Arşivimizden  - From Our Archives

 

H.Kürşat Badakal

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Ayşegül Kanbak

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Devrim K. Fenomen

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Sami Türkay : Himalaya

NEPAL ANNAPURNA TREKİNG ROTALARI


 

Nepal, “dünyanın çatısı” adını almış olmanın haklı gururunu yaşayan, hiç boyunduruk altına girmemiş, hep dağlar gibi özgür kalmış, Tanrı’ya yakın bir ülke. Her fotoğrafçı gibi benim de hayalerimi süsleyen bir ülke . ERIC VALLI’ nin 1999 yılı yapımı olan, müziklerini BRUNO COULAIS’ in yaptığı HİMALAYA filimini defalarca izledikten sonra Nepal’ e gitmeye kesin kararımı verdim. Fakat Everest ana kampı rotasının hikayesini çok dinledim, fotoğraflarını çok gördüm, bir de gittiğim rotadan geri dönüş çok hoşlanmadığım bir durum. Ahmet Bozkurt arkadaşımdan Everest ana kampına giderken fotoğraf amaçlı ring yapabileceğimiz başka bir rota araştırmasını istedim. Döndüğünde Annapurna rotasını söyledi fakat birden fazla rotadan oluşan  toplamda 35 günlük bir rota çıktı önümüze, gezi için 30 gün  ayırabiliyorduk bunun 2 günü yol, gidişte 2 dönüşte 3 gününü Katmandu’ ya ayırmak gerekiyordu. Sonuç olarak 400 km olan 35 günlük rotayı 23 günde tamamlamamız gerekiyordu.


 

Bu yürüyüş çok zorlu ve diğer koşulları da düşünürsek riskli, ciddi performans gerektiren bir karardı. Ama fotoğraf ve dağ tutkusu hepsinin önüne geçmişti. Tutkuyla para bir arada durmuyor. Üniversitedeki görevimden de 2005 Mart’ında emekli oldum. İleride sağlığım ve ekonomik durumum uygun olmayabilir düşüncesiyle kararımı verdim. Ahmet Bozkurt, İrfan Güray, Billur Kuşsan arkadaşlarımla 2005 Mayıs’ında Nepal’e gittik. Nepal’in başkenti Katmandu’ ya  vardığımızda bizler gibi sıcak kanlı insanlarla karşılaştık.


 

Annapurna sıradağları Himalayaların içinde yer alıyor. Annapurna Nepal dilinde tahıl ambarı, Himal  dağ demek. Himalayalar, Asya’nın orta güneyinde yer alan, 2400 km uzunluğunda sıradağlar. İçinde dünyanın zirvesi  8850 metre olan Everest Dağı da var. Himalaya’nın buzulları Asya’nın 9 büyük nehrini besliyor.

 

Himalayalar Pakistan, Hindistan, Çin, Nepal ve Bhutan sınırları içinde yer alıyor.


 

Dünyanın 8000 metrenin üzerinde 14 dağından 8’ i Nepal’de yer alıyor. En önemli gelir kaynakları dağ turizmi. Nepal doğal bir cennet, büyük bölümü milli park kapsamında hayvanların vahşi yaşamı koruma altına alınmış. Tur programlarıyla hemen hemen her yeri gezmek mümkün. Doğa sporlarının  her branşını yapmak için bulunmaz bir yer.


 

Katmandu’nun inanılmaz mistik havası var, tapınaklar kenti. Fakir olmalarına rağmen yüzlerinde hep bir tebessüm vardı. Kültürlerinde karma felsefesinin etkisi çok büyük. Katmandu tek başına bir kültür hazinesi, yaşamları çok renkli. Giysileri canlı renklerden oluşuyor. Yaşamlarında ve inançlarında çiçeklerin önemi çok büyük. Ağaç oyma sanatı çok gelişmiş, tapınaklar da bu sanatın en güzel örneklerini ile yapılmış.


 

Tapınaklarda Budistler ayin yapıyor (çamurda açan lotus çiçekleri) OM MANİ PADME HUM  sesleri yükseliyor. Pashupathinath Hindu tapınağında ölü yakma töreni yapılıyor. En önemli Hindu tapınağı Swayambunath  Kral Mahedava tarafından yaptırılmış. Kubbenin üzerinde Budha nın gözleri var, gözlerin ortasında insanların iç dünyasını gören üçüncü göz var. Burun yerinde newarice (bir)  anlamına geliyor. Kubbenin üzerinde küçülerek yükselen halkalar, Nirvana’ya ulaşmanın mertebesi, en üst şemsiyeye ulaşmanın göstergesi.


 

Bu ülkede inançlara hiç dokunulmuyor. Bir inanca göre yaşayan Tanrıça yaratmışlar. Kraldan sonra gelen en önemli kişi, TANRIÇA KUMARİ. Küçük bir kız çocuğu. Kumari Tanrıça Taleju’nun reenkarnasyonu olduğuna inanıyorlar. İri gözlü ve güzel kız çocuklarını bu “Kumari” olabilir diye topluyorlar. Bir de sınav yaparak, bu sınavı geçenleri maabedlere kapatıyorlar. Mabetlerde ziyaret eden insanlara sadece pencereden kısa bir süre gösteriliyor. Küçük kızın tanrıçalığı adet gününe kadar sürüyor. Adet geçirdiği gün birdenbire tanrıçalık sıfatı sona eriyor. Çocukluğundan beri sokak yüzü görmemiş genç kız birdenbire kendini sokaklarda buluyor.  Onunla evlenecek olan erkeklerin boğularak öleceğine inanıldığı için kimseyle de evlenemiyor. 


 

Katmandu’da bir gün gezdik ve alışverişimizi yaptık ve ertesi gün Tata kamyondan bozma otobüsle yürüyüşümüzün başlayacağı 800 metredeki Besisahara bir rehber iki şerpa ile 6 saat yolculuk yaptık. Marshyangdi nehri boyunca Thorong la geçidinde 5415 metreye kadar yükseldik,  Dhaulagiri zirvelerine paralel uzanan Kali Gandaki nehri boyunca inen Poon Hill tepesinden sonra tekrar yükselerek 4500 metredeki Annapurna ana kampına ulaştık. Ana kampa ulaşana kadar bizi parlement mavisi bir kuş izledi, çok çok güzeldi. Zaten mavi benim tutku rengim. Tutkularıma ulaştım, çok mutlu oldum. Machapuchare Dağı 6993 metre, inanılmaz muhteşem bir dağ. Aşık oldum diyebilirim, çok güzel fotoğraflar verdi. Zirvesinin buzul fotoğrafını çektim. Gezi boyunca çektiğim 4000 slayt karesine bedeldi, sis bir türlü izin vermiyordu. Şimdiye kadar kimse zirvesine ulaşamamış, zirvesi balık kuyruğu gibi. Zirve denemelerinin büyük bir kısmı ölümle sonuçlandığı için krallık çıkış izni vermiyormuş. Daha sonra 900 metrede Pokarag Gölü’ne ulaştık, yürüyüş bitti. BAŞARDIK. Zor ve uzun rotayı bitirmeyi başarmak ve sevincini yaşamak inanılmaz bir duygu. Pokara’dan Katmandu’ya otobüsle döndük. Şerpalarımızdan ayrılmak çok zordu, çok alışmıştık. 


 

Nepal çok ucuz bir ülke. 1$ 70 rupee; kentte 200 rupee, dagda 100 rupee ye karnınızı doyurabiliyorsunuz. Yemek yediğiniz yerde konaklarsanız yatak parası almıyorlar Çorbalar şekerli geliyor mutlaka uyarın.

 

Yoğurt pek bilmiyorlar, yok. Yoğurt tozu var. Peynir bizim kaşarın kayış gibi olanı, yak peyniri var. Peyniri bilmiyorlar. Zeytin yok. Yumurta bol. Ekmek çapati dedikleri bazlamanın küçük ve ince olanı, iki lokmalık. Bol bol sarımsak çorbası içtik. Giderken haftada bir yıkanabileceğimizi düşünüyorduk fakat öyle olmadı. Kaldığımız pansiyonlarda güneş enerjisi vardı, yıkanabildik. İçme suyunu kapalı pet olarak her yerde bulabildik fakat başlarda 35 rupee olan su, yükseldikçe 125 rupee ye kadar yükseldi. Çünkü oralara pet su taşınarak getiriliyor. Hava çok soğuk değildi, yükseklerde büyük sobalar vardı,yatarken uyku tulumlarımız yetti. Ceviz büyüklüğünde dolu yağışına rastladık. Pokara’ da bir yağmura denk geldik. 5 dakika içinde sel götürdü, avuç büyüklüğünde yağmur damlaları lap lap düşüyordu. Nepal’e giderken Nepal dağlık bölgelerde, Çin’in desteklediği Maocu teröristler krallığa karşı eylemler yapıyordu. Rotamız üzerinde birkaç yer onların bölgesiydi. Turistlere bir şey yapmadıklarını biliyorduk, rastlamadık da zaten.


 

Yalnız Thorong la geçidinde 5415 metreye  yükselirken silah sesleri duyduk, karşımıza silahlı çapulcu kılıklı biri çıktı, rehberimizin rengi bembeyaz oldu. O anı hiç unutamam. Bize patikadan çıkarak yan taraftan yürümemizi söyledi. Biraz ilerledik, gördük ki kralın askerleri atış talimi yapıyor. Rahatladık. Yürüdüğümüz rotayı İsviçreliler düzenlemiş. Vadileri çelik halatlı köprülerle bağlamışlar. İnanılmaz doğa güzellikleri gördük. Aşağılarda eşek kervanlarıyla ,yukarılarda yak kervanlarıyla yük taşıyorlar. Daha çok, başlarına bağladıkları bantlarla sırtlarında kadın, erkek, çocuk herkes yük taşıyor. Kent bağlantıları dışında yol yok, insan gücüyle yol açıyorlar, iş makineleri yok.


 

Yaşadıklarımız, yaşamımıza çok şey kattı. Kendi sınırlarımızı zorladık, kedimizi öğrendik. Dilerim her tutkulu insan böyle bir serüveni yaşar. Dilerim Nepal hep özgür kalır. Dilerim Himalayalar’ daki o buzullar küresel ısınma ile yok olmaz.

 

Dilerim yaşamımızda hep hedeflerimiz ve zirvelerimiz olur.

 

Sami TÜRKAY





























Sami TÜRKAY Hakkında


SAMİ TÜRKAY, 1959 yılında Ankara’da doğdu. Fizik Lisans eğitimi aldı. Hacettepe Üniversitesi bilgi işlem merkezinde çözümleyici olarak görev yaptı. Fotoğrafa 1994 yılında başladı. Aralık 1994 Ankara da kurulan (FSK) Fotoğraf Sanatı Kurumunda çekirdek kadroda yer almıştır. Temel eğitim semineri sonrasında ışık, kreatif, doğa, portre, fotoğrafta yaratıcılık, temel sanat eğitimi, sinema gibi ileri düzey eğitim seminerlerini bu kurumda aldı. Aktif olarak  çalışmalarını bu kurumda sürdürmektedir. TRT için hazırlanan bir doğa belgeselinin ekibinde çalıştı.

 

Fotoğraf Sanatı Kurumunda yönetim kurulu üyeliği, Başkan Yardımcılığı ve Genel sekreterliği görevleri yapmıştır. Doğa fotoğrafcılığı atölyesi koordinatörlüğü yaptı. Fotoğraf Sanatı Kurumunun ayda bir yayınlanan bülteninin 115 sayısına kadar yayın koordinatörlüğünü yaptı. FSK yönetim kurulu başkanlığı görevini 2003 yılından 2006 yılına kadar yaptı. Halen Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir.


 

2001 ve 2002 yılında DASK (Doğa Araştırmaları, Sporları ve Kurtarma Derneği) ın yönetim kurulu doğa araştırmalarından sorumlu üyeliği ve DASK DOGAY (Doğada görüntü avcılığı yarışması) düzenleme kurulu üyeliği yapmıştır.

 

H.Ü Spor Bilimleri ve Teknolojisi Y.O. 2004 yılı 2. ve 2005 yılı 3. Doğa Sporları ve Bilim Sempozyumu düzenleme kurulu üyeliği yaptı.

 

Doğa ve Çevre Derneği 2006 Doğa ve Çevre Dostu Ödülünü aldı.

 

Polatlı kaymakamlığına Polatlının görsel fotoğraf arşivi proje sorumluluğunu gerçekleştirdi. Sevda Cenap And müzik vakfı ve Fotoğraf Sanatı Kurumu işbirliği sonucunda 1999 yılında 16. ve 2000 yılında 17. Uluslararası Ankara Müzik Festivalinin, FSK üyeleri ile birlikte fotoğraf çekimlerini, ayrıca proje sorumluluğunu gerçekleştirdi.

 

2003 yılı 3. ve 2004 yılı 4. Ankara Fotoğraf Günlerinde Düzenleme kurulu üyeliği yaptı. Artvin Kalkınma ve Eğitim Vakfına artvin fotoğraf arşivi projesinin 2004, 2005, 2006 yılı çalışmasını FSK üyeleri ile birlikte fotoğraf çekimlerini, ayrıca proje sorumluluğunu gerçekleştirdi.

 

2007 yılında Kültür ve Turizm bakanlığı GAP tanıtım projesinde araştımacı fotoğrafçı olarak görev aldı.

 

Sami Türkay, Doğayı çok seven sürekli arşivini zenginleştirerek geleceğe birşeyler bırakabilmenin çabasını vermektedir. Şu ana kadar, Türkiyenin dörtbir köşesini karış karış gezerek pekçok kişisel saydam gösterisi hazırlamıştır.

 

1995-1996 döneminde doğadaki parıltının yok olacağı kaygısını içeren PARILTI adında doğa ağırlıklı dia gösterisi;

1996-1997 döneminde insanın parıltısı çok sevdiği çocuklar için, yazmacı çocukları içeren YAZMACILARIN  YAZGISI adında çalışan çocuk ağırlıklı dia gösterisi;

1997-1998 döneminde zirve ve doğanın erişilemez olmadığını anlatan yusufelinden kaçkar dağlarına  geçişi BİR TUTKUDUR ZİRVE adında dia gösterisi; 

1998-1999 döneminde niğde aladağlar geçişi sonucunda

KIRMIZI KAYALARDAN YEŞİL SULARA adında dia gösterisi;

1999-2000 döneminde toros bolkarlar geçişi sonucunda

ÇOBANIN AŞK’I adında bir dia gösteri,

2000-2001 döneminde artvin borçka karçal dağlarından camiliye  geçişi sonucunda KARÇALLARDAN CAMİLİYE adında dia gösterisi;

2001-2002 döneminde rize fındıklı öce köyünden altıparmak dağları balıklı yaylasına  geçişi

sonucunda ÖCE’DEN BALIKLI YAYLASINA adında  dia gösterisi;

2002-2003 döneminde kapadopyanın kalbi göremeyi balonla havadan fotoğraflayarak BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM adında  dia gösterisi;

2003-2004 döneminde Afrikanın bakir yurdu sarangetinin kenya kesimini gezerek BEN KENYADAYKEN adında dia gösterisi;

2004-2005 döneminde Nepal Annapurna sıradağlarında 23 gün 400 KM lik yürüyüşle tarnsgeçiş sonrasında HİMALAYA adında dia gösterisi;

2005-2006 döneminde Türksoyun mersinde gerçekleştirdiği 2.Türk Cumhuriyetleri fotoğrafçılar buluşmasında çalışmalarından MERSİNDE BİR GÜLŞAD TANIDIM adında dia gösterisi hazırlamıştır.

 

Bu çalışmalar belgesel nitelikte olup Ankara’da ve Ankara dışındaki illerde Fotoğraf derneklerinde, diğer derneklerde ve üniversitelerde zaman zaman gösterilmektedir. Fotoğrafları pekçok karma saydam gösterilerine, karma fotoğraf sergilerine katılmış, fotoğraf yarışmasında fotoğraf üstadları tarafından övgüye değer bulunmuş ve devlet arşivine fotoğrafları alınarak ödüllendirilmiştir.

 

‘Kimse doğayı yoketmekten sözetmiyor ama korumuyor da!’ diyen S.Türkay, İnsanların çifte standart içinde yaşamalarına tepki duyuyor ve bunun en çok çocukları etkilediğini düşünüyor. Çok sevdiği doğa ve insanla fotoğrafta buluştuğunu, fotoğrafla  uğraşırken  erişilmez duygular yaşadığını ve yeryüzünde parıltıların hiç yok olmaması için  çalışmalarına devam ettiğini söylüyor.

 

turkaysami@gmail.com

 

Özportre : Yunus Topal

 



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 12 yorum, 1-12 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Sevgili Sami,
Türkiyenin dağlarının sana yetmiyeceğini bilyordum. Çok güzel bir iş yapmışsın. Emekliliğini iyi değerlendiriyorsun, anladığım kadarıyla.
Fotografların ve tanıtıcı yazıların çok aydınlatıcı ve başarılı. Yolun açık olsun. Sırada Ant Dağları mı var ?
Uğur Bilge eklemiş - adds | 04 Mart 2008 Saat - Time 18:51
sevgili uğur abicim,
bu yola sizlerle başladık.yorumların doğru insanın tutkularının sınırı yok.
sağlığımız elverdiği ölçüde. daha iyiye ve güzele doğru yürümeye devam.
sevgi ve saygılarımla.
sami türkay eklemiş - adds | 04 Mart 2008 Saat - Time 23:35
Sevgili Sami
FSK için yaptıklarını,Doğa için yaptıklarını,Göreme için yaptıklarını biliyorum.Bana inanılmaz gelen bu gezini de hem başarılı fotoğraflar hem de yalın anlatımınla bir kez daha izlemek fırsatını buldum.
Çok teşekkür ediyor,başarılarının ve öncülüğünün devamlı olmasını dileyerek selam,sevgi ve saygılarımı ğönderiyorum.
Ali Rıza AKALIN
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 05 Mart 2008 Saat - Time 00:26
Sevgili Ali Rıza hocam,

öğrendiklerim yaptığım ve yapacağım işlerin tek kaynağıdır. örğütlülük bilgi ve gönül işidir.
bunları sizlerden öğrendim. sizler ömrünüzü verdiniz. sıra bizde arkamızdan birilerini getirebilirsek başardık demektir. siz bunu yaptınız. fotoğraf duygu işidir.
duygu yokolduğunda fotoğrafın anlamı kalmaz. kolayla bugünlere gelmediniz sizden öğreneceğim çok şey var. bana güç verdiniz teşekkür ederim. ışıkla kalın mutlu kalın.
saygı ve sevgilerimle.
sami türkay eklemiş - adds | 05 Mart 2008 Saat - Time 08:49
Fotoğraflayarak anlatmış olduğunuz zorlu coğrafyayı bizlerle paylaştığınız için teşekkürler.
Sevgilerimle
Cem Güneysu eklemiş - adds | 05 Mart 2008 Saat - Time 15:15
Yaklaşık on yıl kadar önce sizi tanıdığımda yapıcı, üretken, doğa ve insansever kişiliğinizi farketmiş ancak o zamanlar fotoğrafa pek de ilgim olmadığından olacak fotoğraflarınızı izleyememiştim. Doğa ve fotoğraf tutkusu ile bütünleşen paylaşımcı ve örgütçü ruhunuzun ortaya koyduklarının, ki yeryüzü parıltılarını ancak bu çabalar soldurmayacaktır, devamını diliyor, selamlarımı iletiyorum...
Figen Aydoğdu eklemiş - adds | 06 Mart 2008 Saat - Time 00:28
sevgili cem,

sevgi ve bilgi paylaştıkça büyür ve korunur paylaşmak beni mutlu ediyor. teşekkür ediyor.
sevgi ve selamlarımı iletiyorum.
sami türkay eklemiş - adds | 06 Mart 2008 Saat - Time 08:20
sevgili figen,

doğa ve sevgi anlamında aynı dili konuşanlar arttıkça. yeryüzünde parıltılar yok olmayacak.
bunun yoluda karşılıksız paylaşımdan geçiyor. övgülerin bana güç verdi teşekkür ediyorum.
sevgi ve saygılarımla
sami türkay eklemiş - adds | 06 Mart 2008 Saat - Time 08:24
Merhaba Sami Bey,

Sizi ve calismalarini hayranlikla izliyor ve ornek almaya calisiyoruz. Gecen sene Oludeniz Fotografcilar Bulusmasinda bizlerle paylastiginiz 2 sunumunuzu Marfod uyesi arkadaslarimizla tekrar tekrar begeniyle izledik ve toplantilarimizda sizin kulaklarinizi bol bol cinlattik.

Umarim bir gun bir yerde yeniden bir araya gelir ve yeni calismalrinizi izleme firsatimiz olur,

MARFOD'dan sevgi ve saygilarimizi yolluyoruz,

ali uysal
ALI UYSAL eklemiş - adds | 09 Nisan 2008 Saat - Time 01:36
Ron Fricke'nin "Baraka" sını izlediğimde senin gibi düşünmüştüm, gidip görmeyi, görüp çekmeyi... fakat üşengeçlik kanımıza işlemiş sanırım, oturduğumuz yerden çekiyoruz artık.
Güzel bir çalışma kutlarım,

Salih Güler
salih güler eklemiş - adds | 09 Nisan 2008 Saat - Time 15:37
ali bey merhaba

ilginize çok teşekkür ederim.
tabiki yeni çalışmalarımı sizlerle paylaşırım. fsk da sunduğumuz başka arkadaşlarımızın çalışmalarını sizlerle paylaşırız.
4 mayısta ölüdenizde olacağız görüşmek üzere hoşçakalın.
sami türkay eklemiş - adds | 10 Nisan 2008 Saat - Time 00:59
salih hocam merhaba

düşündüklerini yapabilen ve bu enerjiye sahip olduğunuzu çalışmalarınızdan biliyorum.
kendinize böyle şeyler yakıştırmayın. daha yapacak çok işimiz var. fotoğraf mutluluktur.
sevgi ve saygılarımla
sami türkay eklemiş - adds | 10 Nisan 2008 Saat - Time 01:06
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.
Onay Kodu - Security Code

Ara - Search

 

 

 

TFSF Onaylı Ulusal Yarışmalar

National Photo Contests Under TFSF Patronage

12 Mayıs 2008  1. EFOD FOTOĞRAF YARIŞMASI "Su İçin(de) 3 Çığlık"

19 Mayıs 2008  BEYŞEHİR ULUSAL FOTOĞRAFÇILAR BULUŞMASI FOTOSEL MARATONU

22 Mayıs 2008  TÜTEN TUR FOTOĞRAF YARIŞMASI "En Güzel Tatil Fotoğrafını Ben Çekerim"

26 Mayıs 2008  AKADEMİ ALBÜM ULUSAL FOTOĞRAF PROJE YARIŞMASI

16 Haziran 2008  BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünden Bugüne Köprüler"

30 Haziran 2008  DENİZ TİCARET ODASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Denizde Yansımalar"

31 Temmuz 2008  ADALAR KÜLTÜR DERNEĞİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Adaların Sesi"

06 Ekim 2008  BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"

16 Ekim 2008  AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.