Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > OCAK 2009 SAYISI - JANUARY 2009 ISSUE > Ali İhsan Ökten : Fotoğraf Yazıları : Şiire Yansıyan Fotoğraf
Ali İhsan Ökten : Fotoğraf Yazıları : Şiire Yansıyan Fotoğraf

ŞİİRE YANSIYAN FOTOĞRAF

 

1839’da Fransız Bilimler Akademisi tarafından fotoğrafın kabul edilmesi ile başlayan ve bugüne kadar geçen süreç “tek kare”lik görüntünün büyüsünü bozmamıştır. Kısacık bir anın ölümsüzleştirilmesi duygusu devam ettikçe bu süreç devam edecektir. Fotoğraf özgürlüğe ve demokrasiye giden yolda bir araç olarak görülmüştür. Bir fotoğraf bazen o güne kadar anlatılanları tersine çevirmiştir. Sanatın toplumsallaştırılması konusunda diğer sanat dallarından çok daha fazla bir etkisi olduğunu söylenebilir. Diğer bir deyişle fotoğraf diğer sanat dallarına göre daha toplumsaldır. Çağdaş sanat kavramı görüşü de artık tüm sanatların birbirinden beslenebileceğini ifade ediyor. Yazın dünyasında şiir ve fotoğraf oldukça yakın bir ilişki içindedir. Şairin sözcük kalıplarına döktüğü imgelem gücü fotoğrafın görsel çarpıcılığında yaratılan büyülü sevginin gizem yükünü katlamaktadır. Şiir de tek bir kelime veya dizede, fotoğraf ta ise bir karede tüm öykünüzü anlatmanız gerekir. Çoğu kimse fotoğraf ile resim sanatını birbirine benzetse de fotoğraf çıkarma veya ayrıksama, resim toplama sanatıdır.  Fotoğraf tarihinde “resimselcilik” dönemi de fotoğrafın kendi hakkındaki düşüncesinin abartılmasıdır. Sinemada görüntülerin veya fotoğrafların toplama sanatı sayılmaz mı? Roland Barthes, “Camera Lucida” adlı kitabında “fotoğrafı ilkel bir tiyatroya, bir tür canlı tabloya benzetir”. Bana göre fotoğraf, çok kez içerdiği duygusal yoğunluk bakımından şiire ve bazı fotoğrafların da zihnimizde bir şiir etkisi yarattığını düşünürüm.  Her ikisi de bir an’ı hissetmektir.  “O an” hüzün ya da coşku duygusunun, anlaşılmanın, söylenememiş duyguları başkalarına aktarmanın bir ifadesidir. Ansel Adams’ta “Ben Bir Fotoğrafçıyım” adlı makalesinde fotoğrafçının yaptığını temel amaç, nitelik ve etkileri açısından, usta ressamların, müzisyenlerin ve şairlerin yapıtlarına benzeterek fotoğrafçılar için “fotoşair” deyimini kullanır.  İkisinde de yeniden yaratı vardır. Şiir duygusallığın, fotoğraf görselliğin ifadesi değimlidir? Bazen bir şiir bir fotoğraf gibi çıkar karşımıza. Bazende bir fotoğraf bir şiir gibi çıkar karşımıza. İkisinin bıraktığı tat veya etki aynıdır. Çünkü şiir yazmakla fotoğraf yapmak aynı uğraşı gerektirmektedir. Şair Cemal Süreya’nın şu şiirini okuduktan sonra ismine bakalım. Veya o şiiri bir fotoğraf karesi olarak görelim. Tahmin ediyorum ki aynı tadı alacaksınız. Cemal Süreya’da bunu böyle hissetmiş olmalı ki şiirine “FOTOĞRAF” ismini vermiş.


 

FOTOĞRAF

 

Durakta üç kişi

Adam kadın ve çocuk

 

Adamın elleri ceplerinde

Kadın çocuğun elini tutmuş

 

Adam hüzünlü

Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü

 

Kadın güzel

Güzel anılar gibi güzel

 

Çocuk

Güzel anılar gibi hüzünlü

Hüzünlü şarkılar gibi güzel

 

 

Cemal Süreya’dan farklı zamanlarda yaşayan Norveçli heykeltıraş Gustav Vigeland (1872 – 1943) şimdi Norveç’te Vigeland Parkında sergilenmekte olan Adam, Kadın ve Çocuk heykelini yapmıştır. Cemal Süreya’nın şiirinde durakta yazdığı fotoğrafı o bir kaide üzerine oturtmuştur.

 

 

Biçimi heykelden, duyguyu şiirden, anıyı fotoğraftan daha iyi ne anlatabilir ki? Anıyı bir fotoğraf çeker gibi şiirine yansıtan Melih Cevdet Anday, şimdi hepsi vefat eden arkadaşları ve kendisini “FOTOĞRAF” isimli şiirinde şöyle anlatır.


 

FOTOĞRAF

 

Dört kişi parkta çektirmişiz,

Ben, Oktay, Orhan, bir de Şinasi...

Anlaşılan sonbahar

Kimimiz paltolu, kimimiz ceketli

Yapraksız arkamızdaki ağaçlar...

Henüz babası ölmemiş Oktay’ın,

Ben bıyıksızım,

Orhan, Süleyman efendiyi tanımamış.

Lakin ben hiç böyle mahzun olmadım;

Ölümü hatırlatan ne var bu resimde?

Halbuki hayattayız hepimiz.


 

Melih Cevdet Anday’ın şiiri bize bazı günler ailemizden kalan eski fotoğrafları karıştırdığımız zaman ki duygularımızı hatırlattı değil mi. Fotoğraf zamanda tarihin tanıklığını yapar. Aynı şeyi Melih Cevdet, şiirinde yapmıştır.  Sizce Melih Cevdet, şiirde fotoğrafı mı çekmiştir? Yoksa fotoğraf gibi şiir mi yazmıştır? Başta söylemiştik şiir duyguyu, fotoğraf anıları anlatır diye. Şiir görmeyi öğrenmenin en önemli araçlarından biridir. İsa Çelik, bunun böyle olduğunu Nazım’dan örnek vererek "Nazım'ın şiirlerinde dehşetli bir görsellik vardır." der.  Nazım'ın görselliğine atıfta bulunmak için "İNEBOLU" isimli şiirinden örnek verir. O Nazım’ki “MEMLEKETİMDEN İNSAN MANZARALARI” şiiriyle aslında memleketinin fotoğrafını çekmiş, bunu dizelerinde işlemiştir.


 

Gözümüzü açınca karşımızdaydı artık

Sisli vadileriyle rüyalı Anadolu.

Görüyorduk uzaktan dereye giden yolu;

Sağ yanında bir çayır, solda çam ağaçları.

O kadar yakındı ki dağların yamaçları

Dereye düşen bahar bir daha çıkamamış.

Bu ne güzel memleket: Yüksek dağlarında kış,

Yollarında sonbahar, deresinde ilkbahar,

Altın güneşinde de yazın sıcaklığı var.


 

Baudrillard'ın dediği gibi "Fotoğrafın şaşırtıcı gücü, yazının gücünün çok ötesinde. Bir metin ender olarak, fotoğrafik nesnenin (gölge, ışık ya da malzemenin) aynı andalığı, aynı somutluğu ve aynı büyüleyiciliğini gösterebilir". Nazım Hikmet’de şiirinde fotoğrafik nesnenin tüm öğelerini toplamıştır.

 

Fotoğraf insanların nesnelerle arasındaki ilişkiyi estetize edilmiş bir görsellikle sunar. Bu görüntü çekenler için bazen güldürücü, bazen düşündürücü, bazen de ölüme götürecek kadar dramatiktir. Çektiğimiz bazı kareleri beğenmeyiz. Yaşamda da hoşlanmadığımız, acı çektiğimiz, bir daha hatırlamak istemediğimiz kareler vardır. 12 eylül 1980’den sonra şiir yazdığı için düşünce suçlusu, işkence gören şair Ahmet Telli, o dönemdeki anılarını ve çekilen fotoğraflarını ortadan kaldırmak ister. Oysaki günümüzde de görmek istemediğimiz, ortadan kaldırmak istediğimiz o kadar görüntü veya o kadar fotoğraf vardır ki…

 

 

81 YILINDA BİR FOTOĞRAF

 

Göz değil bunlar kesinlikle değil

irin gibi bir nefret akıyor sadece

Dudaklar yok burun yok alın yok

yüzü yok bu mumyalanmış yüzün

 

Ölümün rengi gri midir ya da korkunun

Gri midir insan hayvana benzetilirken

Uzun ve pis bir sakal sarkıyor

göğsüme iliştirilen rakamlara

 

İşte 81 yılından fotoğraf

albümlere hiç girmeyecek


 

Yaşamda ve bazı fotoğraflarda olduğu gibi bazı şiirlerde işte böyle acı ve hüzün vericidir.

 

Şiir, fotoğraf, şair ve fotoğrafçı sorusuna ise Refik Durbaş, her iki ustaya da saygı anlamında “İSTANBUL HATIRASI” adlı şiir kitabında şöyle yanıt verir.

 

Galata Köprüsü’ne yağmur yağıyor

Eminönü ayağında bir kundura tamircisi

Yağmurda ıslanıyor

 

Fazıl Hüsnü Dağlarca yazmıştı şiirini

Fotografisini Ara Güler çıkarmıştı

 

Köprü ile onunda hayatı

Kalktı tedavülden

Ama ruhu yaşıyor hala

Dağlarca’nın şiiriyle

Ara’nın fotoğrafının arabında

 

 

Merdivenlerde oturmuş elinde bir tahta parçası ile kendini canice yakanlara karşı korunmaya çalışan yaşamının son fotoğrafında gördüğümüz Behçet Aysan “ESKİ FOTOĞRAFLAR” şiirinde kendisini anlatır. Bu şair-şiir-fotoğraf ve fotoğrafçının son buluşmasıdır.


 

unutulmuş bir akşamdı, solmuş

çiçekler arasında, gölgesi

duvara vuran yüzün bir eski

fotoğrafta.

 

 

KAYNAKLAR:

1-Sadık Tümay: Fotoğraf ve Şiir. Fotoğrafya. Sayı:5 www.fotografya.gen.tr

2-J.Baudrillard, Çev.H.Çetinkaya, Edebiyat Eleştirisi, 1995, s.34

3-Seyid Ali Ak: Fotoğraf-Söz Kavuşması, Bileşim Yayınları, 2003

4-Ansel Adams: Ben Bir Fotoğrafçıyım. Çeviren: Nilgün Günden. Fotoğrafya Sayı:7 www.fotografya.gen.tr

5-Nazım Hikmet, Bütün Eserleri I, Adam Yayınları, Ankara, 1987

7-Refik Durbaş: İstanbul Hatırası, Adam Yayınları, 1998

8-Behçet Aysan: Düello, Toplu Şiirler, Adam Yayınları, 1993

9-Roland Barthes: Camera Lucida; Fotoğraf üzerine düşünceler. Altıkırkbeş Yayınları, 2008

 

Dr. Ali İhsan ÖKTEN

aihsan33@hotmail.com  
 


FOTORİTİM ARŞİVİNDEN :

Ali İhsan Ökten : Fotoğraf Yazıları : Fotoğrafta Zaman
Ali İhsan Ökten : Fotoğraf Yazıları : Fotoğrafın Eleştirel Gücü



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 3 yorum, 1-3 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
İstinasız bütün sanat dalları şu ya da bu biçim ve boyutta birbiri ile ilşkide ve etkileşimdedir.Birinden yola çıkarak,bir diğer dalda ürün vermek çokça uygulanan bir yöntem olmuştur.
Özellikle fotoğraf ile resim arasında biraz kavgalı,çokça da dayanışmalı birliktelik;Paul Sescau'nun fotoğrafı,Henri Toulouse-Laytrec'in "La Mie" tablosuna konu olmuş,Edvard Munch işi bir adım öne çıkarmış,fotografını kendisinin çekmiş olduğu modelin "Yatağın Önündeki Genç Kız" adını verdiği resmini yapmıştır.Bu uygulamaların tersi olarak , Rene Magritte ise yapmış olduğu resimlerin düzenlemelerini hazırlayarak onların fotoğrafını çekmiştir."Tedavi Gören" ve "Kurtarıcı" isimli resimlerinin "Sekizinci Günde Tanrı" ismini verdiği düzenlemesinin fotoğrafı gibi.Bu iki dalı çok çeşitli materyaller üzerinde birlikte kullanan ve yeni biçim ve ürün
ler oluşturan Andy Warhol'un çalişmalarını hatırlayacağız.
Etkileşim salt resim ile fotoğraf arasında değil Fotoğraf ve Film arasında,heykel ile fotoğraf arasında ve giderek Fotoğraf ile yazın dalları arasında da yaşanmıştır. Özellikle Şiir~Fotograf
ilişkisi verimli bir tarla gibidir.Sayın Ali İhsan ÖKTEN'in verdiği örnekleri çoğaltmak mümkündür.Ben bu alanda ,oluşumunu yakından bildiğim Sayın Ali CENGİZKAN'ın,Constantine
MANOS'un fotoğraflarına yazdığı ve Türk~Yunan Dostluk ödülünü kazandığı "Yunan Dosyası"
adlı çalışmasını söyleyebilirim.Bu etkileşimin belgelerini derlemek sayın Sadık TÜMAY'ın
ilgi alanıdır.
Sayın Ali İhsan ÖKTEN'in derlemesinden alınacak hisse,hiçbir sanatçının diger sanat dallarını görmemezlikten gelerek gelişemiyeceği ,hatta yaşayamıyacağıdır. Kendisine teşekkür ediyor,selam ve saygılarımı gönderiyorum.
Ali Rıza AKALIN
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 10 Ocak 2009 Saat - Time 23:09
Merhaba...
Diğer yazılarınızı da ilgiyle okumuştum daha önce. Ben de Ara Güler'den bir cümle eklemek istiyorum:
"...Ayrıca fotoğraf çekmek sadece deklanşöre basmakla yapılacak iş değildir. Entellektüel birikiminizin olması gerekir. Resme de, tarihe de, müziğe de, edebiyata da meraklı olmanız gerekir. Orhan Kemal, Yaşar Kemal ile aramızda fark yoktur. Onlar yazıyla bakar dünyaya ben fotoğrafla..."
Bence de bu böyle. Diğer sanat dallarından beslenmeyen, sağlam bir altyapısı olmayan, sessiz ve derin bir ırmakta çağıldamayan bir fotoğraf ve fotoğraf sanatçısı düşünemiyorum bile.
Paylaştığınız için teşekkür ederim. Selamlar, sevgiler. Dostlukla...
H.Bahadır LAÇİN eklemiş - adds | 11 Ocak 2009 Saat - Time 15:33
Merhabalar Sevgili Ali İhsan çok başarılı yazılarını büyük bir keyif ile takip ediyoruz eline sağlık bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum sevgiler saygılar.
Cemil Güven eklemiş - adds | 14 Ocak 2009 Saat - Time 22:28
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.