı çekimlerde netlik ve noise problemi oluyor birazcık. Üst düzey bir makine almayı şimdilik düşünmüyorum, iyi bir fotoğraf eğitimi alana kadar.
Fotoğrafçılık ideallerinizi anlatır mısınız?
En büyük amacım yansımanın manzara, nü, kurgu ya da makro gibi bir tarz olarak benimsenmesi ve daha çok fotoğrafçının bu işi sevmesi, yapması. Yansıma dışı tarzlarda üretmenin nasıl sınırı yoksa yansımada da öyle bence. Yaşam sürdüğü sürece mutlaka bir yerlerde gizem dolu yansımalar olacaktır, önemli olan onların içine zoom yaparak ayrıntıları görmek. Bir de yansımalardan oluşan bir sergi açmayı çok istiyorum.
Sizce fotoğrafçı görsel güzellikleri kendi potasında eriterek sunan kişi midir? Topluma, sanatçı kimliği ile vermesi gereken katkı bu mudur?
Hepimizin yaşarken elde ettiği deneyimleri sonucunda oluşan bilgileri, duyguları var. İçimize işleyen bu değerler bakış açımızı da belirler ve yaptığımız her işe yansır. Fotoğraf üretirken bize gerekenler bunlar zaten. Yapılan sanat, sanatçının ruhu kendisine değmedikçe sanat olmaz diye düşünüyorum.
Sanatçı yaptıklarıyla öncelikle kendi ruhunu tatmin etmeli,topluma katkı kaygısıyla yapılan işlerde üretme özgürlüğü örselenebilir. İş iyiyse er veya geç birileri bir şeyler alır kendine.
Diğer zamanlarında fotoğraf dışında neleri yapmaktan keyif alırsınız? Bunlardan fotoğrafçılığınıza yansıyan şeyler var mı?
Müzik önemli bir yer tutar yaşamımda. Özellikle etnik (Hint, Latin, Orta Asya), tasavvuf, klasik batı ve senfonik rock dinliyorum.
Şaman davulum, bendirim ve ufak tefek ritim aletlerim var. Arkadaşlarla zaman zaman doğaçlama performans yapıyoruz.
Kitap okuyorum (Emekli olduğum için çok mutluyum bu yüzden). Şu günlerde Carlos Castaneda’nın kitapları var gündemimde.
Bilgisayarla satranç oynuyorum, hamle geri al ile oynadığım için genellikle yeniyorum onu. Sıkıştığı zaman saçmalamasına bayılıyorum:)
Bir de ufak bir korse takviyesiyle cep telefonu ebatlarına gelebilecek fotoğraf makinemi cebime atıp uzun yürüyüşler yapıyorum, fotoğrafçılığıma en çok bu zevkim katkıda bulunuyor:) Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"
06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"