e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü

Fotoğrafın yaşamınızda, var oluşunuzdan bu yana olduğunu biliyoruz. Fotoğrafı zanaat olarak sürdüren bir ailenin üçüncü kuşak fotoğrafçısısınız. Biraz Adnan Polat' dan dinleyebilir miyiz fotoğrafın içinde bulunuşunuzu?
Söylediğiniz gibi ailem fotoğrafçılığı zanaat olarak yapıyor. Dedem ve babamdan gördüklerimle yoğrulurken istekli halimi gören Fikret Otyam 12 yaşındayken ilk fotoğraf makinemi hediye etti bana. Kendimi sorgulamaya başladığım dönemlerdi. Sayın Otyam’ın kabzalı, Rus yapımı bir fotoğraf makinesinin yaşamıma girmesiyle beraber rahmetli Adnan Mutlu, Gültekin Çizgen ve Fikret Otyam'lı sohbetlerin içinde buldum kendimi. Her zaman hayranlıkla dinlerdim onları.
Daha sonraları Zeki Alasya ile karanlık oda çalışmaları yaptık bol bol. Oyun için Ankara'ya geldiklerinde beraberinde Rus malı, çanta içindeki portatif agrandizörünü de yanında getirirdi. O zamanlar ki adı "Bulvar Palas" olan otelde, oyun aralarında dinlenmesi gereken dönemlerde beraber fotoğraf basardık. Öylesine ilgili idi ki bir süre sonra aynı amaçla sık sık Ankara'ya gelip giden Perran Kutman'ı da kandırmıştı. Birlikte sürekli fotoğraf çekiyor, karanlık odada basıyorduk. Öncelikli amaç fotoğraf çekmek ve basmak olmuştu neredeyse. Hani deyim yerindeyse fotoğraftan fırsat buldukça oyuna çıkıyorlardı.
Daha sonra?
Çekmeye devam ettim. Doğayı, insanları kısaca çevremde ne varsa. Siyah/ beyaz filmler dayanmıyordu. Denemeler, filtreli çekimler, atraksiyonlar, gezinmeler. Konudan konuya, renkten renge.
Fotoğrafa ve sanata bakışınız?
Sanatın fotoğrafla ilgili kısmına daha yakınım ancak bana göre fotoğraf bir anlatım dili. Fotoğraf çekmeseydim resim yapar yine estetik bir yaklaşımla, kaygılarla düşüncelerimi iletmek, fikirlerimi paylaşmak isterdim izleyenlerle.
Sanat galerisi ile ilgili çalışmalarınız da var. Yaptığınız işler ekstra bir yük getiriyor mu, yoksa sanatın her alanına yakınlığınız bakışınızda farklılık yaratıyor ya da işinizi kolaylaştırıyor mu?
Şüphesiz bir yük getiriyor, Hem de bayağı bir yük. Ancak sanat adına bilim adına, toplumsallaşma adına seve seve katlanıyoruz. Daha doğrusu dayanıyoruz, insan olarak, aile olarak topluma borcumuzu ödüyoruz.
Fotoğraf çalışmalarında ekipmanı önemser misiniz?
Fotoğraf yaşamınızın büyük bir bölümü analog sistemle geçti. Ancak bugün işiniz gereği dijital sistemi aynı zamanda fotoğrafçıya sunan biri olarak, ne düşünüyorsunuz dijital sistem hakkında?
Evet, ekipman önemlidir. Teknolojiyi yakından izlerim. Uzun süre kimyasal film kullanan biri olarak dijitale geçiş zor gelmedi. Ona da alıştık, kavradık. Zaten teknolojiyle başa çıkılmaz. Dijital biraz fotoğraf kalitesini düşürdü ancak müthiş bir hız kazandırdı.
Fotoğraf çekmek mi, yapmak mı sizce?
Teknik olarak bir eser çıkartmak olmamalı amaç. Adı ne olursa olsun, fotoğrafçıyı görebiliyorsak yapılan fotoğrafta, neden olmasın, her ikisi de geçerli.
Son dönemdeki işleriniz genel de kolay tüketim, hayatın hızlı akışı, doğanın dengesinin bozulması ve kentlerin dönüşümü ile ilgiliydi.
Bu projelere başlarken neleri hedeflemiştiniz ve çalışma sonucunda hedeflediklerinize ulaşabildiniz mi?
Ulaşmaya çalışıyor, çabalıyorum. Hedefler hiçbir zaman bitmemeli. Hedef kalmazsa heyecan da kalmaz. Birçok projem var ajandamda hayata geçirilmeyi bekleyen.
Bunların dışında gerçekleştirdiğiniz projelerinizden bahseder misiniz?
Kentleri çalıştım, genişletmek istiyorum. Türkiye’nin kayalarını, kayalıklarını çekmek istiyorum. Duvarlardaki renkleri çekiyorum ve devam edecek. Son zamanlardaki takıntım da sanatçı portreleri.
Dijital fotoğraf, çabuk üretilip sunulan ve tüketilen bir ürün olarak çıkıyor karşımıza. Bununla ilgili neler soylemek istersiniz? Uzun yıllar analog makinelerle çekimlerini gerçekleştiren biri olarak dijital fotoğrafçılığın çıkışına ilk zamanlar nasıl tepki verdiniz, şimdi ne düşünüyorsunuz?
Hiç tepki vermedim. Aynı zamanda fotoğrafçılıkla uğraştığım için tepki anlamsız olurdu. Bizler aydınlık, çağdaş insanlarız, yenilikleri, teknolojik devrimleri benimser, uygularız.
Sizce dernekler fotoğraf eğitimi vermeli mi? Ya da atölyelerin işlevleri sizce neler olmalı?
Vermeli, ancak uzman kişiler vermeli. Herkes atölye kuramaz. Atölyeleri yetkin kişiler, ustalar kurar, kurmalıdır.
Fotoğraf yarışmalarında fotoğraf eleştirmenliği ve jürilik görevleriniz oldu. Federasyondan patronaj alınmalı mı sizce fotoğraf yarışmalarında?
Bu çok ince bir konu. Patronaj almak gerekmez, isteyen de alabilir.
Yarışmalarda jürilerin objektif olunduğunu düşünüyor musunuz?
Olan da var olmayan da. Doğaldır. Her zaman her yerde olumsuzluk olabilir. Ancak ben ve birlikte jürilik yaptığım insanlar hep objektif davranıyor.
Yarışmalar ve sonrasında çıkan dereceler (EFIAP, FIAP v.b.) konusunda bir yorumunuz olabilir mi? otografta alınan ödüllerin ve FIAP, AFIAP, EFIAP, HonEFIAP... gibi dağıtılan ünvanların önemi nedir sizce?
FIAP‘ ın internet sayfasını açarsanız, ilk cümle “amatör dünya’nın” dır. Dolayısıyla bu konuda fazla söze gerek yok. FIAP unvan vermez. Kişiler yarışmalara katılır, bir değerlendirme sonucu ünvan alır.
Fotoğrafta kaçıncı yılınızı kutluyorsunuz? Geriye dönüp baktığınızda fotoğraf adına eksik bıraktığınız bir şeyler olduğunu düşünüyor musunuz ya da fotoğrafa ilişkin ütopyalarınız var mı ?
Fotoğrafla 42 yıl olmuş, ancak 38 yıldır anlamlandırarak, sorgulayarak, kavrayarak ve bir üst dil olarak kullanmaya çalışmak diyebilirim. Yarım olan projelerimi tamamlamak en büyük hedefim.
Başka tutkularım yok fotoğrafın dışında. Şimdi başıma bir şey gelse "daha şuraya gidip gezecektim, daha şunu alacaktım" gibi düşüncelerim olmaz. "Şu projemi tamamlayamamıştım henüz, yarım kalan bu oldu" gibi düşüncelerim olur. Büyük bir istek ve şevkle de devam ediyorum fotoğraf yaşamıma... Bir arkadaşımla konuşurken dedi ki bana; “sevdiğim şeyleri yapmak için para kazanıyorum oysa sen sevdiğin şeyi yaparken para kazanıyorsun”. Gerçekten de öyle, kendimi çok şanslı sayıyorum, tutkulusu olduğum işi yaptığım için.
Fotoğrafın teknolojik, bilimsel, kültürel ve sanat olarak tam ortasındayım ve mutluyum.


www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.