Funda Gönendik kimdir bize biraz kendinizi tanıtır mısınız?
Ben 1963 yılında Ankara’da doğdum. Yüksek öğrenimimi Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik bölümünde tamamladım. En büyük şansım eşim Hakan’la tanışmam… Eşlerin aynı şeylerden zevk alması çok önemli… O da benim gibi bir fotoğraf tutkunu ve iyi bir doğa sporcusu… Aras isminde 16 yaşında bir oğlum var… O da bizimle dağlarda, mağaralarda yani doğada büyüdü…
1986 yılında babam Necmettin Külahçı ile birlikte profesyonel olarak kendi stüdyomuzda çalışmaya başladım. Lise ve Üniversite yıllarımda da part time olarak sürekli babamla çalışıyordum… Üniversite bitince bir yol ayrımına geldim. Bir bankada veya bir devlet dairesinde memur olarak çalışma imkanları önümdeydi… Yaşamımda zevk aldığım mutlu olduğum şeyi yapmaya karar verip babamla stüdyomuzda çalışma kararını verdim…
Sizi bu fotoğraf sevdasına sürükleyen sebep nedir?
Tabii Külahçı ile birlikte olup doğada fotoğraf çekmeyi sevmemek imkansız… Yaşamımda örnek aldığım insan babamdır… Onun doğaya ve fotoğrafa sevgisi beni doğa sporlarının ve fotoğrafın içinde yoğurdu… Halen babamın öğrencisi olmaya devam ediyorum… Halen ondan çok şey öğreniyorum…
Anadolu doğası ve tarihini fotoğraflayarak fotoğraf arşivi oluşturmaya başladım. Dağcılık, kayak, mağaracılık gibi doğa sporları ile ilgilendim. Tabii bu sporları yaparken fotoğraflamak en büyük zevkim…
Fotoğraf ile ilgili aldığınız eğitimler?
Fotoğrafçılığı alaylı olarak karanlık odasından stüdyo işlemlerine kadar babamdan öğrendim… Fotoğrafla ilgili değişik seminerlere katıldım. Ayrıca İstanbul’da `Tanıtım Fotoğrafçılığı` konusunda bir stüdyoda staj niteliğinde bir süre çalıştım…
Fotoğrafçılık ile ilgili ne gibi faaliyetler içindesiniz?
1989 yılında DASK (Doğa Araştırmaları Sporları ve Kurtarma Derneği) üyesi oldum. Ayrıca Anadolu doğasının belgelenmesi konularında çalışmaya başladım. Türkiye’nin hemen hemen her iline hatta bazı ilçelerine ait eşimle beraber hem yazılı hem görsel bir fotoğraf arşivi oluşturuyoruz…
Mağara Araştırma Derneği üyeliğim sırasında Türkiye’deki bazı mağaralara ait fotoğraf arşivi de oluşturdum. Fakat Mağara fotoğrafçılığı çok yorucu ve eziyetli bir iş… Bazen bir kare için saatlerinizi harcamanız gerekiyor… Aynı zamanda bir ekip çalışması da gerektiriyor…
Bu yüzden artık çok fazla mağaraya giremiyorum… Ama inanın çok özledim… Uzun süredir mağaralara girmiyorum… İyi bir ekiple Altınbeşik mağarasını fotoğraflamak isterim…
1995’den bu güne kadar düzenlenen DASK DOGAY `Doğada Görüntü Avcılığı Yarışması`nın Düzenleme Kurulunda yer alıyorum. Bu da beni gerçekten eğiten bir organizasyon… Birçok fotoğraf sanatçısı ile birlikte olmak, yeni şeyler öğrenmek, Anadolu’ nun az bilinen yerlerini yüzlerce fotoğrafçının gözüyle izlemek, fotoğraf ustalarıyla söyleşilerine katılmak benim için inanılmaz güzel ve eğitici…
Varsa açtığınız sergiler / Katıldığınız yarışmalar?
1988 ve 1989 yıllarında eşim Hakan Gönendik ile birlikte "Anadolu" ve "Artvin' den Adıyaman 'a" adlı fotoğraf sergilerini açtık. Bununla birlikte çeşitli yerlerde derneklerde bir çok slayt gösterileri düzenledik… Fotoğraf yarışmalarına çok fazla katılamıyorum. Ama katıldığım üç yarışmada; birinde mansiyon birinde birincilik diğerinde sergileme aldım…
Şu an kullandığınız ekipmanınız hakkında bilgi verir misiniz?
Geçen yıla kadar dijital fotoğraf makinesi kullanmıyordum… Stüdyo’da yaklaşık 4 yıldır dijitale geçmiştik ama halen kendim için çektiğim fotoğrafları slayt ya da siyah beyaz çekmeyi tercih ediyordum. Makinelerim Nikon F100 ve Nikon F3 …. Bunlara ait tüm objektiflerimde Nikkor… Geçen yıl başlarında Nikon D70 aldım… Halen D70 ile çekimlerimi yapıyorum… Önceleri alışkanlık olsa gerek yanımda slayt film ve makine taşımazsam bir eksiklik varmış gibi hissediyordum… Son zamanlarda pratikliği nedeniyle sadece dijital makine ile çekim yapıyorum… Ama çekmesem de yanımda mutlaka analog makine oluyor…
Fotoğrafta konulu çalışmayı tercih ediyor musunuz?
Aslında gittiğim yere ve çalıştığım yere göre değişiyor… Örneğin doğada isem genel doğa çalışmayı daha çok seviyorum. Bu arada makro çalışmam fazla yok… Kültürel ögeler ön planda ise bu konu üzerinde çalışıyorum… Yaşam, kültür ve tarihi değerleri çalışmak da aynı şekilde zevk aldığım çalışmalar…
Ama son zamanlarda detay ve doku çalışmak ilgimi çekiyor… Bu konuda çalışmalar yapıyorum…
Fotoğraf çalışmalarınız esnasında etkisi altında kaldığınız herhangi bir olay var mı? Ya da bir anınız?
Ben 1987 yılında Hakan’la evlendim… Hakan Tıp doktorudur. Mecburi hizmet nedeniyle Siirt’ in Eruh ilçesinde görev yapıyordu… Evlenince ben de onun yanına Eruh’ a gittim. Çok heyecanlıydım. Doğu Anadolu’ yu gezmiştim ama içinde yaşamamıştım. Yaşasın ne çok fotoğraf çekerim diye Eruh’ a gittim… Fakat bir süre sonra yaşamın ne kadar ağır ne kadar yoksulluk içinde olduğunu gördüm. Sefaletin ne boyutta olduğunu bir düşünün… Bir gün bir kadının portresini çekerken yüzünde öyle bir ifade vardı ki sanki “ bizim halimize bak… Sen burada neyle uğraşıyorsun” der gibi hatta ders verir gibi bakıyordu… Kameramı deklanşöre basmadan indirmek zorunda kaldım. Bunu hiç unutamam… Bu kadar içinde yoklukları onlarla yaşayıp o insanlara kameramı doğrultmak bana ağır geldi. O yokluk içinde insanları, onlarca sefil hiçbir şeyden habersiz, yüzleri yara bere içindeki çocukları, yani sadece ishalden ölen onlarca çocuğu ve yaşamları az da olsa belgelemeye çalıştım.
“İyi fotoğraf” sizce nedir?
Fotoğrafta tabii ki beli ışık ve kompozisyon öğelerini ön planda tutarak fotoğrafın insanda uyandırdığı duygu benim için iyi fotoğraftır… İnsanda uyandırdığı duygu, heyecan, üzüntü, sevinç iyi fotoğrafı diğerlerinden ayırır…
Beğendiğiniz fotoğrafçılar kimlerdir?
O kadar çok ki… Her fotoğrafçının değişik tarzları var… Her tarzı en iyi şekilde yansıtan her fotoğrafçıyı beğeniyorum… Şu fotoğrafçı en beğendiğim diyemeyeceğim. Dünyadaki ve ülkemdeki eski ustalara saygım sonsuz… Açtıkları kapılarla yaşam felsefeleri ile fotoğrafa verdikleri emek nedeniyle hepsini ayrı ayrı seviyor ve beğeniyorum.
“Bu fotoğrafımı çok seviyorum” diyebileceğiniz somut bir örnek verebilir misiniz?
Böyle bir ayrım yapamayacağım… Hepsi benim çocuğum gibi… Belleğimde hepsinin anısı farklı… Babamla ben çok küçük yaşlardan beri fotoğraf çekiyoruz. Yani kendimi bildim bileli fotoğraf makinesi elimde… Dönüp baktığımda ilk çektiğim 8-9 yaşlarımdaki karelerimi çok güzel olmasa da daha çok seviyorum…
Sizi en çok heyecanlandıran konular hangileri?
Her yeni gördüğüm şey beni heyecanlandırır. Bir gezide ya da doğada isem uyuduğum zamana çok acırım. Bu yüzden gün daha doğmadan kalkmış olurum. Makinemi alırım. Karanlıktan günün doğumuna geçerken yaşadığım his inanılmaz… Dinginlik sessizlik ve sadece kendinizin ayak ve deklanşör sesi… Bu anlar beni çok heyecanlandırır.
İmkânınız olsa çekmek istediğiniz fotoğraf /yer/ portre vs ne olurdu?
İmkanım olsa bir araştırma grubunda ya da belgesel çalışan bir grupta fotoğrafçı olmak isterdim… Yani uzun soluklu bir araştırma mesela… Bu Antartika olabilir, Bir Hayvanın yaşamı olabilir, Yeni keşfedilecek bir mağara olabilir… Afrika’nın bir köşesindeki yaşamları fotoğraflamak olabilir… Yani National Geographic'deki fotoğrafçıları da kıskanmıyor değilim hani…
Siz bir fotoğraf olsaydınız nasıl bir fotoğraf olurdunuz?
Çok zor bir soru… Ne olurdum hiç düşünmedim… Herhalde… Ben bir fotoğraf olsam gün ağarırken ya da batarken çekilmiş dingin bir doğa fotoğrafı olurdum.
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"
06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"