Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jose A Gallego

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Ayşegül Kanbak

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Ana Sayfa - Main Page > MAYIS 2008 SAYISI - MAY 2008 ISSUE > Wilson Hurst : Sanat, Sınırları Araştırmaktır
Wilson Hurst : Sanat, Sınırları Araştırmaktır

40 yıldır görsel iletişimin içindeyim. Profesyonel fotografcılık ve basım teknolojileri alanında deneyim kazandıktan sonra, birçok organizasyonda yönetici düzeyinde görev aldım; üretim sürecinde, üretimden dağıtıma kadar görüntü teknolojisinin önemini vurguladım ve yönettim. İlave olarak,  fotografsal, artistik ve yaratıcı yeteneklerimi kurumsal iletişim, ürün gelişimi ve kişisel sanat çalışmalarımda kullandım. 2001'de oldukça üretken ve yaratıcı bir kariyerin ardından akademi’ye geçtim ve bu deneyimimi, bilgi ve yeteneklerimi öğrencilerimi eğitmek üzere değerlendirmeye karar verdim. Central Missouri Üniversitesinde fotoğraf ve grafik sanatına yönelik birçok kurs veriyorum ve bir fotoğraf programının koordinasyonunu üstlendim.  Fotoğraf çalışmalarımı sürekli on-line olarak ve bazı galerilerde sergiliyorum. Çalışmalarım kurumsal ve özel kolleksiyonlarda yer alıyor. 

 

Yaratıcılık varolmanın yansımasıdır. Ortaya çıkmasının temel nedeni derin bir kavrayışla kendini gerçekleştirmekdir. Anlayışın temelinde her yanıt işlevseldir. Benim  için temel yol gösterici; zaman sürecinde enerjiyle etkilenen maddeyi uzayda izleyerek algısal sınırlarını göstermektir. 

  

Benim sanata ilgim kültür ve sosyal olguların ötesinde, vaolmanın doğasını incelemek. Bu tecrübeyle oluşan bir süreç; dış dünyayı inceler ve entellektüel olarak değerlendirirsiniz. Aklınız duygularınızdan ve sezgilerinizden etkilenir, her ikisi de öğrenmeyle güçlenir. Elbette ki ne kadar öğrendiğiniz biraz kültürle de ilgilidir. Duygularınız baskınsa, mantıkla ve tarafsız davranmak zorlaşır. Algı böylece hileye açık hale gelir. Tarafsız gözlem algısal açıklamayı kolaylaştırır.  

 

Bazı konuları bilgi olarak değerlendirebilmek için doğru olması gerekir, ve bazı konular zihnin dışında vardır. Gerçeklik benim artistik araştırmalarımın merkezini oluşturdu. Bu kapsamda, dünyada varolan gerçekler ve bunlara ilişkin konularla ilgilendim.  Kesinlikle herşey değişken ve valığın son ifadesi değişim olabilir.  

 

Döngüsel fazlar benzer şekilde birbirini izler. Neyi gördüğümüz radyasyon ve bunun karmaşık etkileşiminden başka birşey değildir.  Duygularımız iki bölgenin etkileşimindedir - iç ve dış. Görsel bilgi Kodlanmış retinal radyasyon enerjisinin zamanla uzayda dönüşmesinden başka birşey değildir. Benim çalışmalarım kişisel deneysel duygu sınırlarını, eşzamanlı benzerliklerle ilgili fikirleri ve birçok düzeyde karmaşık bir çevrenin kişiye aktarımını içerir.   

 

Çalışmalarım keşifsel, deneylerle, deneme-yanılma yöntemleriyle performansı artırmak amacıyla  verinin değerlendirilmesini kapsıyor. Herkes geniş;  ancak inançlar, değerler ve davranış biçimleriyle sınırlı bir çevrede yaşıyor. Sanat bu sınırların araştırılmasını içeriyor. Ben altına bakılmadık taş kalmasın diyorum ve çok sayıda fırsatı değerlendiriyorum. Görüntü yakalama motivasyonu  beni avantajlı bölgelere götürebiliyor ve bulunduğun anda varolmak çalımanın tatmin edici olmasını zorlaştırabilir. Kavramları iletişimden kopuk düşünmek yanlış olur.   

 

Son zamanlarda iki farklı görüntü stili arasında kalıyorum. Birincisi peşpeşe çekimlerle panoramik bir görünüm yakalamak. Araç gereçlerle dikkatli ve yavaş, temkinli bir şekilde çalışmayı gerektiiriyor, sonuç  kararlılıkla paralel.   

 

Diğeri ise sabit odaklı lenslerle  “işaretle ve ışığa tut” yöntemi. Bu lensleri optik laboratuarımda açıklığı kontrol ederek ya da etmeyerek oluşturuyorum. Bu stil çok özgür akan bir tarz ve hızla subjenin aktığı görüntüsü veriyor. Bu iki farklı stil arasında gidip gelirken her ikisini fonksiyonel bir spektrumda biraraya getirmeye doğru gidiyor.


Bazı bölgelerin potansiyel görüntüler açısından ne kadar zengin olduğunu ve çok fazla fırsat yarattığını, oysa bazı bölgelerinde tamamen kısır olduğunu görmek ilginç. Aslında sonuçta bununda tamamen içsel bir şey olduğu ve dış dünyadan bağımsız olduğu noktasına geliyorum. Aslında zor olan her türlü çevre koşulunda yaratıcı olabilmek. Çevre her zaman görsel, biyolojik ve spiritüel olarak zengin – Görmek ve düşünmek lazım.
   
 
Wilson HURST

İletişim : 

www.latentsifier.com

wilson@wilsonhurst.com  

 


I have been involved in making and producing visual communication for 40 years. After earning advanced degrees in professional photography and printing technology, I worked at the executive level in a variety of organizations where I recommended and directed the implementation of imaging technology across the entire production process, from content creation to distribution. In addition I provided my photographic, artistic, and creative skills for corporate communications, product development, and personal fine arts. I moved to academia in 2001 at the tail end of a highly productive and successful career in industry, and leverage that experience, knowledge, and skill to provide a rich learning environment to my students. As an Assistant Professor, I currently teach a variety of photography and graphic arts courses and coordinate the photography program at the University of Central Missouri. I continually exhibit my photographic based artwork on-line, in juried shows, and at select galleries. My work is displayed in corporate and private collections.


 

Creativity is a process that ebbs and flows informing the essence of being. The driving force is the need for self realization through deeper comprehension. Each response is operative at the current level of understanding. My prime directive is an exploration of the perceptional boundary by observing matter in space being influenced by energy over time.


 

My interest in art goes beyond a mere curiosity of culture and societal issues to embrace an inquiry of the nature of existence. This is exercised at the frontier of experience as the external is observed and processed intellectually. The intellect is informed by emotions and intuition, both tempered by learning. Of course much of what is learned is a cultural product. Once positioned in the emotional domain, sensations become more difficult to consider rationally and impartially. Perception then becomes significantly vulnerable to manipulation. Impartial observation facilitates perceptional disclosure.


 

For something to count as knowledge it must actually be true, and some things have real existence outside the mind. Issues of reality are central to my artistic investigations. In this light, I am interested in what actually exists in the world and how things in existence relate. Of course all things are transitory and thus change may be the ultimate expression of being.


 

Cyclic phases always follow one another in similar order. What we see depends on positional relationships of radiation and matter influenced by their intricate interactions. Our sensory information is continuously informed by the variance between two domains – internal and external. Visual information is nothing more than decoded retinal radiation energy patterns as moderated by matter in space over time. My work speaks to the individual experiential sensory boundary, engaging ideas concerning simultaneous similarities and variations in a complex environment operative on many levels.


 

My approach is heuristic, involving discovery by experimental trial-and-error methods employing feedback evaluation to improve performance. Every human participates in a large but finite society comprised of beliefs, values, and behavior patterns. Superior art transcends these limits to explore the essence of reality. My approach is to leave no stone unturned, and to take advantage of numerous opportunities. The motivation to make images frequently places me in advantageous locations and simply being present at the time of exposure engenders satisfaction. Ultimately the conceptual cannot be isolated as completely independent of the communication container.


 

Lately I have been shifting between two different stylistic image capture modes. One involves extreme precision to make a tightly controlled series of overlapping shots for panoramic stitching. A slow and deliberate approach requiring contemplation and elaborate equipment setup and manipulation, the result is a formal composition featuring extreme resolution.


 

The other is a brisk “point and expose” method using minimalist fixed-focus lenses. I fabricate these lenses in my optical laboratory with or without aperture control. This style results from a very free-flowing technique with swift composition based on a rapid impression of the essence of a subject. Oscillating between these two diverse styles seems to strengthen both ends of a functional spectrum.


It is interesting how some locations are rich in potential images, offering a plethora of opportunities, while others are visually barren. Gradually I am coming to the viewpoint that this is more an internal condition rather than an external manifestation. The challenge is to respond creatively to all encountered environments. The environment is always rich visually, biologically and spiritually - there is much to see and think about.

 

Wilson HURST

Contact Information

www.latentsifier.com

wilson@wilsonhurst.com



Çeviri (translated by) : Hatice KAPUDERE



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 3 yorum, 1-3 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
“Yaratıcılık varolmanın yansımasıdır.”

Hayır, yokluğun ifadesi veya telafisi, ondan öte negatif egzistansiyalizmin ve ‘ma’nın (eksi sonsuz varoluşun veya sonsuz yıkımın) ifadesi veya telafisi olabilir, olmayabilir de...

“(Yaratıcılığın) Ortaya çıkmasının temel nedeni, derin bir kavrayışla kendini gerçekleştirmektir.”

Bu, tümüyle Freud’cu ve 20. Yüzyıl Batı’sıcı, dogmatik bir paradigma. Diğer bilgileri öldürüyor. Uzakdoğu Metafiziği’nde bedenin savaş, cinsellik, tıp, ibadet ve sanat için kullanılabilmesi gibi, yaratıcılık da öyledir; kendini (özdeşleşmeyle) gerçekleştirmekle ilgisi yoktur, çünkü doğu’da hem içkin kendilik, hem aşkın kendilik vardır ve ikisi birlikte ahenkle rakseder. Herhangi biri, diğerine öncelik taşımaz. Herhangi birinin herhangi bir yerzamanda dominant olacağı belirlenmiş değildir. Yaratıcılık bazı beyinlere doğuştan, bazı beyinlere sonradan verilmiş bir yetidir. Bazı ürünlerin üstün yaratıcılık örnekleri olduğu uzun yıllar, hatta yüzyıllar sonra kavranabilir ki bunda tarihin gelişimindeki rasgeleliğin de payı vardır, yani tarih öyle gelişmeseydi, o sanatsal ürünün karşılığı sıfır olacaktı.

“Duygularınız baskınsa, mantıkla ve tarafsız davranmak zorlaşır. Algı böylece hileye açık hale gelir. Tarafsız gözlem algısal açıklamayı kolaylaştırır.”

Eh, bunu ancak bir Batılı söyleyebilirdi. Rasyonelizm onların ideolojisi çünkü, eskimiş ve geçersizleşmiş olması bir şeyi değiştirmez. Rasyonelizm Batı kültüründe içkin olduğu için, bizim Türkler’e gerektiği gibi, Batılılar’a ‘mantıklı olun, duygusal olmayın’ demek gerekmez. Bizim alaturka fotoğrafçılarımız ise, sahte ve zahiri bir duygu denizinde debelenirler. Kendi yanlışları yetmiyormuş gibi, bir de kendi yanlışlarını kafanıza kafanıza vururlar. ‘Sevgili sanatçı kardeşim, bak işin bu yönü de var’ dediğinizde sizi dinlemezler. Dinlemiyorlar da, 28 yıllık fotoğrafçılık gözlemim öyle.

Kapanış: Oldukça geçerli ve öteleme vektörlü önermeler içermesine karşın, metinlerin fotoğrafları, daha önce görmediğim türden herhangi bir şey içermiyor. Yukarıdaki satırları yazan biri, mantıklı fotoğraflar da sunabilmeliydi bize... En ilgi çekici olanı (fotoğrafçının aynadaki yansımasını içereni), Escher’in bir grafik resminin taklidi niteliğinde.

Demek ki neymiş? Çıtamızı, fotoğrafçılarda yüz binde birden, milyonda bire yükseltmişiz.
Reha ÜLKÜ eklemiş - adds | 13 Mayıs 2008 Saat - Time 17:41
Sayın Wilson HURST'ün düşünsel yaklaşımını algılamak zor(benim için) iş böyle olunca,söylemi ile eylemi (ürünleri ) örtüşüyor mu ? sorusunun yanıtını da bulmak çok zor.
Burada asıl olanın,bir sanat dalında ürün oluştururken;salt duygu yoğun bir üretim değil,belki de duygulardan çok,düşünsel 8felsefi boyuta gereksinim olduğudur.
Fotoğraf dünyamız,giderek artan bir hızla,ya gördüğünü doğrudan aktarmak,ya da olabildiğince çok manüpile ederek yabancılaştırmak biçimlerinde fotoğraf üretmeyi sürdürmektedir.
Günümüzde,bütünsellikten yoksun,tek tek "iyi" fotoğraf üretir durumdayız.Oysa tekil olmak resim'e özgüdür.Fotoğraf ise çogul karerkterlidir."çoğul" da devamlılık vardır.salt bu nedenle bile fotoğrafın üzerinde yükselebileceği,düşünsel platform bir zorunluluktur.
Üstelik günümüz teknolojisi,düşünsel boyutu,eylemsel boyuta dönüştürme konusunda inanılmaz olanaklar sunuyor.Yeter ki dağarcığımız dolu olsun .
Salt düşünsel egzersiz yaptırmış olması bakımından bile,sayın Wilson HURST'un yaklaşımını önemli buluyorum.

Ali Rıza AKALIN
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 25 Mayıs 2008 Saat - Time 23:05
“Günümüzde, bütünsellikten yoksun, tek tek ‘iyi’ fotoğraf üretir durumdayız. Oysa, tekil olmak resime özgüdür. Fotoğraf ise çoğul karakterlidir. ‘Çoğul’da devamlılık vardır. Salt bu nedenle bile, fotoğrafın üzerinde yükselebileceği, düşünsel platform bir zorunluluktur.”

Tekil olmak resme özgü değildir. Resim tarihinde, yağlıboya resim tarihinde, ustaların 2 tür çoğulluk yarattığını görürüz: Bir: Aynı resmin içinde, özellikle büyük boy resimlerde (diyelim fresklerde) sayıları onları bulabilen, birbirlerinin içine geçebilen ve farklı okunabilen kadrajlamalar vardır. İki: Dizi resimlerde olsun (Bruegel’in Hollanda atasözleri dizisi), genel yaklaşım olarak olsun (Bruegel’de Hollanda’da gündelik yaşam ve Bosch’ta sürreel ilahilik) çoğulluk rahatlıkla bulunabilir. Artı, resimlerde saklanan birşeyler vardır, başaşağı ve çizgileşmiş derecede basıklaştırılmış kafatası simgesi gibi. Sinemada da tek bir kareyi filmin içine saklamayı deneyenler oldu (Snatch’te önekleri var), fotoğrafta bunu yapan bilmiyorum.

Bütünlük ile devamlılık birbirine özdeşleştirilmiş. Bütünlüksüz devamlılıklar ve süreksiz bütünler vardır.

Yanlış bir uslamlama ile doğru bir sonuca varılmış: Resimde, fotoğrafta ve sanatta, üzerine ürünlerin oturtabileceğiniz düşün(ce)sel bir kavramsal çerçeveye gereksiniminiz vardır. Bu olmayınca, eserleriniz kof olur, hoş ve boş olur.

Fotoğrafın kendilinden çoğul ve bütünsel olacağı varsayımı geçersizdir, hemen tüm fotoğraf tarihi boyunca, bugün Türkiye’de de, Dünya’da da usta saydıklarımızın önemli bir bölümü düşüncesiz fotoğraf çekmişlerdir. Genel panoramada, henüz o aşamaya evrilemediğimiz gözlenmekte.

Ancak, tüm bunlar için genelgeçer bir denklem yoktur:

Her sanatçı, genel denklemini öz(n)el denklemlerinden yola çıkarak genelleyecektir. O nedenle, insanlar bildikleri konuları daha iyi çekerler.

Ancak, sanatta didaktizm yoktur. Bazı ‘-malı’ ve ‘-mamalı’ dayatmalara gerek yok. Eleştiri serbest ama kimseye hangi fotoğrafı çekeceğini söylemek bizim işimiz değil, kendi işi.

Bu mantıksal sınırlar çerçevesinde, Ali Rıza Akalın’ın savlarını gözden geçirmesi ve yeniden denklemlemesi önerisinde bulunacağım.
Reha ÜLKÜ eklemiş - adds | 26 Mayıs 2008 Saat - Time 09:59
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.
Onay Kodu - Security Code

Ara - Search

EİF En İyi Fotoğrafım

  

 

 

 

TFSF Onaylı Ulusal Yarışmalar

National Photo Contests Under TFSF Patronage

31 Temmuz 2008  ADALAR KÜLTÜR DERNEĞİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Adaların Sesi"

06 Ekim 2008  BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"

16 Ekim 2008  AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"

28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.