Karacasu/Aydın

'Afrodizyak' ile ayni kökene sahip olan Aphrodisias adı, Aşk Tanrıçası Aphrodite'in Yunanca adından türer. Anadolu'da Hıristiyan dönemin başlamasından uzun bir süre sonra, halkın zihninden pagan aşk tanrıçasını silmek için Aphrodisias'in adı, Hac Kenti anlamına gelen Stravropolis olarak değiştirilir. Daha sonra da bir dönem Karia'nin başkenti oluşu nedeniyle kente Karia adı verilir; bu da Türkçe'de zamanla Geyre olur.
Güneş, Baba Dağı'nın üzerinden doğar Aphrodisias'a. Antikçağ'da Salbakos diye anılır dağ.


Bu kült yöresi, çevresindeki harikulade mermer yatakları, yetenekli ve girişimci sanatçıları sayesinde Roma dünyasının gerçekten en önde gelen heykeltraşlık merkezlerinden biridir. Yalnız Anadolu'da değil, Akdeniz yöresinin başka hiçbir yerinde rastlanmayan biçimde, hem ülke içinde hem de ülke dışında tanınan Aphrodisias’lı ustalar,”Aphrodisias stili”olarak bilinen “Manierist” sanat okulunu kurarlar. Bu çok etkin heykeltraşlık "okulu" yaklaşık altı yüzyıl faaliyet gösterir.
Aphrodisias, kazıların ve çalışmaların başlangıcından kırkbeş yıl sonra, bugün bile, tarih öncesi zamanlara değin uzanan zengin geçmişinin hazinelerini bize sunmaya devam etmektedir.
Arkeolojik kazı ve araştırmalar 1961’den itibaren, “National Geographic Society” kurumunun finansmanı ile New York Üniversitesi adına, 1990 yılına kadar Prof.Dr. Kenan T. Erim’in başkanlığında sürdürülmüştür. Büyük çabası ve katkılarını, ömrünün 29 yılını tamamı ile bu kente vermiş olan ve “Aphrodisias’ın Babası” ünvanı ile anılan Prof.Dr. Erim, ölümünden sonra T.C. Devletinin oluru ile hayatını adadığı bu kent, Aphrodisias’a defnedilmiştir.
Bilimsel araştırma ve arkeolojik kazılar sonucunda Aphrodisias’taki ilk yerleşmenin MÖ 4000 yıllarında Kalkolitik Çağlar’da başladığı tespit edilmiştir. Kesin bilgiler MÖ 11.yüzyıla aittir ve tarihçi Appian tarafından verilir.
Bizans Çağları’nda dinsel ve siyasal nedenlerden olumsuz etkilenen Aprodisias, giderek eski parlak dönemlerini geride bıraktı. Yangınlar, yer sarsıntıları, Sasani ve Arap akınlarıyla harap oldu ve zamanla terk edildi.
Tetrapilon (Doğuya uzanır. Corinithian’ın ön sıra kolonları helezonik flüt yapısıyla kuzey güney doğrultusundaki sokak görülür. Nike ve Erotes’in rahatlatıcı şekilleri ile birlikte yarım daire şeklindeki eşiği, yapının 2. ve 3. kolonlarından baskı görünür. Tetrapylon’un kolonlarının onarımı ve yeniden inşası 1990 yılında tamamlandı.
Aphrodit Tapınağı (Kuzey Bölümündedir ve sütunlarının 40 taneden 14’ü ayaktadır)
Piskopos Sarayı (Geniş ve komplex yapılı mimarisi Odeon’un batısında bulunmaktadır. Roma döneminin sonlarında inşa edilmiştir, yapının bu kısmı Bizans devrinin sonlarına kadar devlet yöneticilerinin ve piskoposların ikamet yeri olarak kullanılmıştır)
Odeon (Konferans salonu, konser alanı ve tiyatrodan farklı ve devleti iyi birşekilde koruyabilen bir yapıdır. MS 2.yy.’da inşa edilen yapı, mabedin güneyinde bulunmaktadır.)

Agora (Agora mabet ile akropolis arasında MÖ 1.yy.’da Pazar ve popüler bir toplantı yeri olarak kullanılmıştır.)
Hadrian Hamamları (Banyolar, Tiberius’un Sütunlu Yolu’nun batısında, İmparator Hadrian’nın hükümdarlığı sırasında 2.yy’da inşa edilmiştir. yapı dört geniş odayla çevrili geniş bir merkezi konser salonu içerir. Bu odalar; tepidarium, sııdatorium,apoditerium ve frigterium’dur(sırasıyla ısınma odası, tatlı odası, giyinme odası ve soğuk oda).
Tiberius Portikosu (Sütunlu yoldur)
Tiyatro (24 mt. yüksekliğinde ve onbin izleyici kapasitelidir)
Sebasteion Tapınağı (Sebastion yalnızca Aphrodisias’ın değil tüm klasik arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan en dikkat çekici bulgulardan birisidir. Sebastion’ın doğu sınırlarına kurulan tapınak 2 sütunlu girişten oluşmakta olup 80m boy ve 14m genişliktedir. Batı sınırlarında bir sokağa açılan kapı ya da propylon bulunmaktadır. İçteki ve dıştaki sütun başlıkları görülmemiş miktarda kabartma ve dekor panelleri içermektedir. Bunların en önemlileri Eros’un doğumu, Three Graces(üç mühlet), Delphi’deki Apollo, Meleager, Archiles, Penhesilea, Nyssa ve çocuk Dionysus. Ayrıca mitolojik figürlerin ve İmparatorluk ailesi üyelerinin kalıntıları görülür. Bunlar Augustus, Germanicus, Lucius, Gaius Ceasar, Cladius ve Agrippa, Troy’dan kaçan Promethus ile birlikte Aeneas)

Stadium (Aphrodisias stadyumu Ege bölgesindeki eski stadyumlardan en iyi korunanıdır. Şehrin kuzeyinde olan stadyum
Müze (Aphrodisias’ın Müzesi, batı Anadolu’daki bilinen en olağandışı, göze çarpan müzelerden birisidir. Kazılar sırasında ortaya çıkarıldıkları haliyle, anıtlar burada segilenmektedir. İlk halleriyle bulguların incelenip göz önüne getirilmesi, bu antik anıtların ihtişamının anlaşılmasına yeterli olur. Özellikle Aphrodisias’ın antik heykeltıraş okulunun çalışmaları bu sanatın gelişme seviyelerini gösterir)
Ulaşım/Nasıl Gidilir İzmir-Denizli karayolu üzerinde Kuyucak yakınından sağa Karacasu yönüne
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"
06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"