Arşivimizden  - From Our Archives

 

Erwin Olaf

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Ali İhsan Ökten

Atakan Dürüst

Aydan Çınar

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

Hasan Sönmez

Hülya Yeltepe

İmren Doğan

Levent Yıldız

Mehmet Uçkun

Pınar Dağ

Şebnem Aykol

Şebnem Evren

Tuba Döner

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

ETKİNLİKLER - ACTIVITIES

 

Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > OCAK 2008 SAYISI - JAN 2008 ISSUE > Ayın Sorusu : Neden Fotoğraf Çekiyoruz
Ayın Sorusu : Neden Fotoğraf Çekiyoruz


AYIN SORUSU:   “Neden Fotoğraf Çekiyorsunuz?”

Ahmet Yavuz

Yaş : 26
Meslek : Otomotiv / Satınalma 
3 yıldır amatör olarak fotoğrafla ilgileniyor.
http://www.fotokritik.com/toolex/

 

 

Tamamen bir tesadüf, belki de biraz özenti benim fotoğraf merakım. İşyerinden bir arkadaşımızın aldığı kamerayı görüp ben de alsam mı diye düşündüm bir gün… Aldım da… Sonuçlar sizin takdirinizde…

 

Fotoğraf, insanın kendisiyle baş başa kalıp, hayal dünyasını kamerası ile özetlemesi. Herkes aynı görüntüyü görüyor fakat algılar farklı farklı. Herkes kendi hayal dünyasını canlandırıyor, herkes bir başka anlam çıkarıyor fotoğraftan. Bu bile insanı fotoğraf dünyasının içine çekmeye yetiyor.

 

Her fotoğrafçı gibi basit denemelerle başladım önce… Sonrasında içimden gelen her fotoğrafta bir adım ileriye gitme isteğini bastıramadım ve önce çektiğim objeleri sonra da artık bana yeterli gelmeyen kameramı değiştirdim… Şu anda CANON EOS 350D kullanıyorum, objektifler satın aldım, fakat bu bile yeterli gelmemeye başladı… hep daha iyisini nasıl bulabilirim diye sorduruyor bana bu tanımlayamadığım duygu

 

İş dünyasındaki yoğunluktan fotoğrafa zaman ayıramadığım günler, haftalar çok oluyor. İnanır mısınız toplamda 3 – 5 saat olan uykularımda rüyama girdiği oluyor fotoğraf  çekiminin. Bazen fotoğraf için fırsat bulduğumda bir anı, bir kareyi istediğim gibi çekemediğimde kendime kızdığım çok oluyor. 

 

Hayata farklı açılardan da bakabilmemi sağlayan fotoğraf makinemi yanımdan ayırmıyorum artık... Sabahları evden çıkarken cüzdanım ve telefonumla birlikte yanıma aldığım şey de artık fotoğraf makinem.. Arabamın bagajında kendisine güzel bir yer ayrılmış olan şey de artık fotoğraf makinem..  Ve uçakta kabine aldığım tek şey de artık fotoğraf makinem..

 

Kısacası; artık benim ayrılmaz bir parçamdır fotoğraf makinem... Ve kendimi ifade ettiğim bir yoldur fotoğraflarım..

 

Saygı ve selamlarımla..

 


Cihan İncebel

Yaş : 24
Meslek : Öğrenci
3 yıldır amatör olarak fotoğrafla ilgileniyor.
http://www.fotokritik.com/kullanici/?id=35375


 

Bence fotoğraf gerçekleri göstermek ve dünyayı olmasını istediğim gibi görmek arasında bir köprüdür. Fotoğrafın amacı tarihi kayıt altına almak, farklı yaşantıları ve yaşanmışlıkları belgelemek, duyguları betimlemek olabilir, bu listeyi daha da uzatmak mümkündür. Benim içinse görülmeyeni gösteren, anlamak istemediğimizi anlatan bir olgudur. Sınırsız gerçekliğin tek sınırı insanın fizyolojik, psikolojik ve sosyokültürel sınırlılıklarıdır fotoğraf ise bu sınırları zorlamaya yardımcı olur. Nasıl ki sosyokültürel sınırlılıklarımız yüzünden anlamadığımız ya da görmezlikten geldiğimiz açlık olgusunu Kesin Carter’ın akbaba ve çocuk fotoğrafında gördüysek.


Bense dünyayı nasıl görmek istiyorsam öyle gösterebildiğim için fotoğraf çekerim. Bu yüzden HDR fotoğrafları çok severim ve mümkün olduğunca HDR çekerimler yaparım ki insan gözünün hızlı değişim gösterebildiği 1:10.000’lik dinamik aralık dışında kalan renk yelpazesini fotoğraflarım.


Fotoğrafı sevmemim bir nedeni de fotoğraf makinesinin büyüsü diyebilirim. Benim için objektifin netleme cızırtısı, aynanın klik sesi ve perdenin çınlaması şair’in deyimiyle dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şeydir.




Elvin İşteermiş

Yaş : 36
Meslek : Sanat yönetmeni
3 yıldır amatör olarak fotoğrafla ilgileniyor.
http://leyli.deviantart.com/gallery

 

Üç sene öncesine rastlar fotoğraf ile göz göze gelişimiz... Mardin’in büyülü atmosferinde keşfettim, onun hayalleri donduran, parça parça dağılmış bilinçaltı görüntülerimizi göz bebeğimize yerleştiren ve hayatın parçalarını puzzle misali oluşturan etkisini... Ve çektiğim her fotoğrafla, hayatı, hayatın içinde akıp giden, ıskalanmaması gereken birçok kare olduğunu farkettim...

 

Sonralarda terapistim oldu fotoğraf... Bir fotoğrafı okurken de, bir karenin peşinde saatlerce koşarken de, gördüm ki; başka hiçbirşey düşünmüyorum.. koparıp alıyor güven dolu kollarıyla... Çektiğim her insan karesinde, dört köşe içinde sınırladığım her görüntüde aslında nasıl da sınırsızlığımı ilan ettiğimi gördüm... Ve fotoğraf vazgeçilmezim oldu.

 

Fotoğraf, önce fotografçıyı  sorgulatır... Hele ben gibi hayatın içinden çekip çıkarılan kareleri tercih ediyorsanız... En canınız sıkkın zamanlarınızda makinenizi alıp sokaklara çıktığınızda bir de bakarsınız ki, öyle büyük güzellikler ve tam tersi; sizin derdinizin katlarca üstünde ne dertler var hayatta.. işte o an katarsisiniz olur... Kendinizi, yaşamınızı, beklentilerinizi, duruşunuzu sorgulatır hayat üzerindeki... Bunu başarabilen yegane sanattır bence fotoğraf.. ki ben, resim de çalışırım, ufak tefek yazılarım da vardır... Resim, hayalinizdekini yansıtırken, fotoğraf, belgeselliği unutturmaz size ama fotoğraf ile, gerçekliği hayale dönüştürebilirsiniz... ya da yüzünüze bir tokat gibi vuran gerçekliği, kendi bakış açınız ile öyle bir sunarsınız ki; Oruç Aruoba'nın kitaplarına dönüverir bu seyir... "Ben neden hiç böyle görememişim?" dersiniz...

 

İşte bu yüzden fotoğraf.. İşte bu yüzden, birden içe düşen ve her basışta deklanşöre insanı çoğaltan güç... Bu yüzden...

 

Çünkü fotoğraf; hayatı karelere katıp bütünleştirirken, aynı zamanda bütün bildiğimiz birçok gerçeği de parçalara böldürüp farklı biçimler oluşturur... tıpkı legolar gibi...

 

Zaten hayatın ta kendisi de lego değil midir... Hep eksik olan parçasını aradığımız..?

 


Engin GÜNEYSU
 
Yaş : 26
Meslek : Satış Temsilcisi

2004 İzmir/çeşme guide kitabı ve Aynı yıl bodrumun kalbi dergisi fotoğrafçılığı, 2005   G.Antep, Adıyaman, Ş.Urfa Kosgeb sanayi rehberlerinin fotoğrafçılığı.

http://www.vefotograf.com/

http://www.fotoritim.com/yazi/engin-guneysu--roman-mahallesi


 

Aslında fotoğrafa ilk başladığım yıllarda bilinçsiz olarak deklanşöre öylesine basardım. Gerçi fotoğrafa başlamama sebep olan şey anlık tanıdığım bir insanın bana makinelerden, zoom lenslerden ve uzağı yakına getiren o optik teknolojiden bahsetmiş olmasıydı! Düşündüm ve çok etkilendim uzağı yakına getirmeyi anlık görmek değil gördüğünü bir de kaydedebilme durumu beni cezbetmişti.

 

Fotoğrafa başladıktan yaklaşık bir sene sonra edindiğim ve 7 yıl kullandığım Olympus om10 analog makinem ile uzunca bir süre insanları uzaktan fotoğrafladım, 2 yıldan beri belgesel tarzda fotoğrafla alakalıyım, her ne kadar arada bir deneysel çalışmalar yapıyor olsam da bunlarda can sıkıntısını gidermek için yapıyorum sanırım.

 

Bugüne kadar kapsamlı olarak yaptığım iki adet ve halen devam etmekte olan belgesel çalışmam var.

 

Doğal insan anlarını ve tutkularını fotoğraflamayı seviyorum. Sonuç olarak kendimi bir ifade biçimi olarak fotoğrafı seçtim…



Gülsah Çakar

Yaş : 24
Meslek : Öğretmen
http://www.fotokritik.com/kullanici/masalsu


 

Fotograf çekiyorum çünkü müzik ve hayal dünyamın küçük  küçük renkleri  üşüdükce birbirinin üstünü örtüyor renklerle, notalar. Beyazın üstüne dünyadaki gördüğüm renkleri konduruyorum, bana öyküler sunuyor...


Yaşama dair, insana dair, ruhuma dair. Her insanin kocaman bir dünyası var ve ben o dünyaların keşfine çıkmak, dünyasından hikayeler yakalamak hemen altına dizeler kondurmak  istiyorum. Resim yaparken müdahale ettiğim bütün fırça darbelerim orda sakinliğe bırakıyor kendini, çünkü ben fotograf çekerken renklerim kirlenmiyor...


Doğa bütün canlılığıyla duruşta, ben ise geziyorum ..

 


Kemal Batur

Yaş : 45
Meslek : Foto-muhabir
17 yıllık haber fotoğrafçısı

 

 

En önemlisi iş için çekiyorum. Benim işim bu. Fotoğraf çekmek en güzel işlerden birisidir bence. Zorlukları olmasına rağmen, o anı yakalamanın heyecanı her şeye değer. İşin ilginç yanı fotoğraf çekerken sakinleşiyorum. Beni çekiyor fotoğraf çekmek.


Konunun sanat tarafına girmek istemiyorum. Fotoğraf bana göre sanat değildir. Sadece harika bir iştir. Çünkü mekanik alet ile ortaya çıkan bir ürün…


Fotoğraf üzerine binlerce şey yazabilirim. Ve bunlar sadece benim yaklaşımlarımı belirtir. Çünkü konu ile ilgili herkesin bir görüşü vardır.


Fotoğraf bir görme biçimidir.

Hayata zamanla fotoğraf kareleri olarak da bakabilirsiniz. Kısacası bir fotoğraf bize neyi hatırlatır. Özellikle geçmişi ve geçmiş içinde kayda geçen belge olarak karşımıza çıkar. Bence fotoğrafın en önemli yanı geçmişi görsel bir belge olarak saklamak.
Çok önemli bir arşiv çalışmasıdır.

Bir de fotoğrafta ne olması da önemli. Her bir kare bir birey gibidir. Kendine has özellikler taşır. Bu özellikler ise bakanın bakış aşısına göre değişir. Kendisi ne ile ilgili ise fotoğraf objesine ona göre bakar.

Kısacası fotoğraf bize neyi hatırlatır. Aile albümleri geçmişi,belgesel çalışmalar tarihi ve haber kareleri ise haberi.


Fotoğraf çekmek olgusu da kişiden kişiye göre değişir. Herkesin çekim amacı farklı olabilir. Ama gerçek olan şey, geçmiş an’ın donarak kayda geçmesidir...

Fotoğrafın kullanım alanları günümüzde çok geniş bir alanı kapsar. Önemli olan ilgi duyduğumuz şeydir. Kısacası fotoğrafı çeşitli amaçlar için de kullanılabilir. Bilgi, belge, arşiv, haber veya manipüle aracı olarak. Onu kullananın niyetine göre değişir. Bence en önemli yanı tarihe not düşmeleridir. Kısacık ömründe fotoğraf çok yol aldı. Ayrıca fotoğraf çekenin birikimi karesine de yansıyabilir, bir kare ile bir roman da yazabilirsiniz… Fotoğraf yorumculuğu da ayrı bir birikim alanıdır.


Herkese iyi çekimler…

 


Murat Gençer

Yaş : 45
Meslek : Tekstil Mühendisi
12 yıldır fotoğrafla ilgileniyor, son dönemde profesyonel çalışmalara sahip.
 

 

İlk olarak, hayata farklı bir pencereden (vizörden) bakmak, gördüklerimi farklı değerlendirmek hoşuma gidiyor, bu nedenle fotograf çekiyorum diyebilirim.


Bunun yanısıra, hayatın acımasız koşturmacasından kurtulmak, sıkıntı ve dertlerimden arınmak için de denebilir. Çünkü,  vizörün arkasına geçtiğim zaman, görüntü peşinde koşarken tüm dertlerimden, düşüncelerimden arınıyorum.


Farklı bir açıdan da, insanların bilmediği, görmediği şeyleri görüp, bilgi sahibi olmak, anı ölümsüzleştirmek veya belgelemek için de denebilir.


Son olarak da, şu anda fotografla profesyonelce uğraştığım için, para kazanmak için fotograf çekiyorum.

 


Nur Zaim

Yaş : 26
Meslek : Peyzaj Mimarı
8 yıldır fotoğraf çekiyor



Dolaylı yoldan tanışmamızın 8. yılı. Çocukluğumda yaptığım karakalem çalışmalarının kendi içinde kuralları, biçimleri ve süreçleri olurdu tıpkı fotoğraflarımdaki gibi. İlk keşfim, ilk heyecanım, ilk hevesim işte o yıllarda başladı, şekillendi. Büyüdükçe, eriştikçe bilgim, algıma doğru yön aldı, sonra bazen düz giderek bazense rayından çıkarak şekil aldı. Açıklığa önem vermişimdir hep anlatımlarımda, bir kompozisyon barındırmalı her fotoğraf bağrında. Bu sebeptendir; fotoğraflarımda çoğu zaman anlaşılamayan bir dil, sanat oluyor. Belki de bana öyle geliyor….

 

Neden mi? Üretimin en büyük görsel zevkini fotoğraf çektiğimde alıyorum.

 

Hayatımda o durduramadığım akışın anlarını bir karede dondurarak ölümsüz kıldığım için belki de. Hiç bir şeyin kaybolmadığının ve herşeyin zaman içerisinde değiştiğinin en belirgin kanıtıdır fotoğraflar…

 

Teknik kısmı beni çok etkilememiştir fotoğrafların. Bu sebeptendir ki, yaptığım eleştiriler de hep teknikten uzak mantığa dolaylı yoldan yakın düşünce, durum kompozisyon içeren ibareleri taşır. 

 

Bir fotoğraf felsefesi değil elbetteki bu, ama hayat kadar gerçek ve hayatın içerisinde yer alan bir olgu. Bize varolduğumuzu, varolacağımızı ve bir şekilde değiştiğimizi / değişeceğimizi  hatırlatıyor zaman zaman.

 

Fotoğraf çekerken yaşayan tüm varlıkların üzerinde bir hakimiyet kuruyorum; tüm nesneler ve canlılar bakış açımda yeniden anlam kazanıyor sanki. Öz benliklerinden çıkıp yeniden varoluyorlar.

 

Bazense objektifime tüm dünyayı sığdırıyorum. 

 

Fotoğraf çekmeyi gerçekten seven ve ciddiye alan bir insan olarak aslında bu sanatın çok ağır ve ağır olduğu kadar keyifli ve hayatın bir parçası olduğunu düşünenlerdenim ben de.


“Fotoğraf realitenin yansıması değil, yansımanın realitesidir” demiş B. Brecht.

“İşte düşüncelerimin en öz anlatımı”



Olgay Güler

Yaş : 25
Meslek : Öğrenci
1 yıldır amatör olarak fotoğrafla ilgileniyor.

http://www.fotokritik.com/kullanici/portfolyo.php?id=45267


 

Sanırım fotoğraf çeken ve fotoğraf çekmeyi çok seven birisine sorulacak en zor sorulardan biridir bu... Fotoğraf çekmeyi, eğer bir hobinin ötesine götürmüş, günlük yaşamının bir parçası haline getirmiş biriyseniz, bunun cevabı gerçekten çok zordur. Bu, "neden yemek yiyorsunuz?" gibi bir soru gibi gelebilir size. Fakat objektif olarak düşünüldüğünde, fotoğraf çekmenin bir “an”ı dondurmak ve onu diğer bütün insanlarla paylaşmak adına yapılan bir eylem olduğunu kavramak güç olmuyor. Ve bu bağlamda, en iyisini çekmek, en farklı olmak, bir anlamda sizin amacınız olmaya başlıyor.

 

Sorunun asıl cevabına gelmek gerekirse, şahsen; fotoğraf çekerken olmadığım kadar özgür hissediyorum kendimi. Ve hiç olmadığım kadar yaratıcı. Derin düşünmek gerekirse, fotoğraf çekmek için dışarı çıktığınızda, sizi nelerin bekleyeceğini bilmemek, hangi anlarla karşılaşacağınızı merak etmek veya kafanızda bir kurgu varsa “acaba bunu gerçekleştirebilecek miyim” sorusu bu işin en büyük özelliği ve heyecanı... Yakaladığınız bir anı veya kurguladığınız bir fotoğrafı insanlarla paylaşmak ve onlardan övgü ya da daha iyisi için tavsiye almak başka bir heyecan ve zevk kaynağı.

 

Daha çok küçükken ailemle birlikte çekildiğimiz fotoğraflar "ne kadar saçma" diye düşünürdüm. Ancak şu an geçmişe baktığımda, eski fotoğraf albümlerini karıştırdığımda bunların hatırlanması gereken şeyler olduğunu anlıyorum. Biliyorum, fotoğraf bir anı olayı değildir. Bu örneği vermemin nedeni, bu anı fotoğraflarının bile insanda ne garip duygular uyandırdığı… Bu açıdan düşündüğümde, bugün ve seneler içinde çektiğim bir manzara fotoğrafını ya da bir insan portresini saklamak ve bunları seneler sonra bile insanlarla paylaşmak, sanırım bir insan için en büyük ve heyecan verici duygulardan biri olacak. Anlatmak istediğim, fotoğraf çekmenin bir beklenti, bir heyecan ve bir paylaşım olduğu. Eğer bu üç duyguyu da hissetmek benim için bir heyecan ise, işte ben bu yüzden fotoğraf çekiyorum. Bir anlamda fotoğrafın heyecanını içime çekmek için fotoğraf çekiyorum...

 


Serdal Güzel

Yaş : 41
Meslek : Yönetici/Reklamcı/Mühendis/Fotoğrafçı 
25 yıl önce başlayan fotoğraf sevdası ara ara duraklama dönemlerine girerek sürdü, son 8 yıldır aralıksız, son 5 yıldır ise Profesyonel (Ticari) alanda da devam ediyor.

http://www.fotokritik.com/kullanici/serdal


 

Fotoğraf bir tutku olayı benim için. Öncelikle kendim için fotoğraf çekiyorum. Yani anılarımı yaşatacağım, belgeleyeceğim, sevdiklerimle paylaşacağım ve çocuklarıma miras (parayı kendileri kazansın) olarak bırakabileceğim fotoğraflar benim için ön planda. Fotoğraf hayat' tır diye düşünürüm ve insan öğesi ağırlıklı fotoğrafları, yaşamın ta içinden olanları çok seviyorum.

 

İşim gereği hayatın içinden fotoğraflar çekmeye vakit bulamasam da çektiklerim benim hayatım hakkında fikir veriyor diyebilirim. Neler yapıyorum, nerelere gidiyorum, nasıl yaşıyorum? ... Böyle düşününce bencil bir durum da ortaya çıkıyor ama bu tüm fotoğrafçılar için böyle. Özellikle fotoğrafçılığın ticari kısmını bir kenara bırakırsak fotoğraflarla hayata fotoğrafçının gözünden bakmıyor muyuz?

 

Bunun dışında işim gereği fotoğraf çekiyorum. Yani fabrikalar, binalar, ürünler, toplantılar... Ama stüdyo işi değil, bir türlü ısınamadım stüdyo fotoğrafçılığına. Bana doğal gelen belki yıllarca şantiyelerde mühendis olarak çalışmanın verdiği özgürlük hissiyle aktüel fotoğraflar çekmek, ticari bile olsa. Ama iş için bile fotoğraf çekmeye çıktığımda kendim için kareler mutlaka kovalıyorum.  Bir fabrikaya gitmişsem çalışanların fotoğrafları (müşterimin istemedikleri) mutlaka oluyor, reklam fotoğrafları değil, gerçeklerle yüzleştiren fotoğraflar yani. Bu fotoğrafları maalesef paylaşamıyorum.

 

Vakit bulursam proje fotoğrafçılığına başlayacağım. Yani sadece gördüklerimi değil, aklımdakileri de benim gözümden paylaşacağım. Ama maalesef fotoğraf çekmek emek ve özellikle zaman istiyor. Çok bilen değil, çok gezen daha iyi fotoğraflar çıkarır derim hep. Az kaldı, emekli olduğumda aklımdakileri de fotoğraflayacağım.

 

Avatar fotoğrafı için Hasan TEZKOL’e teşekkür ederim.




Hazırlayan : Evren ŞAR  


Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 1 yorum, 1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
bence var olan güzelliği canlatmaktır çünkü fotograf çekmek özlemimizi biraz olsun dindirmesidir güzelliği bırakmamak için fotograf çekeriz fotograf canlandırmanın diğer yarısıdır.
FIRAT SAMİ eklemiş - adds | 22 Nisan 2010 Saat - Time 11:35
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

 

e-Panel

Ara - Search


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

Türkiye Sanal Fotoğraf Müzesi

Anadolu Fotoğraf Dergisi

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.