Dünya Emekçi Kadınlar Günü nasıl ifade edilebilir diye düşünürken, en iyi yolun tarihsel sürecinin anlatılması ile olması gerektiğini düşündüm.

Günümüzden çok eskilere doğru dönüp baktığımızda 8 Mart 1857 yılında Chicago’lu kadınların daha iyi iş koşulları mücadelesi için ilk adımı attıklarını görüyoruz. Tüm bu adıma sebep günde 15- 16 saat kadar çalıştırılmalarıydı. Haklı talepleri ise 10 saatlik iş günü, daha iyi iş koşulları ve daha iyi ücretti. Tüm bunlardan yola çıkarak başlamış olan bu kadın hareketi Amerika'nın Chicago kentinde on binlerce kadının yürüyüşe geçmesine neden olmuş. Bu grev zor kullanılarak bastırıldı. Çıkan olaylarda birçok kadın öldü, birçoğu tutuklandı.

…. ve aradan 50 yıl geçtikten sonra 8 Mart 1908’de yine Chicago'da yürüyüşe geçtiler. 50 yıl önceki taleplerine yenilerini de eklediler ; 8 saatlik iş günü, oy hakkı ve çocuk emeği ile ilgili yasa gibi.. 140 kadın öldürülüp maalesef direnişin kan ile bastırılması sağlanmış ve bir çoğu tutuklanmıştır..

İki yıl kadar sonra… Clara ZETKİN 1910 yılında Copenhag’ daki kadın konferansında öldürülen kadınların anısına, 8 Mart’ ların “DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ” olarak kabul edilmesini 2. Enternasyonale önerdi. Bu öneri kabul edildi.

1977 yılında ise Birleşmiş Milletler Genel Asamblesi’ne 8 Mart'ın “ Dünya Kadınlar Günü” olarak kabul edilmesi önerildi. Bu öneri de kabul edildi. Birleşmiş Milletler'in de bu öneriyi kabul etmesi tarihsel süreci de göz önünde bulundurduğumuzda bir zafere ve mücadeleye giden yolu düşünmeden edemiyor insan...

Türkiye'de ise Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında kutlanmaya başlayan "Emekçi Kadınlar Günü" 8 Mart 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 
1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. Ülkemizde aslında aktif olarak 1984 yılından itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.Kadınlar 80'li yıllarda 8 Mart'ı izinli yürüyüş ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazı kutlamalarını sürdürdüler. 90'lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanılır oldu.

Bugünün bir Dünya Kadınlar Günü olmasını sağlayan tarihteki bazı önemli kilometre taşlarını aşağıda veriyoruz:
1857 New York: Kadınlar 12 saatlik günlük çalışma saatine, düşük ücrete karşı yürüyüşler yaptılar. Polis tarafından dağıtıldılar.

1908 New York: 15.000 kadın daha kısa çalışma saati, daha iyi gelir ve oy hakkı için yürüdü. Doğum izni istediler. Kullandıkları slogan "Ekmek ve Gül" idi. Ekmek yaşama güvencesini, karın tokluğunu, gül ise daha kaliteli yaşamı simgeliyordu.

1909: İlk Kadın Günü 28 Şubat'ta kutlandı. Avrupa'daki kadınlar da Şubat ayının son pazar gününü Kadın Günü olarak kutladı.

1910: Clara Zetkin isimli bir Alman sosyalist kadın, kadın Sosyalist Enternasyonali'nde Dünya Kadınlar Günü olmasını önerdi ve kabul edildi.
1911: Kophenhag kararından sonra ilk kez 19 Mart'ta Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre'de kutlandı. Yüz binlerce kadın ve erkek değişik aktiviteler yaptılar. Oy verme, seçme seçilme hakları yanı sıra meslek edinme ve mesleki eğitim görme haklarını istediler.Bu kutlamalardan 2 hafta sonra Triangel yangınında 140 kadın öldü. Bu olay Amerika çalışma kurallarını büyük ölçüde etkileyen bir yere sahiptir.

1917: Rus kadınlar "ekmek ve barış" için grev yaptılar. Yaşam koşullarının kötülüğünü protesto ettiler. Bu olay 8 Mart'ta olmuştur ve daha sonra bütün Avrupa ülkeleri tarafından da kabul görmüştür.
1977: Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Kadın Hakları ve Dünya Barışı Günü olarak 8 Mart'ı kabul etti.
Kadının hak ettiği yerde olduğu, eşit olduğu, bilinç düzeyi yükselmiş bir toplumda yetiştiririz umarım evlatlarımızı. Nazım Hikmet’in çok sevdiğim bir şiirini Kadınlar Günü’müzde sizlerle paylaşmak istiyorum.
KADIN
Kimi der ki kadın
Uzun kış gecelerinde
Yatmak içindir.
Kimi der ki kadın yeşil bir
Harman yerinde dokuz zilli
Köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki hayalimdir.
Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal
O benim kollarım bacaklarım.
Yavrum, anam, karım, kız kardeşim
Hayat arkadaşımdır.
Nazım Hikmet

.............
bizleri doğuran
ve
yaşamımızın doğumdan ölüme her anında
varlıklarıyla onurlandığımız,
ihtiyacımız olduğunda desteklerini esirgemeyen,
eğiten, yetiştiren,
bizi biz yapma yolunda yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren
fedakar kadınlarımızın
Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum.
Yazı : Sema ÖZEVİN
Fotoğraflar : Faika Berat PEHLİVAN, Özcan ÇELTİKLİ, Sema ÖZEVİN
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"
06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"