
Edirne, Türkiye’deki pirinç üretiminin başkentidir… Edirne’de Tunca ve Meriç ırmaklarının suladığı merkez köylerle Ergene ve Meriç ırmaklarının suladığı Havsa, Uzunköprü, Meriç, İpsala, Enez ilçelerinde yoğunluk kazanan çeltik tarlaları, cetvelle çizilmişcesine, düzgün kare ve dikdörtgenlerden oluşan geometrik biçimleriyle adeta bir duvar takvimi manzarasına benzer. Bu tarlalar fotografçılar için de doyumsuz bir güzelliktir…
Aslında bu güzelliğin ardında, diz boyu sulak ve bataklık alanlarda; büyük emek, alınteri, özveri, sabır ve doğayla büyük bir bilek güreşinin acımasız mücadelesi vardır. Pirinç taşını ayıklamanın zorluluğu işte daha, bu tarlalardan başlar…
Anayurdu Himalaya dağının etekleri olan pirincin, Güney Hindistan’dan batıya doğru California’nın tarım alanlarına kadar süren uzun yolculuğunun, Büyük İskender’in Hindistan’ı fethiyle başladığı söyleniyor. Büyük İskender’in ordularının doğu seferinden dönüşü sırasında, Akdeniz’in sıcak iklimiyle buluşan pirince, o yıllarda, Oriza adı verilir. Pirincin botanik dilindeki bugünkü adı da, Oriza’dır zaten… Pirincin Orta Asya ve batıya doğru daha yaygın gelişinin Baharat ve İpek yoluyla olduğu tahmin ediliyor.
Pirincin batıya yolculuğu, Büyük İskender’in ordularıyla birlikte başlamasına karşın, sofralardaki yeri çok daha eskiye dayanıyor. Çin’deki Yang-Tse-Kiang vadisinde bulunan fosillemiş pirinç taneleri, bu tahılın MÖ. 4000 yıllarından beri üretildiğini ortaya koyuyor.

Altı bin yaşındaki pirinç, daha çok, pilavıyla da Türk mutfağının yüzlerce yıldan beri demirbaş yiyecekleri arasında yer alıyor.
Günümüzde bolkepçe lokantalarının, Türk yemekleri sunan restoranların başlıca yemeği olan pilav, sünnet ve evlenme düğünlerinde, çeşitli anma ve kutlama günlerinde kazanlarda pişirilmeye devam ediyor. Bu nedenle pirinç, mutfaklarımızda olduğu kadar, kültürel varlıklarımız arasında da yerini koruyor.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği yayınlarında yer alan Çeltik Çalışma Grubu raporuna göre, pirinç dünyada yaşayan insanların yarısından fazlasının ana besinidir. Birleşmiş Milletler’in, 2004 yılını Pirinç Yılı ilan etmesinin nedeni de pirincin bu konumudur. Ülkemizde ise kişi başına düşen pirinç tüketimi ise
Türkiye’de pirinç üretiminin ne zaman başladığı kesin olarak bilinmiyor. Ancak 23 Haziran 1936 yılında çıkarılan pirinç üretimini düzenleyen ‘Çeltik Ekim Kanunu’ göz önüne alınırsa; bu tahılın, üretiminin yüzyılın başlalarında da var olduğunu gösteriyor. Aynı rapora göre, Edirne ülkemiz genelindeki çeltik üretiminde liderdir. Edirne’nin çeltik üretimindeki payı yüzde 38.2’dir. Edirne’yi yüzde 14.2 pay ile Balıkesir, yüzde 11.1 ile Samsun, yüzde 9.4 ile Çorum illeri izlemektedir.
Kökleri bol suyu seven çeltik üretimi, daha çok, Tunca, Meriç ve Ergene ırmaklarının suladığı Havsa, Uzunköprü, Meriç, Enez, İpsala, Keşan ve Edirne’nin merkez köylerinde yoğunluk kazanır.
Günümüzde binlerce kişi, çeltik üretiminden tarım işçisi, tarım üreticisi, tüccarı ve işletmecisi olarak ekmek yemektedir. Edirne il yıllığında yer alan bilgiye göre, yılda 500 ton civarında çeltik üretimi yapılmaktadır…
Edirne’de 450 bin dönüm dolayındaki bir alanda çeltik ekimi yapılırken, yaklaşık 45 bin kişi bu tarlarlardan ekmek yemektedir.
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"
06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"