e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü
Kendinizden ama ağırlıklı olarak fotoğraf geçmişinizden bahsedebilir misiniz?
Okul yıllarında babamın hediye ettiği bir fotoğraf makinasının bu sanatı sevmemde çok önemli bir rolü oldu. Üniversite yıllarında Hürriyet Gazetesinde serbest muhabirlik yapıyor, çevre haberleri ile ilgileniyordum. Mimar Sinan Üniversitesi'nde tekstil eğitimim sırasında aldığım fotoğraf dersleri ve karanlık oda çalışmaları beni çok etkiledi. Artık bu sanatın çekim alanına girmiştim. Var olanı görmek ve onu da yeniden yaratmak benim belki de eğitimimden kaynaklanan bir yaklaşım. 

Ne tür fotoğraflar çekmekten hoşlanırsınız?
Kreatif çalışmalar beni heyecanlandırıyor. Yeniden yaratmanın coşkusu müthiş. İnsanın varlık nedenini mistik bir bakış açısından değerlendirmek, doğa ve insan arasındaki ilişkileri görsel olarak sorgulamak ve bunu bir kurgu üzerine yapılandırmaktan zevk alıyorum. Çalışmalarımı bir proje olarak derleyebilmek tercih ettiğim bir yoldur. Tek katmanlı hayat anlayışımızın biraz arkasına geçebilmeyi ümit ediyorum. Fotoğrafta asıl görünmeyenin gücünü ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Hayal gücümle yaratıcılığımla ,yerel özgünlükten çok öte, evrensel değerleri çalışmalarıma katarak izlediğim bir yol var

Kendinizi fotoğrafın hangi türüne yakın hissedersiniz?
Deneysel fotoğrafa, kavramsal çalışmalara yakın olduğumu düşünüyorum.

Dijitalin fotoğrafa artıları ve eksileri nelerdir sizce?
Digital fotoğrafın en önemli artısı zaman kazanmak. Eksisi ise hız ve sayının artması ile fotoğrafınızda asıl hedeflediğinizi gerçek anlamda hissedemeyecek zamansal özümseme süreçlerini ıskalamak.

Sanal ortamlardaki fotoğraf paylaşımı gün geçtikçe artmakta. Bu sitelerin artı ve eksileri nelerdir? Eğrisi var ise düzeltmek için neler yapılmalıdır?
Artık bilgi çağında yaşıyoruz. Her türlü bilgiye sanal ortamdan ulaşılması gelişmemiz ve haberdar olmamız açısından çok önemli. Burada ne hedeflediğiniz bence önemli. Bir fotoğraf sergisini sadece sanal ortamdan izlemek beni hiç tatmin eden bir şey değil. Sanatçının sergilemek istediği üslup anlatılmak isteneni doğru algılamanız açısından çok önemli. Ekrandan sadece belli bir formata bağlı olarak bakmak doğru ve etkileyici değil.

Dünya fotoğrafçılığında Türkiye nerede?
Böyle bir değerlendirmeyi yaparken genel olarak sanat tarihine şöyle bir geri dönerek bakmanın bugünün durumunu anlayabilmek ve çözüm üretebilmek için önemli olduğunu düşünüyorum. Batıda fotoğraf, resim yapma geleneğinden geliyor. Fırça yerine deklanşör ve diğer malzemeleri kullanıyoruz. Bu sebep ile batıda fotoğraf muazzam bir geleneğe oturuyor. Rönesans dönemi bu gelenekte çok önemli bir dönemeç. Türkiye’de bu anlamda fotoğrafın geçmişi ile ilgili dönemlere bakarak besleneceği kaynaklar çok zayıf. Bunun bir kompleks olarak değil bir tesbit olarak algılanmasını rica ederim. 
İnsanlar fotoğrafçılıklarını geliştirmek için ne tür bir çalışma uygulamalılar?
Yeni başlayanlar yaşadıkları şehirlerdeki fotoğraf derneklerine giderek işe başlayabilirler. Dernek ortamlarındaki eğitim, seminer, gezi proramları ve arkadaşlıklar çok önemli. Tabii ki bu konudaki yayınları da takip edebilmek, sergileri izlemeyi de unutmayalım.

Yeni başlayanlar için önerileriniz neler olur? Bir de "Eski Tüfekler"' in üzerine düşen sorumluluklar neler olmalıdır?
Yeni başlayanların kendi sözlerinin olmalarını ve hayata daha çok kalpleri ile katılmalarını tavsiye ederim. Sadece bilgi sahibi olmak yeterli değildir İyi bir fotoğrafta güçlü bir yüreği görebilirsiniz. ”Karşındakine ancak kendine bakabildiğin kadar bakar, kendine dokunabildiğin kadar dokunursun”. Fotoğrafta da durum aynen böyledir. Eskilere düşen en önemli görevin bu değerleri ve enerjiyi yeni kuşaklara aktarabilmek olduğunu düşünüyorum.

Yeni projeleriniz var mı?
Yeni projemi geçtiğimiz yıllarda bitirdim.Kitap ve sergi çalışmalarına dönüştürebilmeyi umut ediyorum. Projenin adına” cesur bir dünya için” adını verdim.Yaşadığımız dünyanın çok ciddi sıkıntıları var. Savaşlar ve kuraklıklar yeryüzünde hayatı tehdit eder oldu. Maalesef bunda insanın ciddi sorumlulukları var. 

Kendinize örnek aldığınız fotoğrafçılar kimlerdir ?
Ansel Adams' ın doğaya ve ışığa olan saygısına hayranlık duyuyorum. Doğa hakkındaki "Duygusal bilgilerimizi genişlettiği için ona şükran duymalıyız" sozü çok etkiler beni.
Sebastio Salgodo ve Andre Kertesz beğendiğim sanatçılardan.

Siyah/beyaz fotoğraf size ne anlam ifade ediyor ? Renkli fotoğraf ile farklılığı neler sizin için ?
Anlatmak istediğinize göre bu değişir. Fotoğraf vardır sizin hissettirmek istediğinizi siyah beyaz daha iyi aktarır, ama fotoğraf vardır ulaşmak istediğiniz görüntüyü ancak renkli ile ifade edebilirsiniz. Her birinin yeri sizin ne yapmak istediğiniz ile çok alakalı. Bu konular üzerine keskin ve ön yargılı konuşmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Bu tamamen sanatçının tekelinde olan bir yaklaşım olarak kalmalı.

Fotoğraf yarışmalarına katılır mısınız ? Bu konudaki organizasyonları nasıl buluyorsunuz ?
Yarışmalara bir dönem katıldım. Motive ettiği için olumlu buluyorum. Ama bu sadece bir fantezi olarak hayatımızda olmalı. Sürekli yarışmalar ile yaşamak yeni projeler üretme aşamasında çok şartlı bir süreç oluşturacağı için gelişmemizin önüne geçme tehlikesi oluşturabilir. Son yıllarda belli projelere odaklanarak yaşamak beni daha mutlu etmeye başladı, bu konudaki organizasyonları daha disiplinli ve başarılı buluyorum. Fotoğrafın toplum tarafından sevilmesi aşamasında yarışmaların az bile olsa katkısını unutmamak lazım.

1961 Yılında İstanbul'da doğdu. Mimar Sinan Üniversitesi Tekstil Sanatları bölümünü bitirdi. Öğrencilik yıllarında Hürriyet Gazetesi`nde muhabirlik yaparak İstanbul' un çevre sorunları ile ilgilendi. İFSAK ve FOTOGEN fotoğraf sanatı derneklerinde üye olan sanatçı 1993-1997 yılları arasında çalışmalarını " EVREN SEVGİSİ ve YAŞAMIN GİZEMİ " adlı saydam gösterisine dönüştürdü. Bu çalışmaları İfsak 12. İstanbul Fotoğraf Günlerinde, İstanbul Saydam Günleri gösterilerinde, İstanbul Üniversitesi' nde ve Tarih Vakfı' nda düzenlenen gösterilerde izlendi.
2000-2004 yılları arasında ise "Cesur bir dünya için" adlı projesini hazırladı. Sergi ve kitap projesi için çalışmalarını sürdürmektedir.
Ulusal bir çok sergi ve etkinliklere katılarak ödüller aldı. (İstanbul Büyükşehir Belediyesi fotoğraf yarışması 1994 birincilik) Eserleri kurum arşivlerine ve katologlarına kabul edildi. Çalışmaları kültür ve sanat dergilerinde yayınlandı. Panel ve söyleşilere katılarak amatör fotoğrafın gelişmesini destekledi. 1998'de Türk fotoğrafında verilen ödüllerden biri olan Şinasi Barutçu Kupasını almaya layık görüldü.
Uluslararası bir çok yarışma ve bienallere katılarak sergilemeler ve ödüller aldı. (FIAP patronajı ile Avusturya, Fransa, Danimarka, Finlandiya, Makedonya'da düzenlenen yarışmalarda 1994-2000 yılları arasında sergilemeler aldı.) 1998'de FIAP'ın Danimarka'da düzenlenen uluslararası yarışmasında " The Golden Best Essay " ödülünü aldı. 1996'da 19.FİAP saydam bienalinde ülkelerde gümüş madalya alan Türkiye fotoğraf ekibinde bulundu. Japonya'da Türkiye'nin tanıtıldığı sergi projesine katıldı.
Sanatçıya 1999’da Uluslararası fotoğraf fedarasyonu tarafından AFİAP ünvanı verildi.
Fotogen fotoğraf sanatı derneğinde 4 yıl yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptı.(1999-2003)
İlk kitabı 2006 yılında Antartist Yayıncılık'tan Türk fotoğrafçılar kütüphanesi serisinde retrospektif çalışmalarını içerecek formatta yayınlandı.
Sanatçı, kreatif düşüncenin, fotoğraf çalışmalarında görsel zenginliği ve düşünce ufkunu genişlettiğini düşünüyor. Gerçekleştirdiği projelerde, insanın varlık nedenini mistik bir düşünce ile derinleştirerek sorgulamaktan zevk alıyor. Ali Balkı sanatçıların taşıdığı sorumluluğu şu sözler ile ifade ediyor. “ Biz sanatçıların bu basmakalıp düzenin dışına çıkıp, egemen kalıplaşmış imgelerin dışında yeni bir dünya kurmaları gerektiğine inanıyorum .”
Evren sergisi projesinin oluşumunda esinlendiği duygularını da şu sözlerle dile getiriyor. “Doğada ; sistemi bozmaya yönelik katkımız, uyma katkımızdan daha fazla olduğunu bildiğimiz halde vazgeçemeyiz dünyadan, kuşlardan, dağlardan, birbirimizden, korkularımızdan bile. Çünkü biz, hepimiz, evreniz bu muhteşem geçişlerde.”
“ Evrenin bir parçası olmak ne güzel. Dünya bizim evimiz ve hepimiz aynı evde yaşayan ortaklarız, kimimiz çiftçi, kimimiz yazar, kimimiz ağaçlar, kimimiz bulutlar, kimimiz kayalardaki yeşil yosunlarız, evrenlerin ötesindeki bitmeyecek olan yolculuğa çıkmışız.”
“Evrensel sorularımızın cevaplarını bulabilmemiz için: barışın,sevginin ve yüksek bilincin peşinde olma gerekliliğini, evrensel sevgiyle bu bilincin korunabileceğini savunuyorum .” 1993
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.