DEMİR ATANLAR
Ahmet SEL
Fransa’ya 70’li yıllarda gittiler. Bazıları yasal yollardan, bazıları da sahte turist, kaçak olarak...
Yeni ve daha iyi bir yaşam için boydan boya Avrupa’yı aştılar. Biraz para biriktirelim, döneriz, dediler. Eninde sonunda bir ev, bir traktör, bir otomobil parası... Sonra yine memleket toprağı.
Ama iş o kadar kolay değildi. Ne göçmenler, ne de onları ağırlayan ülke için. Yıllar geçti, göçmenler işçi yurtlarındaki tek göz evlerine, varoşlara, gönüllü sürgüne alıştılar. Sevdiler, evlendiler, çocukları büyüdü, yeni işlere girdiler, işten çıkarıldılar. İş kurdular, ev aldılar, delikanlılar, genç kızlar evlendi, onların da çocukları oldu. İlk gidenler emekli kahvelerinde buluşmaya başladılar, ölenlerin cenazeleri döndü memlekete.
Gençler, bu beklenmedik serüveni Fransa’da sürdürüyorlar. Kendilerini hem Fransız hem Türk hissediyorlar. Ana babalarının dilini zorlanarak konuşanlar da var, eşlerini yalnızca memleketteki köylerinden seçenler de...
Ama hepsinin de ortak noktası ayni, ilk göçenlerin hayatını, ayni zorlukları, ötekileştirilmeyi yaşamak istemiyorlar. Sokak aralarında ürkek adımlarla ilerleyen, göze çarpmaktan kaçınan, saydam, anonim birer gölge değiller. Yeni kuşak, kamu alanında, toplumun içinde ve her kesiminde yerini almak için mücadele veriyor. Fransa, bugün onların da ülkesi. Göçmenler yeni ülkelerine çoktan demir attılar!
Ahmet Sel’in gerçekleştirdiği ve Fransa’daki Türkiyeli göçmenleri anlatan «Demir atanlar» fotoğraf serisi, Fransa’da Ulusal Göçler Tarihi Kurumu’nun ve Elele Derneği’nin ortak çalışmasının bir ürünü olarak sunulmaktadır. İmdat (58), eşi Aysel Hanım, oğulları ve gelinleri. Kırşehir’li İmdat Aydın, Fransa’ya 1983te, Almanya ve Hollanda üzerinden geçerek geldi, konfeksiyon sektöründe ve tarımda çalıştıktan sonra Reims bölgesinde kendi inşaat şirketini kurdu. Bugün, varlıklı bir iş adamı olan İmdat Bey, Türkiye’ye dönmeyi düşünmüyor; oğullarının her birini memleketlerinden getirttikleri genç kızlarla evlendiren İmdat Aydın ve Aysel Hanım, çocuklarının aileleri ile birlikte, yeni yaptırdıkları altı daireli, villa tipi büyük bir evde oturuyorlar. Mussy (Aube), 2007. Talip (26) ve eşi Atike. İnşaat işçisi olan Talip, babasının şirketinde çalışıyor. İki çocuk sahibi olan genç çift, anne, baba ve hepsi de evli olan kardeşlerin aileleriyle, ayni binadaki dairelerden birinde oturuyor. Mussy (Aube), 2007. Osman (45) ve Arife (40). İnşaatlarda çatı işleri yapan Osman, 1980 yıllarının başında Fransa’ya, babasının yanına geldi. Tatil için gittiği memleketi Bolvadin’de, Arife Hanım ile evlendi. Saint-Jean-de-la-Ruelle (Loiret), 2007. İstanbullu Şükrü (61) Fransa’ya 1976 da yerleşti ve hep konfeksiyonda çalıştı. Gurbette edindiği gelirle İstanbul’da hatırı sayılır sayıda mülk sahibi olan Şükrü Bey beş çocuk ve onbir torun sahibi. Paris’in yoksul varoşlarından Montfermeil’de oturan terzi, yaşamının sonuna kadar göçmen kalacağının bilincinde. Şükrü Bey, Tekstil sektörünün yaşadığı krizden bu yana, boş kalmamak için küçük bir dükkanda rötüş ve tamirat işleri yapmaya devam ediyor. Paris, 2007. Muhafız taburunda astsubay olan Sevda’nın görev yeri Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysée’deki koruma birimi. Çorumlu bir işçi ailesinin kızı olan Sevda, kendisini hem Türk hem de Fransız olarak kabul ediyor. Paris, 2007. Fadime (57), Kırimini köyünden Fransa’da Cholet ‘ye 20 Ağustos 1980de saat tam 12.10 da vardı. Eşi Hasan Hüseyin 1996 da öldü. Yedi çocuk annesi Fadime Nantes’a Montaigu (Vendée), 2007. Yılmaz (25) Siirt’ten 2003’te gelip Paris’e yerleşti. Bir Türk lokantasında çalışırken rap söylemeye başladı ve başarıyı yakaladı. Gazeteciler ve televizyoncular ¨Lil maaz¨ la röportaj yapmak için sıraya giriyor. Paris, 2007. Cafer (56) ve Çağlayan Özkül. Cafer Özkül, 2007 yılından bu yana, Rouen Üniversitesi’nin rektörü. Malatya’nın çevre köylerinden bir çiftçi ailesinin oğlu olan Cafer, 1970 yılında Fransa’ya burslu öğrenci olarak geldi. Başarılı bir bilim adamı olan Cafer Özkül, tüm kariyerini Rouen Üniversitesi’nde gerçekleştirdi. Çağlayan Hanım, mühendis ve ayni zamanda bir lisede ders veriyor. Özkül ailesi Rouen yakınlarında, Canteleu’de yaşıyor. Canteleu (Seine-Maritime), 2007. Ahmet (64) ve Kete (Kete bibi). Ahmet Bey 1943 Sivas doğumlu. Fiyaskoyla sonuçlanan bir kaç denemeden sonra 1973’te kaçak işçi olarak Fransa’ya geldi. Elektrik-gaz idaresi işletmelerinde ve Ligier otomobil fabrikasında çalıştı. Eşi Kete’yi 1974’te Fransa’ya aldırdı. Bir kelime bile Fransızca konuşmayan Kete bibi, Fransa’nın başkenti Paris’i hiç görmedi. Vichy (Allier), 2007. Yaşar, eşi Hüsniye, kızları Ceylan (19), Elvan (14) ve Reyhan (12). Yaşar Bey Fransa’ya 1977 de İzmir Fransız Kültür Merkezi’nin hazırladığı bir geziyle geldi ve burada kalmaya karar verdi. Bir müddet kaçak olarak çalıştıktan sonra 1980 de oturma ve çalışma izni aldı. Bir malzeme deposunda bölüm şefi olarak çalışıyor. Sarcelles (Val d’Oise), 2007. Mahmut (55), Kırşehirli. 1974’te, Fransa’ya turist olarak geldi, 1979'da oturma ve çalışma izni aldı. Uzun yıllar konfeksiyonda çalıştıktan sonra inşaat ustası olarak şantiyelerde iş buldu. 1984 yılından bu yana Goussainville’deki bir göçmen yurdunda tek başına kalıyor. Üç çocuk babası Mahmut’un iki oğlu Türkiye’nin en gözde üniversitelerinden mezun oldular. Mahmut, senede bir kere eşini ve çocuklarını görmek için memleketine dönüyor. Goussainville (Val-d’Oise), 2007. Kırşehirli Sıtkı (41) İslami cenaze şirketi Mizan’ın patronu. Fransa’ya 14 yaşında geldi, girdiği meslek lisesinde kaynakçılığı öğrendi. Bir süre işçilik ve ticaret yaptıktan sonra Paris’te, bugün başında olduğu cenaze şirketini kurdu. Her sene ortalama 170 cenaze, Sıtkı Bey’in son model tabutlarıyla Türkiye’ye gidiyor. Paris, 2007. Dr. Ahmet (35), Fransız asıllı eşi Meryem, oğulları Muhammet, Ahmet’in Kayserili anne ve babası. Ahmet, Reims’teki dişçilik fakültesinde okuyabilmek için bir sıra işte çalıştı. Diplomasını aldıktan sonra Strasbourg’ta büyük bir muayenehane açan Ahmet’in hastalarının önemli bir bölümü Alsace bölgesindeki Türkiye kökenli göçmenler. Strasbourg (Alsace), 2007. İsa ve Asiye, Mersin’den 1971 yılında Fransa’ya geldiler. İkisi de Paris’in en ünlü konfeksiyon şirketlerinde çalıştılar. Artık, atölye olarak ta kullandıkları evlerinde dikiş dikiyor ve dışarıya parça başı iş yetiştiriyorlar. Pierrefitte (Seine-Saint-Denis), 2007. Hüseyin (62) ve Hanife, oğulları Ahmet ve gelinleri Tuban. Hüseyin Bey ve eşi Fransa’ya 1973’te İş ve İşçi Bulma Kurumu aracılığıyla resmi yollardan geldiler. Hüseyin Bey, bir ev ve traktör alacak kadar para kazandıktan sonra, memleketi Afyon’a dönmeyi planlamıştı. İnşaat işlerine girdi ve sonunda Fransa’da kalmaya karar verdi. Canteleu (Seine-Maritime), 2007 1975’ten 2008’e kadar Fransa ve Rusya’da yaşayan Ahmet Sel, 1990-2000 yılları arasında Moskova’da La Cinque ve Arte televizyon kanallarının muhabiri olarak çalıştı, Sipa Press fotoğraf ajansının Moskova bürosunu yönetti. Sel, Fransa'ya döndükten sonra Sipa Press'in genel yayın yönetmeni olarak görev yaptı. Belgesel fotoğrafçılık ve portre alanında çalışmaya devam eden Ahmet Sel'in fotoğrafları Le Monde, Paris Match, VSD, Corriera della Serra, The New York Times, Walrus, Télérama, L’Express, Geniş Açı vb. dergi ve gazetelerde yayınlandı. Gens de Moscou (Catleya Editions, Paris 2000) Kaboul, portraits posés (Editions Horizon illimité, Paris 2003) Galop (Editions Horizon illimité, Paris 2003) Moskova insanları (Yapı-Kredi Yayınları, İstanbul 2003) Ödülleri : 2004 The Gold Award of National Magazine Awards Foundation, category «Words&pictures» 2003 "Fujifilm Press Photo Award France" (portre).
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
Ahmet SEL Hakkında
e-Panel
M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı
Türkiye Sanal Fotoğraf Müzesi
Anadolu Fotoğraf Dergisi