e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü
21. ŞİNASİ BARUTÇU KUPASI Sonuçlandı
FOTOGEN Fotoğraf Sanatı Derneği tarafından bu yıl 21.si gerçekleştirilen “21. ŞİNASİ BARUTÇU KUPASI FOTOĞRAF SERGİSİ”sine daha önceki çalışmaları göz önünde bulundurularak, tüm yurt genelinde geniş bir tarama ile FOTOGEN Yönetim Kurulunca belirlenen 12 katılımcı davet edilmekte ve 6 şar fotoğraf baskısı ile katılmaları istenmektedir. Çalışmaları seçici kurul tarafından 3 yıl üst üste başarılı bulunan katılımcılar “ŞİNASİ BARUTÇU KUPASINI“ almaya hak kazanmaktadırlar.
Bu yılın seçici kurulu İsa Çelik, Selim SEVAL ve İlteriş TEZER den oluşmaktadır.
Bu yıl 3. turda bulunan ve kupa adayı olarak İzmir’den katılan Fenay ULU “21. ŞİNASİ BARUTÇU KUPASI“nı almaya hak kazanmış ve FOTOGRAFEVİ’nde düzenlenen bir törenle kupasını almıştır.
2.turda bulunan Birol Üzmez 3. tura atlamaya hak kazandı. Bu yıl ilk çağrılan adaylardan olan Uğurhan BETİN ise 2. tura atlamaya hak kazandı.

Uğurhan Betin
Fenay ULU ile Söyleşi
Öncelikle Fenay Ulu kimdir? Bizlere kendinizden bahseder misiniz?
1963 doğumluyum,23 yıldır kamu kuruluşunda çalışıyorum. Doğayı, başka kültürleri gezmeyi görmeyi, tanımayı seviyorum.
Fotoğraf benim için yaşamımdaki gökkuşağı gibi, bu renklerle ben de çok mutluyum, yaşamımın büyük bir parçası, tutkusu oldu.
1992 İFOD’la tanışma, 1996 yönetimde yer aldım. İki arkadaş, Işıkla Boyama atölye çalışması gerçekleştirdik, grubumuzun ‘Işığın Peşinde ‘adlı bu sergisi de farklı illerde sergilendi. 2006 yılında ayrılarak, EFSA (Ege Fot. Sanatı Derneği) ve İZDOF (İzmir Doğa Fotoğrafları Kulübü) üyesi oldum. EFSA Fotoğraf günlerinde de atölye çalışması gerçekleştirdim. Uluslararası ve ulusal yarışmalarda ödüller ve sergilemeler aldım, gösteriler yaptım, birçok sergiye katıldım.
Fotografla nasıl tanıştınız, fotografın dışında ilgilendiğiniz başka bir ifade biçimi var mı?
Lisede resim derslerim iyiydi ve fotoğrafçılık yapan bir resim öğretmenim fotoğraf kolu açtı, oraya katıldım. İlk çekimleri, karanlık odayı okulda öğrendim, çok etkilendim. Daha sonra İFOD ’la tanışıp iki aylık temel eğitimini aldıktan sonra, üyeliğim 2006 yılına kadar tüm etkinliklerini hiç bırakmadan takip etti. Fotoğrafa başladığım yıllarda ayrıca dağcılık sporu da yapmam nedeniyle başlangıçta çok sevdiğim doğa ve insan fotoğrafları çektim ancak doğa, belgesel tarzı fotoğrafları sevmeme ve çekmeme rağmen beni hiç tatmin etmedi. Fotoğraf çekerken kadraj, diyafram, enstantane vb. gibi etkenlerle pasif ve aktif düzenlemeler hep elimizdedir, bunlar da bizim tarafımızdan birer müdahaledir. Ancak hep kendimden daha başka bir şeyler katmak istedim, bu nedenle bir dönem sürekli fotoğrafları ve filmleri boyadım, bu boyamalarım da ilgi gördü. Genellikle son yıllarda portre ağırlıklı çalışıyorum, ayrıca kolaj/kurgu çalışmalarım oldu ve bu tarz çalışmalarım hala devam ediyor.
Fotoğraf, yaşamımın sürekli içinde ve zamanımı o kadar fazla alıyor ki açıkçası başka bir ifade biçimim şimdilik (?) yok.
Sanat insanın ufkunu geliştiriyor ve her alanı ilgimi çekiyor.
Türkiye’de fotografa ve fotografçıya bakışı bir kadın fotografçı gözü ile nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aslında hangi taraftan bakarsak, o taraf bize yakın gelir. Kadın ‘hisleri güçlü olan bir varlık, daha duyarlı, hassas ve ayrıntıcı. Yani sıfatları oldukça fazla. Fakat ‘Kadın fotoğrafçı‘gözüyle diye, bir ayrım yapmak istemem. Kişilere göre bazen olumlu, bazen olumsuz olabilir, ben pek olumsuzluk yaşamadığım gibi genelde destek gördüm. Türkiye’de fotoğrafa her zaman ilgi var, bir şekilde herkes ilgileniyor, seviyor. Ancak, belki kopyalanabilir özelliği nedeniyle alıcısı pek olmayan, izleyicisi de fotoğraf camiası ve yakın çevremizden oluşan bir de durumu var, bu da çok üzücü. Bir de pahalı bir uğraş.
Fotograflarınızda ışıkla boyama tekniği kullanıyorsunuz, bu teknik hakkında bizlere neler söyleyebilirsiniz?
Fotoğraf kelimesinin anlamı zaten, Photo (ışık) graphy (iz bırakmak) yani ışıkla iz bırakmak anlamında. Işıkla Boyama tekniğine 2006 yılında başladım. Bu teknik için; fener, uzaktan kumanda (veya deklanşör çubuğu), tripod, fotoğraf makinesi gerekli. Tamamen karanlık bir ortamda, tripoda kilitlediğimiz makinemizin, diyafram (8-13 arası) ve enstantane (bulb) modlarına getirip, modelimizin çevresinde sürekli hareket ederek, belli bir süre aydınlatıyoruz. Modelimizin uzun süre aynı şekilde hareket etmeden kalması, bir çekimin tekrarında aynı olmaması, karanlık ortamda çalışmak vb. nedenler çekimin zor yanları,ancak ortaya çıkan görüntülerin düşsel güzelliği her şeye değer.
Daha önce içerisinde bulunduğunuz iki büyük proje var; “Kadınlar Projesi
İki proje de İzmir’de Çizgelikedi’ye aittir. Arkadaşımız A.Filiz Güngör - Yalçın Çıdamlı tarafından başlatılan, katılımcıların tamamı bayan fotoğrafçılardan oluşan, fotoğraf sanatını kavramlar üzerinden yola çıkarak, sadece fotoğrafı üretmek değil, çokça tartışarak, yorumlayarak, sorgulayarak anlatmak, projede istediklerimizi doğru ifade edebilmek adına, düşüncelerini bizlerle paylaştıkları atölye çalışmasıydı. Her proje yaklaşık bir yılı kapsadı. Sürekli bir araya gelerek, birbirimizin projelerini eleştirdik, yorumladık, yeniden çekimler yaptık ama çok şeyler paylaştık ve öğrendik, en önemlisi de güzel dostluklar oluşturduk. Kadınların anlatacak derdi var düşüncesiyle, biz katılımcıların ama daha çok da Çizgelikedi’nin (www.cizgelikedi.com) emekleri, güzel dostlukların yanında iki güzel sergi ortaya çıktı.
Çizgelikedi‘den bahsederken 23 Ocak ‘ta kaybettiğimiz EFSA kurucucularından olan ayrıca İFOD yönetimlerinde yıllarca görev alan ve Çizgelikedi grubumuzun içinde de bulunan, değerli dostum, sevgili Ülker Sokulluoğlu Güngör‘ü yakın zamanda kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz, onu bu vesileyle anmak istedim.
21. Şinasi Barutçu kupasını almaya hak kazandınız, neler söylemek istersiniz?
21.Şinasi Barutçu kupası bildiğiniz gibi, Aralık 2009'da gerçekleştirildi. Kupanın yaklaşımı; katılımcıları teknik ve estetiği bir bütün olarak düşünerek, disiplinli çalışma ile anlam taşıyan altı fotoğraftan oluşan bir dizi oluşturmaya özendirmek ve üç yıllık maraton sonunda kupa ödülü ile onurlandırmak ve diğerlerini özendirmek ve Şinasi Barutçu’nun anılmasını sağlamak amacıyla Fotogen tarafından yıllardır emekle yürütülen bir etkinlik.
Uzun soluklu bir çalışmaydı, kupayı Türkiye’de ilkleri gerçekleştiren değerli bir fotoğraf sanatçısı adına almak ayrıca mutlu etti beni.
Çalışmakta olduğunuz yeni projeler var mı?
Yapmak istediğim projem var, biraz zamana bağlı. Ayrıca ışıkla boyama çalışmalarımın tümünü bir katalogda toplamayı düşünüyorum.
Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.
Ben de teşekkür ederim.
Fenay Ulu
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.