Bookmark and Share
Barış Hasan Bedir ile Röportaj


Şebnem Evren: Merhaba Barış. Öncelikle seni tanıyabilir miyiz?

 

Barış Hasan Bedir:  1975 İstanbul doğumluyum… Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme mezunuyum... Çocukluk yıllarımda TRT’de büyük bir merak ve hayranlıkla seyrettiğim belgesellerle başlayan ve sinemayla devam eden görsel merakım yıllarca devam etti…


Lise sonrası ilk fotoğraf makinemi edinmem ve sonrasında üniversite ile başlayan fotoğraf maceram zamanla hayatımda daha fazla yer etmeye ve yaşamımı anlamlı kılmaya başladı… Burada fotoğrafa ciddi anlamda ilk adımımı attığım ve benim için ciddi bir okul olan EFSAD’ın (Eskişehir Fotoğraf Sanatı Derneği) adını anmadan geçemeyeceğim… Başta belgesel fotoğraf üstadı rahmetli Merter Oral hocam olmak üzere Levend Kılıç ve değerli diğer hocalarımın bu yola girmemde ve sonrasında katkısı büyüktür… 


 

Ş.E. : Gezi fotoğrafçılığı ile ilgili yolculuğun nasıl başladı? Neden gezi?

 

B.H.B. : Gezmek zaten başlı başına benim için bir tutkuydu… Fotoğraftan önce de çok gezerdim, yollara vururdum kendimi… Oralarda olma ve keşfetme duygusuyla hiç bilmediğim, gitmediğim kentlerde kasabalarda bulurdum kendimi çoğu zaman… An’ı yaşar, an’ı saklardım içimde… Kaydettiğim bu an’lar zamanla o kadar çoğalmaya başlamıştı ki, dönüşlerde çevremle paylaşırken sözlerin artık kifayetsiz kaldığını ve an’ların soyut imgelerden somut görsellere dönüşmesi gerektiğini anlamaya başladım… Ve bir yerde sözle başlattığım bu an’ları belgeleme, paylaşma ve gördürme isteği, fotoğrafa yakınlaştırdı beni... Görüp gördürendir nihayetinde fotoğrafçı…


 

Üniversite zamanı takip ettiğim bence Türkiye'de gezi dergiciliği konusunda milat ve ciddi bir okul olan ve de National Geographic ortaklığında hazırlanan ve başını Süha Derbent’in çektiği Gezi Traveler dergisi bu işe profesyonel başlama noktası anlamında benim için çok önemliydi. Okulun son yıllarında kendi çabalarımla dergiyle iletişime geçmem ve ilk çekimimi yapmamla birlikte dergiyle çalışmaya başladım ve derginin fotoğraf editörlüğüne kadar uzanan bu yolculuğum dergi kapanana kadar da devam etti.


 

Ş.E. : Türkiye’de çıkan gezi dergisi oldukça az. Okuyucunun farklı kültür, coğrafya ve mekanları tanıması açısından çok önemli yeri olan bu sektörün gelişmesi için neler gerekiyor? Diğer dergileri nasıl buluyorsun?

 

B.H.B. : Okuyucunun farklı kültür, coğrafya ve mekanları tanıması dahası iyi bir seyahat kültürünün oluşması açısından gezi dergileri elbette çok önemli… Bunun için daha çok dergiye ihtiyaç var. En kolay ve kısa yoldan ulaşılabilen piyasada parayla satılan gezi dergisi bildiğim kadarıyla 2 veya 3’tür ama artık gezi dergiciliği son yıllarda ulaşım sektöründeki firmaların kendi bünyelerinde çıkardıkları dergilerle hız kazandı ve sürekli büyüyor.


 

Birçok dergi olması bazı sorunları da beraberinde getiriyor elbette. Seyahat dergisi yapmak durumu basite indirgenince yani sadece ansiklopedik bilgilerle hazırlanmış yazı ve toplama özensiz fotoğraflardan oluşunca okuyucuyu sıkıyor ve soğutuyor bence. Ayrıca bu dergiler o sektör ve firmayla seyahat edenler dışındaki okuyucularla da maalesef buluşamıyor. Ama yine de ciddi sayılarda yolcu ve okuyucuyla buluşuyor. Bu da önemli… Bunlardan birçoğuyla da çalışıyorum ve çok çok iyi dergiler yapılıyor.


 

Ş.E. : Sence gezi dergilerinin fotoğrafın yaygınlaşması üzerindeki rolü nedir?   

 

B.H.B. : Gezi dergileri fotoğrafın yaygınlaşmasında elbette rol oynuyor… Sonuçta iyi-kötü çekilmiş fotoğraflar var, yayınlanıyor, paylaşılıyor ve bunlar üzerinden yorumlar yapılıyor… Sonuçta paylaşıldıkça gelişiyor ve büyüyor… Eskiden bir yerlere gezilmeye gidildiğinde fotoğraf çekme eylemi ön planda olmadığı için hatıra niyetine özensizce fotoğraf çekilirdi… Zamanla seyahat dergilerinin de yaygınlaşmasıyla birlikte okuyucular, fotoğrafa meraklı insanlar vs. iyi fotoğraflar gördükçe farklı bir gözle olaya bakmaya başladılar diye düşünüyorum. Artık insanlar gezerken fotoğraf değil fotoğraf çekmek için gezilere çıkıyorlar ve bu anlamda da gezi dergileri önemli bir referans.


 

Ş.E. : Gezi fotoğraflarında renk, ışık, kadar gerçekliği en doğru şekilde yansıtmak da önemli. Sonuçta fotoğraf bir yalan söyleme aracı da olabilir. Bu konudaki düşüncelerin nelerdir?  

 

B.H.B. : Fotoğrafta her zaman “doğrudan fotoğraf” anlayışını benimsedim ve bu gücünü de gerçekçilikten alır. Fotoğraf çekerken de renk, ışık kadar gerçekliği en doğru şekilde yansıtmaya çalışıyorum. Hiç bir şekilde manipüle edilmeden baskıya vermeye çalışırım.


 

Yalan söylemek istiyorsanız elbette bu çok kolay ve mümkündür. Üzerinde yapılacak manipülasyonlarla ve teknolojik gelişmelerin de katkısıyla bir yalan aracına dönüştürebilirsiniz fotoğrafı. Burada amaç ve niyet önemli bence.


 

Ş.E. : Dergi için işlenen konuyla ilintili fotoğrafların seçimi sırasında sunum kriterleri için öncelikle neleri önemsiyorsun? Fotoğrafçının sanat ve estetik adına çektiği fotoğraflar ne kadar etkileyici de olsa dosyada yer alabiliyor mu?

 

B.H.B. :  Dergi için verilen gezi fotoğraflarının sunumu, çekim aşaması kadar önemli. Fotoğrafın zorluğu çoğu zaman sunumda başlar… Fotoğrafta çekmek kadar seçmek de önemli bir süreç. Ne anlattığını ve nasıl anlattığını gösterecek doğru kareleri seçmek gerek. Bundan sonrası derginin fotoğraf editörüne kalır… Konusuna vakıf bir editör, derginin konseptine uygun en iyi kareleri seçer. Bazı zamanlar sizin çok beğendiğiniz, estetik ve kompozisyon olarak uygun bulduğunuz kareler derginin içeriğine uygun olmadığından giremeyebilir… Bu anlamda çalıştığınız derginin konseptini çok iyi analiz etmeniz gerekiyor…


 

Ş.E. : Gezi fotoğrafları için çekim öncesi nasıl bir teknik hazırlık gerekiyor? Fiziksel şartlar seni ne derece etkiliyor?

 

B.H.B. :  Öncelikle iyi bir planlama yapılması gerekiyor. Başta ulaşım ve konaklama çok önemli. Zaman açısından konaklamada şehir merkezine yakın yerleri tercih ediyorum. Sonrasında gidilecek yer hakkında öncelikle ön bilgi topluyorum. Mevsimsel zamanlama da çok önemli. Uygun zamanda bile gitsem mutlaka 5 günlük hava durumuna bakarım ve uygun hava şartlarına göre çekim programı hazırlarım. Bazen öyle durumlar olur ki tüm gününüzü alacak merkezden uzak bir çekime gidersiniz ve hava durumuna bakmadığınız için gün boyu yağış veya kapalı havaya teslim olabilirsiniz. Fotoğrafçının işi ışıkla olduğu için her zaman bir adım önde olmanız gerekiyor.


 

Ayrıca gideceğiniz coğrafyanın fiziki şartlarına göre kıyafet ve ekipman hazırlığı da yapmak gerekiyor. Özellikle karlı ve zor iklim şartlarının olduğu bölgeye gideceksem her türlü donanımı sağlıyorum.

 

Şehir veya kent çekimlerinde ilk gün her zaman şunu yaparım, bir yeri keşfetmenin en iyi yolunun o yerde kaybolmak olduğuna inanırım daima ve kendimi o yere teslim ederim gün boyu. Sürprizlere açıktır ve çok enteresan kareler yakalarsınız…


 

Ş.E. : Peki, bu topraklarda ya da yurtdışında gidip de unutamadığın, seni çok etkileyen bir yer var mı?

 

B.H.B. : Profesyonel anlamda ilk seyahatimi yaptığım Karadeniz İkizdere yaylalarını unutamam… Yeşil tuvale çizilmiş büyüleyici manzaralar ve de bulut denizinin ortasında kalan yayla evlerinin görüntüsü belleğime kazılıdır. Güneydoğu da çok etkiler beni, özellikle Mardin, bir sahil kasabasını andıran Halfeti ve mutfağıyla her zaman lezzet duraklarımdan biri olmuş Antep.

 

 

Ş.E. : Fotoğraf için ilerideki projelerin nelerdir?

 

B.H.B. : Uzun yıllardır Türkiye coğrafyasının farklı yerlerinde çektiğim çocuklardan oluşan bir fotoğraf sergisi yapmayı düşünüyorum... Adını ‘’Çocukrafya’’ koyacağım… Ayrıca Baltık ve İskandinav ülkelerini kapsayan kapsamlı bir fotoğraf gezisi yapmayı istiyorum.


 

Ş.E. : Bu keyifli sohbet ve paylaşım için teşekkürler Barış…

 

B.H.B. : Ben de teşekkür ederim…


 

23.sayı kapağı



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz. No comments for this document yet, you can make comment from the form below.
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.