Arşivimizden  - From Our Archives

 

Per Valentin

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

Pınar Dağ

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Douanier : Beden Dili

Fotoritim’e hoşgeldiniz Doaunier. İlk olarak fotoğraf geçmişiniz hakkında bilgi almak istiyorum.  Fotoğrafa nasıl başladınız? Fotoğrafçılık üzerine bir eğitim aldınız mı? Asıl mesleğiniz nedir?

 

Ticaret yapıyorum, ithalat - ihracat ağırlıklı. Mesleğimin fotoğraf ile uzak - yakın bir alakası yok.

 

Fotoğraf asıl mesleğiniz değil yani? Peki nasıl merak sardınız ve ne zaman?

 

Evet, fotoğraf sadece hobim ve öyle kalması en büyük dileğim.


 

Ne zaman başladı bu hobi?

 

34 yaşındayım ve hep fotoğraf izlemeyi sevmişimdir. Ama 2 yıl önce tamam dedim, artık başla.

 

Peki ilk makineyi elinize aldığınızda, ben nü çekeceğim mi dediniz?

 

Bir arkadaşımın tavsiyesi ile Nikon D70s aldım ve başlamış oldum. Ben fotoğrafta tür ayrımcılığını sevmiyorum. Önüme ne gelirse, aklıma ne düşerse çekmek arzusundayım

ve hatta çekiyorum da.


 

Ama portfolyonuzda nü ağırlıklı...

 

Bu portfolyom evet ama diğeri farklı ve hatta diğer katagorilerde uluslararası ödüllerim var, ulusal yarışmalarda da ödüller aldım...

 

Peki şu an fotoğraf, hayatınızın neresinde tam olarak? Ne kadar zamanınızı kaplıyor?


Günümün 25 saatini fotoğraf düşünerek geçiriyorum.


 

Günlük işlerinizi aksatmasından ya da mesleğinizin önüne geçmesinden korkmuyor musunuz?


Her gece rüya görürüm  ben. Rüyalarımda bile fotoğraflar çekerim. Hobi olarak yapmaktan zevk alıyorum ve mesleğimin önüne geçmesine izin vermem... Fotoğraftan para kazanacağımın farkındayım ve hatta profesyonelleşmekten korkuyorum.

 

Sebebi nedir korkunuzun?

 

Bakış açımın değişmesini istemiyorum.


 

Peki neden nü?

 

İstediğim ve izlediğim bir tür ve ben beden dilini kullanmayı seviyorum. Nü öyle birsey ki hayranlık uyandırıyor bende. Tabularımız insan bedenine böylesine bakmamızı engellemiş durumda. Bense bunları gözler önüne sermek istiyorum.

 

Türkiye gibi hala tabuların olduğu bir ülkede zorluk yaşamıyor musunuz?


Sadece fotoğraflarımı sunarken zorlanıyorum. Çok dikkat etmeme rağmen bazı tepkiler alıyorum. Umursadığım söylenemez gerçi.


 

Peki modeller? Çalışmalarınızın çoğunda yüzleri göremiyoruz mesela...

 

Yüzleri kullanmayı sevmiyorum. Bedenleri kimliklerinden ayırmak ve benim onlara biçtiğim kimlikler ile sunmak istememden kaynaklı.


 

Bu sizin tercihiniz mi yoksa modellerin tercihi mi?


Elbette modellerin de tercihi. Profesyonel modellerle çalışmıyorum. Onları deşifre etmek istemem, bir çoğu ilk defa modellik yapıyor, işleri bu değil ve bu korumacılık beni bedenleri kimliksiz kullanma yoluna gitti. Bedenleri kimliklerinden arındırıyorum. Tıpkı kendimi de kimliğimden arındırdığım gibi.


 

Peki daha serbest düşünen bir ülkede bulunsaydık kompozisyonlarınızın bir parçası olabilir miydi yüzler?

 

Belki evet, belki hayır. Bu şöyle bir şey. Zeytinyağlı bir yemek yaparken ete ihtiyaç duymazsınız. Neye ihtiyacınız olduğuna bağlı yani.  Ama içinde yüzler olan bir çok karem de, özel arşivimde kayıtlı. Modellerime saygımdan paylaşmıyorum. 

 

Yaşadığınız zorluklar var mı? Modelleri nasıl ikna ediyorsunuz nü çekime?

 

Evet tabii. Kamerayı unutturuncaya kadar zorlanıyorum mesela. İkna etmiyorum ama. Her kadının içinde bu istek var zaten. Benim fotoğraflarımda kendilerini bulduklarında da hoşlarına gidiyor. Eğer yaptığınız işte farkınızı ortaya koyabiliyorsanız tercih ediliyorsunuz.


 

İlgilendiğiniz tek sanat dalı fotoğraf mı yoksa başka alanlarda da çalışmalarınız var mı?

 

Edebiyatı seviyorum. Roman kahramanlarının yerine koyarım kendimi.  Aslında sanatın her yönünü seviyorum. Duygusallığı seviyorum. O yüzden dokunmayı hissetmeyi severim. Her gece rüya görürüm mesela. Hayallerim vardır. Ayrıca uzun zaman müzikle uğraştım, besteler yaptım, şarkılar söyledim.


 

İyi fotoğraf çekebilmek için hayal dünyasının geniş olması vs. gibi koşullar vardır diyebilir miyiz o zaman? 

 

Kesinlikle! Hayat bir film ise eğer, siz bir karesini fotoğraflayarak bir filmi anlatmaya çalışırsınız. Öncesini, sonrasını görürsünüz. Hayallerim olmasaydı ne yapardım bilmiyorum... Ya da rüyalarım....


 

Ekipmanlarınıza dönelim mi? 

 

Ekipmanlarım.. Öyle çok birşeyim yok. Basit atölye malzemeleri, halojenler, kağıtlar, reflektör. Fon için bezler ve aksesuarlar, tam bir atölye. Yeni aldığım bir de paraflaşım var. Makine olarak da Nikon d70 s ve bir kaç lens. Önemli olan ekipman değil, sadece  hayal gücümüz en büyük ekipmanımız...


 

Nü dendiğinde insanlar genelde estetik ve güzelliği bir arada düşünüyorlar(ya da en azından Türkiye’de bu böyle algılanıyor). Sizce nü çalışmalarda estetik ve güzellik dengesi nedir? Ne olmalıdır?  Çalışmalarınızda bu konuda tavrınız nedir?

 

Sadece nü değil tüm fotoğrafta aynı. Ben fotoğrafa teknik , estetik , içerik  olarak yaklaşırım. Bu üçlüden biri eksik oldu mu çocuk sakat doğar. Sadece teknik kısım biraz daha tolere edilebilir. Genelde nü’ye bakış açısı playboya bakış açısıyla aynı. Aslında o kadar zor ki playboy fotoğrafı çekmek, bizim işimiz daha kolay yani.


Jan Suadek’i bilirsiniz, hep deforme kadınları kullanmış fotoğraflarında. Ama o deformasyonun içinde bile estetik mucizesi yatıyor.


Benim bir fotoğrafım var:  http://www.fotokritik.com/628237  buna en güzel cevaptır bence. Bir sey daha; http://www.fotokritik.com/675898 Bu fotoğraftaki model ile bir öncekinin aynı olduğunu söylesem...


 

Sahi mi? İnanılmaz...

 

Açılar ve ışık …  Modelimi bu fotoğraftakinin kendisi olduğuna inandırabilmek için 15 dk uğraştım.

 

Peki nü çalışmalarda erkek bedenine nasıl bakıyorsunuz?

 

Erkek bedeni çok zor. Çalıştığım bir alan değil ama çok istiyorum.


 

Peki neden? Bu bize öğretilmiş estetik anlayışına aykırı olduğu için mi zor, yoksa başka nedenler mi var?

 

Yani kadın bedenini estetik olarak öğrenip izlemeye alıştık ama.. Kolay değil çünkü her ne  kadar mahrem olsa da kadın bedenine daha aşinayız. Düşünün doğduğunuzda nereden geldiniz, ilk olarak neye ihtiyacınız oldu? Daha gözünüzü açmadan ağzınıza meme verdiler, annenin - kadının kokusuyla rahatladınız. Bu içgüdüsel olarak kadın vücuduna bakışınıza yansıdı. Hayatımızın her alanında neden kadın bedeni kullanılıyorsa sebebi bu. İç güdülerimiz... Nereden geldiniz, neye ihtiyaç duydunuz... Cinsel yaklaşımlar daha sonra... Bir de şuna dikkat etmişimdir. Doğada en muhteşem hayvanlar dişiler değildir. Erkeklerdir. Kaslı yapısı, heybetli görünüşü, acı kuvveti. İç güdülerimizi bir tarafa bırakınca, bence erkek çalışmak çok daha zor.


Gerçi yakında erkek modellerde göreceksiniz çalışmalarımda.  Bu, kendimi yeterli hissetmemle alakalı biraz.  Bir de adam gibi bir vücut bulmamla...


 

Model seçimindeki kriterleriniz nedir?

 

Kişilik ve ne istediğini bilmesi. Öyle farklı tekliflerle karşılaşıyorum ki. Fiziksel görünüm benim için önemli değil, ancak hayalimde bir kare için arayış içindeysem o tipe göre birini ararım.


Ama onun dışında tek aradığım şey ruh salığı yerinde olan insanlar. O kadar ince bir çizgideyiz ki, bu çizginin ötesinde mağdur hiçbir zaman model olmuyor...


 

Nasıl duyuruyorsunuz model ihtiyacınızı?

 

Fotoğraf paylaştığım sitelerde duyurdum ihtiyacımı. Ama oradan çok beni izleyenlerin istek mailleri ile karşılaşıyorum


 

O zaman modellerin de zaten fotoğrafa ilgisi ve sevgisi olduğu için işiniz daha kolay olmalı?

 

Kesinlikle. Ne istediğini bilen insanlar bana bedenen ve fikren yardımcı olan kişiler. Çok saygı duyuyorum onlara .


 

Ben bir de kadınlar ile (anne, kızkardeş, arkadaşlar ya da sevgililer) genel olarak ilişkilerinizi ve iletişiminizi merak ediyorum.

 

Doaunier sadece kadınlarla değil herkesle iyi iletişim kurabilen biri. Bazı insanlar vardır ilk tanıştığı insana hemen puan verir. Ve ilk tanışma puanı 0 dan başlar, gittikçe bu puanlama maksimuma ulaşır. Bense ilk önce 10 puanla başlarım sonra indirgerim. Sanırım insanlara duyduğum güven yüzünden iletişimim rahat oluyor. Zira özellikle bu sıralar en çok aradığımız özellik güven değil mi?


 

Bize “nü fotoğraf”ın tanımını yapabilir misiniz?

 

Çıplak ... Yalın... İlk günkü gibi... Ham, saf ve temiz...


Anlatımlarımda madeni ham olarak alıp kendim işlemek istiyorum. Belki bir de benim tarafımdan bakın demek için.


En yalın haliyle iç güdüsel bir anlatım şekli dünyevi metalardan kurtulmuş  bir şekilde, beden dili öyle kuvvetlidir ki kelimelerin yetmediği yerde devreye girer.


 

Türkiye’de nü fotoğrafçılığı hangi noktada görüyorsunuz ve yeterli buluyor musunuz?

 

Çok fotoğraf izliyorum ben . Örnekler alıyorum hep. Denemeler yapıyorum.  Ama Türkiye’de yakın dönemde bu konuya eğilmiş Niko haricinde kimse yok. Yakın arkadaşım Niko. Ama onunla da tarzlarımız çok farklı.


Türkiye’de nü hala bir tabu... Birşeyler değişecek ama sanırım bu hiç değişmeyecek. 
Sanatın içine tükürülen bir ülkede yaşadığımızı unutmamak lazım.


 

Tam da bunu soracaktım; Türkiye’de nü fotoğrafa ilginin ve saygının yeterli düzeyde olduğunu düşünüyor musunuz izleyici açısından? Yoksa anlaşılmadığınızı düşündüğünüz zamanlar oluyor mu?

 

Üretim ve gelişim ancak özgür beyinler ile mümkündür. Çok tepkiler aldım bazı fotoğraflarımdan dolayı. Özellikle "envolope " isimli fotoğraf ile http://www.fotokritik.com/632967 . En sevdiğim nü çalışmalarımdan biridir.


 

Peki sizce neden nü çeken fotoğrafçıların ağırlığı erkek?

 

Aslına bakarsanız nü çeken çoğunluk kadınlardan yana, hatta bir çoğu kendini kullanıyor söylemese de...

 

Ben bunun farklı bir şey olduğunu düşünüyorum...Yani bu işi profesyonel olmasa da ciddi olarak yapan kadın sayısı az yine de...  Yani sürekli makro ya da sandal fotoğrafları çeken bir kadının bu çalışmaların arasına  kendisine ait nü bir fotoğraf koymasını ben nü çalışma olarak niteleyemiyorum şahsen...

 

Genelde fotoğraf camiası erkek egemen, haklısınız.


 

Örnek aldığınız ya da beğenerek takip ettiğiniz fotoğrafçılar kimler? (Özellikle nü alanında)  

 

Jan Suadek in eserlerini çok seviyorum. Bir de aklımdan çıkmayan bir isim var; Andre Brito’ yu söyleyebilirim.

 

Son Söz:

 

“SANAT ETİĞİ DEĞİL, KENDİNİ TEMSİL EDER.”


Çerkez KARADAĞ  

 
Röportaj : Evren ŞAR



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 8 yorum, 1-8 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Nedendir bilinmez bazı işleri işin ehli bildiğimz akademisyenlerden ziyade akademisyen olmayanlar daha iyi yapıyor.Buna en iyi örnek bu fotoğraflarını izlediğimiz fotoğrafçımız işte.Aksini söyleyecek varsa ortaya çıksın.Gözlüklerimle beraber dört gözümle akademisyenleri arıyorum bu tür kalitede bir işleri var mı diye yok yok yok.. Eee fotoğraf kadro işi değil gönül işi diğer bir değişle fotoğrafçı mekteple belki olunur ama bence en önde geleni fotoğrafçı doğulur...
Kâzım ZAİM eklemiş - adds | 05 Şubat 2008 Saat - Time 02:30
Kazım hocam ,

Bu güzel sözleriniz beni çok mutlu etti. Daha Yolun başında ki bir fotoğraf sever olarak ,doğru yolda olduğumu bilmek ve yolumu kaybetttiğim zaman sizlerin yanımda olduğunuzu bilmek beni çok rahatlattı.

Çok Teşekkür ederim.

Douanier...
douanier eklemiş - adds | 05 Şubat 2008 Saat - Time 11:39
merhabalar

hayranlıkla takipteyim selamlar Antalya^dan...
Leyla Dikilitaş eklemiş - adds | 06 Şubat 2008 Saat - Time 22:00
Kendisini tanımaktan mutluluk duyduğum, fotograflarını hayranlıkla izlediğim ve kişiliğine saygı duyduğum Douanier e sevgiler... Doğru işler her zaman yerini buluyor...
neslihan öncel eklemiş - adds | 17 Şubat 2008 Saat - Time 04:52
Fotokritik' ten de favorilerim arasında olarak yakından takip ettiğim ve onun vizöründen , ışığından , sitilinden birşeyler öğrenmeye çalışan birisi olarak kendisini tebrik ediyorum.

Takipteyiz......

Sevgiler,
AB
Aydın BÖKE eklemiş - adds | 18 Şubat 2008 Saat - Time 16:36
yukarıdada söylendiği gibi siz douanier'i takip etmek zevk ve onur
saygılar
özgür ali engür eklemiş - adds | 23 Nisan 2008 Saat - Time 09:30
Beden fotoğrafı çekimini ve konunun argümantasyonunu, güzel-çirkin ekseninden başka eksenlere taşımak gerekli.

Örnekleyelim:

Devinim-durgu: Bedenler ya devinirken ya da dururken fotoğraflanırlar. Oysa, 1 beyaz ve 1 siyah varken, sonsuz grinin var olması gibi, devinim-durgu arasında da sonsuz tonlama vardır. ‘Stop-motion’ sinema tekniği, durguyu devingen, üstüne bir de saklı olanı gösterme gibi ikili bir işlev görür. Bu fotoğrafta denenmemiştir.

Aktuel-potansiyel: Aktuel devinim var olan devinimdir, potansiyel devinim olabilir devinimdir. Fotoğrafta ‘olabilir devinim’i göstermeyi deneyen pek çıkmamış.

Ara şık: Yukarıdaki 4’lü epeyi iç-nüans içeriyor ama o ileriki ünitelerin konusu olsun.

Üçüncü ve en zor şıkkımıza gelelim:

Bir insanı gördüğümüzde, onun içedönük mü, dışadönük mü olduğunu biliriz. (Bunu bilemeyenlerin hali nicedir.) Hem kişi yeranlar içinde bu skalada değişebilir, hem ayrı ayrı kişilerin aynı içedönüklüğü ve/ya dışadönüklüğü farklı farklı görüngülenir.

Tüm bunlar, nü fotoğrafın işidir.

Peki, o kadar iddialı sözler edenlerin fotoğraflarında bunlar nerede?

Araki’ninkiler haricinde, siz hiç ‘hisli nü’ gördünüz mü? (‘His imajlı nü’ kastedilmiyor.) Eğer çıplaklık duygu(lu) değilse, o zaman duygu nerede?
Reha ÜLKÜ eklemiş - adds | 17 Haziran 2008 Saat - Time 20:24
douanier,beğendiğim en iyi fotoğrafçılardan biridir.söylediği her düşünceye katılıyorum.Bu röportajla sanatçıyı daha iyi tanımazı yardımcı oldunuz teşekkürler.Benimde nü denemelerim var fakat bunları hiş biryerde yayınlamadım tarzlarım çok benziyo kendisini çek tebrik ediyorum....
Rayfe Kemba eklemiş - adds | 09 Ağustos 2008 Saat - Time 12:01
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

 

 

 

TFSF Onaylı Yarışmalar

Photo Contests Under TFSF Patronage

04 Ekim 2008  MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI

06 Ekim 2008  BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"

06 Ekim 2008  ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI

11 Ekim 2008  KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"

16 Ekim 2008  AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"

28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.