Arşivimizden  - From Our Archives

 

Erwin Olaf

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Ali İhsan Ökten

Atakan Dürüst

Aydan Çınar

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

Hasan Sönmez

Hülya Yeltepe

İmren Doğan

Levent Yıldız

Mehmet Uçkun

Pınar Dağ

Şebnem Aykol

Şebnem Evren

Tuba Döner

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

ETKİNLİKLER - ACTIVITIES

 

Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > NİSAN 2009 SAYISI - APRIL 2009 ISSUE > Anadolu Ajansı +60 Fotoğraf Sergisi
Anadolu Ajansı +60 Fotoğraf Sergisi


“+60” FOTOĞRAF SERGİSİ

 

Ünlü şair Cahit Sıtkı Tarancı, yıllar önce yazdığı şiirinde, ''Yaş 35 yolun yarısı eder'' dese de her yaşı dolu dolu yaşamasını bilenler için yolun yarısı o kadar da erken değil...

 

Kimi zaman çocuk, kimi zaman aşık olmayı bilen, ''alınan her nefesin bir armağan olduğunu'' düşünerek, yaşanan her anın tadını çıkarmak gerektiğini 60'ından sonra daha iyi anlayanlar için, yaşlanma sadece nüfus cüzdanlarında kalıyor. Tıpkı birer sanat eseri gibi geçmişi günümüze taşıyan yaşlıların ortak ifadesine göre, ''gönülleri'' de hiç yaşlanmıyor.

 

Son yıllarda tıp alanında yaşanan gelişmelerin yanı sıra kişinin kendine ve yaşam tarzına daha fazla dikkat etmesi ve önem vermesiyle birçok gelişmiş Avrupa ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de ortalama yaşam ömrü uzuyor. Günümüzde kadınlarda 75, erkeklerde 70'e kadar çıkan ortalama yaşam süresinin her geçen yıl artması, yaşlılıkta yaşam kalitesini yükseltme arayışlarını da zorunlu kılıyor. Bu kapsamda, huzurevleri artık önemli bir ihtiyaç olarak göze çarpmaya başlıyor.

 

Sosyal devlet olmanın tüm gereklerini yerine getirme çabasındaki Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na (SHÇEK) ait Türkiye'nin dört bir yanındaki huzurevleri yaşlılara kucak açıyor; ama o eski anlayışlar artık yok. Çünkü, huzurevleri, istenmeyen, itilen kakılan yaşlıların değil, mutlu olmak, 60'ından sonrasını dolu dolu yaşamak isteyenlerin öncelikli tercihleri...

 

SHÇEK'e bağlı Adana ve Seyhan Belediyesi Huzurevi de geçmişin yanlış inanışlarını kıran en güzel kurumlar olarak dikkati çekiyor.

 

Adana Huzurevi Müdürlüğünü yaklaşık 15 yıldır sürdüren Nurdan Kama'nın AA muhabirine anlattıklarına göre, geçmişte huzurevleri, çocukları, torunları, aileleri tarafından ''istenmeyenlerin sığındığı kurumlar'' gibi görünse de bunun büyük bir yanılgı olduğunu günümüzün huzurevleri net bir şekilde ortaya koyuyor.

 

Huzurevleri artık sosyal bir ihtiyaç; istenmeyenlerin değil, yaşlılığını mutlu ve huzurlu geçirmek isteyenlerin bir araya geldiği kurumlar olarak dikkati çekiyor. Yaşlılık dönemi 65 yaş ve üzeri olarak kabul edilse de huzurevleri 60 yaşını doldurmuş her kadın ve erkeğe kapılarını açıyor. Sosyal güvencesi olanlardan sembolik ücret alınıyor, olmayanlar ise bu kurumlardan hiçbir bedel ödemeden yararlanabiliyor.

 

Kuruma gelen her yaşlı önce bir geçiş süreci yaşıyor ancak, bu süreç birkaç günü geçmiyor. Çünkü, yaşıtlarıyla yaşamlarının her anını dolu dolu geçiren yaşlıların büyük bölümü gençliklerinde yapamadıklarını yapıyor, içlerindeki gizli kalmış yeteneklerini bile keşfedebiliyorlar.

 

Kimi sesinin güzelliğini keşfedip koroya katılıyor, kimi oyun yeteneğini keşfedip tiyatro kolunda yer alıyor. Bazıları da bugüne kadar bir çorap söküğü bile dikmemiş olmasına rağmen nakışta ne kadar usta olduğunu yaptığı el işleriyle ortaya koyuyor.

 

Geziler, tiyatro, koro, el işleri, hobi bahçeleri ve seracılık gibi sosyal faaliyetlerinden arta kalan zamanlarda huzurevinin sosyal amaçlı salonlarında ya bilardo oynuyor, çayına, kahvesine iskambil çeviriyor ya da tavla atıyorlar. Bahar geldiğinde kırlara koşuyor, çocuklar gibi kendilerini çimlerin, papatyaların üzerine bırakıp doğanın tadını çıkarıyorlar; gençlik yıllarındaki hayat mücadelesi, şehirlerin kirli havası ve gürültülü trafiğinde stresli yaşamları, geçim kaygısı, çocuklarının eğitimi gibi çeşitli sorumlulukları nedeniyle yapamadıklarını huzurevinde yapma fırsatı buluyorlar.

 

Kimi zaman maziye dalıp gençlik yıllarını hatırlayan, adeta geçmişleriyle hesaplaşan, ''keşke'' diyen yaşlılar, en azından yaşamlarının bundan sonraki dönemini dolu dolu yaşamak istiyorlar. Çünkü onlar, her nefesin bir armağan olduğunu artık daha iyi anlıyorlar. Çünkü onlara göre, hayat çok kısa, her anın tadını çıkarmak gerekiyor.

 

Zaman zaman gelen ziyaretçileriyle coşan, onlara gençlik yıllarını anlatan yaşlılar, Cahit Sıtkı Tarancı'nın şiirinde olduğu gibi yüzlerindeki çizgilerle, gözlerinin altındaki halkalarla, bükülen belleriyle, sızlayan ayaklarıyla her şeye rağmen mutlular. Hayat dolu, huzurevinde huzur veren sakinlikleriyle görenleri kendilerine hayran bırakan yaşlılar, çoğu zaman da adeta çocuktan farksız oluyorlar.

 

Gittikleri parklarda salıncaklara binen, spor salonlarında spor yaparken değme gençlere taş çıkartırcasına poz veren, sabunlu suyu tel halkalardan üfleyerek çocukluklarına dönen yaşlılar, zaman zaman da aşık oluyorlar. Onların aşkları, gençlerden daha da tutkulu oluyor. Çünkü, biyolojik olarak yaşlansalar da gönülleri hiç yaşlanmıyor. Öyle ki bazıları duygusallık ve romantizmi gençlerden daha yoğun yaşıyor. Küsseler de bazen birbirleriyle kavga etseler de hemen barışmasını da biliyorlar. Çünkü onlar, kırılan kalplerin kolay kolay tamir edilemeyeceğinin de artık farkındalar.

 

Öğrenme yeteneğindeki azalmaya, yeni öğretilenleri hafızada tutmada zorlanmaya rağmen anıları hep taze... İlk aşklarını, okul yıllarını, çocukluk ve gençlik yıllarındaki arkadaşlıklarını hafızalarında dün gibi taze tutan yaşlılar, hareketlerindeki yavaşlamaya, yolda yürürken bile zorlanmalarına rağmen ikinci baharlarını doya doya yaşamaya çalışıyorlar.

 

ADANA (A.A) - 19.03.2009 - Dilek Akın




































 


Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 12 yorum, 1-12 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Anadolu Ajansı Bölge Müdürü Sayın Ercan HALICI başta olmak üzere tüm yurt muhabirlerine böyle anlamlı çalışmalarından dolayı öncelikle teşekkür ve tebrik ediyorum.
Ö.Özgür ONAR eklemiş - adds | 05 Nisan 2009 Saat - Time 21:09
Onların bu dönemde ne kadar huzurlu ve sahipli olduklarının bir göstergesi çalışmalarınız. Takdir ve beğeni ile izledim.
Tüm arkadaşları yürekten kutluyorum... sevgiler...
İlhan Maraşlı eklemiş - adds | 06 Nisan 2009 Saat - Time 08:36
Bundan birkaç hafta önce gelen bir mesajla web sitesini ziyaret etmiştim bu serginin.

Tekrar baktığımda yine aynı hayat sevincini, neşeyi, doğallığı buldum.

Ellerinize sağlık, çok etkileyici, farklı ve hayata pozitif baktıran bir çalışma.

Sevgilerimle,

EK
Erdem Kütükoğlu eklemiş - adds | 06 Nisan 2009 Saat - Time 12:41
harika bir çalışma olmuş elinize sağlık
sinan vargı eklemiş - adds | 06 Nisan 2009 Saat - Time 16:22
Duygusal,teknik ve estetik yanlarıylaeksiksiz bir çalışma olmuş.Gerçekten de bir "sığınma evi" olmadığı şeklindeki sözel ifadenin ,görsel olarak pekişmesi olmuş.
Kutluyorum.
Ali Rıza AKALINl
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 06 Nisan 2009 Saat - Time 18:49
Bu anlamlı çalışma hepimize gözardı ettiğimiz gerçeklerden birisini daha hatırlattı. Elinize ve yüreğinize sağlık.
Saygı ve sevgilerimle..
Fatma Güney eklemiş - adds | 06 Nisan 2009 Saat - Time 21:54
Merhabalar, sevgili meslektaşlarım
Uzun soluklu bir çalışmanın sonucu olan ve her karesinde verilen emeğin izlerinin yer aldığı bu güzel çalışma için sizi tebrik ediyorum. Fotoğraf dolu günler diliyorum.
Kenan Gürbüz
AA Muğla Büro Müdürü
kenan gürbüz eklemiş - adds | 07 Nisan 2009 Saat - Time 15:53
Güzelll adana'mın melek yüzlü insanları.. Emeğinize yüreğinize sağlık çok güzell bir çalışma..Afad...
Ahmet Şahin eklemiş - adds | 08 Nisan 2009 Saat - Time 09:40
Çok etkili fotoğraflar gerçekten, açıkçası foto-muhabir olgusunu hala sürdüren nadir kurumlardan birisi Anadolu Ajansı.
Oğuzhan SÜER eklemiş - adds | 09 Nisan 2009 Saat - Time 00:57
Ya ben sokağı ve Kasımpaşa yaşlılar kahvemi bilmiyorum, ya da bu fotoğraflarda dezenformasyon var.
Reha ÜLKÜ eklemiş - adds | 09 Nisan 2009 Saat - Time 19:57
"Her insanda insanlığın bütün halleri vardır." Montaigne.

Siz, sokaklarınıza ve Kasımpaşa Kahvesi'ne bir kez daha bakın, yaşayan, nefes alan, diri ve umutlu insanlar göreceksiniz.

Bütün yorumlarınızı okuyorum sizin ve hepsinde aynı saldırgan tutumu sergilediğinizi görüyorum.

Bir de nacizane önerim lütfen Türkçe sözcükler kullanınız. "Dezenformasyon" sözcüğünü kullanmanız sizi daha bilgili yapmıyor.

Bu sergide fotoğrafları olan biri olarak kendi yanıtımı vermek istedim.

Sevgilerimle.


H.Bahadır LAÇİN - Anadolu Ajansı - Yumurtalık Yurt Muhabiri

H.Bahadır LAÇİN eklemiş - adds | 10 Nisan 2009 Saat - Time 07:15
Çok güzel insanlar ve çok değerli fotoğrafçıların oluşturduğu harika çalışmalar emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.
Cemil Güven eklemiş - adds | 01 Mayıs 2009 Saat - Time 12:19
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

 

e-Panel

Ara - Search


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

Türkiye Sanal Fotoğraf Müzesi

Anadolu Fotoğraf Dergisi

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.