Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > OCAK 2009 SAYISI - JANUARY 2009 ISSUE > Beyhan Özdemir : Türk Fotoğraf Sanatında Bir Ekol, Şahin Kaygun
Beyhan Özdemir : Türk Fotoğraf Sanatında Bir Ekol, Şahin Kaygun

Türk Fotoğraf Sanatında Bir Ekol :

ŞAHİN KAYGUN

 

Yard.Doç.Dr. A.Beyhan ÖZDEMİR

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi

Fotoğraf Bölüm Başkanı

Web : www.beyhanozdemir.com

e-mail : beyhan.ozdemir@deu.edu.tr

 


 

Şahin Kaygun, 1951 yılında Adana’da doğdu. 7 Aralık 1992’de İstanbul’da öldü. İstanbul Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda fotoğraf ağırlıklı grafik eğitimi gördü. Fotoğraf Sanatçıları Derneği (FOTOS)’nin kurucuları arasında yer aldı ve başkanlığını yaptı. Çeşitli gazete ve dergilerde çıkan yazılarıyla da fotoğraf sanatının yaygınlaşmasına önemli katkılarda bulundu. Kaygun, özellikle renkli ve siyah/beyaz grafik anlatımlı çalışmaları, sanatçı portreleri ve belgesel sokak fotoğraflarıyla tanındı. Ancak 1980’li yılların sonunda yaptığı “Polaroid” fotoğrafları ve 1990’lı yılların hemen başında gerçekleştirdiği “Eski Zaman Denizlerinde” adlı “foto-pentür” çalışmalarıyla fotoğraf çevrelerinde şaşkınlık yarattı ve bir süre tartışıldı.


 

Yeniliklere açık olduğunu kendisi de “Benim için sanat evrenseldir, dünyanın ortak dilidir. O yüzden yerel renkler beni ilgilendirmiyor. Ben ulusal değerlerden yola çıkarak film yapacaksam, tiyatrolar ille de ulusal tiyatro yapacaklarsa biz Hacivat ve Karagöz’den, Ortaoyunu’ndan, mehter takımından ileri gidemeyiz.” sözleriyle ifade etmektedir. Şahin Kaygun’da sanatların bileşimi sözkonusudur. Kaygun’un fotoğraf anlayışında oldukça fazla görsel sanatlardan yararlanma vardır. Teknik olarak silme, kazıma, boyama, kolaj ve fotomontaj gibi teknikleri fotoğraf çalışmalarında kullanmıştır. Şahin Kaygun’un yaklaşık 30 yıllık bir geçmiş ve birikime sahip fotoğrafik çalışmalarını 5 ayrı dönem içinde değerlendirmek gerekir. Kronolojik olarak incelendiğinde; “Asker ve İşçi Fotoğrafları”, “Grafiksel, Siyah ya da Beyaz Fotoğraflar”, “Sanat İnsanları”, “Polaroid Fotoğraflar” ve “Foto-Pentür Çalışmalar” başlıkları altında toplamak olasıdır.  


 

Şahin Kaygun’un fotoğrafları bir anı ya da belge fotoğrafı değildir. Hatta “Sanat İnsanları” fotoğraf dizisi bile, bu anlamda “belgesel” değildir. Bu çalışmaları bir insanın yüzündeki, el kol hareketlerindeki gizemli anlamı bulmak istediği ve doğrudan doğruya insan gerçeğini keşfetmeye yönelik çalışmalardır.


Anlam ilişkilerini derinleştirmek, sanatçıda temel araç olmuştur. Fotoğraflar tek tek değil, bir bütün halinde biraraya gelerek değerlendirildiğinde gerçekliği ışığa çıkaran ayrıntılar da bir bir çözülürler. “Sanat İnsanları” adlı çalışması sanatçının içinde yaşadığı döneme tanıklık etme sorumluluğunun bir sonucudur ve “Sanat İnsanları” da Türkiye’nin 20. yüzyıldaki sanatsal bir portresini oluşturmuştur.


 

Şahin Kaygun, fotoğrafçekmediğini”, fotoğrafyaptığını” belirtmiştir. O’na göre fotoğraf; makinanın sunduğu hazır görüntüyü kişisel bir vizyona dönüştürecek olanakların araştırıldığı bir alandır. Sanatın genelinde olan müdahale ya da değiştiricilik, Kaygun’un fotoğraflarında iyice yansımasını bulmuştur. Kendisi de çalışmalarında sınırsız müdahale yöntemleri uygulamış, bu nedenle de 1980’li yılların sonunda yaptığı Polaroid fotoğrafları ve 1990’lı yılların başında sergilediği resim-fotoğraf bileşimi Foto-pentür çalışmaları büyük tartışmalar yaratmıştır.


 

Kaygun; akrilik boya kullanarak fotoğraf üzerine resim yapar. Bu basit ve bilinen teknik yöntemle Kaygun’un kolajları, fantastik kurguları, simgesel anlatımları biraraya gelince de resim-fotoğraf karışımı yapıtları ortaya çıkar. Foto-pentürleri, bütünüyle fotoğraf teknikleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Kullanılan görsel öğelerin büyük bir bölümü, insan gövdeleri, oyuncak bebekler, deniz kabukları, heykeller vs. hep fotoğrafik görünümlerdedir.


 

Kaygun’un yapıtları için “fotoğraf mı yoksa resim mi?” gibi soru sormak ve tartışmak gereksiz ve çok yanlıştır. Çünkü sanatın değişik dallarını içiçe, uyumlu bir demet olarak sunan bu işi büyük bir tutkuyla her türlü kolaylıktan kaçarak, kendisini her an sorgulamaktan çekinmeden, özenle, özveriyle yapan birinin yaratıcılığını tartışmak çok yanlış ve o sanatçıya bir haksızlıktır.


 

1980 yılından itibaren Şahin Kaygun’un fotoğraflarında kullandığı anlatım biçimleri ve teknikler büyük değişiklikler gösterir. Bu değişim, anlatım biçimlerinin yanısıra, fotoğrafik dil, yorum ve tema gibi önemli noktalarda da görülür. Polaroid malzemeyle ilk ciddi denemelerine ve çalışmalarına da bu yıllarda başlamış ve 1984 yılı başlarında polaroid çalışmalarını sergilemiştir. Türkiye’de o zamana kadar denenmemiş olan Polaroid çalışmaları büyük ilgi toplar, bunun yanında da tartışmalara neden olur ve fotoğraftan sapma diye nitelendirilir.


 

Polaroid fotoğraf çalışmaları, her şeyden önce küçük formatın büyük başarısını simgelemektedir. Polaroid karta doğuş anında müdahaleler, çizgi ve renk düzenlemeleri bir duygu saptaması olarak tarihe geçmiştir. Sanatçının polaroid deneyini, değişik dünyasını anlatacak bir üslup arayışı olarak değerlendirmek gerekir. Polaroid fotoğraflarında yalın, renkçi bir tavır egemendir. Polaroid’in, dışarıdan müdahalelerle kişisel bir görsellik kalitesi kazandığını kanıtlayan işler, o zamana kadar bu türü küçümsemiş olanları şaşırtmıştır. Bir tür “şipşak” fotoğraf olarak tanımlanan ve salt aceleci turistlerin lüksüne cevap vermekten öte bir değer taşımadığı sanılan polaroid fotoğraf, Şahin Kaygun’un usta ellerinde yeni bir anlam kazanmıştır. Polaroid çalışmalarıyla Şahin Kaygun, sanatçının teknolojinin emrinde değil, teknolojinin sanatçının emrinde kullanılması gereken bir araç olduğunu kanıtlamıştır.


Polaroid çalışmalarından sonra da fotoğrafta arayışları ve deneyciliği devam eden Kaygun, farklı malzemelere yönelir. Önce siyah/beyaz fotoğrafta renk araştırmaları yapar. Renklendirici banyolarla (tonerle) siyah/beyaz fotoğraflarını renklendirmeye çalışır. Fotoğraftaki istemediği ayrıntıları silerek ya da kazıyarak ortadan kaldırır. İstediği ayrıntıları istediği yere yerleştirir. Akrilik boya kullanarak fotoğraf üzerine resim yapar. Bu basit ve bilinen teknik yöntemle Kaygun’un kolajları, fantastik kurguları, simgesel anlatımları biraraya gelince de resim-fotoğraf karışımı yapıtları ortaya çıkar.


Foto-pentürleri
, bütünüyle fotoğraf teknikleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Kullanılan görsel öğelerin büyük bir bölümü, insan gövdeleri, oyuncak bebekler, deniz kabukları, heykeller vs. hep fotoğrafik görünümlerdedir. Çünkü teknik olarak fotoğraf sanatının, doğrudan bir çekim-basım süreciyle gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte fotoğrafın taşıdığı sınırsız anlatım olanaklarının sistemli bir biçimde deşilmesi ve araştırılması olayıdır. Foto-pentür çalışmalarıyla Kaygun, kendi platformunda gerçeküstücü bir yaklaşımla duygu ve düşünce dünyasını yeniden düzenlemek çabasındadır.


 

Şahin Kaygun, “Eski Zaman Denizlerinde” adını verdiği fotoğraf dizisiyle ülkemizin fotoğraf ve diğer sanat çevrelerinde aynı polaroid çalışmalarında olduğu gibi yeni bir şaşkınlık ve tartışma yaratmıştı. Bu fotoğraf dizisi ise “fotoğraf üzerine resim” ya da “resim üzerine fotoğraf” yaptığı foto-pentür çalışmalarından oluşmuştu. Resimle fotoğrafın birbirini tamamlayan, birbirini destekleyen oluşumlar içinde ele alındığı bu çalışmaların resim mi yoksa fotoğraf mı olduğu konusu bir süre sanat çevrelerinde tartışılmıştı. Ancak Kaygun’un yapıtları için “fotoğraf mı yoksa resim mi?” gibi soru sormak ve tartışmak gereksiz ve çok yanlıştır. Çünkü sanatın değişik dallarını içiçe, uyumlu bir demet olarak sunan bu işi büyük bir tutkuyla her türlü kolaylıktan kaçarak, kendisini her an sorgulamaktan çekinmeden, özenle, özveriyle yapan birinin yaratıcılığını tartışmak çok yanlış ve o sanatçıya bir haksızlıktır.


 

Son dönem çalışmalarını bir cümleyle özetlemek gerekirse; “düşle gerçeğin zaman ötesi üçüncü boyutunun araştırılması” olduğunu söylemek mümkündür. Bu tavır aynı zamanda “fotoğraf çekmek” ile “fotoğraf yapmak” arasındaki farkı irdeleme tutkusunu sürekli canlı tutmaktadır. Fotoğraf çalışmaları ve sanatsal yönünün çeşitliliği açısından Şahin Kaygun’un Türk fotoğraf sanatında özel bir önemi vardır. Çünkü Kaygun, sürekli deneyler yapan, araştıran, farklı ve alışılmamış ürünler ortaya koyan, kendini yenileyen ve kendi kendisini aşan çok yönlü bir sanatçıdır. Kaygun’un “Eski Zaman Denizlerinde” adlı foto-pentürlerinde ortaya koyduğu olgunluk dönemi çalışmaları gerçek anlamda bir üst dil kavrayışıdır. Foto-pentür çalışmaları, sanatçının büyük formatlı ve her biri birer uzun film öyküsü ya da gizemli ve düş gücü yüklü yapıtlarıdır. Bilinç akışı tekniği, fotoğrafta imgenin sözdizimine sonsuz bir esneklik ve özgürlük getirmiştir. Bu teknik, kendi düşünce dünyası içinde yarattığı düş dünyasını somut bir biçimde fotoğraflarına aktarması ve görüntüye dönüştürmesidir.


Şahin Kaygun, fotoğraf sürecinin her aşamasında yapıtlarına müdahale etmekte, kendi yorumunu, düşlerini ve kaygılarını tekniğin sınırlarını zorlayarak ortaya koymaktadır. Bu deneyselliği salt biçimsel planda değil, biçime ait felsefi bir arayışa, öneri düzeyinde göndermelerdir. Öte yandan “görünen” gerçeği belirli bir zaman diliminde, belirli koşullar altında ve fotoğraf sanatçısının tanıklık ettiği, yorumladığı “an” olmaktan sıyırmaya çalışmıştır.


 

Fotoğraflarına fotomontaj tekniği, kazıma ve boyama yöntemi, kolaj, fotoğrafik görüntü üzerine resim yapma gibi birçok teknik ve estetik müdahaleler uygulayan Şahin Kaygun, yaratıcılığın sınırsız olanakları içinde dış gerçekleri sanatsal bir biçim anlayışıyla “yansıtmak” yerine “oluşturma”yı yeğlemiştir. Sanatçı, böylece özgün bir dil sentezine ulaşmış, yoruma açık ve sonsuz yorum olanaklarını mümkün kılan bir söz dizgesi oluşturmuştur. Kendi doğası içinde de düş gücü ve kurmaca olanaklarını zorlayarak düşünce düzeyinde somutlaştırmıştır. Özellikle son dönem yapıtlarında kolajlar, fantastik kurgular, simgesel anlatımlar, özenli bir grafik düzenleme içinde ve dışavurumcu bir tavırla bezenerek yer almıştır. Çalışmalarında kendisine ait bir dünyayı yansıtmasıyla, kendi döneminde hemen hemen tüm fotoğrafçılarının uyguladığı belgeci-gerçekçi ya da sıradan sokak fotoğrafçılığı anlayışından tümüyle ayrılmıştır. 


 

Sonuç olarak Şahin Kaygun için özetle şunu söylemek olasıdır : “Şahin Kaygun günümüz sanatçısının “bireyselliği” ve “tek başına bir ekol olma” savaşımını çok önceden kazanan en önemli ve çok yönlü sanatçılarından birisi olmuştur.

 

 

Şahin Kaygun

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR :

 

Doğan, İsmet - Külahlıoğlu, Can, “Fotoğrafın İçinde Yeralmak” Gösteri Dergisi, Aralık 1984

Özdemir, A.Beyhan, Fotoğrafik Dilyetisinin Evrimi Bağlamında Müdahale Sorunsalı,

Yayınlanmamış Doktora Tezi, DEÜ SBE, 1996, İzmir

Özsezgin, Kaya, “Pürizmden Deneyselciliğe”,  Şahin Kaygun: Tüm Bir Yaşam, Kültür Bakanlığı Yayınları, Sanat Serisi 24, Ankara, 1992

Özsezgin, Kaya, “Şahin Kaygun: Uçurumlara Adanmış Kısa Bir Yaşam”, Türkiye’de Sanat, Plastik Sanatlar Dergisi, İstanbul, Mayıs-Ağustos 1993

Şahin Kaygun, Bir Fotoğafçının Günlüğünden Notlar, Promat A.Ş, İstanbul, 1992 


FOTORİTİM ARŞİVİNDEN : 

Beyhan Özdemir : Çağdaş Sanat Akımları ve Fotoğraf
Akademik Bakış : Üniversitelerimizin Fotoğraf Bölümleri’ne Giriş Sınavları ve Eğitim Programları
Beyhan Özdemir : Toplumsal Bilincin Oluşmasında Belgesel Fotoğrafın Önemi
Beyhan Özdemir : Fotoğraf ve Zaman
Beyhan Özdemir : Ekrandan Bakanlar  

Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 8 yorum, 1-8 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
4. çalışma fotoğraf, hangi kelimelerin arkasına girerse girsin diğerleri resim..
Sinan Vargı eklemiş - adds | 04 Ocak 2009 Saat - Time 00:38
Şahin Kaygun'un ortaya çıkartığı işlere sadece fotoğraf demek çok yavan olur çünkü sadece türkiye'de değil yurtdışındada çığır açan işlerin sahibidir kendisi 1980 ler paris inde polaroid leri ile sanat camiasını ayağa kaldıran işlerin sahibidir kısacık ömrüne okadar çok iş sığdırmıştırki hayatını yitirdikten sonra değeri anlaşılan bir çok sanatçıdanda birisidir yine hayatını kaybettikten sonra anısına çıakrtılan kitabının açılış sayfasında dostu Ara Güler tarafından hastalığının ilerlemiş aşamasında çekilmiş bir fotoğrafı vardır ama o fotoğref bir sette çekilmiştir,hala çalışıyordur şahin kaygun yılmadan bişeyler bıırakabilmek için geride hakkında ne söylense azdır hatırlayan ve bu yazının yayınlanmasında emeği geçen herkese teşekkürler...

http://www.fotografya.gen.tr/issue-13/s_kaygun/Kaygunindex.htm dendiği gibi ( Benzersiz bir göz merceğidir ) toprağı bol olsun...
Engin Güneysu eklemiş - adds | 04 Ocak 2009 Saat - Time 01:12
Ağzına sağlık Engin..
Şahin Kaygun'u ilk olarak bundan on sene önce Anfad (Antalya Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği) kütüphanesindeki albümünden tanımıştım. Çalışmalarından öyle etkilenmişim ki, yıllar sonra iş yerimin camına çarparak ölen kuşu gördüğümde aklıma ilk gelen Şahin Kaygun'un ölü kuş serisi olmuştu. Toprağı bol olsun..
cem gülenç eklemiş - adds | 04 Ocak 2009 Saat - Time 13:05
Böyle bir sanatçıya sahip olmanıza kıskanıyorum sizleri....
Eminim ki binlerce sanat severlerine ilham kaynağı olmuş ve olacaktır.......
...........
Saygılar
Arslan Ahmedov eklemiş - adds | 04 Ocak 2009 Saat - Time 14:42
Ekol sayılabilmek için, yepyeni ve fapfarklı birşeyler yapmak gerekir. Oysa, çok açıkça görülüyor ki. ‘This has been Done Before’. (Bedri Baykam’ın ‘bu daha önce yapıldı’ diyerek, güneşin altında söylenmedik bir söz söylediğini sanması da ayrı konu.)
Reha ÜLKÜ eklemiş - adds | 04 Ocak 2009 Saat - Time 18:10
MERHABA,
Şahin Kaygun ile ilgili ilk bilgileri Mersin Fotograf Derneğindeki sunumunda İsmail Kayadelen başkanımdan dinlemiştim ve çok etkilenmiştim.
Bu belge-bilgi de eksiklerimi tamamlamam ve yaratıcılık ne demek anlamam için önemli bir katkı sağladı.
Ellerinize ,fikrinize sağlık,ışığınız bol olsun.
sevgiler
Hulki Muradi
Hulki Muradi eklemiş - adds | 05 Ocak 2009 Saat - Time 11:10
Sonsuz zenginlikteki hayal gücü, sanki onu hep çıkmaz sokaklara sürüklüyordu. Kimi zaman uzanıp tutamadığı bir bebek başı, kimi zaman da adeta körlük gibi, güneşe kapanmış elleri... Canlı renklerin içinde olmasına karşın, bazen çırpınan, bazen de çaresiz durağan modeller ve ışıksız silüetleri...
1992 Yılında dünyaya gözlerini kapattığı noktada, bize açtığı yeni ve ilklerle donatılmış olan kapılar, hala aşılmakta zorlanılmakta...
O, yaratıcılığının zengin evreninde, tüm bildiği enstrüman ve disiplinleri harmanlayarak özgün eserler ve fotoğraflar "yapmayı" başarmış ve paylaşmıştır. Kuşku götürmez ve tartışılmaz bir sanat üreteni olarak, peşinen ve sanki ardında bırakacağı dünyanın hiç de iyiye gitmeyeceğini bilerek duyumsadığı acıyı, saf bırakmadığı fotoğraflarına, kanatırcasına çizerek, boyayarak, bazen yırtıp yapıştırarak dışa vurmuştur... Bu anlamda fotoğrafın doğasını zedelemekten kaçınmamış, hatta hayattaki ve andaki gerçeğin haşin ruhundan adeta hesap sormuştur... Her malzemesini ustalıkla kullanırken, söylemekte olduğunu tesadüflere bırakmaksızın kontrol altına almış, öznesini, varoluşunu içine katarak kurgulamıştır.
Velhasıl, Şahin Kaygun'un yapıtlarına baktığımızda onu, çağını, nerede durduğunu ve umutsuzca sürüklendiği sonunu hissedebiliyoruz...
Geçmişte kalmasına karşın, yapıtlarına her baktığımızda hala yeni bir şey görebiliyoruz... Bu nedenlerle o, sahip olduğumuz büyük sanatçılardan biridir...
Sunumundaki emeğe teşekkürlerle...
ilke Veral eklemiş - adds | 08 Ocak 2009 Saat - Time 00:33
Allah mekanınızı cennet eylesin .Ey eli öpülecek insan.
Verda Rona eklemiş - adds | 08 Aralık 2009 Saat - Time 14:18
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.