Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > TEMMUZ 2009 SAYISI - JULY 2009 ISSUE > Ahmet Bozkurt : Fotoğraf Gezginleri : 31. Kemaliye Kültür ve Doğa Sporları Festivali’nin Ardından
Ahmet Bozkurt : Fotoğraf Gezginleri : 31. Kemaliye Kültür ve Doğa Sporları Festivali’nin Ardından

31. KEMALİYE KÜLTÜR VE DOĞA SPORLARI FESTİVALİ’NİN ARDINDAN…

 

 

Yazı ve Fotoğraflar: Ahmet BOZKURT 
 


Kemaliye (diğer adı ile Eğin)

 

Kemaliye Fırat'ın Karasu kolu üstünde, sağ kıyıda kurulmuştur. Doğudan Munzur Silsilesi, batıdan ise Sarıçiçek dağları ile çevrili olup, deniz seviyesinden 825-900m. yüksekliktedir. Keban Barajı yapıldıktan sonra yükselen su seviyesi Kemaliye önünde bir göl oluşturmuştur. Kemaliye'nin en önemli sorunlarından biri ulaşımdır. Çevresindeki en yakın il'e yaklaşık üç saat mesafede olan ilçenin dağlık oluşu, ulaşımı zorlaştırmaktadır. Kemaliye, Erzincan'a 163 Km, Malatya'ya 175 Km ve Elazığ'a 145 Km. uzaklıktadır. Elazığ ve Malatya'dan gelen Karayolları birleşerek Arapkir'e ve daha sonra Kemaliye İlçe merkezine ulaşır. Bu yol, Bağıştaş demiryolu istasyonuna ve oradan da İliç-Kemah istikametinde devam ederek, Kemaliye'yi Erzincan'a bağlar. İlçe toprakları içinden doğup Karasu'ya karışan önemli su kaynakları;  merkez ilçenin bağrından kaynayan Kadıgölü, Sarıkonak Köyü Suyu, Umutlu (Barasor) deresinin sularını toplayan Ziyaret Suyu ve Kekikpınar köyünden kaynayan Müran çayıdır. Ayrıca, ilçe merkezine yakın ve çevredeki komşu köylerin bahçelerini besleyen Kırkgöz Kaynağı,  Kemaliye'yi ve Karasu vadisini yüksekten seyreden fevkalade bir güzelliğe sahiptir. Kemaliye'nin dağlık yapısı, dağ sporlarının yapılması ve geliştirilmesi bakımından oldukça elverişli bir ortamdır. Ayrıca, bu arazi yapısı bir ok yabani hayvanın yörede yaşamasına ve barınmasına neden olmuştur. Yüksek kayalıklar arasında yaşayan dağ keçileri zaman zaman ilçe yakınlarına kadar sokulmakta ve seyredilebilmektedir.

 

Tarihçesi

 

Fırat ve Dicle vadilerinin genellikle Pers egemenliğinde olduğu dönemlerde Kemaliye'de (Eğin)  Pers egemenliğinde kaldı. Eğin, daha sonra başlayan Roma devri ve onu takiben Bizans dönemini yaşadı. İslamiyet’in yayılmaya başlamasıyla birlikte Arap orduları bölgeye akınlar düzenlediler ve Hz. Ömer’in evladı Emin Ömer Bin Lokman tarafından Eğin İslam egemenliği sınırları içine katıldı. Daha sonra,  Malazgirt Meydan Muharebesi ile bölge Türklerin eline geçti ve Selçukluların Anadolu'ya hâkim olmaları ile birlikte Selçuklu Egemenliği başladı.

 

İlk olarak, Çelebi Sultan Mehmet zamanında Osmanlı Egemenliğine giren Eğin'e, bilhassa Yavuz Sultan Selim zamanında çok önem verilmiştir. Yavuz Sultan Selim, sosyal ve kültürel önlemler almış, Kafkasya'dan gelen aileleri Eğin'e yerleştirerek, geçimlerini sağlamaları için İstanbul'da et satışını yönetmek üzere bir ferman vermiştir. Fermanda  "Eğin ve 19 pare köyüne ..." deyimi bulunmaktadır. Daha  sonra,  IV.Murat  döneminde odun ve kömür kethüdalığı da Eğin'e verilmiştir.  Kemaliyelilerin büyük şehirlerde genelde kasap ve kömürcü olmalarının temelinde bu hususun önemli bir yeri vardır.

 

Eğin, XI.yüzyılın ilk yarısında Harput'a ve 1878'de Mamuret-ül-Aziz  (Elazığ) vilayetine bağlanmıştır. Daha sonra, Malatya'ya bağlanan Eğin'in adı 1922 yılında TBMM icra vekilleri tarafından Kemaliye olarak değiştirilmiş, 11 Mayıs 1938'de ise Erzincan'a bağlanmıştır.

 

Kemaliye’nin nüfusu XVI.  yüzyıldan itibaren artmış, XIX. yüzyılda duraklamış ve XX. yüzyılda ise giderek azalma göstermiştir. 1890 yılında nüfus 19 bin olarak bilinmektedir. Büyük kentlere, özellikle İstanbul ve Ankara'ya göç nedeniyle, nüfus 2.000'e düşmüştür.

 

Yukarıdaki bilgiler İnternet kaynaklarından alınmıştır.

 

 

30 Mayıs – 5 Haziran 2009 tarihleri arasında 31. si düzenlenen Kemaliye Kültür ve Doğa Sporları Festivaline, kısa adı FSK olan Fotoğraf Sanati Kurumu’ndan Sabiha Sungur ve yeğeni Pelin, Necip Evlice, Zeyfod’dan İbrahim Elman ve dedelerinin izini bulmaya çalışan dostum Yüksel Eğinli ve ben katıldık. 31 Mayıs 5 Haziran tarihleri arasında Kemaliye ve çevresini gezdik. Kemaliye’li Fotoğraf Sanatçısı, Derneğimizin Kurucu ve Onur üyesi Sn. Sıtkı Fırat’ın daveti üzerine katıldığımız Şenliklerde ilk kez Kemaliye de olmaktan çok mutlu olduk. Birkaç yıldan bu yana davetini tekrarlayan Sn. Sıtkı Fırat’ın haksız olmadığını, Kemaliye ve çevresini gezmek için 5 gün sürenin yeterli olmadığını gördük. Kemaliye’de kaldığımız süre içinde konakladığımız Apçağa köyünden emekli öğretmen Ahmet Berkay ve eşi Ayşe hanim bizi güzel konaklarında mükemmel ağırladılar. Gezilerimiz için özel aracını bizlere tahsis eden Şevket Gültekin ve şoförlüğümüzü yapan İsmail Kutlu Gültekin’e ayrıca teşekkür etmek isterim.


 

Festival süresince Cirit ve Rafting etkinliklerine katıldık, Karanlık Kanyon’da yurdumuzda ve dünyada bir ilk olduğu söylenen Base Jump atlayışı izledik ve belgeledik. Kekikpınarı’ndan, Ocak ve Akçalı köyleri, Karasu’yun karşı kenarından Başpınar’a kadar gezdik. Apçağa köyünden Sırakonaklara kadar patikadan yürüdük... Kültürü ve Doğası ile zengin bir yurt köşemizi yakından tanıdıkça, neden buralara daha önce gelmedik, görmedik diye hayıflandık.



 

30 Mayıs Cumartesi günü Ankara Garından Doğu Ekpresi ile 17:20 da başlaması beklenen yolculuğumuz, biraz geç başladı ve oldukça uzundu. Fakat yataklı vagonun konforu, yol arkadaşlarının çokluğu, trenin hareketi ile gezinin başlamış olduğu düşüncesi Erzincan Bağıştaş istasyonuna kadar sürecek yaklaşık 15 saatlik yolculuğu zevkli hale getiriyordu. Neredeyiz, nereye geldik merakı seyahat boyunca hiç bitmedi. Demiryolları güzergahları hep farklıdır karayolundan, kah çakışır kah ayrılır, şehirler eğer tanıyorsanız, o tanıdığınız şehir değildir sanki. Kompartımanda termosa demlenen çayın yanında kek ve kurabiyelerden sonra akşamın geç saatlerinde Trenin restoran vagonunda yediğimiz yemeğin ardından yataklarımıza çekildik. Trenin raylarda çıkardığı tik taka, tik tak sesleri bana her zaman ninni gibi gelmiştir. Sabahın ilk ışıkları ile acaba neredeyiz, çevrede fotoğraf var mı merakı yeniden başladı. Bir süre sonra Sivas istasyonunda idik. Burada Sivaslı arkadaşım Kıymet’in kulaklarını çınlattım. Saat 11:00 sularında Bağıştaş istasyonunda kısa süre duraklayan trenimizden adeta atladık, bizi bekleyen Kemaliye posta minibüsüne yerleşmemiz eşyalarımız nedeni ile biraz zaman aldı.




Fotoğraf: İbrahim Elman
 

Sonra, minibüsümüz ile başlayan tırmanış bizi farklı bir coğrafyaya götürüyordu. 45 dakika kadar sonra Fırat üzerindeki köprüden ve tünellerden geçerek Kemaliye’ye ulaştık. Şehir Kulübü bahçesinde çınarlar altında bizi bekleyen Sıtkı hoca ve arkadaşı Muharrem ile buluştuk. Hızlı yenen öğle yemeği sonrası Karasu kıyısındaki düzlükte düzenlenen Cirit gösterisine katıldık. Gösteri boyunca değişik açılardan fotoğraflar çektik. Daha sonra Karanlık Kanyon’da ülkemizde ve dünya da ilk kez yapılacağı söylenen Base Jump etkinliğini izlemek üzere, Kemaliye’nin 130 yıllık rüyası, birçokları için olduğu gibi bence de sonucu doğa tahribatı olan Karanlık Kanyon boyunca açılan Taş Yolu’ndan yürüdük. Yaklaşık 500 – 600 m açıklığı olan iki zirve arasına gerilen çelik halatlar yardımı ile atlayıcı ortaya kadar gelecek ve kendini 400 m yükseklikten boşluğa bırakacak ve zemine 100 m kala yamaç paraşütünü açarak nehir kıyısındaki küçük bir düzlük alana inecekti. Uzunca bekleyişimize rağmen, dinmeyen ve akşam oldukça gittikçe artan rüzgar Türk ve yabancı sporcuların atlamasına fırsat vermedi. Bir sonraki gün tekrar deneme yapılacağı söylendi ve ayrıldık. Kemaliye’de Cumhuriyet Lokantası’nda yenen yemeğin ardından konaklayacağımız Kemaliye’ye 7-8 km mesafede ki Apçağa köyüne doğru bize tahsis edilen Minibüs ve gezimiz süresinde bize kaptanlık yapacak koyu Beşiktaşlı genç ve hızlı İsmail kardeşimiz ile yola koyulduk.  Elazığ, Malatya yolu boyunca gittikten sonra sağa döndüğümüzde bizi büyükçe bir tabela karşıladı. “Apçağa köyüne hoş geldiniz”, yanında bir dörtlük;

 

Orda bir köy var, uzakta

O köy bizim köyümüzdür.

Gezmesek de, tozmasak da

O köy bizim köyümüzdür.

 

Ahmet Kutsi TECER’in o çok bilindik ve günümüzde birçok şehirlinin duygularına tercüman olan o ünlü şiirinden bir dörtlük. Konaklayacağımız köy işte o ünlü, özlem duyulan, sahiplenilen köy idi. Bir arkadaşımız bu köy 1950’lerin Bakanlarından Sadık Perinçek’in ve ülkemizde bir parti lideri Doğu Perinçek’in köyü dedi aynı zamanda. Köy meydanında “Ahmet Kutsi Tecer Kültür Evi” tabelalı ahşap ve bakımlı yapı bizi mutlu etti. Bizi çarşıda bekleyen fakat bir türlü gelemediğimiz için evine giden ev sahibimiz emekli öğretmen Ahmet Berkay’ın evini taş döşeli merdivenlerden tırmanarak bir köylü yardımı ile bulduk. Ahmet Berkay ve eşi Ayşe Hanım bizi güler yüzle karşıladı. Tanışma ve yorgunluk çayının ardından sabah fotoğraf çekecekler saat 6:00 da, kahvaltıya katılacaklar 8:00 de hazır olmak üzere odalarımıza çekildik. Uzun ve yorucu bir günün ardından, her zaman tercihim olan yer yatağında deliksiz bir uyku çektim. Sabah 6:00 da uyanıp sessizce giyinip dışarıya süzüldüm, Necip bey de benimle idi. Sokakları turladık, ahşap evler çok güzel görünüyordu, fakat çoğu boştu veya yaşlı insanlar oturuyordu.



 

Saat 8:00 civarında evin terasında bizim için hazırlanan kahvaltı masasında neler yoktu ki, zeytinden otlu peynire, baldan pekmeze kadar. Kekik bilirdik, sonra Hatay’da Zahteri tanıdık bugün de Kemaliye de 100 çeşit ottan yapılan Zetiri yi. Lavaş ekmeği, peksimet ile bol çaylı kahvaltı sefamız bir saat kadar sürdü. Sonra,  köy çıkışında Sıtkı hocamız ile buluşarak Malatya yönünde gezmeye başladık ve Kemaliye’nin karşı yamacında Kırkgöz piknik alanına gittik. Burada bir kayanın altından adeta bir dere fışkırıyordu. Bu kadar yüksek bir noktadan bu son derece şaşırtıcı idi fakat aşağıdaki köyleri, bağ ve bahçeleri bu su besliyordu. Burada bir süre kaldık, Kemaliye’li piknik yapanların ikramları nerede ise öğle yemeği yerine geçti. Çağatay yolda ekibi için yamaç paraşütü gösterisi yapan paraşütçü bizim için de güzel kareler oluşturdu. Daha sonra base jump etkinliğinin 2. denemesini izlemek üzere Karanlık Kanyon’a yöneldik. Bu defa hava durgun ve uygundu. Tam zamanında orada olduk. Sporcu tel boyunca kayarak orta noktaya doğru geliyordu. Atlayış, düşüş, paraşütün açılması ve yere iniş anlarını fotoğrafladık. Bir süre sonra başarılı atlayışı gerçekleştiren sporcu Arif yanımızda geldi. Kendisini kutladık ve birlikte fotoğraf çektirdik. Daha sonra Kemaliye’ye çınar altına döndük. Cumhuriyet lokantasında yenen akşam yemeği sonrası Apçağa köyünde evimizde idik.


 

1 Haziran Pazartesi sabahı yine 6:00 da uyanıp köyde gitmediğiz köşeleri Sabiha ile keşfettik. Bir gün önce sokağın başına kadar gidip devamında bir şey yoktur diye döndüğümüz fakat devamında kaya üzerine yapılmış muhteşem köşkü uyarılar üzerine bulduk. Kayabaşı’ndan Sırakonaklar köyüne doğru giden patikayı keşfettik. Önümüzdeki günlerden birisinde sabah erken kalkıp bu patikadan Sırakonaklar’a kadar yürümenin güzel olacağını düşündüm. 8:00 de yine muhteşem bir kahvaltı terasta bizi bekliyordu. Ayşe hanim hiçbir şeyi eksik etmiyordu. Kısa hazırlık sonrasında Kemaliye’de çınar altında bizi bekleyen Sıtkı hoca ile buluşmaya gidiyoruz. Çınar altında içilen tavşankanı çaylar sonrasında Sırakonaklar’a doğru yola çıkıyoruz. Sırakonaklar köyü, vadi yamacında güzel görünümlü ahşap evlerle bezenmiş bir köy. Araçlarımızla köye doğru yükseliyoruz, yol boyunca küçük yerleşimlerden geçiyoruz. Köyün girişinde aracımızı bırakıyoruz, çünkü yollar dar daha ileride dönemeyebiliriz. Köyün merkezindeki camiye kadar yürüyoruz. Küçük parkta oturan köylülere selam veriyoruz. Ahşap evlerden oluşan köyde yine birçok yerde olduğu gibi kapı tokmakları, kapılar, pencereler ilginç kareler oluyor bizler için. Bir saatten fazla köy içinde dolaşıp fotoğraflar çekiyoruz. Kapı önlerinde konuştuğumuz köy sakinlerinin kışları İstanbul’da oturduklarını yazın buraya geldiklerini öğreniyoruz, birçok Anadolu köyünde ve kasabasında olduğu gibi. Çoğu emekli olan köy sakinleri, yazları köylerine özlemle geliyorlar.




Hep birlikte Kemaliye’ye dönüp biraz da Kemaliye içinde gezmek istiyoruz. Kadıgölü Kemaliye’ye can veriyor. Yükseklerden bir noktadan adeta bir dere fışkırıyor, hemen yanı başındaki cami yanından Kemaliye içinden Karasu’ya doğru çağıldayarak akıyor. Hemen caminin altında restore edilen bir değirmen çalışıyor. Eskiden bir de jeneratör varmış dere üzerinde, Kemaliye’ye elektrik sağlayan. Günümüzde ne yazık ki yok. Değirmenin hemen yanında Meşhur Lökhane’den dut ve cevizden yapılan Lök tatlısı ve bademle yapılan Beşateş tatlılarından yiyoruz. Sonra, sokaklara dalıp ahşap evleri, kapıları, kapı tokmaklarını fotoğraflıyoruz. Cumhuriyet Lokantasında yenen akşam yemeği sonrası Apçağa köyünde evimizdeyiz. Ayşe hanimin demlediği yorgunluk çayını içiyoruz. Bu arada fotoğraflarımızı kontrol ediyor, belleklerimizi boşaltıp, bataryalarımızı şarj ediyoruz. Çektiğimiz fotoğrafları ev sahiplerimiz ile paylaşmaktan mutlu oluyoruz.



 

2 Haziran Salı günü kahvaltı sonrası Sıtkı hocamız ile Kemaliye’de buluşuyoruz. Bugün Karasu’nun karşı yakasındaki köyleri gezmeyi planlıyoruz. Karasu üzerindeki köprüden geçerek ilk olarak Yaka köyüne geliyoruz. Buradaki çeşmeden su içip yolumuza devam ediyoruz. Bu defa Karasu’yun karşı yakasından Kemaliye’ye bakıyoruz. Virajlı yollardan Yeşilyamaç köyüne ulaştığımızda burada gözlerimize inanamıyoruz. Tepenin başında manzarası güzel bir noktada barbeküsü, tuvaletleri, masaları, bankları ile bir park var. Bu park köyden İstanbul’a giden bir iş adamı tarafından yaptırılmış. Burada, çantamızda mevcut puaça ve kekleri yiyor, termosumuzda demlediğimiz çayı içiyoruz, Sıtkı hocamızın sohbeti eşliğinde. Köyde sadece İstanbul’dan gelmiş emekliler var. Bizim oralarda, köyde yıl boyu kalan bir kaç hane, bu yazlıkçılara göçmen kuşlar diyor. Uzakta karlı Munzur dağı görüntüleri eşliğinde Yayladamı, Aslanoba ve Dolunay köylerini geçerek Başpınar kasabasına kadar gidiyoruz. Burası eski Bakanlarımızdan Ali Coşkun’nun köyü. Burada, yine göçmen kuşlara rastlıyoruz, ikram ettikleri çayı içiyoruz. Sıtkı hocamızın ilk öğretmenlik yaptığı kasaba olduğunu öğreniyoruz ve orada eski öğrencilerine rastlıyoruz. Bir daire çizerek baraj üzerinde meşhur valilerimizden merhum Recep Yazıcıoğlu köprüsünden geçerek Elazığ, Malatya yoluna ulaşıyoruz. Akşam yemeğimizde Özden tesislerinde alabalık yiyoruz.  Daha sonra Apçağa köyündeki konağımıza dönüyoruz. Ertesi gün Karasu’da rafting etkinliği var.




 

3 Haziran Çarşamba günü biraz uyuyup dinlenmeyi tercih ediyoruz. Yine muhteşem bir kahvaltı sonrası Kemaliye’ye gidiyoruz. Yüksel bey burada kalıp Nüfus dairesine gitmek ve Kemaliye’den Tarsus’a göç eden büyük dedesinin izini bulmak istiyor. Biz festival organizasyonu tarafından temin edilen araçla rafting botlarına bineceğimiz yere kadar Taşyolu boyunca gidiyoruz. Kemaliye’nin 130 yıllık rüyası Taşyolu, büyük emek ve para harcanarak yapılmış, Karanlık Kanyon boyunca giden kayalara oyulmuş tünellerden oluşuyor. Çıkan hafriyat, tünellerden nehre doğru açılan pencerelerden nehre atılmış, bu pencereler tünellere aydınlık ve hava sağlıyor. Botlara bineceğimiz noktaya geldiğimizde araçtan inip çarşaktan aşağıya doğru iniyoruz. Yaklaşık 70-80 kişi kano ve botlara binmek için bekliyor. 8 kişilik bir bot ayarlayıp en son çıkmayı planlıyoruz. Fotoğraf makinalarımız yanımızda ve onları sudan korumak istiyoruz. Kanyon boyunca su durgun olduğu için kürek çekmeden yol alamıyoruz. Kanyon boyunca yer yer derin vadilerden Karasu’ya karışan dereler var. Buralarda, su berrak ve çok soğuk.



 

Bir ara Pelin küreği ile birlikte bottan atlıyor serinlemek için. Su diz boyu fakat çok soğuk, görüntü ise biraz anlamsız gibi, dizlerine kadar su için de bir kız ve elinde rafting küreği. Hemen fotoğrafını çekiyoruz, isim İbrahim beyden geliyor “avare kasnak”. Karanlık kanyon boyunca orada yapılabilecek doğa sporları etkinlikleri ile ilgili projeler üretiyoruz namı diğer biraz geyik yapıyoruz kendimizce. Tünellerden açılan pencerelerden nehre doğru atılan hafriyat kalıntıları buradan çok kötü görünüyor. Adeta bir doğa katliamı. Nehirde bizden başka bot kalmamış. Yaklaşık 2 saat sonra bizi merak ediyorlar ve motorlu tekne ile almaya geliyorlar. Artık kürek çekmemize gerek yok, motor gücü ile uçuyoruz sanki. Ben, geçtiğimiz yıl Fırtına deresinde rafting yaptığım için raftingin ne deli bir spor olduğunu yaşamış ve bu nedenle motorlu botla gezelim önerisinde bulunmuştum. Bu sayede benim isteğim de gerçekleşmiş oldu. Nehir kıyısına yakın, yeni açılan yüzme havuzu yanındaki restoranda alabalık yiyoruz. Sahibi İstanbul’da oturuyormuş, o da göçmen kuşlardan. Kemaliye’ye dönüp biraz çınar altı keyfi yapıyoruz. Bu akşam bir dostunun bağ evinde misafir olarak kalan Sıtkı hocamızın davetlisiyiz. Bize mangal yakmaya söz verdi. Akşam mangal ve ızgaralar eşliğinde sohbetle geçiyor. Ertesi sabah tekrar buluşup Sıtkı hocamızın köyüne kadar gideceğiz.



 

4 Haziran Perşembe günü sabah erken kalkıp hemen yandaki büyük bir kaya üzerine yapılmış, ev sahibimiz Ahmet Berkay’ın akrabasına ait evi fotoğraflamaya gidiyoruz. Zemin kattan girince karşımıza çıkan merdiven yerli kayaya oyulmuş. Merdivenin köşesindeki soku taşı yine sabit, yani yerli kayaya oyularak yapılmış. Merdiven dönüşündeki sahanlık yine ana kayanın bir parçası. Ana girişin hemen sağındaki mahzenin yarısından öncesi kaya zemin ve sonrası kayanın yükselen bir parçası. Merdiven başındaki oda küpler ve sandıklarla dolu. Küçük bir pencereden sızan ışık küpler üzerinde hoş görüntüler oluşturuyor. Büyük salonda eşyalar (yatak, yorgan vs) bir masa üzerine yığılmış. Kapalı kepenklerden sızan güneş yine hoş. Direkte bir takvim, yıl 1974’ü gösteriyor, üzerinde Sıtkı Fırat’ın bir fotoğrafı. Köşede yatak dolabı veya banyo. Kemaliye’de salonlarda mevcut yatak dolapları aynı zamanda banyo. Yatağı çıkardıktan sonra kalan masa benzeri yükseltiyi açtığınızda altından banyo çıkıyor. Salonun üç yanı sedir, pencerelere zıt yüzeyde işlemeli ocakbaşı. Salonun girişi ve teras zemini iri çakıl taşlarından yapılmış. Sulanan zemin taşları arasında kalan su nem sağlasın diye yapılmış. Eskiden açık olan tüm teraslar, günümüzde oluklu saçla kapatılmış. Eğer böyle yapılmamış olsa, bu evlerden birçoğunun günümüze kalamayacağı söyleniyor.



 

Kahvaltı sonrası bizi almaya gelen aracımızla Apçağa köyü meydanında buluşup Dutluca’ya doğru yöneliyoruz. Yüksel bey büyük dedesinin izini bulamadı fakat birkaç yıl önce babasının gelip burada misafir kaldığı aileyi bularak onlarla sohbet etti. Bugün sabah Elazığ üzerinden uçakla Ankara’ya dönecek. Bugün Karasu’yun beri yakasında olacağız. Ergü, Kozlupınar, Yeşilyurt köylerinden sonra, Hıdır Abdal Türbesi, Müzesi, Helikopter pisti ile modern bir köy olan Ocak köyüne geliyoruz. Burada öğle paydosu sonrası açılması için Müze görevlisini bekliyoruz.





İstiklal savaşından birçok belgenin de bulunduğu köy Müzesini ilgi ile geziyoruz. Dutluca kasabası sonrası Kekikpınarı köyüne yöneliyoruz. Burada Muhtar bizi alabalık çiftliğine götürüyor ve muhteşem lezzetli alabalık yiyoruz. Dönüşümüzde Efeler köyünden evimize getirmek üzere keçi peyniri alıyoruz. Burada Boylu ve Adak köylerini geçerek Sıtkı hocamızın köyü Akçalı’ya geliyoruz. Köyün karşı kıyısına geçip köyü arkamıza alarak gurup fotoğrafı çekiyoruz. Sıtkı hocam heyecanlı, köye karşı eskiden keçilerin tuz yaladığı tuz kayası üzerinde oturmuş fotoğraf çektiriyorken. İşte diyor şu karşıda, hemen arkadaki ev bizim evimizdi. Yetmiş küsur sene önceki anılarına dönüyor. Köy odasında bizim için hazırlanan börek ve çay sonrası Sıtkı hocamızı ve Muammer beyi burada bırakarak Apçağa köyüne dönüyoruz. Onlar ertesi sabah Ankara’ya dönecekler. Biz Cuma günü de Kemaliye’deyiz.





 

5 Haziran Cuma Kemaliye’de son günümüz. Sabah kahvaltısı sonrası İbrahim bey yandaki ev sahibimiz Ahmet Berkay’ın akrabasına ait eski ev içinde fotoğraf çalışmak istiyor. Bizde Necip bey ve Sabiha hanımla iki gün önce belirlediğimiz patikayı yürümek istiyoruz. Patika yaklaşık olarak 45 dakika da yürünebilecek uzunlukta. Fakat biz iki buçuk saat gibi bir sürede yürüyebiliyoruz. Çiçekler, böcekler, kelebekler o kadar çeşitli ve rengarenk ki adeta ilerleyemiyoruz. Sırakonkalar’a vardığımızda uzaklardan gök gürlemesi seslerine benzer sesler geliyor. Fakat, biz güneşli havaya aldanıp yağmura ihtimal vermiyoruz. Sırakonaklar’ı geçip yukarıdaki mağaralara doğru yöneliyoruz. Fakat burada yol asfalt olduğu için ilgimizi çekmiyor. Dönüşe geçtiğimizde gök gürlemeleri artıyor ve hava kapatmaya başlıyor. Durumun ciddiyetini anlayıp hızlanıyoruz. Sırakonaklar’da dikkatimizi çeken bir konak sahibi bizi evine davet ediyor. Evin içini görüp fotoğraflamadan edemiyoruz. Evden çıktığımızda hızla patikaya girip bu defa vakit kaybetmeden Apçağa köyüne dönüyoruz.




 

Ayşe hanım bizim için yemek hazırlamış. Çantalarımızı hazırlayıp yemek sonrası iyi dileklerle ayrılıyoruz. Bu arada yağmur yağıyor. Geçtiğimiz bir hafta boyunca Kemaliye’de şanslı idik hava açısından. Artık hava da bize gidin diyor adeta. Kemaliye’de çınar altında oturamıyoruz, kapalı bölüme geçmek zorunda kalıyoruz, hava serinledi ve yağmurlu. Trenimize 20:30 da Bağıştaş istasyonundan bineceğiz. Posta minibüsüne biniyoruz Bağıştaş’a gitmek üzere. Tesadüfen Kemaliye Belediye Başkanı da Bağıştaş’a gidiyor. Yol boyunca Kadıgölü çayı üzerinde neden jeneratör yok, Karanlık kanyonda doğa sporları etkinlikleri için nelerin yapılabileceği konularında düşündüklerimizi soruyoruz Başkana. Verilen cevaplar bizi mutlu ediyor. Karanlık kanyon için projeler hazırlanmış Avrupa Birliğinden yanıt bekleniyor, jeneratör için gerekli girişimlerde bulunulmuş ve en önemlisi Kemaliye için yol projeleri yapılmış. Trenimiz saatinde geliyor. Güzel bir gezi yapmış olmanın hazzı ile 15 saat yolculuk bizi yormuyor. 6 Haziran Cumartesi öğle sonrası Ankara’ya geldiğimizde yine yollar kalabalık yine trafik sıkışık. Nerden geldik buraya demekten kendimizi alamıyoruz.

 

Kemaliye Doğası’ndan seçmeler;

 





















Fotoğraf: Yüksel EĞİNLİ

 
Eğin’de olmak güzeldi.
 



Grup fotoğrafları: Necip Evlice


ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA


Orda bir köy var, uzakta

O köy bizim köyümüzdür.

Gezmesek de, tozmasak da

O köy bizim köyümüzdür.

 

Orda bir ev var, uzakta

O ev bizim evimizdir.

Yatmasak da, kalkmasak da

O ev bizim evimizdir.

 

Orda bir ses var, uzakta

O ses bizim sesimizdir.

Duymasak da, tınmasak da

O ses bizim sesimizdir.

 

Orda bir dağ var, uzakta

O dağ bizim dağımızdır.

İnmesek de, çıkmasak da

O dağ bizim dağımızdır.

 

Orda bir yol var, uzakta

O yol bizim yolumuzdur.

Dönmesek de, varmasak da

O yol bizim yolumuzdur.

 

Ahmet Kutsi TECER 
 



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 52 yorum, 1-52 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Fotoğraf güzel ve fotoğrafik olarak değerli, yazı akıcı ve bilgi dolu.
Okurken ve fotoğrafları izlerken "o gezide olmak vardı" diye düşündüren bir yazı.
Teşekkürler Ahmet Bey.
Sümer ÖZVATAN eklemiş - adds | 07 Temmuz 2009 Saat - Time 22:47
Bu geziye ben de katılmayı çok istedim ama yeğenimin düğünü olduğu için gidemedim. Ahmet bey gerek yazısı, gerek fotoğraflarıyla beni oraya götürdü. Eline ayağına ve yüreğine sağlık. Başarılarının devamını dilerim. Bence Fotoritim o'na yer vermekle çok doğru bir seçim yapmıştır. Merakla diğer gezi yazılarını bekliyorum. Her yönden harika olmuş.
Kıymet Gözek eklemiş - adds | 08 Temmuz 2009 Saat - Time 10:09
orada olamadığıma bir kere daha üzüldüm. eline, gözüne, diline sağlık..
gülcan acar eklemiş - adds | 08 Temmuz 2009 Saat - Time 13:42
Sağlığımın uzun soluklu geziler için yetersiz olması,her hangi bir problemde birlikte olduğum kişilerin de proğramlarına engel olurum düşüncesile bu geziye katımakta tereddüt ettim.Ama anlatılanlardan ve fotoğraflardan anlaşıldı ki endişe etmem yersizmiş.İnsan oralarda hayat bulur herhalde.Gidenleri kıskandım.Ahmet hocam va diğer arkadaşlara teşekkürler.
Ö.Aykut BÖLEN eklemiş - adds | 08 Temmuz 2009 Saat - Time 14:33
kıymetli hocam,

gözünüze, kaleminize ve emeğinize sağlık, inşallah bir dahaki sefere beraber gitmek nasip olur...
cem kaman eklemiş - adds | 08 Temmuz 2009 Saat - Time 14:36
Sevgili Ahmet,güzel yazmış,güzel görmüş güzel anlatmışsın KEMALİYE anlatmakla
bitmez tabii bu geziye katımayanların çok pişmanlık duyduklarını hissediyorum ama
üzülmesinler KEMALİYE liler gurbette olsada coğrafya orada konuklarını bekliyor.
Bu çalışmasından dolayıda KEMALİYE liler adına Ahmet Bozkurtu kutluyorum.
SITKI FIRAT eklemiş - adds | 08 Temmuz 2009 Saat - Time 15:09
Tebrikler! Cok begendim. Elinize, gözünüze, ayağınıza sağlık Ahmet Bey...
Macit Öncel eklemiş - adds | 08 Temmuz 2009 Saat - Time 16:31
Yazdıklarını okuyup , fotoğraflarını izledikten sonra bir Kemaliye'li (Eğin'li)olarak ilçemle bir kez daha gurur duydum.Sizlerle birlikte olmayı çok isterdim.Gerçi oraları gezip görmüş kadar oldum.Ahmet bey eline, ayağına sağlık teşekkürler.
M.Emin KARATAŞ eklemiş - adds | 08 Temmuz 2009 Saat - Time 16:33
Saygideger Ahmet Bey..
Elinize,Gozunuze,Kaleminize saglik..Ah keske biz KEMALIYE(Egin)lilerde Kendi Memleketimizi sizin tanittiginiz gibi tertemiz,duru ve ozverili tanitabilseydik.Ama nerede,birbirimizi yemekden buna firsat bulamiyoruzki.
Hersey gonlunuzce olsun,kalin saglicakla.
Kemaliye Sirakonak Koylu
Mustafa SAHINTAS
Mustafa SAHINTAS eklemiş - adds | 08 Temmuz 2009 Saat - Time 22:26
Kemaliye fotoğraflarınızla ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi,teşekkür ediyoruz,ellerinize,yüreğinize sağlık....
seher demirel eklemiş - adds | 09 Temmuz 2009 Saat - Time 00:15
ahmet bey
teşekkürler, bu güzel aktiviteyi bizimle paylaştığınız için. elinize sağlık
orada olmayı çok isterdim :)
ekrem
ekrem ipekci eklemiş - adds | 09 Temmuz 2009 Saat - Time 00:18
Sevgili Ahmet,

Gördüklerini ve hissettiklerini bizimle paylaştığın ve az da olsa bizi kıskandırdığın için teşekkürler, önümüzdeki sene için ajandama notumu aldım.

Hüseyin
Hüseyin Sarı eklemiş - adds | 09 Temmuz 2009 Saat - Time 08:57
Merhaba Ahmet bey, Öncelikle memkeletime dair bu güzellikleri paylaştığınız için size ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Yazınızda da ve fotoğraflarda herşeyi o kadar güzel anlatmışsınızki. Yaptığınız çalışmalarla, karmaşanın koşturmacanın stresin boğduğu bu büyükşehirlerde doğal güzellikleri ve insan sıcaklığını göstererek derin bir nefes alıp bize keşke dedirttiriyor. Bu ve benzer çalışmalarınızı merakla bekliyoruz. Hoşcakalın Gürkan
Gürkan Coşkun eklemiş - adds | 09 Temmuz 2009 Saat - Time 09:14
Ahmet Bey,

Özellikle bu yazınzı okuduktan sonra, sizlerle birlikte olmayı çok isterdim.

Selamlar

Mustafa Ertan eklemiş - adds | 09 Temmuz 2009 Saat - Time 10:47
Ahmet Bey, cok nefis bir calisma olmus. Eline gozune ve aklina saglik. Okudukca ve fotograflara baktikca tekrar o guzel gunleri yasamis gibi oldum. Benim sizinkilerin yaninda "dandik" kalan kucuk makinamla cektigim bir fotografi da kullandigin icin ayrica tesekkur ederim. Sevgi ve saygilarimla.
Yuksel EGİNLİ
Yuksel Eginli eklemiş - adds | 09 Temmuz 2009 Saat - Time 11:55
Bu kadar güzel fotoğraflı anlatım olabilir. Sayın Ahmet Bozkurt'a biz henüz gidememişleri Eğin'i gezdirdiği için teşekkür ederim. Saygılarımla.
O. Gönenç
O.gönenç eklemiş - adds | 09 Temmuz 2009 Saat - Time 16:23
ahmet bey yazılarınızın akıcılığına hayran kalmamak elde diğil çok güzel bilgi veriyorsunuz fotoğraflarda çok güzel olmuş.kıskandım seneye mutlaka gelmek istiyorum . beni almadan sakın gitmeyin.))
turhan kaynar eklemiş - adds | 09 Temmuz 2009 Saat - Time 22:17
Ahmet Bey' in yazdıklarını okurken, geçen yıl ilk defa gittiğim memleketim Kemaliye' yi, şenlikleri, köyümü ve orada geçirdiğim bir haftayı tekrar yaşadım. Ben de Ahmet Beyler gibi;akrabam Sıtkı Fırat ve Muharrem Bey ile gezdim Kemaliye'yi...Zaten uzun yıllar boyunca Fotoğraf Sanatçısı Sıtkı Fırat' ın anlatımından ve fotoğraflarından görmüş kadar olmuştum...Kemaliyeli olsun olmasın herkes oralara gidip, anlatılan yerleri mutlaka görmeli.
Nilgün Fırat eklemiş - adds | 09 Temmuz 2009 Saat - Time 22:20
Ahmet Abi çok ama çok beğendim. Yazınızı çektiğiniz o birbirinden güzel fotoğraflarla desteklemeniz belgesel tadında bir tanıtıma ulaştırmış. Ben okurkende Fotoğaflarınıza bakrkende inanılmaz keyif aldım. Keşke dedim "ah o gezide bende olsaydım". Ama Sıtkı Fırat hocamızın dediği gibi coğrafya orada. Bir Türk olarak Türkiye'de bilmediğimiz o kadar çok coğrafya varkii. Bırakın gitmeyi harita üstünde bile gösteremeyeceğimiz coğrafyalar, güzelliklerle dolu memleketimiz,TÜRKİYE'miz. Türkiye'mizin güzide yerlerinden birini bizlere böylesi güzel bir yazı eşliğinde sunduğunuz için tekrar teşekkür ederim Ahmet Hocam. Emeğinize sağlık...
İlker KIRMIZI eklemiş - adds | 10 Temmuz 2009 Saat - Time 10:34
Bu güzel foğoğrafları görüp, yazılanları okuduktan sonra ilk fırsatta Kemaliye'ye gitmeye karar verdim.
Gösterdiğiniz emek için sizi kutlar, beni hatırlayıp bu güzelliklere ortak ettiğiniz için teşekkür ederim
Zisan Emre eklemiş - adds | 10 Temmuz 2009 Saat - Time 12:42
Sizin fotoğraf çekimindeki ustalığınızı biliyordum ama böylesine güzel yazdığınızı bilmiyordum Ahmet bey. Bu geziye gidilirmiş ama maalesef bilmiyordum. Fotoğrafların hepsi harika.
Aysun Yücel eklemiş - adds | 10 Temmuz 2009 Saat - Time 13:17
saygıdeğer ahmet bey

bu keyifli geziyi sizinle yapmış olmaktan sizlerle tanışmış olmaktan cok gurur duydum. bu denli güzel fotoğraf ve yazılarınızla ilçemizi tanıttıgınız için ayrıca minnettarız eginliler ve şahsım adına sonsuz teşekkürler selam ve saygılar
EGİN'li i. kutlu GÜLTEKİN
i. kutlu gültekin eklemiş - adds | 10 Temmuz 2009 Saat - Time 20:48
Değerli fotoğraf sanatçısı Ahmet bey,
Kemaliye ,doğaseverler,fotoğraf sanatçıları,doğa sporcuları ,bilim adamları gibi çevreye,kültürel değerlere,insana duyarlı şahsiyetlere her zaman kucak açmıştır,açmaya da devam edecektir..Sizin gibi değerli dostları tekrar ilçemizde ağırlamaktan şeref duyacağız.
Mustafa Ferudun Çelikmen
Kemaliye Kültür ve Kalkınma Vakfı(KEMAV) genel sekreteri,
Kemaliye Kültür ve Doğa Sporları Şenliği koordinatörü.
Mustafa Ferudun Çelikmen eklemiş - adds | 10 Temmuz 2009 Saat - Time 21:37
Elinize canınıza sağlık. Yine bekleriz.
Saygılarımızla,
Kemaliye Haber Ajansı
Kemaliye Haber Ajansı eklemiş - adds | 11 Temmuz 2009 Saat - Time 08:46
Tek kelime ile HARİKA.Elinize yüreğinize sağlık.Bir KEMALİYE'li olarak gurur verici çok TEŞEKKÜRLER..
M.Lütfi Turhan/Bursa
M.LÜTFİ TURHAN eklemiş - adds | 11 Temmuz 2009 Saat - Time 09:58
saygıdeğer ahmet bey,
memleketim kemaliye ile yazmış olduğunuz yazı ve resimler gerçekten çok nefis.sizleri ve kemaliyeye gelemeyen bütün sanatçı arkadaşlarınızı kemaliyede görmekten onur duyarız.selamlar.
Ömer BİRLER eklemiş - adds | 11 Temmuz 2009 Saat - Time 12:04
Fotoğrafa ilk başladığında evde seyrettiğimiz slaytlar çok hoşumuza gitmişti. Ama şimdi görüyorum ki onlar bir başlangıçmış. Hem bu doğa harikası yeri gezmek hem de gezdiğin yerleri görüntülemek farklı bir duygu olsa gerek. Bu fotoğrafları gören herkes hem orda olmak istemiş, hem de oraya gitmiş kadar olmuştur sanırım. Çünkü benim için öyle oldu. Bunun bir başlangıç olduğunu biliyorum. Başka güzellikleri de bizlere aynı güzellikte aktarmanı bekliyoruz...Teşekkürler
Gülay KARABAŞ eklemiş - adds | 11 Temmuz 2009 Saat - Time 15:16
Yurdum ne kadar güzel dedirten bir yurt köşesi daha...
Gidenler ise ne şanslı ki bu harika doğa güzelliğine şahit olabilmişler...
Bizlerle paylaşan ve hazırlayanın ise eline ve yüreğine sağlık...
Bir gün bir tanesini yakalayabilmek dileğiyle:)
Fotoğraflar gerçekten harika...
İlksen Hilal DARA eklemiş - adds | 12 Temmuz 2009 Saat - Time 14:20
Ağzım açık kaldı.Tek kelimeyle muhteşem yerler, bilgilenerek bilinçli olarak fotoğraflara bakmak ayrı bir haz veriyor. Kelebekleri çok beğendim
Teşekkür ederim.
Nurcan Çetinkaya
Nurcan Çetinkaya eklemiş - adds | 13 Temmuz 2009 Saat - Time 14:18
Merhaba,
Ben de henüz Eğin'e gidemeyenlerdenim, şenliklere öğretim yılı içinde gitme fırsatı yakalayamıyoruz. Güzel fotoğraflarınız ve akıcı yazınızla özlem duyduğumuz bir kenti bize tanıttığınız için teşekkür ediyorum.
Songül SONAL eklemiş - adds | 13 Temmuz 2009 Saat - Time 17:05
Ahmetçiğim;
Elinize, gözünüze, yüreğinize sağlık. Tam bir ekip çalışması olmuş. "Bundan iyisi Şam'da kayısı... Sami gidemediği için hayıflanmıştı. Ona gönülden katılıyorum. Haklıymış. Eh bir gün biz de gideriz oralara. Siz görün o zaman...
Dostluk ve muhabbetle...
Ömer Gemici (BASAF-SİFOT)
Ömer Gemici eklemiş - adds | 13 Temmuz 2009 Saat - Time 20:29
Gidemedigimiz geziye bizi yazi ve fotograflarinizla goturdugunuz icin tesekkurler Ahmet bey..
Elinize sağlık..
Berrin Cerrahoğlu eklemiş - adds | 14 Temmuz 2009 Saat - Time 10:01
İyi bir çalışma ve güzel bir kompozisyon olmuş, sizi ve emeği geçen herkezi tebrik eder başarılarınızın davamını temenni ederim.
Halim ACAR eklemiş - adds | 14 Temmuz 2009 Saat - Time 12:04
Ahmet Abi,

Çektiğin fotoğraflar gerçekten harika, ayrıca yazıların da çok akıcı ve ilgi çekici.

Kemaliye’ye gitmiş gibi oldum.

Köksal ÖZENÇ

Köksal ÖZENÇ eklemiş - adds | 14 Temmuz 2009 Saat - Time 12:09
Kemaliye' nin tanıtımda çok büyük emekleri geçmiş, memleketine gönül vermiş Fotoğraf Sanatçısı Sıtkı Fırat' ı katkılarından ve bu geziye vesile olmasından dolayı kutluyorum...
Nilgün Fırat eklemiş - adds | 14 Temmuz 2009 Saat - Time 14:34
ahmet bey
yazınız vede fotoğraflarınız....
döktürmüşsünüz. bu yüzden kemaliye çok şanslı .
gözünüze vede elinize sağlık.
yenilenen fsk sayfanızdan duyurularınızı takip ediyorum, ilk eğitim proğramınıza
katılacağım inşallah. fotoğraf sanatı konusunda sizden alacağım çok şey var :)
saygılarımı sunuyorum.

ekrem ipekci
ekrem ipekci eklemiş - adds | 15 Temmuz 2009 Saat - Time 23:39
Ahmet hocam süper olmuşş..kıskandım valla,sizlerle birlikte olmak ve böyle güzel paylaşımlar içinde olmak daha da süperrrrrr...ellerinize sağlık yazınız da fotoğraflarınızda harikaa..:)))))
gönül atabay eklemiş - adds | 16 Temmuz 2009 Saat - Time 17:15
Merhaba, yazınızı okurken ve fotoğraflarınıza bakarken ufak ufak kıskanmadım değil:) Elinize, dilinize, yüreğinize sağlık!! Fotoğraflar harika olmuş, yazınız da bir o kadar akıcı, yalın ve hoş... Teşekkürler bizimle paylaştığınız için.
Fatma AY eklemiş - adds | 16 Temmuz 2009 Saat - Time 22:38
Ahmet Bey, hem yazınızdaki akıcı ve doyurucu anlatımınız hem de fotoğraflarınızdaki güzellikler bizleri Kemaliyenin tam orta yerine taşıdı. Teşekkür ederiz. Elinize ve yüreğinize sağlık...
Füsun Demiray eklemiş - adds | 20 Temmuz 2009 Saat - Time 12:21
Ahmet Bey

Fotoğraflar çok güzel yazıda bir o kadar ilgi çekici insan keşke gidebilseydim diyor ellerinize sağlık...
Pınar Erden eklemiş - adds | 23 Temmuz 2009 Saat - Time 15:09
Sevgili Ahmet bey Çalışmanızı çok beğendim Kemaliyeyi tek kelime ile mükemmel anlatmışsınız.Bu güzel görüntüler için teşekürler emeğinize sağlık.Mehmet uğur(Kemaliye Halı Pazarı-Ankara9
MEHMET UĞUR eklemiş - adds | 25 Temmuz 2009 Saat - Time 09:51
Sayın Ahmet bey, güzel memleketimi her yönüyle çok güzel yazmış ve anlatmışsın, fotoğraflarla çok güzel görmüş güzel fotoğrafcılığında da ustalığını ortaya koymuşsun, KEMALİYE (eğin,im) anlatmakla
bitmez, KEMALİYE liler gurbette olsada gönülleri hep eğin dedir çiğerlerinde bir sızı her zaman hissederler eğin adını duyduklarında yada o yöreden bir anı anlatılmaya başladığında,
Erzincan Kemaliye Egin Yayın Grubu http://groups.google.com.tr/group/erzincan-kemaliye-egin-grubu Olarak güzel memleketimi internet ortamında yaşatmıya çalışması ve bu çalışmasından dolayıda KEMALİYE liler adına Ahmet Bozkurtu kutluyor kendisine ayrıca teşekkür ediyorum.
Ergü bağlarında dut yerdim, dogan kayasının bağrında gezer koçan deresinden su içmeye gelen keklikleri izler, köyümden gelen klarnet seslerini dinlediğim günleri anarak bir ömrü tüketiyoruz. saygılarımla
Muzaffer İlaldı eklemiş - adds | 26 Temmuz 2009 Saat - Time 14:16
Merhaba Ahmet Bey..

Yazı ve fotoğraflar çok güzel ve bilgi dolu.Tebrikler K.Maraş'tan Saygı ve muhabetlerimle.
bünyamin bozkurt eklemiş - adds | 29 Temmuz 2009 Saat - Time 09:56
Bende bir Erzincanlı olarak yazmak istedim.
Fotografa ve doğa sporlarına yakın olmam nedeniyle bu gibi aktivitelerde bulunmak isterim.
Fakat İstanbul gibi bir yerde ikamet ediyorsanız yakın yerlere gitmeyi tercih etmek zorunda kalıyorsunuz. Fakat Erzincan'nın doğasıyla buraların doğası çok farklı. İnşallah bir gün Kemaliye'ye geleceğim.
Tekin Göktekin eklemiş - adds | 01 Ağustos 2009 Saat - Time 00:22
ahmet bey söyleyecek bir şey bulamıyorum.tek kelimeyle harika yüreginize elinize ,dilinize saglık.bir eğinli olarak memleketimle bir kez daha gurur duydum.,teşekkürler.
selmagürbüz eklemiş - adds | 01 Ağustos 2009 Saat - Time 14:21
Merhaba

Ben apçağa köyündenim.Resimleriniz gerçekten çok güzel ama bir fotoğrafın nereye ait olduğunu merak ettik yardımcı olursanız seviniriz.Söz konusu resim Eğin de olmak güseldi yazısının altındaki resim aynı zamanda sondan 3. resim.
Teşekkürler
Yavuz Yurdakul eklemiş - adds | 02 Ağustos 2009 Saat - Time 17:57
Güzel,titiz ve özverili bir çalışma olmuş.Emeği geçen bütün arkadaşlara teşekkür ederim.İyi çalışmalar.
Emin Örnekci eklemiş - adds | 06 Ağustos 2009 Saat - Time 15:42
Yorum yazan tüm arkadaşlarıma, Kemaliyeli dostlarıma teşekkür ediyorum.
Bana güç veriyorsunuz, daha güzelini yazmak için gayret gösterecegim.

Yavuz Yurdakul beye cevap veremedim, çünkü adresini yazmamış buradan cevap vermek isterim.
Bahsettiği köy Akçalı köyü, Sıtkı FIRAT hocamızın köyüdür.

Sevgi ve Saygılarımla
Ahmet BOZKURT eklemiş - adds | 24 Ağustos 2009 Saat - Time 15:00
Kemaliye'nin zarif kültüründen bir tanesi olan kapı tokmaklarına yer vermeniz başarınızı artırmış,tebrikler
sizlerle beraber olmak varmış bu gezide,
Ersan ÇETİN eklemiş - adds | 06 Ocak 2010 Saat - Time 00:40
Gercekten harika bir yazı. Bir eğinli olarak cok memnun oldum. Sivastaki Eğinli biri olarak tesekkür ederim...
Alpaslan GÖZLER eklemiş - adds | 20 Mart 2010 Saat - Time 22:59
muhteşem fotoğraflar eline gözüne ruhuna sağlık fotoğraf sanatçısı bu işteeee
fotoğrafları izlerken gözyaşlarımı tutamadım bu kadar canlı bukadar ruhlu resim hiç görmedim sağol varol
kadıgölünün suyu sana helalolsunnnnnnn
ibrahim yavuz eklemiş - adds | 19 Kasım 2011 Saat - Time 21:14
sizingibi insan az bulunur bu fotoğrafların hepsi buram buram anadolu kokuyor ellerinize sağlık doyamadım bakmaya sizde daha niceleri vardır beni bunların hepsini görmekten mahrum etmeyin ricasıyla saygılar
ibrahim yavuz eklemiş - adds | 22 Ocak 2012 Saat - Time 01:33
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.