Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > AĞUSTOS 2009 SAYISI - AUGUST 2009 ISSUE > Ahmet Bozkurt : Fotoğraf Gezginleri : Pangea Off-Road Kıbrıscık, Ayı ve Deveci Kanyonu Etkinliği
Ahmet Bozkurt : Fotoğraf Gezginleri : Pangea Off-Road Kıbrıscık, Ayı ve Deveci Kanyonu Etkinliği

 

PANGEA OFF-ROAD Kıbrıscık, Ayı ve Deveci Kanyonu Etkinliği

20 – 21 Haziran 2009

 

Yazı ve Fotoğraflar: Ahmet BOZKURT 

 
 

Kod adı İso, kendisine böyle söylenmesini ister, gerçek adı İsmail Dursun. Birkaç yıl önce tesadüfen İnternet’te dolaşırken buldum İso’yu ve kendi kaleme aldığı “Bir CJ7 Hikâyesi”ni okudum. Sonra, fırsat buldukça Fotoğraf Sanatı Kurumu etkinlikleri ile çakışmadığı zamanlarda ara sıra katıldım etkinliklerine.  Aşağıdaki Web sayfalarında “Hakkımızda” köşesinde aşağıdaki gibi tanımlıyorlar kendilerini.

 

www.pangeaoffroad.org

 

“Bizler,  Off-Road'u bir spor olarak kabul eden ve bu anlayışla faaliyetler düzenleyen bir-kaç deliyiz. Ve kendimize benzeyen tüm insanlarla beraber hareket etmeye hazırız.”

 

PANGEA: (süper kıta) Günümüzden 225 milyon yıl önceki tek kara parçasına verilen isimdir. Bugünkü kıtalar Pangea'nın parçalanması sonucu oluşmuştur.

 

Bu ismi birleştiricilik vasfından ötürü seçtik. Pangea ismi bize tüm kıtalarda bölge, coğrafya, iklim, ülke, ırk, dil, din ayrımı yapmadan off-road yapabilme isteğimizi ifade ediyor. Ve bizim gibi düşünen her insanı ülkemizde buluşturabilmeyi...


 

2009 yılı etkinliklerinden bazı ilginç örnekleri aşağıda sıralamak istedim.

 

Pangea off-road 2009 yılı etkinlik takvimi

 

Aladağlar kamp ve off-road …

Gavurhisar off-road, 20 km üzerinde yürüyüş…

Atderesi – Abdülselam dağı geçişi,

Güdül, Kurumcu dağı ve Sorgun göleti, navigasyon denemesi..

Kando, kamp ve off-road …

Yazıca – Deveören yaylaları off-road,

Tosya – Hacet tepe,

Tuz gölü, bu yıl tuz gölünde gün batımının fotoğraflanması, gece off-road’u ve gündüz göl zemini üzerinde hız off-road’u etkinlikleri yapacağız.

Sakal yaylası – Eğriova, önce Cumaderesi’nden girip, Serke ve Sakal yaylaları üzerinden Eğriova’ya geçeceğimiz… 


 

Dağ Yürüyüşleri, Zirve Tırmanışları, Kanyon Geçişleri:


Kirazyanı yaylası kar yürüyüşü,

Akçakoca kamp, Düzce cangıl yürüyüşü, Akçakoca sahillerinde kamp

Nallıhan – Seben kamp yürüyüş, Muslar kaya evlerini de ziyaret….

Çukurören zirve tırmanışı,

Yedigöller kamp ve derin orman yürüyüşü,

Cumaderesi oryantiring,

Gürleyik vadi yürüyüşü,

Ayı kanyonu,

Medetsiz dağı zirve tırmanışı, bu sene bolkarlar’ın en yüksek zirvesi…

Eğirdir etkinliği, Dedegöl dağlarında kamp, yürüyüş ve fotoğraf…

Sarıyar barajında kano, bu yıl ilk kez..

Niğde Aladağlar, iki gece kamp…
 

Bisiklet: Köroğlu dağlarında bisiklet, ortalama yüksekliği 2100 m olan bu zor parkurda onlarca kilometre pedal çevirmek…

 

Tuz gölü, yaz aylarında gerçekleştirmeyi düşündüğümüz bu etkinlikte tuz gölü’nün çevresinde bulunan ve birbirlerine toprak yollarla bağlanan, zaman zaman kum fırtınalarının görüldüğü köyler arasında pedal çevireceğiz.


 

Tüm motor sporlarını yapmaya çalışan ve motorlu, motorsuz tüm vasıtaları doğaya ulaşmak için bir araç olarak gören yardımsever, paylaşımcı, doğada bulunmaktan zevk alan bu dostlarla bir etkinliğe katılmak beni her zaman mutlu ediyor.


 

İki yıl kadar önce ilk kez yaptığımız Ayı Kanyonu etkinliğinin, 20-21 Haziran tarihlerinde, tekrar yapılacağını duyduğumda sevindim. 20 Haziran Cumartesi akşamı Beypazarı Karagöl yakınında buluşulup kamp yapılması, Pazar sabahı araçlarla bir yere kadar gidilip Ayı ve Deveci Kanyonları’nın geçilmesi planlanmıştı. Cumartesi günü konuştuğum İrfan Bey ile bu etkinliğe Pazar sabahı katılmaya karar verdik. Sabah 7:30 da Ankara’dan çıkıp, 9:30 da Karagöl’e yaklaştığımızda yol kenarında İso ve arkadaşları bizi bekliyordu. Başka gelenler olduğunu öğrenip biz de beklemeye başladık. Grup tamamlanınca, yaklaşık olarak 30 kişi araçlara binip Karagöl’ü geçerek Cuma Deresine yöneldik. İso’nun yol arkadaşı Kangal köpeği Dost da bizimle birlikte. Ankara Olimpiyat Spor Kulübü kickboks ekibi hocaları Ali ile birlikte 7-8 kişi bu etkinliğe gelmişlerdi. Takımı oluşturan arkadaşlar 18-20 yaşlarında, birçoğu ilk defa doğada bulunan genç ve deneyimsiz arkadaşlar idi. Karagöl’de, adı festival, aslında toplu piknik olan bir etkinlik vardı. Beypazarı-Kıbrıscık karayolunu her iki yönden keserek katılımcılardan haraç alıyorlardı. Deli Dumrul’u anmadan edemedik. Cuma Deresine gelmeden araçlarımızı yola yakın uygun bir alanda bırakarak kısa bir hazırlıktan sonra yürüyüşe başladık. Rotamız, sağı takip ederek Cuma deresine ulaşmaktı.  Küçük vadiler geçerek batıya doğru ilerledik. Yaklaşık 1,5 saat sonra Cuma deresine ulaştık. Burada, botlarımızı çıkardık ve kimimiz yalın ayak, kimilerimiz deniz ayakkabıları ile dere içine girerek yürümeye başladık. Hava sıcaklığı 30 derecenin üzerinde olduğu için su içinde yürümek oldukça keyifli idi.


 

Yıllar önce, Sinop Erfelek şelalelerine gittiğimde Erfelek kasabasından aldığım Soğukkuyu kara lastikler bu iş için idealdi. Yıllardır, sadece kanyon geçişleri için sakladığım bu basit ve ucuz ayakkabılar her zaman çok işime yarıyor. Bu tür ayakkabıları su içinde mutlaka çorap ile giymek gerekir, aksi halde sürtünmeden dolayı ayağınızın bazı bölümleri kolayca tahriş olur ve acı verir. Çıplak ayakla yürümekte risklidir, her an bir dal parçası, keskin bir taş ayağınızda yara açılmasına sebep olabilir. Bu iş için eski bir bot kullanılabilir, fakat o da ıslandığında oldukça ağırlaşacaktır. Ayrıca, botun sert tabanı göremediğiniz su altındaki taşları hissettirmeyeceğinden, eğer taşlar yosunlu ise kolayca kaymanıza ve düşmenize sebep olabilir. Lastik ayakkabıların tabanları ince olduğu için su altında taşları kolayca hissedebilir ve taşları ayağınızla aralayarak, alttaki kum zemine basarak, kayma riskini en aza indirebilirsiniz.  Acele etmeden, ağır adımlarla sağlam basarak ve bastığınız yerden emin olarak ilerlemek sizi koruyacaktır. Ayrıca, elinizde baton veya bir dal parçası olursa dengenizi sağlamak veya derin suya girmeden önce size derinliği ölçme şansı vereceğinden çok yardımcı olacaktır. Özellikle, kanyon içinde yer yer oluşan havuzlarda batonun çok faydasını göreceksiniz. Batonun bir tane olması yürüyüşün aksine yeterlidir. Bu sayede, bir eliniz boş kalacak ve gerektiğinde tutunmanızı sağlayacaktır. Yürüyerek geçilemeyecek derinlikte mayo giymeniz ve yüzerek geçmeniz gerekebilir. Kanyon içerisinde kaya bloklarından çıkıp, inmeniz veya çantalarınızı aktarmanız gerekebilir. Bu durumda, 8-10 m boyunda, bir insanı taşıyabilecek sağlamlıkta bir ip çok yardımcı olacaktır. Dere veya kanyon geçişlerinde fotoğraf makinenizi üşenmeden her kullanımınızdan sonra mutlaka çantasına, gerekirse, sırt çantanıza koyarak koruyunuz. Derin su geçişleri için yanınızda yeterli boyda, su geçirmez, özel torbalar bulundurunuz.  Makinenizi koyabileceğiniz basit bir poşet veya gerektiğinde sırt çantanızı da içine koyabileceğiniz sağlam, yeterli büyüklükte bir çöp poşeti pahalı ekipmanlarınızı korumaya yetecektir. Sırt çantanız içindeki giysileriniz, yiyecekleriniz v.s tek tek her biri poşetler içinde olursa, bir anlık dalgınlık veya kaza sonucu suya düşmeniz durumunda ıslanmayacaklardır. Boyu aşan göletlerde yüzmeniz gerekeceğinden eşyalarınız ve makinanız için özel su geçirmez torbalar gerekecektir.


 

Eğer ilk defa denemiyor iseniz veya kanyonu bilen birisi ekibinizle birlikte ise, nelerle karşılaşabileceğiniz ve ne tür ekipmanların gerekeceği bellidir. Sadece, mevsime göre su debisini düşünmeniz gerekir. Yağmurlu veya yağmur yağması muhtemel havalarda kanyonlardan uzak durunuz. Yağmur sonrası oluşabilecek sel, hayatınız için tehlike oluşturur.


 

Yaklaşık iki saatlik bir yürüyüş sonrası sola doğru giren dere yatağı burada, küçük dar bir geçit oluşturmuştu. Geçidin üzerindeki 8-10 m’lik köprü ve çevredeki kaya blokları güzel bir görüntü oluşturuyordu. Geçidin büyük vadiye bağlandığı noktada oluşan havuz, ekip için serinleme fırsatı yarattı. Yarım saatlik bir yüzme ve istirahattan sonra yolumuza devam ettik.  Biraz sonra, Ayı kanyonu girişinde olacaktık. Çevredeki söğüt ve kavaklardan kendimize birer asa yaptık. Tabi sağlamlıklarını kontrol ederek kullanmaya başladık.


 

Soldan gelen dere, bizi Ayı kanyonuna götürecekti. Yörede başkaca bir adı var mı bilmiyoruz. İki yıl kadar önce bu kanyonda bir ayı kafatası bulmuştuk ve bu nedenle buraya “Ayı Kanyonu” adını koymuştu İso. Eğer yolunuz düşer, çevre köylerden soracak olursanız, “Yok beyim böyle bir kanyon” diyeceklerdir.


 

Yer yer 50-60 m’ye yükselen, dik duvarları ile başlayan kanyon muhteşem görünüyor. İlerledikçe daralan duvarlar arasına sıkışan kaya blokları, bana Afyon Tokalı kanyonunu hatırlattı. Başlangıçta, yolumuza rahat devam edebiliyorken ilerledikçe zorlaşıyordu. Biriken sulardan hemen sonra bir iki metrelik kayaları geçmek durumunda kalıyoruz. Elimizdeki sopalar çok yardımcı oluyor. Ne yazık ki bize yardımcı olacak ip araçta unutulmuş. İleride yaklaşık 6-7 m yüksekliğinde bir şelale olduğunu biliyoruz. Kanyonun en zor noktası burası. Özellikle Dost’u buradan çıkarmak hiç kolay olmayacak.  Küçük şelalenin altına yerleştirilen 1–2 m boyundaki kütük parçaları, basamak oluşturarak kolaylık sağlıyor. 2 kişi altta, 2 kişi de üstte bekleyerek yardımcı oluyorlar katılımcılara. Biraz zorlanarak da olsa Dost’ta çekiliyor yukarıya ve kısa bir yürüyüş sonrasında Ayı kanyonu bitiyor. Sonra, daha yayvan olan ve suya girmeyi gerektirmeyen Deveci kanyonu başlıyor.



 

Öğle yemeği için mola veriyoruz ve artık botları giyme zamanı geldi.  Mola sonrası, dere boyu ağaçların altından ilerliyoruz.






 

İleride biriken kelebekler ilgimizi çekiyor. Islak zemin üzerinde kümelenmişler. İran Bey’le birlikte fotoğraflamaya dalıyoruz. Bu arada, ekip hareketlenmiş ve biz orada kalmışız.




 
 

Neyse ki cep telefonu çekiyor. Ekiple haberleşerek dere boyunca yolumuza devam ediyoruz.  Ekiple buluştuğumuzda,  vaktin, Deveci kanyonunu sonuna kadar geçmek için yetmeyeceği düşüncesi ile kısa yoldan araçlara ulaşmak üzere değişiklik yapıldığını öğreniyoruz. Kanyondan çıkmak için dik yamaçlardan tırmanmak hepimizi zorluyor.



 

Düze çıktığımızda yol görünüyor. Araçlarımızın yakında olduğunu anlıyoruz. Keyifli bir final yürüyüşü ile sonlandırıyoruz.  Beypazarı İnözü sapağında çeşmeden bol bol su içip elimizi yüzümüzü yıkayarak serinliyoruz.  Piknikten, köyünden Ankara’ya dönen araçlar yoğun bir trafik oluşturuyor yol boyunca. Ayaş’tan kiraz alıp, çay molası sonrası 9:00 sularında Ankara’ya ulaşıyoruz, yoğun geçen bir günün ardından. Yorgun ama mutlu olarak.

 


FOTORİTİM ARŞİVİNDEN :


Ahmet Bozkurt : Fotoğraf Gezginleri : 31. Kemaliye Kültür ve Doğa Sporları Festivali’nin Ardından


Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 21 yorum, 1-21 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Çok güzel yazmışsın Ahmet abi,tebrikler.
cem koçyiğit eklemiş - adds | 03 Ağustos 2009 Saat - Time 12:27
Ahmet Bey etkinliği anlatan güzel bir yazı olmuş. Ayrıca fotoğraflara bayıldım. Hele kelebekler...Ellerinize sağlık...
Tuba Yurdakul eklemiş - adds | 03 Ağustos 2009 Saat - Time 16:17
Süper yazı süper fotoğraflar, Ayı ve Deveci kanyonlarını defalarca geçmeme rağmen bu yazı bana farklı bir keyif verdi ve daha önce görmediğim ayrıntıların farkına vardım.
Kutlarım.
İsmail Dursun eklemiş - adds | 03 Ağustos 2009 Saat - Time 18:52
Selamlar Fotoğrafçılık Öğretmenim Ahmet Bozkurt,
Fotolar çok güzel olmuş. BU tür fotolarını artık alt yazılarıyla birlikte kitap yapmaya hazırlansan bence super olur. Tekrar tebrikler.
Erdal TAN
Tan Erdal eklemiş - adds | 04 Ağustos 2009 Saat - Time 08:46
Ahmet Hocam,
Son dönemlerde bu tür etkinliklere pek katılamıyorum. Ama senin yazın ve fotoğrafların biraz olsun bunun eksikliğini giderdi...
Teşekkür ederim...
Fotoğraflar da her zamanki gibi izlenirken keyif verici, mutlu edici...
Bu arada imrenmedim desem yalan olur, hem de ne yalan olur . ;-))))
Sevgi ve doğa ile yaşa...
Geçkin Gezgin
(Rüştü)
A. Rüştü Hatipoğlu eklemiş - adds | 04 Ağustos 2009 Saat - Time 09:53
Ahmet bey,
Gerçekten insana keyfi veren fotoğraflar ve güzel bir dille anlatılmış bir yazı olmuş,
tebrikler.
Kemal NARİN eklemiş - adds | 04 Ağustos 2009 Saat - Time 12:51
Müthiş bir serüven.
Doğanın her yönü güzeldir.
Yazı ve fotograflarla bende sanki sizlerle birlikteydim.
Kutlarım sevgiler
Zeynel Yeşilay eklemiş - adds | 04 Ağustos 2009 Saat - Time 14:08
Yine birbirinden güzel ve sağlam fotoğraflar ve yine akıcı bir üslup ile hazırlanmış gezi notları.
Emeklerinize sağlım Ahmet Bey.
Saygı, sevgi ve ışık dolu günler diliyorum.
Sümer ÖZVATAN eklemiş - adds | 04 Ağustos 2009 Saat - Time 14:11
İnsanın doğa aşkı dahada kabarıyor, orda olmak, o derin kayalıklarda soğuk sulara deymek..ürperti başladı bile.. eline sağlık.
selçuk yıldırım eklemiş - adds | 04 Ağustos 2009 Saat - Time 14:25
Güzel bir seyehat olmuş. Keşke gelebilseydim.
O karabaş ne mutlu sizlerle birlkte gezmiş.
Doğanın her türü gezilip görülmeye değer.Yazı ve fotograflar çok güzel elinize sağlık.
Sevgiler
Zeynel Yeşilay eklemiş - adds | 04 Ağustos 2009 Saat - Time 14:37
Fotoğrafını çektiğin kelebekler kadar özgür ruhlu, çok yönlü, değerli Arkadaşım,
Gezilere gidemeyenlerin gözünü de yanında götürüyormuş gibi hissettiriyorsun. Akıcı, samimi ve güzel yazı üslubunla oraları gezmiş kadar oluyoruz. Hatırlarsan, fotoğrafa ilk başladığın ( 1998) yıllarda senin bu konuda ünlü biri olacağını söylemiştim.
Adım adım yaklaştığını izlemek beni mutlu ediyor. Hele fotoğraflarını yazıyla
süsleyince bir başka anlam kazanıyor. Ne kadar dikkatli ve iyi bir gözlemci olduğun ortaya çıkıyor.
Eline, ayağına, gözüne ve yüreğine sağlık...
Başarılarının devamını ve daha nice güzellikleri paylaşmanı dilerim.
Kıymet Gözek eklemiş - adds | 05 Ağustos 2009 Saat - Time 09:45
Anlasilan cok keyifli bir gezi olmus Ahmet abi....
GK
gokhan kocak eklemiş - adds | 05 Ağustos 2009 Saat - Time 14:30
kare kare alınmış fotoğraflar ve güzel bir anlatım, tekrar o günü hatırlatıyor insana... bize o günü tekrar yaşattığın için tşk.ahmet abi
yüksel atak eklemiş - adds | 06 Ağustos 2009 Saat - Time 11:54
Ellerine ve Emeğine sağlık Ahmet Abi Çok güzel olmuş
Gözde GÜN eklemiş - adds | 07 Ağustos 2009 Saat - Time 21:00
Harika fotoğraflarınız ve akıcı anlatımınızla kanyon geçişimize bir güzellik daha kattınız. Yeni keşiflerde birlikte olmak umuduyla.
Hoşcakalın.
Bora Kelecioğlu eklemiş - adds | 18 Ağustos 2009 Saat - Time 10:30
çook güzel bir yazı olmuş,yaşadığıımız bütün zorluklar ve gördüğümüz bütün güzellikleri tekrar hissetim.
teşekkür ederim
Melih "PARS" Bozdemir eklemiş - adds | 21 Ağustos 2009 Saat - Time 20:46
Yorum yazan tüm dostlara teşekkür ediyorum.
Ahmet BOZKURT eklemiş - adds | 24 Ağustos 2009 Saat - Time 15:06
Gerek bu güzel yazı ve fotoğraflar gerekse verdiğiniz tavsiyeler için teşekkür ederim Ahmet Bey.Ellerinize sağlık.
Emre Çoban eklemiş - adds | 26 Ağustos 2009 Saat - Time 13:54
Fizik, Fotoğraf,Yürüyüş, Kaya tırmanışı, Turist rehberliği, Yazarlık kutluyorum. B.Köse
Barış Köse eklemiş - adds | 02 Eylül 2009 Saat - Time 23:04
Ahmet Bey,
Kelebekler o kadar muhteşemler ki ekibi kaçırmakta haklıymışşınız.
Ellerinize saglik hem çekimler hem de ifadeniz çok güzel. Kutluyorum.
Belgesiz fotografcı.
Sema ZARARSIZ eklemiş - adds | 30 Eylül 2009 Saat - Time 14:14
kıbrıscığa geldiğiniz için sizlerden teşekkür eder saygılarımı temenni ederim keşke kıbrıscığa sizler gibi herkes gelse turistik yerlerimizi tanısalar sizleri ofrad ekibi olarak memleketimize bekliyoruz ayrıca haziran ayında kıbrıscık karagöl şenliklerine bekliyoruz... sevgilerimle kıbrıscıklı aytuğ DEMİRCİ
aytuğ demirci eklemiş - adds | 26 Ocak 2010 Saat - Time 19:50
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.