Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > MAYIS 2009 SAYISI - MAY 2009 ISSUE > Ali Öz : Ben Bir Foto Muhabiriyim
Ali Öz : Ben Bir Foto Muhabiriyim

 

BEN BİR FOTO MUHABİRİYİM

 


Evet, ben foto muhabirliğini bir yaşam biçimi haline getirmiş, bu meslekte 25 yılını tüketmiş biriyim.

 

Çünkü foto muhabirliğini çok sevdim. Foto muhabirliğinin dünyadaki savaşlar karşısında bir işlevi olduğuna inandım. Foto muhabirliğinin kendimi en iyi ifade edebildiğim bir alan olduğuna inandım. Duygularımı, düşüncelerimi fotoğraf yoluyla anlatmayı ve insanlara iletmeyi seçtim. Foto muhabirliği gazeteciliğin olmazsa olmazı olan temel taşlarından biridir ve hatta bana göre çok daha önemli ve anlamlı bir alanıdır.


Üniversite olayları, İstanbul 1998
 


Fotoğraf 19.yüzyılın en sükse yapan buluşlarında biridir, bu buluşun ardında bilinmeyen birçok insan ve emek vardır. Bugüne kadar değişik amaçlarla kullanılan fotoğrafın, en çok, en anlamlı kullanıldığı yer haber fotoğrafçılığıdır ve işte bunu yapan kişiye de foto muhabiri denir.


Toplumsal olaylar, İstanbul 1996
 


Haber fotoğrafçılığında sadece biçim ve ışık yoktur, bunların yanında fotoğraf verilmek istenen mesajı da barındırır. Ama hepsinden önce iyi bir haber fotoğrafı için zamanlama çok önemlidir.  “Kritik an” olarak nitelendirilen ve iyi bir haber fotoğrafçısında bulunması gereken en önemli özellik zamanlamadır ve zamanlama haber fotoğrafının değerini de belirler.


Toplumsal olaylar, İstanbul 1998
 


Şimdi size kısaca kendi yaşam öykümden söz edeceğim.  Emek-insan çelişkisi içersinde liseyi okudum. O yıllar sömürüyü, toplumdaki adaletsizliği, haksızlıkları ilk öğrenmeye başladığım yıllardı. Köyde domates tarlasında çalıştığım süreçte algım ve bilincim gelişmeye başlamıştı. Köyde ilk tanık olduğum, tefeci tüccarın köylünün domateslerini nasıl ucuz fiyata kapattığı, çalışmalarımızın karşılığını vermeden nasıl kayıplara karıştığıdır.


TAYAD'lı Kadınlar, İstanbul 1987
 


Bütün köyün başına gelen bu olay bilinçaltıma öylesine yerleşmişti ki, lise yıllarında karar verdim. Ben gazeteci olacaktım ve bütün bu olanları herkese anlatacaktım, bu adaletsizliklere, haksızlıklara karşı çıkacaktım. Çünkü o yıllarda gazetecilerin toplumun gözü kulağı olduğuna inanıyordum.


Çocuk ve gecekondu yıkımı, İstanbul 1987
 


O dönemki adıyla Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın yayın Yüksek Okulu Radyo TV Bölümü’nü birinci tercihimle kazandım. Çok olaylı yıllardı. Yine ilginç öykülerle dolu 80’lerin başında fotoğrafla tanıştım ve çok sevdim. Fotoğraf, kendimi en iyi ifade edebildiğim alan olarak karşıma çıktı. İnsanın hayatında rastlantılar vardır,  insan ne zaman ki o rastlantıları olumluluğa çevirir, o zaman hayatında güzel şeyler gelişir.   Bunun tersi ise, yaşamda önümüze birçok fırsat çıkar, ama biz onun farkına varmayız.


Sinegog baskını, İstanbul 1986
 


Bir foto muhabirinde olması gereken karar anı, bir çeşit refleks, sanırım bende hep vardı.  O nedenle okulda fotoğrafla tanışmamı iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum, hem de sıfır ekonomi ile.


Seçim, Ankara 2002
 


En ucuzundan klasik bir fotoğraf makinesi, o dönemde karanlık oda, kart baskısı vs. derken okulda ilk fotoğraf çalışmalarına başladım. İlk yarışmalara katıldım, ödüller, okul tarihinde ilk kişisel fotoğraf sergisi,  karma sergi vs. Fotoğraf, yavaş yavaş yaşam biçimim oldu.


Seçim, İstanbul 2002
 


1982 yılında İstanbul Nokta dergisinden aldığım bir davet ile kendimi bu mesleğin içersinde buldum. Nokta dergisine ilk yaptığım röportajlardan biri, tahmin edeceğiniz gibi  “Domatesin Öyküsü” idi. Bu röportaj benim için tutarlılık ve anlam açısından çok önemlidir.


Cumartesi anneleri, İstanbul 1996
 


O yıllarda okul yıllığıma fotoğrafla ilgili şunları yazmışım: “Ali ÖZ, insan sever ve sevdikleri için savaşım verir. En çok insanları seviyorum ve en çok onlarla kavga ediyorum. Çünkü onların yabancılaşmışlıklarına, tutsaklıklarına katlanamıyorum. Yaşamı çoğu zaman çözümleyemiyorum, ama en azından çözümleyebilmek için kafa patlatıyorum. Yaşıyorum tüm boyutlarıyla yaşamı… Bugün pek keyfim yok. Keyifsizliğe bile alışıyor insan, ama keyiflenmeyi unutmak berbat. Yalnızken, karanlık odadayken, agrandizörümden süzülen ışıkta insanı görüyorum. Aydınlanıyor gözüm gönlüm. Önümüz bahar, bin bir çiçek açacak”.


Serbest, 1997
 


1982 yılında Cumhuriyet Gazetesi’ne şöyle demişim: “Fotoğraf Sanatı: En dolaysız, en somut bir sesleniş aracı oldu. Fotoğraf sanatında tema toplumsal ve evrenseldir, görsel iletişim olgusu ile birlikte el ele birlikte yürür. Hiçbir yazı Vietnam savaşı yada dünyadaki bir açlık sorununu bir fotoğrafın dilindeki gibi belirleyici, insanların yüreklerinde ve bilinçlerinde yaptığı etkiyi yapmamıştır. Bugün fotoğrafın sınır tanımayan evrensel dili nesnelliğinden gelen inandırma gücü sayesinde dünya insanları Nazi toplama kamplarının vahşetini, Hiroşima’yı, Vietnam’ı,  Tel Zaatar’ı ve daha nicelerini sonsuza dek bilinçlerinde yaşatacaklardır.


Seçimler, İstanbul 1994
 


Fotoğrafa bakış açım o gün neyse 25 yıl boyunca hep öyle oldu. Bugün de aynı mantık ve bakış açımla işime devam ediyorum.

 

Daha sonraki yıllar deneyim ve kazanımlarımın hızla arttığı yıllar oldu. Sırasıyla; NOKTA, GÜNEŞ, MİLLİYET, AKTÜEL, CUMHURİYET, TEMPO, STAR ve NTV MAG’da çalıştım.


Cumhuriyet mitingleri, İzmir 2007
 


Nokta dergisi o dönemde bizim için güzel bir okuldu. Delicesine bir çalışma temposu. Bir gün Kırkpınar’a gitmek istedim göndermediler. Cumartesi Pazar kendi olanaklarımla gittim. Pazartesi günü fotoğrafları gördüler 3 sayfa kullandılar. Ve ben o fotoğraflarla Çağdaş Gazetecilerin ödülünü aldım.


Ecevit cenazesi, 2006
 


Yine bir başka gün acil servis haberi yaparken uygulamayı görmek için kendimi novalgin iğnesi yaptırırken buldum. Bu dönemde yoğun çalışma temposu içinde oldum. Gündüz haber fotoğrafçılığı, gece de defile çektiğim çok oldu.  Meslekte yeni bir genç olarak öncelikle deneyim sahibi meslektaşlarımı çok iyi takip ediyordum. Ayrıca acaba ben farklı ne yapabilirim diye düşünüp farklı işler yapmaya çalışıyordum.


1 Mayıs, İstanbul 2007
 


Daha sonra Güneş gazetesinde başarılı bir dönem geçirdim, oradan Milliyet’e çağrıldım. Ve 3 yıl Milliyet’te çalıştım. İlgi alanım tamamen toplumsal olaylar ve öğrenci olaylarıydı. 1987’de İstanbul Üniversitesi’nde rektörlük işgal edilmişti, orada olan tek gazeteci bendim.


Güneydoğu boşaltılan köyler, 1993
 


1989 yılında Güneş gazetesine transfer oldum.  Yeni bir yönetim ve yeni bir anlayıştı. Milliyet’te 600 lira maaş alırken,  Güneş’te 1.750 liraya başladım. Çünkü o dönemde gazeteciye, haberciye değer verilirdi.  İyi paralarla transfer olunurdu.


Ölüm oruçları, İstanbul 1998

 

Güneş gazetesi o dönemde ikinci okulumuz oldu. Yayın yönetmenimiz Metin Münir İngiliz ekolünden yetişmişti, yöneticiliğinde de bu açıkça görülüyordu.  Fotoğraf önemli olmuştu, farklılık yaratan fotoğraflar kullanılıyordu.  Gerçekten heyecan verici bir gazetecilik dönemi yaşadım.  Güneydoğu’da (Nusaybin’de) özel timden bir tokat yedim, Cizre’de çatışmanın ortasına düştük, arabaya beyaz bayrak çektik çaresiziz.  Özel tim bizi kovdu.

Gazeteciler, Fotoğraf: Burhan Özbilici, 1992


Cizre Kadıoğlu çatısına çıktık oradan teleobjektifle çekim yapmaya başladık.  Bir anda taranmaya başladık. Kiremitler kırılıyordu kendimi teras boşluğuna atarak kurtuldum.  Parmağım kırılmıştı. Özel tim bizi bir süre esir aldı. Arkadaşım bu arada çektiğimiz filmi vücuduna gizledi. Sonra biz o filmi 250 km’lik yolu bütün arama noktalarını aşarak Diyarbakır’da uçağa yetiştirdik. Fotoğraflar ertesi gün gazetede yayınlandı. Fakat bu kadar risk ve özveriye karşı gazete merkezinde arkadaşlar korkup kaçtılar dedikodusu çıkmış.  Çünkü olay bölgesinde Diyarbakır bölge şefi olayı atladığı için bize çamur atmaya kalkışmıştı.  Gazetecilik mesleğinde her zaman olabilen adilikler karalamalardı.  Yine aynı tarihte arabamız üç takla attı, ölümden döndük. Böylece sayısız olaylar yaşadık.  Güneş gazetesi o tarihte güzel bir gazeteydi ama ekonomik koşullar nedeniyle kapatıldı.

Erdal İnönü, İstanbul 1996
 

1991’de yayın hayatına yeni başlayan Aktüel dergisine geçtim.  Bugün çok tartışılan Fatih, Çarşamba bölgesini “Fatih-Çarşamba İslam Cumhuriyeti” adı altında fotoğrafladım. Gazeteciler Cemiyetinin ve Çağdaş Gazeteciler Derneğinin ödüllerini aldım. Aktüel’den kendi isteğimle ayrıldım.


Şehitler, Kars 1992
 


Aynı yıl içersinde Cumhuriyet Gazetesi dönemim başladı.  Burada çalışırken Zonguldak Grizu faciası oldu.  Benim ilk işim sabah erken kalkar ve hemen TV’de haber kanalı açarım ve bir taraftan da interneti açarım.  O yıllarda henüz internet yoktu TV’yi açtım faciayı öğrenince İstihbarat servisinin şefine telefon açtım.  Onlar bir ekibi geceden yola çıkartmışlar.  Beni göndermek istemedi.  Benim ısrarım karşısında peki git dedi. Zonguldak’a kadar 5 otobüs değiştirerek ulaştım.  Günlerce çok önemli fotoğraflar gönderdim. Fotoğraflarıma Şair Refik Durbaş yazılar yazdı. Ardından 1992’de Güneydoğu’da gazeteci İzzet Kezer’in öldürüldüğü 21 Mart Nevruz olaylarını yaşadım.  Nahçıvan’da,   Ermenilerle Azeriler savaşıyordu oraya gitmek istedim göndermediler.  Ben yine kendi olanaklarımla Nahçıvan’a gittim. Fotoğrafları çektim. Ancak Türkiye’ye döndüğümde Cumhuriyet gazetesinden istifa ettim.


İslam ve aczmendiler, İstanbul 1996
 


Ardından 8 yıl sürecek Tempo dönemim başladı. Başarılı ve keyifli bir dönem oldu.

 

Bir foto muhabirinin haberine, fotoğrafına sahip çıkmasıyla ilgili bir örnek olarak size şunu söyleyebilirim.  Yayın yönetmeninin benden iş istemesine gerek kalmazdı, genellikle kendi konularımı kendim seçerdim.  Örneğin “Cumartesi annelerini 3 yıl boyunca 50 tam sayfa kullandım. En son yazı işleri müdürü “yeter ulan bu çirkin kadınları kullanmayacağım” dediği hafta iki tam sayfa kullanmak mecburiyetinde kaldı. Çünkü önüne öyle ilginç bir fotoğraf koydum ki, o fotoğrafı kullanmak mecburiyetinde kaldı.


Metin Göktepe'nin annesi, 1998
 


Daha sonra Star Gazetesi dönemi başladı. Tempo’da 450 milyon maaş alırken Star gazetesinde maaşım bir milyar olmuştu.  Çok kötü bir gazeteydi.  Sonunda o parayı bırakıp NTV MAG dergisine geçtim.  Yine güzel keyifli bir dönem yaşadım.  Hepinizin yakından yaşadığı ekonomik kriz dönemi geldi. Basın sektöründe yaklaşık 5000 arkadaşımız işsiz kaldı.  Ve basın çalışanları bugünkü korkunç duruma düşürüldüler.  Bugün basındaki arkadaşları 1999’daki ücretleriyle ve hiçbir özlük haklarını vermeden çalıştırıyorlar.  Dolayısıyla çok meslektaşımda gazetecilik hedefi yok oldu.  NTV MAG kapatılınca çıkışımı istedim ve fiilen çalışmayı bıraktım.


Hrant Dink suikasti protestoları, İstanbul 2007 
 


2001 krizinden bu yana serbest gazetecilik yapıyorum. Sonuçta 6 yıldır fiilen çalışmıyorum, ama çalışan arkadaşlarımdan daha çok çalışıyorum.

 

1 Mayıs,  savaş karşıtı eylemler, toplumsal eylem, en büyüğünden en küçüğüne kadar her türlü olayı takip ediyorum.


Ekonomik kriz, Ankara 2001
 


2001 ekonomik krizinde gece saat 11.30’da haber dinleyip,  on dakika içersinde değerlendirme yapıp,  gece 12 trenine binip,  sabahın köründe esnaf eylemini çekmeye gittim. Ya da Irak savaşı başlangıcında  canlı kalkan” otobüsüne atlayıp Bağdat’a gittim.  Yaşamımda bu tür örnekler çok fazla.


İslam ve seçim, İstanbul 1994
 


Bütün bu heyecanlar, koşturmacalar niye?  Çünkü yaptığım işin kutsallığına inanıyorum. Ben yaptığım işe politik belgesel diyorum. Savaşa karşı olduğum için savaş fotoğrafı çekiyorum. Açlığa karşı durabilmek için açlığın fotoğrafını çekiyorum. Ezilmişlerin, haksızlığa uğramışların fotoğrafını çekiyorum.


Almanya işçileri, Kapıkule 1982
 


Sonuçta ülkemizin 25 yıllık sosyal, politik tarihini belgeledim.  Bu ülkede ne yaşandıysa bire bir objektif olarak çekmeye çalıştım.  Objektiflik, nesnellik içersinde insandan yana,  iyiden yana taraf olarak işimi yapmaya çalıştım.

 

Bir foto muhabiri olarak bu kadar özveride neden bulundum? Çünkü yaptığım işin kutsallığına inandım, önemini kavradım ve mesleğimi çok sevdim.  Bu iş ancak sevgiyle, özveriyle yapılacak bir iş.


Bergamalı köylüler, İstanbul 1998
 


Foto muhabirliğin incelikleri vardır. Bir kere yaptığınız işle yoğun bir hayat yaşıyorsunuz.  Yoğun insan ilişkileri yaşıyorsunuz.

 

Bu mesleği yaparken önceliğim hiçbir zaman zengin olmak bol para kazanmak olmadı.  Öyle olsaydı zaten başka meslek, başka alan seçerdim.


Canlı kalkan otobüsü, Bağdat 2003
 


Sonuçta işimi iyi yaptım. İşini iyi yaparsan vazgeçilmez adam oluyorsun ve yaşamını sürdürecek belirli bir para kazanabiliyorsun.

 

Bugünkü koşullarda şartlar biraz foto muhabirliğin aleyhine değişti. Dijital teknoloji,  internet kolaylık sağlamış gibi görünse de, belgeselci yönünden biraz kuşkular doğurdu. Manipülasyonlara (çarpıtmalara ) neden oluyor. Dijital teknoloji sayesinde herkes fotoğraf çekiyor, ama işin niteliksel kalitesi, içerik kalitesi zayıfladı. Görüntü kirliliği yaşanıyor.


CHP kurultayı, Ankara 1998
 


Eskiden Robert Capa’nın bir fotoğrafı, Vietnam savaşının fotoğrafları beynimize, bilincimize kazınırdı, ama bugün yanı başımızdaki Irak savaşından binlerce vahşi savaş fotoğrafları yakın tarihimizde olmasına rağmen unutulup gidiyor. Bunda biraz da günümüz insanının duyarsızlığı var.  Herkes gemisini kurtaran kaptanı oynuyor.   İdealler değerler kalmadı,  herkes iyi, daha iyi yaşamak peşinde, bunun karşılığı ise kölece bir çalışma temposu.  İnsanların hayatlarını iyi yaşayabilmeleri için zaman kalmıyor.  Bu kaos ve hesaplamalar içersinde ben kendimce yaşamın çözümlemesini yaptım.


Çocuk ve cop, Mardin 1997
 


Edebiyatın büyük ustalarından Gabriel Garcia Marquez’e  Karamsar bir insan olduğunuzu söylüyorsunuz ama kitaplarınızda her şey ne kadar kötü olursa olsun hep bir umut var, bu nasıl oluyor?” diye sormuşlar. Usta da cevap vermiş; “Dünyanın güzel olacağına inanmıyorum, ama inanmak istiyorum” demiş. 


Cumartesi anneleri, İstanbul 1997
 


Ben de bütün olumsuzluklara rağmen çekmeye, belgelemeye devam ediyorum, çünkü foto muhabiri gelecek kuşakların, insanlığın belleği olmak için, bugünü yarına taşımak için çalışmak zorundadır.

 

Ali ÖZ 

 


FOTORİTİM ARŞİVİNDEN :

Ali Öz : Moskova`lı Evsizler

Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 81 yorum, 1-80 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
İzlemekten bıkmayacağım bir portfolyo... Tekrar ellerinize sağlık.
Mehmet Serhan Karahan eklemiş - adds | 03 Mayıs 2009 Saat - Time 23:09
Yirmibir yıldan bu yana fotograf çekerim..
15 yıldır da Ali Öz'ü tanır, bilir ve yakından izlerim..
İşini onun kadar ciddiye alan, fotograf için her şeyini ortaya koyan yaşayan bir efsane olma yolunda ilerleyen sayılı isimlerden birisidir.

Kimi zaman lafını işlerinden öne çıkaran isimlere rastlarsınız.. Ali Öz onlardan değildir.
Onun sözü ve özü fotograf olmuştur. O gerçek bir fotomuhabiridir ve fotografları gibi kendisi de altyazı gerektirmez..
Selam ve sevgiyle..
Cengiz Oğuz Gümrükcü eklemiş - adds | 03 Mayıs 2009 Saat - Time 23:44
Her türlü emekten, özgürlükten, demokrasiden yana eylemlerde bulunup bizlere o güzel fotoğrafları sunmandan dolayı teşekkür ediyor, sağlıklı günler diliyorum.Sevgiler.
Yasemin Köken eklemiş - adds | 04 Mayıs 2009 Saat - Time 10:56
Sevgili Ali Öz abimizin daha çok fotoğraf sever veya toplum gönüllüsü, demokrasi sevdalısı insanlar tarafından paylaşılması adına internet ortamının kullanılması oldukça faydalı olmaktadır. Ali Abiyi tanıyıpta sevmeyen insan olamayacağı kanaatinde olduğumu bildirmek isterim.
Seni seviyoruz Ali Abi, kendine iyi bak.
Sevgiler
Osman Ekiz
osman ekiz eklemiş - adds | 04 Mayıs 2009 Saat - Time 12:18
Büyük bir keyifle okudum ve o güzel fotoğraflarına zevkle uzun uzun baktım...

Harikasın Ali abi..

Sayende çok şey öğreniyoruz....

İyiki varsın..

(:
Cihan Bİlgen eklemiş - adds | 04 Mayıs 2009 Saat - Time 13:23
1974 te Rüzgarlı Sokak'ta Ankara Gazetesinde foto muhabirliğini Mazhar Hocadan, 1 küçük votka bir limon ve bir küçük torba beyaz leblebi ile öğrendiğimiz yıllar, Faysal Geyik, Bekir Coşkun derken bu yıllara geliş.. Ali ÖZ kardeşim eline sağlık, yaptığın muhabirlik bazılarına göre resmen savaş muhabirliği, taşın gazın copun ölümün nereden geleceği belli olmadan bir göz bir göz nöbette fotoğraf çekmek... iki gözünde açık olarak çekilmesi gereken kareler bunlar.. 1 Mayıs 2008 ve 1 Mayıs 2009 da mutlaka vardır sizde, bir gösteri de onlarla düzenlesen ne güzel olacak..
Sinan Vargı eklemiş - adds | 04 Mayıs 2009 Saat - Time 13:28
Eline , gözüne sağlık Ali Abi, her izlediğimde gözlerimi yaşartan fotoğraflar bunlar, varol : )
Erdal Kınacı eklemiş - adds | 04 Mayıs 2009 Saat - Time 14:27
Ali ağabey gibi olabilmeyi çok isterdim...
Nihat Karadağ eklemiş - adds | 04 Mayıs 2009 Saat - Time 15:29
Sevgili Ali Öz kardeşim, seninle 35 senedir tanışıyoruz.Bu yazını çok büyük kayif alarak okudum,resimlerden çok etkilendim. İlk karşılaşmamız,Ankaraya geldiğin ilk günler,ilk ev arkadaşlığı ve bu günlere geliş,,, 35 yıldır Ali Öz'de değişmeyen şeyler;Sadelik, Saflık,Dürüstlük ve Çalışkanlık. Aliciğim sen çok yaşa sağlıklı ve mutlu nice resimler çek, benim için, toplum için, asıl kendin için
Dr.Zafer Şentut eklemiş - adds | 04 Mayıs 2009 Saat - Time 16:36
ALI ÖZ Türk fotomuhabirlerinin gurur kaynağıdir, çektigi her kare sosyal bellegimizi ayakta tutacak saglam bir halkadir. Örnek alinacak uluslararasi düzeyde bir fotograf emekçisidir. Kendisine daha genis imkanlar verilse çok daha verimli olacagina inaniyorum.
Ferit Duzyol eklemiş - adds | 04 Mayıs 2009 Saat - Time 17:06
Yazınız ve fotoğraflarınız daha öncekiler gibi yorum eklememize fırsat vermeyecek kadar yorumsuz.
ALİ İHSAN ÖKTEN
ALİ İHSAN ÖKTEN eklemiş - adds | 04 Mayıs 2009 Saat - Time 18:07
Sevgili Ali Öz'ün daha önce kaç kez baktığım konuşan fotoğrafları arasında dolaştım yine. Bu resimler olmasaydı sanki unutulacak acılar, ağrılar, hak ihlalleri ve hukuksuzluklar ve dönemeçler içinden geçtim. Ali Öz gibi fotoğraf çekip, onun gibi bir fikri takip sadakati içinde olursanız, ağır bir yükü de omuzlamış olursunuz. Her önemli olaya gitmeniz ve çekmeniz gerekir artık. Yoksa eksik kalırsınız. Toplumsal hafızada bir boşluk bırakırsınız. O da akan zamana yetişmeye çalışan bir toplumsal göz artık. Ali Öz sadece fotoğrafı çekmekle kalmaz, paylaşır. Fotoğrafının izini de takip eder. Eline ve emeğine sağlık Ali Öz.

Bülent Aydın eklemiş - adds | 04 Mayıs 2009 Saat - Time 18:40
herzamanki gıbı gine her karen acıyı, ınsanın zavallığını ,çaresızlığını sert bır gerçekcılıkle sergılıyor.ne yzıkki bu sahneler hiç bıtmıyecek ınsanlık var oldukça.sanıyeye oynayan bu goruntulerı bukadar guzel yakalamak arkadaşım ALInin sanatının en belırgın ozellığı.elıne ve gozune sağlı alıcığım.sevgıler
gulden akkan eklemiş - adds | 04 Mayıs 2009 Saat - Time 19:34
Ali abi tüm yüregimle tesekkur ederim, cesaretin, dürüstlügün ve bize daima hatirlattigin icin...sevgiler Miriam
Miriam Bektas Cankaya eklemiş - adds | 04 Mayıs 2009 Saat - Time 23:20
Beşlgesel niteliğindeki bu çok güzel fotoğrafları grubumuzla da paylaştığınız için sizlere teşekkür eder başarılı çalışma hayatınızın devamını dilerim
Sevgi ve saygılarımla Hasan KOTAN

kotanlartr@googlegroups.com
Hasan Kotan eklemiş - adds | 05 Mayıs 2009 Saat - Time 00:46
Sevgili ali abi, bozuk dunya duzenini duzeltmek icin uzerine dusenden fazlasini yaptin,insanlik adina calisarak bir omur gecirdin,umarim cabalarin baskalarina ornek olur ve mesajlarin yerine ulasir, bizi bilgilerinle zenginlestirmeye devam et, tesekkurler.
Alper Tasci eklemiş - adds | 05 Mayıs 2009 Saat - Time 01:01
Ali ağbi merhaba,
Sanat cephesinin mail grubuna yolladığınız linke bağlandığımda bir kez daha fotoğrafın ne kadar önemli bir araç olduğunu kavradım. Fotoğraflarınız, "fotoğrafın asıl gücünün tarihsel bilincin güncelleştirmesi olduğunu" bir kez daha hatırlattı. Elinize, yüreginize sağlık.
Sevgiler...
Gülhan Kırdı
Gülhan Kırdı eklemiş - adds | 05 Mayıs 2009 Saat - Time 11:17
Abi eline sağlık,

Insanların olayların üzerine böyle yüreğini koyan kahramanları görmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Okuyanların kendilerine bir ders çıkardığından ve/veya gururlanacağından hiç şüphem yok.

Selam,
Serdar Öz
Serdar Öz eklemiş - adds | 05 Mayıs 2009 Saat - Time 13:42
Ali Hocam iyiki varsınız......


Aysun Yiğit
Aysun Yiğit eklemiş - adds | 05 Mayıs 2009 Saat - Time 15:28
Belleksiz toplumumuzun belleği olmuş bir göz, inanılmaz etkileyici bir portfolyo..
Ama benim için en etkileyici olan sanırım bu kadar spontan gelişen olayların göbeğindeki fotoğrafçının en az belgeleme kaygısı kadar estetik kaygısının da fotograflardan izleyene doğru taşması.. Bravo....
Anıl Özgüç eklemiş - adds | 05 Mayıs 2009 Saat - Time 16:19
Ne söylesem,ne yazsam,ne düşünsem hepsi bu fotoğrafların bende yarattığı etkiyi yeterince anlatamayacağımı biliyorum.Ama bu değerli arkadaşımın bir özelliğini vurgulamak isterim.Ali ÖZ fotoğraflarını oluşturur iken onlara muhakkak duygu eki koyar Salt fotoğraflarına bakmakla kalmayıp, gözyaşlarınızı içinize akıtmak zorunda kalırsınız.Arka plan çoğunlukla ön plan ile bağlantılıdır.Bu bağlantı ya bir uyum ya da bir çelişkiyi çarpıcı biçimde vurgular.Bu biçimiyle neredeyse "an" fotoğrafı değil "kurgu"fotoğrafı izliyormuş duygusuna kapılırsınız.Ali ÖZ'ün özgünlüğü ve başarısı buradadır.
Teşekkür ediyorum,yazılamayanları gösterdiği için,fotoğrafın niteliğini yücelttiği için,bizlerle paylaştığı için.
Selamlar,sevgiler,saygılar gönderiyorum.

Ali Rıza AKALIN
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 05 Mayıs 2009 Saat - Time 16:38
ALİ ÖZ'Ü 25 yıl öncesinde ilk tanıdığimda boynunda fotograf malinası vardı. Hala var ve dilerim hep olur. İnsanların çoğunun bulunmak istemediği ortamlarda bulunup "bakın bunlar yaşanıyor, bunlarda var"diye cesaretle gidiyor, çekiyor ve bize gösteriyor. ALİ'ye sorarsanız "korkmuyormusun? " diye, aklına bile getirmiyor. "İşimi yapıyorum, bu benim hem işim hem yaşamam biçimim" diyor.Fotograflarına baktığım zaman "bizim gördüklerimiz bunlar, onun gözleri kimbilir neler gördü, beyni ve yüreği nasıl dayanıyor " diye düşünürüm hep. Ama bilirim ki ALİ mevsimi geldiğinde boğazda erguvanları da çeker. Gözleri herşeyi görür ama seçer. İyiki varsın, iyiki fotograf çekiyorsun ALİ ÖZ.
Tümay Mercan CİĞERDELEN eklemiş - adds | 05 Mayıs 2009 Saat - Time 17:39
Fotoğraflar büyüleyci.
Çalışmalarını anlatır sözcükler ve fotoğraflarla yaşama bakış açısını, mesleğe olan sevgisini, yoğun emeğini ve insana olan saygısını, aşkını görebiliyorum. Gelecek güzel günlere olan umudu ve çabayı görebiliyorum.
Daha güzel bir gelecek için fotoğraflarında insanın mücadelesini görebiliyorum.
İnsanı görüyorum. İnsanın her halini görebiliyorum.

Nazım Hikmet'in 'Bir Fotoğrafa' isimli şiiri aklımdaydı hep fotoğraflara bakarken ;

Karşımdasın işte...
Bana bakmasan da oradasın görüyorum seni.
.....
Önemli olan 'zamana bırakmak' değil,
'zamanla bırakmamak'tır..

sözleri yankılandı içimde,
fotoğraflarında kendini ve insanı böylesine gösterebilen,
fotoğraflarını zamana bırakmayan, zamana taşıyan emekçiyi
gördüm
emeğinize sağlık
saygı ve sevgilerimle

Meral Göker eklemiş - adds | 05 Mayıs 2009 Saat - Time 18:59
Yaşam ve zaman arasında uzlaşmaz bir gerilim vardır… yaşam, zamana karşı bir direnme biçimidir… böyle tarif eder hasan yalçın zaman ve yaşamı…fotoğraflarınızı görünce aklıma hemen hasan yalçın geldi… “zaman ve aşk” adlı kitabı geldi.

“Fotoğraflar, bizim korkunç büyüklükteki, korkunç zaman kütlesinin kabuğu üzerine bir bıçağın sivri ucuyla açtığımız birer yarıktır” cümlesi geldi.. şöyle devam ediyordu:” denklanşöre basıyoruz, zamanın sonsuz bir hızla akan büyük ırmağından bir tas su dolduruyoruz”.
Bana da şunu söylemek düşüyor: Ateşli olayların içinden bir tas su ikram etmişsiniz tüm insanlara… elinize sağlık.. teşekkürler…



Meral Göker eklemiş - adds | 05 Mayıs 2009 Saat - Time 21:41
Çoğu olayda yan yana çalışma şansım olduğu için mutluyum. Ali abi bizim işin duayenlerindendir......
Oktay Uçar eklemiş - adds | 06 Mayıs 2009 Saat - Time 10:13
toplumsal gerçekler..insan.. belgeler.. ve bu ilintilerin içinde fotoğraflar.. o kadar etkileyici ki fotoğraflarınız.. içleri gerçek kokuyor.. teşekkürler bizlere sunduğunuz için fotoğraflarınızı..
ayşe eklemiş - adds | 06 Mayıs 2009 Saat - Time 12:01

Sevgili Ali Öz arkadaşımızın fotoğrafları, toplumsal olayların hemen her alanında bir belge niteliği kazanmıştır. Son çeyrek yüzyıllık sürede yaşananlara ışık tutan bu belgeler, öteki belgelerden farklı olarak estetik bakımdan da fotıoğraf sanatının gelişme düzeyini yansıtmaktadır. 1967 ya da 1969'da, Ankara'da Fransız Kültür Merkezindeki Ş. Eczacıbaşı, A. Güler, S. Fırat'ın fotoğraf sergisinden bu yana, fotoğraf sanatının sürekli bir gelişme içinde olduğuna somut bir kanıt olarak sevgili Ali Öz'ün çalışmalarını da gösterebilirim. Ek olarak Ali'nin "ekol yarattığını" da söylersem, sanırım abartma değildir.
Fethi Murat DOĞAN eklemiş - adds | 06 Mayıs 2009 Saat - Time 15:01
Foto muhabirliği ( görsel habercilik ) gazetecilikte anlamlı bir duruş, evrene özünü kavrayan gerçekçi bir bakış, özgür bir ruh ve sürekli kendini geliştirme ile var olan çok özgün bir yaşam tarzı ile gelişiyor. Ali Öz, görsel haberciliğin ülkemizdeki en önemli temsilcilerinden.

Bu sitede yer alan her bir kare, zaten daha fazla söze yer bırakmıyor. Ali Öz'ün gözüne ve vizyonuna ışık tutuyor. Görsellik anlatıyor kendini, ortaya konan emeğin, yüreğin sahibini..

Eline sağlık sevgili Ali..

Füsun Özbilgen eklemiş - adds | 06 Mayıs 2009 Saat - Time 15:24
Ali OZ
Turk belgesel fotografının en tepesındekı fotografcı.Alı Ozun fotograflarında Insan her zaman bırıncı unsurdur.Ali OZ fotografları Dunya belgesel fotografcılarının her zaman rehber fotografcısı olacaktır.
Ali abi bırkez daha tebrık edıyorum bu guzel calısmalarınız ıcın.tesekkur ederız.
sahin kaya eklemiş - adds | 06 Mayıs 2009 Saat - Time 16:26
fotograflardan etkilenmemek mümkün değil
hepsi birbirinden güzel ve hepsinde ayrı bir anlam yüklü
başarınıza ve azminize hayran kaldım gerçekten
yürelten tebrik ediyorum sizi.


seda şentay eklemiş - adds | 06 Mayıs 2009 Saat - Time 18:35
"Hayata içerden bakmak, "görünmez" duvarların dışına çıkmak"

Aydınlanmacı burjuva devriminden her kesime yönelik derin etkiler bırakan "herşey çok güzel olacak" tarzındaki naif iyimserlik ile bezenmiş cıvık cıvık "inanç" tarafındanda beslenen ve gerçekliğin/hayatın kendisi üzerindeki farklı saklı nedenlerle varolan iktidar arzusunu, hayatı içerden görünür kılarak aşmaya çalışan arkadaşıma emeği için teşekkürler, yolu açık olsun. Ancak herşeyin çok güzel olmayacağının siyahlığından hiçbirşey yapmama "beyazlığını" aşabilmenin mümkün olduğunu da "iyi ve kötüyü" bağlayarak somutlaştıran bireysel bir direnişini de fotoğraf ile birleştiren değerli bir biyografinin görünür kılınması da hakikaten önemli.

Sistematik Öldürülenlerin, cezaevlerine her ne nedenle olursa olsun kapatılanların, işkenceye uğrayanların, "orantılı güç" kullanananların ve "mağdurların" fotoğraflanmayacağı günlerin hayaliyle...

selamlarla,
Emre Özkapı

Emre Özkapı eklemiş - adds | 06 Mayıs 2009 Saat - Time 20:33
Bu toprakların yaşanmışlığının tüm gerçekliğiyle ortaya konulması nasıl bir algı yaratıyor insanda? Ne çok şeyi unuttuğumuzu yada ne çok şeyin unutturulduğunu hatırlıyoruz belki de.fotoğrafın ne denli etkili bir araç haline geldiğini görüyorum burada.bunca yılın, bunca emeğin tüm bu karelerde hayat bulması sözcüklerle anlatılabilecek kadar kolay değil. fotoğrafın teknik açıdan başarısının konuyla bütünleşmesi o kadar etkili bir şekilde oluyor ki, her bir fotoğraf durup düşünmemi gerektiriyor bir süre.kim bilir ne hikayeler yatıyor bu fotoğrafların arkasında...tarihe tanıklık etmek ve bunları aktarma doğallığı içinde olmak çok önemli bir değer.
Bizimle paylaşacağınız daha pek çok şey olmalı hocam!
Sevgiler….

simge balcı eklemiş - adds | 06 Mayıs 2009 Saat - Time 23:26
Nietzsche'nin yazdıklarını sen görüntüledin: İnsan insana ne yapar? Unutmamamızı sağladığın için, belleklerimize sahip çıkmamız konusunda uyardığın için, haykırdığın için teşekkürler.
Sıdıka Yılmaz/ İzmir
sıdıka yılmaz eklemiş - adds | 07 Mayıs 2009 Saat - Time 08:59
Sevgili Ali, yüreğinle çektiğini biliyorum. Eline, gözüne, aklına, yüreğine sağlık...
Bülent Irkkan eklemiş - adds | 07 Mayıs 2009 Saat - Time 11:53
Sevgili Üstadım Ali,

Gönül verdiğin, büyük keyif aldığın, koca bir ömrü yoluna adadığın mesleğini yazında o kadar güzel anlamışsınki mükemmel.

Aynı şekilde bu adanmışlığın tek tek imzaları ise, her belgelediğin olay sonrasında ortaya koyduğun fotoğraf karelerindir.

Fotoğraflarının hepsi yazındada dediğin gibi o olayı beynimizde yer edip unutulmaması adına birer büyük belgedir.

Sağlık ve mutluluk dolu bir yaşam dileyerek daha nice fotoğraflar belgeler yazılar üretmen dileklerimle.

Ali AYYILDIZ.
Ali AYYILDIZ eklemiş - adds | 07 Mayıs 2009 Saat - Time 14:40
Ali arkadaş,
sen hakikaten bir "foto muhabirisin".
buna başka bir ilave gerekmez. tanım, tarif gerekmez.hani neredeyse muhabirlikten bile vazgeçip kısaca foto'sun, fotoğrafsın diyeceğim.
seni bir kez daha kutluyorum. izlemekten zevk alıyorum.
ben senin bu seçkilerinden bir fotoğrafına "mim"koymak istiyorum. "bergamalı köylüler" fotoğrafına. benim için bir daha bakar mısın?
resmin üstünde beş adet büyük ve baskın yazı var.
ŞİŞMAN- LAHMACUN ve OYUN
diğerleri ise
GÜLÜNÇ ve TİTANİC.
bana bir ironi düzenlenmiş gibi geldi.olabilir mi?
ah, bir yazar olsaydım aklı başında; neler yazmazdım ki bu fotoğrafa!
Tebrikler, başarılar

Haldun CEZAYİRLİOĞLU
İLEV Başkanı
Haldun CEZAYİRLİOĞLU eklemiş - adds | 07 Mayıs 2009 Saat - Time 16:38
Fotoğraflarınızı gerçekten zevkle izledim yazınızıda büyük bir keyif ve merakla okudum. Sizi tebrik ediyor ve bu şekilde açıklayıcı yazılarınızdan ve fotoğraf sevdalısı gençlere yol göstermek isteyişinizden dolayı saygılarımı sunuyorum...
Hasan Burak DURMUŞ eklemiş - adds | 07 Mayıs 2009 Saat - Time 23:15
yaptığı işin ağır sorumluğunu bilen ve bunu görev edinmekten keyif alan fotomuhabir, öğreten, değerli insan, Ali Öz...
yüreğinizi ortaya koyarak çıkan bu karelere imrenmemek elde değil. tarihe tanıklık eden bu dev arşivi her izlediğimde gözyaşlarıma hakim olamıyorum.
nice senelere tanıklık etmeniz dileğiyle
saygılar ...
Zeynep Baskurt eklemiş - adds | 08 Mayıs 2009 Saat - Time 14:56
sen birtanesin hoca camia senle gurur duyuyor ....saygı ve sevgiler
cemal düzgünoğlu eklemiş - adds | 09 Mayıs 2009 Saat - Time 16:21
fotoğrafın öznesi olan insanları ve olayları gördüğümde bunların sadece o fotoğraflarda kalmadığını ve hepimizin hayatını nedenli etkilendiğini birkez daha anlıyorum aslında biz o karelerin içindekilerini yaşadık,tanık olduk,acı çektik...gerçek bunlar... internette izlediğim bir derginin sayfasında ki herhangi bir portfolyodan öte bunlar...
biz gerçeğiz diye haykırıyorlar ve neyazık ki böyle karelere hep biryerlerde tekrar rastlıyacağız.
İyi ki varsınız ve iyi ki bunları fotoğraflıyacak bir yüreğe sahipsiniz
Güzin eklemiş - adds | 12 Mayıs 2009 Saat - Time 21:51
Sevgili Ali

Her fotoğrafın bir makale gibi...Sen eşimin sınf arkadaşısın ama onun ötesinde benim hayran olduğum bir fotoğraf sanatçısısın...Seninle birlikte gittiğimiz Metris'deki Anneler Günü'nü hatırlıyorum bu hafta anneler günü çılgınlığını yaşadığımız için...Tam bir tüketim çılgınlığı haline getirilen Anneler Günü'nü o gün sen ne güzel fotoğraflamıştın.. Anne çocuk duygusunu...Hoş o günün yönetimi de bu duyguyu sömürmek amacındaydı başka...Yılını tam hatırlayamıyorum ama 83 ya da 84 dü...Sende kayıtları vardır mutlaka...
Domates çalışmanı da hatırladım...Sevgiyle ve inanarak çalıştığın için sonuçlar güzel oluyor...Sana hep destek veren bir eşin olduğu için de şanslı olduğunu hiç unutma...Sevgilerimle...
Dr. Hilal Ünalmış Duda
Hilal Ünalmış Duda eklemiş - adds | 13 Mayıs 2009 Saat - Time 21:39
fotografın neye amac ve arac olabilecegini sade ve anlasılır bir sekilde acıklamıssınız , fotografa yeni baslamıs sayılmakla birlikte yeni yeni de ne yapmak istedigimi buluyorum,dunya hızla ve şuurunu kaybetmişcesine yaşarken kıyıya köşeye itilmiş okadar fazla yaşam varki ve kimse bunları farketmek varlıklarını hatırlamak istemiyor. herkes unutabilirse yok olabileceğine inanıyor ama sizinde verdiginiz mucadele gibi benim icinde fotograf o unutulmaya calısılan yasamları herkese tekrar tekrar hatırlatmak onlarında var olduğunu ve bizim tüketim çılgınlığımızın diger hayatları yok etmekte olduğunu tekrardan düşündüre bilmek ..
sevgiyle..
ali asker canbaz eklemiş - adds | 14 Mayıs 2009 Saat - Time 12:16
yaşamak _ yaşatmak. bu fotoğraflarla o anı yaşıyoruz. ellinize ve gözünüze sağlık hocam ali öz olmanın farkı gerçekten burda da fark yaratıyor. başarılar hocam
esin k. eklemiş - adds | 15 Mayıs 2009 Saat - Time 14:18
Fotograflariniz cok guzel; emeginize saygi duyuyor bizlere aktardiklarinizdan dolayi cok tesekkur ediyorum...

Doktugunuz terin, yemis olabileceginizi varsaydigim dayagin, cekmis olabileceginiz acilarin karsiliginda ulkemizin yakin tarihini tanikliginiz olcusunde enfes fotograflar ile yansitmissiniz, sagolun...

Umarim sizin fotograflarinizdan sonra umutsuzluga kapilmadan fotograf cekmekten zevk almaya devam edebiliriz.
Mehmet Ismail Sayar eklemiş - adds | 19 Mayıs 2009 Saat - Time 02:13
tek kelimeyle, inanılmaz...
Recep Güleç eklemiş - adds | 31 Mayıs 2009 Saat - Time 14:22
SEVGİLİ ALİ ÖZ PORTFOLYONU KEYİFLE İZLEDİM İŞİNİ BU KADAR SEVEN VE ÖNDE TUTAN FOTOĞRAFCI DESELER İLK AKLIMA GELECEKLERDENSİN TOPLUMDA BİR TABİR VARDIR ALLAH ÇEKTİRMESİN DERLER FAKAT BEN SANA ALLAH HEP ÇEKTİRSİN DİYECEGİM İYKİ VARSIN TEKRAR KUTLAR BAŞARILARININ DAİM OLMASINI DİLERİM SEVGİLER SELAMLAR.


Ümit polatcan ... Fotoğraf Editörü.
Ümit polatcan. eklemiş - adds | 02 Haziran 2009 Saat - Time 14:16
Politik belgeselin bildiğim, duyduğum, tanıdıgım en iyi işçisi, sevgili dostum,
Sakın durma. Daha anlatılacak cok sey var. Bunu da en iyi sen yaparsın.

Serpil Yıldız eklemiş - adds | 02 Haziran 2009 Saat - Time 16:37
Degerli Ali Oz, Fotograflarinizin yanisira fotografa bakis alt yapinizi yansitan, fotografci ozgecmisiniz icerisinde yaptiginiz degerlendirmelerin oldukca onemli ogretiler oldugu dusuncesindeyim. Degerlendirmelerinizden hepimizin alacagi dersler var. Ezen-ezilen iliskisini tanimlayan fotograflariniz, steril ve keyifli ortamlarda degil, can bedeli olabilecek kosullarda uretiliyor (Bkz. Izzet Kezer ornegi). Bu denli sert iliskilerin varoldugu bir cografyada ezene "Dur bakalim" demeden, dokunmadan, sosyal konulardaki yetersiz birikimlerine karsin, fotograf cevrelerinde bulunup ve hatta birer STK niteligindeki Fotograf Derneklerinin yonetimlerine gelme tesebbusunde ve curetini gosteren, bir sekilde bunu elde eden kisilerin hem fotograflariniza done done defalarca bakmalari, hem de ozgecmisinizi ve degerlendirmelerinizi defalarca okumalari kendilerine yararli olacaktir. Yogunlugunuza karsin, IFSAK Sosyal Olaylar Fotografciligi Birimi ile ilgilenmeyi kabul ettiginiz icin tesekkurler. Kolayliklar dileklerimle ve saygilarimla, Faik Basaran
Faik Basaran eklemiş - adds | 12 Haziran 2009 Saat - Time 23:31
defalarca izledim ve her izlediğimde etkileniyorum, bu değişmiyor.Zamanlar değişiyor, insanlar değişiyor fakat gerçekler bir türlü değişemiyor ve acıtmaya devam ediyor. Bu cesaret ve emek ürünü fotoğrafları seviyorum.
Ellerinize sağlık...
güzin tezel eklemiş - adds | 14 Haziran 2009 Saat - Time 16:11
ALİ ÖZ FOTOGRAFLARINA BAKTIĞIMIZ ZAMAN GÖRDÜKLERİMİZ KARŞISINDA GÜNLÜK HAYATTA NE KADAR PUSLU GÖZLÜKLERLE DOLAŞTIĞIMIZI FARKEDİYORUZ. GÖREMEDİKLERİMİZİ YA DA KOLAY UNUTTUKLARIMIZI KARELERİNE HAPSEDİP GÖZÜMÜZE SOKUYOR RESMEN. VE DİYORUM Kİ "YİNE TOKADI BASMIŞ ALİ ÖZ". AMA TOPLUMSAL OLAYLAR VE ACILAR DA OLSA KONU, BAZI KARELERİNDEKİ ZITLIK, NÜKTE VE İRONİ DE GÜLÜMSETMİYOR DEĞİL.
TOKADI BAS AMA GÜLÜMSET, NASIL BİR DENGEDİR BU?

YÜREĞİNE SAĞLIK ALİ ABİ, İYİ Kİ VARSIN......
EMEL BAHAR eklemiş - adds | 16 Haziran 2009 Saat - Time 23:38
Selamlar Ali Bey,

Öncelikle bu gûzel çalismalar için tebrikler, insan uzun uzun bakmak istiyor, adeta okunuyor fotograflariniz.

www.derindusunce.org sitesinin editörüyüm, rica etsem mail yoluyla bglanti kurar misiniz bizimle?

Saygilar, iyi çalismalar

Mehmet Yilmaz eklemiş - adds | 17 Haziran 2009 Saat - Time 11:58
Muhteşem karar anları ve insan sevgisi ile hayata bağlılık görüntüleri izledim.
İnsana ve yaşama verilen değer, fotoğraflarınızın içindeki ince mizah duygusu ile başabaş.
Acemisiyim fotoğrafın henüz. Ama bir gün sizin gibi fotoğraf çekebilmeyi dilerim.
Saygılarımla,
Ufuk Duruman eklemiş - adds | 19 Haziran 2009 Saat - Time 16:23
Sevgili Ali, her biri tarihin bir başka anına tanıklık eden fotoların eşliğinde "Ben bir foto muhabiriyim" başlıklı yazını duygulanarak okudum.

Fotoğrafların tarihe tanıklığın yanı sıra, öz itibariyle yaşamı savunmanın da ta kendisi...

Sesonline.net'e yaptığın gönüllü fotoğraf katkısı için de, bu vesile ile bir kez de yazılı olarak teşekkür ediyorum sana.
İyi ki varsın Ali.

Verdiğin emek ve nitelikli katkı ile 'belleksiz toplum'umuzun, ısrarla belleği olma işlevini sürdürdüğün için de, ayrıca övgüye layıksın.

Başarılarının sürmesi dileği ve sevgi ile...

Yalçın Ergündoğan
Gazeteci-yazar



Yalçın Ergündoğan eklemiş - adds | 29 Haziran 2009 Saat - Time 16:48
Ali'ciğim,
En aktif eylemcilik dönemimde bizleri yakından izleyip fotograflamıştın hep. Beni 14 yıl öncesine götürdün şu an.
Polislerin müdahale anlarında, saldırılarında sen hep "o an"ları belgeledin.

Hak mücadelelerinin topluma malolma çalışmasına önemli katkılarda bulundun.
Belleksiz toplumun belleği oldun.

Aradan yıllar geçmesine rağmen insan hakları ihlalleri hâlâ sürüyor. Bu ihlaller sürdükçe bizim karşı çıkışlarımız da sürecek elbette.

222. sini gerçekleştirdiğimiz 21 Haziran 2009'da Cumartesi Anneleri eylemimizde yine seninle karşılaştım ve tanıklığını sürdürdün. Cumartesi Anneleri'nin, gözaltında kaybedilen insanlarımızın sesi oldun.

İyi ki varsın.

Leman Yurtsever

İnsan Hakları eylemcisi


Leman Yurtsever eklemiş - adds | 29 Haziran 2009 Saat - Time 23:16
Merhaba Ali Bey,
tüm yazıyı bir nefeste okudum ve çok keyif aldım..
Fotoğraflar muhteşem hangisini ayırayım ki hep zekle izledim tamamını ..
Ellerinize sağlık,umarım 25.09.2009'da görüşürüz ve sizi konuk etmekten onurlanırız.
Mersin'e Fotoğraf Derneğimize bekliyoruz,Üstad..
Sevgi ve saygıyla,
Hulki Muradi
Hulki Muradi eklemiş - adds | 02 Temmuz 2009 Saat - Time 20:12
Ali Oz ile 2007 Temmuz'unda Caz Vapuruyla Bogaz'in buyulu sularini asarken tanismistik.Yillardir hayalini kurdugum SLR kamerami henuz almis ve kendimce denemeler yapiyordum. Yanima usulca gelen bir Bey'in merhabasiyla keyifli bir sohbet baslamisti. Icinde fotografin , bogazin yelkovan kuslarinin da oldugu. Sira yapilan isleri ogrenmeye gelince kendisi gayet alcakgonullu bir sekilde "ben de fotograf cekiyorum,foto muhabiriyim "demisti . Sonrasinda kendisi ile ilgili bilgileri internetten ogrendigimde hissedeceklerimi biliyormus gibi mahcubiyet duygusuyla ; "kusura bakmayin ben fotografcilikta birikimi pek olmayan ,cok yeni baslamis biriyim , siz belki de cok iyi bir fotografcisiniz ama ben sizi tanimiyorum." demistim. Evet sonra'dan ogrenecektim , Sevgili Ali Oz'un (benim gibi oldukca amatorce fotograf ceken birisiyle fotograf uzerine sohbet etmekten imtina etmeyen , ayakustu bile olsa derin birikiminden bir iki nokta aktarmaya gonullu , epeyce de alcak gonullu , hakiki insan sicakligini yitirmemis bir kisi olmasinin yanisira toplumsal olaylari belgeleyen degerli bir fotografci oldugunu. Iste benim icin o sansli tanismadan sonra bazi surpriz karsilasmamiz daha oldu ve siz her seferinde buyuk bir hatirsinaslikla ,dostca kisa sohbetler sunuyordunuz bana ve yanimdaki dostlarima. Iste bu yuzden ben ve ruhdasim Arnd sizi , samimiyetinizi cok sevdik.
Roportajinizda Foto muhabirligi seruveninizi izlerken , ayni zamanda toplumsal seruvenimizin unutulmasi gereken izlerine de tanik ediyorsunuz bizleri en carpici , kritik anlariyla , insanlik halleriyle . Fotograflara bakarken daha cok insanlarin gozlerine , yuz ifadelerine gider hemen gozlerim . Insanlarin gozlerinin icindekileri hatta yureklerindeki duyguyu fotograflariniza yansitabilmeniz ve biz izleyenlere bu duygulari oldugu gibi gecirebilmeniz insani ne kadar sevdiginizi , onemsediginizi baskaca bir soze gerek kalmayacak sekilde ortaya koyuyor .
Ellerinize , gozlerinize , yureginize saglik ...
Sevgi ve saygilarimla .
Asu BODUR eklemiş - adds | 03 Temmuz 2009 Saat - Time 01:42
Sevgili Ali Öz
kocaman jetler bile rüzgarı arkasına alıp uçuyor sense rüzgara karşı tabiki kanadın defalarca kırılacak akbabalar, kartallar, leş kargaları senin özgürce uçmana izin vermeyecek tercihlerini yaşıyorsun bir çok kişi yaşamına birşeyler sığdırırken sen fotoğraflar arasına yaşamını sığdırıyorsun fotoğraf soluğun olmuş bir çoğu hatta neredeyse tüme yakını gibi sende dümdüz engebesiz caddede yürü ne diye arka sokaklara dalıyorsun ki hadi daldın diyelim bak geç görme ne diye insanların gözlerine parmağını sokuyorsun ki keyfine bak dışardaki çığlıkları duyma diyeceğimde içindeki çığlıkları ne yapacaksın yıllar önce seni tanıdığımızda bu gün kü gibi başın dik boynun büküktü onurunla dişinle tırnağınla emek verdiğin işleri hep savundun ama insanlık ayıpları karşısında düzeltememenin verdiği acıyla boynun hep büküktü. fotoğraflarına baktığımda donup kalıyorum o an o karede yaşarmışcasına sarsılıyor toparlanamıyorum.Çocuk dev adamın yaptıklarını açıkcası kıskanıyorum tarihi yaşanılanları tam ortasında yaşadığımız dünyayı öylesine kısa ve öz anlatıyorsun ki ayrıca bir karesi bile kitap yazılabilecek kadar öyle çok şey haykırıyor ki kaç kişi var ki kendini geliştirirken özüne zarar vermeyen hep aynı ışıkla ışıldayan ruhunu ve beynini eğip bükmeyen olanağım olsa tüm fotoğraflarını derleyip her eve dağıtırdım hatta öncü olması gerekirken küçük hesaplar peşinde koşan miskinleşen duyarsızlaşan aydınlarımıza iki kere verirdim ilk yıllardaki heyacanın artık durulacağı yerde ustalaştıkça attığın şamarlar daha da ağırlaşıyor seni arayınca nerde bulucağımızı öğle iyi biliyoruz ki adresin hiç değişmedi fotoğrafa olan aşkın bana hep şu dizeyi anımsatır "yarın elinden ölüm başım gözüm üstüne gülüm" iyiki varsın saygı ve sevgilerimle
Ali Ekber Yılmaz . eklemiş - adds | 04 Temmuz 2009 Saat - Time 14:03
çok güzel
orhan diler eklemiş - adds | 04 Temmuz 2009 Saat - Time 14:06
Sevgili Ali, neredeyse çeyrek yüzyıldır tanıdığım ve sanatına hayran olduğum bir arkadaşım, meslektaşım.. Onun çektiği her karede, onlarca cümleyle ifade edebileceğiniz bir anlatı vardır. Yaşayan, yaşatan karelerinde; onun vizöründen baktığı olayın içerisinde bulursunuz kendinizi.. Hemen hemen dünyanın her kıtasında bir çok ülkenin birçok köşesinde çektiği ve "İnsan sevgisine odaklandığım en dolaysız ve somut sesleniş aracı"dediği fotoğraflarını izlemek büyük keyif..
İlknur Doğanay Alptekin eklemiş - adds | 12 Temmuz 2009 Saat - Time 20:56
Ali Öz'ün fotograflarında acının, savaşın, hüznün, emeğin, savginin, çırkinliğin, yoksulluğun ve her şeye rağmen umudun dili, dini, ırkı, olmadığını görürsünüz. Fotograflara baktığınızda ürpermemek, düşünmemek, sorgulamamak olanaksızdır. Kolay kolay doğrulamayacağınız bir tokat yersiniz. Günlerece gözlerinizin önünde yaşamın da kendisi gerçekle yaşarsınız. Sarsılırsınız, kendinizi o karenin içinde bulursunuz. Canınız yanar, yaşadığınızı hissedersiniz. Ali Öz düşüncelerini, ödün vermeyeşini, çok çok zor yaşam koşullarıyla geldiğin bu günleri adeta kurt kapanlarınının arasındaki savaşçılığını çarkın tüm çirkin oyunlarına karşı dik duruşunu, yüreğinin ve beyninin bunca yıl temiz kalışını, duyarlılığını, cesaretini, inadını, sarılışını, emeğini, sevgi dolu yüreğindeki paylaşımcılığını bizlere sunduğun için iyiki varsın geleceğe bırakacağın miraslar daha fazla olmalı, annene teşekkürler. Ali Öz'lerin çoğalması dileğiyle Rüzgara karşı uçuşun senin seçimin kanadının kırılacağını bile bile SEVGİLER NUR
nur eklemiş - adds | 12 Temmuz 2009 Saat - Time 20:57
çağdaşım ali yakın tarihimizin görsel boyutunu hafızalara kazıyıp yüzyıllar sonrasına taşıyacağına eminim. senin bakışın ve duruşun hiç bozulmadı. ben gibi seni takip edenler bunu çok iyi bilir. senin misyonun bu ve sen hayatının sonuna kadar bunu taşıyacağını biliyorum. kulvarlarımız farklı da olsa sosyal yönlere farklı açılardan baksak ta sen daima hatırlanacaksın, ben bunu biliyorum. milyonlarca kareden oluşan arşivin bir yakın tarih belgeselleri içinde bence bu güne kadar yapılmış en çarpıcı, en sorgulayıcı, en düşündürücülerin başında gelmekte. bir ramazan öztürk vardı, bir savaş ay vardı, bir coşkun aral vardı. bir de sen varsın. onlar popüler oldu; sen ilkelerinden taviz vermeyen yaptıklarından rant sağlayıp popülerliği red edensin. uzun lafın kısası, sen iyi ki varsın çağdaşım. seninle gurur duymamak mümkün değil. ışığın bol, yaşın uzun, ömrün güzel olsun
ömer bakan eklemiş - adds | 15 Temmuz 2009 Saat - Time 17:31
Bazen bir olayı anlatmak için sayfalarca yazmanın yetersiz kaldığı yerde bir fotoğraf karesi bütün olayı özetler ve çekilen acıları, yaşanan mutlulukları bütün insanlığa anlatıverir. Ama burada önemli olan o anlatacak kareyi yakalıyabilmek ve o kareye ustalıkla can verebilmektir. Ali Öz'de işte tam bunu yapmış tarihe fotoğraflarla can vermiş .Onun sayesinde çocuklarımız tarihi hissederek ,görerek öğrenecek .Ellerinize , foğraflara can veren yüreğinize sağlık...
Şeyma Dumrul
Doğa Savaşçıları Çevre Örgütü Uluslararası İlişkiler Danışmanı
Şeyma Dumrul eklemiş - adds | 18 Temmuz 2009 Saat - Time 20:01
Sevgili dostum Ali.
Toplumsal tarihimize ettiğin tanıklık ve bunun için harcadığın emek bizim için çok değerli bir hazine. Toplumca bundan faydalanabilmeği ve gelecek kuşaklara aktarabilmeği dilerim. Ellerine ve gözlerine sağlık.
Mustafa Vural eklemiş - adds | 19 Temmuz 2009 Saat - Time 14:35
seni senelerdir takip ettiğimi biliyorsun.fotoğraf dünyamızın alanında en başarılı insanlarından birisin.Çalışmalarından örneklerin bir çogunu biliyorum ve daha önce izlemiştim.görmüştüm.Sanki ders gibi derli toplu birarada ve seni , fotojurnalizmide anlatan şekilde sunulması ayrıca güzel olmuş.

Eline sağlık

Kolay gele

baytekin kara eklemiş - adds | 23 Temmuz 2009 Saat - Time 09:52
Bir fotoğraf adamı ve bir savaş muhabiri olarak,,, Ali Öz gibi bir adamı, bir fotoğraf üstadını ve bir ağbeyi tanımaktan mutluluk duyuyorum.. Üstadı yıllardır tanırım. Diğer arkadaşların dediği gibi mesleğini en iyi icraa eden bir fotoğraf üstadır kendisi. O gözüme, fotoğraf çekerken devleşen bir Ali Öz olarak gelir her zaman. O sadece vizörden bakıp denklanşöre basan biri değil. Olayı yaşayarak ölümsüzleştiren bir foto muhabiridir. Fotoğrafın kokusunu alır neyi nerden çıkartacağını çok iyi bilir. Zaten iyi bir foto muhabiri de bunu yapmalı. Her şartta en iyi kareyi yakalamak, en doğru zamanda orda olmak işin başlangıcıdır. Oysa fotoğrafın iyi değilse, olaya çok uzaksındır demektir bu. Ama Ali Öz her zaman olayların içinde vizörün arkasında en iyi kareyi çekmiştir her zaman. O bana göre dünya standartlarında bir foto muhabiridir. Sözün bittiği yerde bence Ali Öz'ün fotoğrafları konuşur. O kadar... Canım ağbeycim, seninle her zaman gurur duyuyorum. O kadar.
Sevgi ve saygılarımla, çırağın MÜRSELİN TAN:-))
MÜRSELİN TAN eklemiş - adds | 24 Temmuz 2009 Saat - Time 20:49
Sevgili Ali Öz! Son 20 yılda gittiğim bütün 1 Mayıslarda dans eder gibi senin çalışmanı hep uzaktan
görmüşümdür. Ateş Altında filmindeki fotografçıyı hatırlamışımdır. Cesaretin, duyarlılığın ve yaptığın işe inancın, her fotograf karesinde hissediliyor. Toplumsal olayların canlı tanığı olmak, duygu olrak ağır bir yük ...Kolaylıklar diliyorum... Ayrıca Metris Cezaevinde açık görüşlerin birinde, babamla benim ve ailemin fotografını çektiğin, "o an"ı ölümsüzleştirdiğin için 24 yıl sonra, içten teşekkürümü sevgiyle sana iletirim....Nilüfer Saltık
Nilüfer Saltık eklemiş - adds | 26 Temmuz 2009 Saat - Time 14:36
Sevgili arkadaşım Ali, seni tanıyalı 30 yılı geçti, hala genç ruhundan, toplumsal duyarlılığından ve gazetecilik aşkından hiçbirşey kaybetmeden yoluna devam ediyorsun. Tarihe tanıklık eden fotoğraflarından ve hiç değişmeyen sağlam kişiliğinden dolayı seni kutluyorum. Arkadaşın olmaktan gurur duyuyorum. Sevgiler.
Nazan ER BYEGM Basın Şubesi Müdürü eklemiş - adds | 27 Temmuz 2009 Saat - Time 10:21
Ali Öz'ün bu son derece başarılı çalışmalarını tekrar tekrar seyredince eski günlere döndüm.Yıl 1987 Güneş Gazetesi'nde yöneticilik yaparken Ali Öz'de bizim ekipteydi.O günlerde yaşanan önemli olayları ekip olarak takip ederdik.O ekip te mutlaka Ali Öz'de olurdu.Olurdu diyorum çünkü Ali objektifin arkasından farklı bakar olağanüstü kareler yakalardı.

Fot Muhabirliği çok zor bir iştir.Ben 1970 yılında gazeteciliğe fotoğraf çekerek başladim.Omzumdaki 10 kiloluk fotoğraf makinesi ve objektiflerinin bulunduğu çanta ile dağ da bayır da olayları takip etmenin zorluğunu iyi bilirim.İşte Ali Öz foto muhabirliğinin zorluğuna rağamen bütün olaylarda her türlü tehlikeye göğüs gererek ne pahasına olursa olsun deklanşörüne basmıştır. Tehlikeler atlatmıştır.Tartaklanmıştır.Ama müthiş kareler yakalamıştır.Olay fotoğrafı çekmek zordur. Hareketi yakalayacaksın.Işık uygun olacak.Fotuğraf net olacak .İşte Ali Öz'ün çektiği fotoğraflarda bunlar hepsi vardır.
O yıllarda dijital mekineler yoktu.Çekilen dialar yıkanırken heyecanla beklenirdi.Ali Öz'ün heyecanını hatırlıyorum.Yüzlerce diadan bir tanesini gösterir 'Özden abi bak.Şu kareye bak.Müthiş ' derdi

Ali Öz iyi bir foto muhabiridir.Ancak,o aynı zamanda iyi bir fotoğraf sanatçısıdır.

Çektiği her karede bir mesaj vardır.Ali yi tekrar tekrar kutluyorum.Eylül ayında açacağı sergiyi merakla bekliyorum.

ÖZDEN AKBAL
ÖZDEN AKBAL eklemiş - adds | 31 Temmuz 2009 Saat - Time 17:22
Sevgili Ali ÖZ fotoğrflarını yıllardır biliyorum ve gerçekten tarihin her dönemini araladıklarını görüyorum. Emeğine , eline, yüreğine sağlık. Diliyorum ki bu gerçek arşivi birgün tarihe, geleceğe ışık tutması için taşınması noktasında bir yol bulabilesin. Umarım uzunca yıllar sevdiğin ve mutlu olduğun işini yaparsın. Tıpkı annen Ünzile Kadın gibi de uzun bir yaşamın olur. Fotoğraflarını Metince çekmeye, insanların gözüne içine işlesin diye sergilemeye devam edesin....Kolay olmadığını biliyorum ama sana kolaylıklar diliyorum....
Meryem GÖKTEPE eklemiş - adds | 04 Ağustos 2009 Saat - Time 13:56
sevgili ali öz,
aklım erdiğinde, elim kalem tuttuğunda tanıdım ali'yi... sağlam duruşu ve dünyaya bakışı ile etkilemişti beni, zaman içinde birlikte çalışma fırsatım da oldu, çektiği karelerin öykülerini, çektiği anın hemen öncesini, çektikten sonra hissettiklerini paylaştı benimle. anlattıkları olsun, düşündükleri olsun hiç tereddütsüz paylaştı, tıpkı çektiği karelerde olduğu gibi...
insanları, olayları, duyguları ve yeri geldiğinde düşünceleri anlattı karelerde...
daha da anlatacak yıllarca...
hakan türkkuşu eklemiş - adds | 04 Ağustos 2009 Saat - Time 16:49
eline sağlık ali abi sizi tanımaktan büyük mutluluk duydum.başarılarınızın devamını dilerim
ali tosun eklemiş - adds | 10 Ağustos 2009 Saat - Time 16:56
Türkiye fotograf tarihinin , politik fotograf dalındaki ekolü , foto-muharbiri ,görselin toplumcu gerçekçi emekçisi , ali öz ün, tanık olduğu tarihteki görsel emek üretimi,yakın tarih politik belgesel üretimine kaynak niteliğindedir ,Emeğe sanata,mesleğe insana ve üretime karşı ,çelişki , duyarsızlık ve vefasızlık sömürü dünyasının karakteristiğidir gerçeğin ve doğrunun görsel ideası özgürlüğün ve emeğin dünyasında hak ettiği değeri bulacaktır .bu konuda metin göktepenin hayatıyla ödediği bedel ,ali özün çeyrek asırdır verdiği emek , gerçeğin vicdanıdır .sömürü şiddet inkar ve sindirme politikalarının eğemen olduğu yerlerde , gerçeğin ve emeğin fotografçılarının verdiği mücedele , insan aklının, vicdanıyla savaşımına benzer,sağır ve kör bir ülkede fotografla geleceğe ışık olmak yadırganabilir lakin önce gözlerin ışığa alışması ve doğrunun , gerçeğin düşünce olarak kavranması gerekir
RED FOTOGRAF elemanı DENİZ İLGÜN
DENİZ İLGÜN eklemiş - adds | 17 Ağustos 2009 Saat - Time 19:51
Fotoğraf anı ölümsüzleştirmek ve dönüp baktığınızda sizi tekrar tekrar düşündürmek gibi bir misyonu üslenir bence. Fotoğrafın farkı da budur. yunan felsefesinde aynı suda iki kez yıkanılmaz diyerek geleceğe de düstur olacak bir gerçeği vurgulayan düşünce fotoğrafın da ikinci bir kez çekilemeyeceği o altın anı güzel anlatır. Fotoğrafçılık ta bu anı yakalayabilmektir.
Fotoğraflarıyla 1980 den bu yana tüm kritik olayları takip eden, fotoğraf uğruna yeni gittiği ingilterede bir şatoda tatili bırakıp dönebilen Ali Öz'ü tebrik ediyorum.Bize fotoğrafı ve fotoğrafçıyı yaşamıyla tanımlayan, fotoğraflarıyla geleceğe kalacak dosta ufkumuzu açtığı için de teşekkür ediyorum.
selahattin nemlioğlu eklemiş - adds | 27 Ağustos 2009 Saat - Time 10:26
Turkiyede olup bitenleri gormek icin Ali Öz'un fotograflarına bakmak gerek. Biz evimizde huzurla otururken o kendini tehlikeye atarak belgelendiriyor herseyi.Ne muhteşem bir enerji... Bizi icindeymişcesine etkileyen fotografları cekmesi için ona saglıklı uzun omur diliyorum. Ellerine saglık.
Bahar Atılcan eklemiş - adds | 03 Eylül 2009 Saat - Time 17:38
Sayın Ali Öz.. Ellerinize saglık. Cok etkilendim. Sizi kutluyorum..
Bengi Karabay eklemiş - adds | 03 Eylül 2009 Saat - Time 17:41
Ali abi seni tanıdığıma gerçekten çok memnun oldum. Çanakkale'de açtığın sergideki fotoğraflar bir harikaydı. Yüreğine, gözüne ve ellerine sağlık... Sizlerden öğreneceğimiz daha çok şey var.

Görüşmek dileğiyle Ali Abi.
Umut Özgan eklemiş - adds | 17 Kasım 2009 Saat - Time 20:04
yaşadığımız acıları tarihe not düşen fotograflarınızın önünde saygıyla eğiliyorum.bakış açınız insani duyarlılığınız,şimdiye kadarki çalışmalarınız hayata katılmış çok değerli anlamlar içeriyor.iyiki varsınız,ezilenlerin yanındasınız..
ibrahim YURTSEVER eklemiş - adds | 07 Ocak 2010 Saat - Time 15:44
Edebiyatın büyük ustalarından Gabriel Garcia Marquez’e “Karamsar bir insan olduğunuzu söylüyorsunuz ama kitaplarınızda her şey ne kadar kötü olursa olsun hep bir umut var, bu nasıl oluyor?” diye sormuşlar. Usta da cevap vermiş; “Dünyanın güzel olacağına inanmıyorum, ama inanmak istiyorum” demiş.

bu cümleyi tekrar hatırladığımda seni düşündüm... senin duygularımı tekrar tekrar yaralayan fotoğraf karelerini düşündüm... aradan bir yıl geçmiş ve şimdi de internette bu fotoğraflara yeniden bakıyorum... metin göktepe'nin annesinin kederine takıldım... can yücel'in şiirini hatırladım... çok hem de çok karamsarım ama dünyanın daha güzel olabileceğine inanmak istiyorum... sana sıkı sıkı sarılıyorum... sema
sema moritz eklemiş - adds | 17 Mayıs 2010 Saat - Time 16:47
2010 Tekel İşçilerinin Ankara'daki oturma eyleminde, geceden, İstanbul'dan gelip, aydınlığın başladığı anda, başucumuzda belirmesinin; Ankara adliyesindeki tutuklu işçilerin salıverilmesini yağmur altında beklemesinin, 1 Mayıs 2010'da Taksim'de otobüsün üstünde haber peşinde olmasının, onun çalışmasının ipuçlarıydı benim için. Uzun sohbetlerinden çok şey öğrendiğim sevgili Ali ÖZ'ü tanıdığım ve birlikte çalıştığım için kendimi çok şanslı buluyorum.


Hilmi ASLAN
Hilmi ASLAN eklemiş - adds | 20 Mayıs 2010 Saat - Time 10:21
çok değerli bir güzel gazetecidir sn ali öz abim tempo dergisinde benimle ilgili 4 sayfa haber yaptı gerçek bir fakir fukara dostu saygılar sunarım güzel abime
yılmaz acu eklemiş - adds | 09 Ekim 2010 Saat - Time 23:47


Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Adem Sönmez

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.