e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü
CENGİZ ENGİN İLE KOMPOZİT FOTOĞRAF TEKNİKLERİ VE TÜMEVARIM SERGİSİ
Zeynep Şişman
“Birden fazla fotografik görüntünün tek bir fotografik ürün meydana getirecek şekilde bir arada sunulmasından oluşan fotoğrafa kompozit fotoğraf denmekte.”
Meltem Çolak
Pınar Dağ: Kompozit fotoğraf nedir?
Cengiz Engin: Birden fazla fotografik görüntünün tek bir fotografik ürün meydana getirecek şekilde bir arada sunulmasından oluşan fotoğrafa kompozit fotoğraf denmekte. Kompozit fotoğraf teknikleri çok çeşitli: üst üste çekim, üst üste baskı, fotomontaj teknikleri, kolaj uygulamaları, çoklu sunumlar, tipolojik gruplamalar, seri anlatımlı fotoğraflar, panoramik stiching ve hdr uygulamaları, vb.. hepsi de kompozit fotoğraf için kullanılan farklı yaklaşım ve teknikleri içermektedir. 
Gökhan Koray Seğmenoğlu
Bu yaklaşım ve tekniklerin bir bölümü fotoğrafçılığın ilk yıllarından bu yana uygulana gelmiştir, bu nedenle genel anlamı itibariyle kompozit fotoğraf yeni bir takım uygulamalara karşılık gelen bir terim değil. Ancak Türkçe terminoloji içerisinde fotoğraflar kullanılan tekniğin kendisi ile (kolaj, montaj, vs..) ifade edildiğinden, bu tekniklerin bütününü kapsayan “kompozit fotoğraf” teriminin Türkçe’de sık kullanılmayan bir terim olduğunu söyleyebiliriz.Yabancı dillerde sık kullanıldığı şeklini ele aldığımızda ise, Kompozit Fotoğraf’ın temelde ‘kolaj, montaj ve çoklu sunum’ fotoğraflara verilen ortak bir terim olduğunu söyleyebiliriz.
Zafer Ayhan
Geleneksel kalıpların alternatifi Deneysel Fotografi’dir. ...deneysel fotografi uygulamalarının büyük bölümünde, fotoğrafçının konuyu gözlemleyen ve tespit eden yerine; yorumlayan ve dönüştürerek sunan bir yaklaşımda bulunduğunu söyleyebiliriz.
Cengiz Engin
Pınar Dağ: Atölye çalışmaları kapsamında fotoğrafın geleneksel kalıplarını zorlamayı, farklı yaklaşım ve yeni anlatım olanakları keşfetmeyi hedeflediğinizi belirtiyorsunuz. Fotoğrafın geleneksel kalıplarından ne anlamalıyız? Hangi kalıplar?
Cengiz Engin: Geleneksel kalıplar dediğimizde; fotoğrafçılıkta alışılagelmiş olan ve genel izleyici kitlesi için artık yadırganmayan tüm teknik uygulamalar ve sunum formatları anlaşılmalıdır. Genel fotoğrafçılık anlayışı içindeki fotoğraflama, fotoğraf işleme ve fotoğraf sunma pratikleri; benzer içerikteki fotoğraflar için çoğu zaman birbirini tekrar eden benzer ürünler ortaya çıkartır. 
Atila Köksal

Zehra Pekel
Bu çerçevede, deneysel fotografi uygulamalarının büyük bölümünde, fotoğrafçının konuyu gözlemleyen ve tespit eden yerine; yorumlayan ve dönüştürerek sunan bir yaklaşımda bulunduğunu söyleyebiliriz. Atölye çalışmalarımıza bu açıdan baktığımızda ele aldığımız konu başlıklarının birçoğu için deneysel fotografinin ilgi alanı içinde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu çalışmalar içinde benim için en önemli olduğunu düşündüğüm örnekleri belirtmem gerekirse, 3 temel çalışma başlığından bahsetmem gerekir: Kızılötesi Fotoğrafçılık, Seri Fotoğraf, ve Kübik Kolaj. 
Nur Yılmazlar
2000-2002 yılları arasında henüz ülkemizde Siyah-Beyaz Kızılötesi fotoğrafçılık bile çok dar bir çevre tarafından bilinir-uygulanırken; özel olarak temin ettiğimiz renkli kızılötesi diapozitif filmlerle yaptığımız denemeler sonucunda ‘Renkli Kızılötesi fotoğrafçılığın’ Türk Fotoğrafçılığında tanınır ve üzerinde konuşulur olmasına öncülük yaptık. 2004-2005 yıllarında, ardışık olarak sunulduğunda bir anlatı oluşturan fotoğraf çalışmaları yaparak, fotoğrafın ‘tek bir kare’den oluşması gerekmediği konusunda bir farkındalık yaratmaya çalıştık. ‘Seri Fotoğraf’ teriminin Türkçe terminolojide bu yönde ortak bir anlam kazanması için çaba sarfettik. 
Adem Mülayim
Son bir yıldır ise Kompozit çalışmalar kapsamında yeniden ele aldığımız ‘Seri Fotoğraf’a ilaveten, ‘Kübik Kolaj’ yaklaşımı ile çok parçadan tek bir fotografik görüntü meydana getirme tekniklerine dikkat çekmeyi ve bu iki yaklaşımın yaygınlaşmasına katkı koymayı hedeflemiş bulunuyoruz.
Turgut Kaçar
“Bu tekniğin aslında yabancı paylaşım sitelerinde gördüğümüz üzere, dijital teknolojinin getirdiği bir takım avantajlar sayesinde popüler fotoğrafçılar arasında son derece yaygın bir fanatik grubu olduğunu da söyleyebiliriz.”
Cem Devecioğlu
Pınar Dağ : Kompozit Fotoğraf Teknikleri başlığında ele aldığınız Seri Fotoğraf ve Kübik Kolaj tekniklerinin dünya fotoğrafçılığındaki yeri nedir? Verebileceğiniz isimler var mı?
Cengiz Engin: Kompozit Fotoğraf teknikleri içindeki birçok teknik, fotoğrafçılığın ilk yıllarından bu yana uygulanan teknikler olmasına karşın; gerek Kübik Kolaj, gerekse Seri Anlatımlı Fotoğraf anlayışı, Çağdaş Fotoğraf yaklaşımları içinde yer alan teknikler. Seri Anlatımlı Fotoğraf yaklaşımının öncülüğünü Amerikalı fotoğrafçı Duane Michals’ın 1960’lardan itibaren, Kübik Kolaj tekniğinin öncülüğünü ise İngiliz fotoğrafçı David Hockney’in 1980’lerden itibaren yaptığını söyleyebiliriz. Popüler fotoğraf paylaşım sitelerinde zaman zaman karşılaştığımız ve sanatsal terminolojide diptich – triptich diye tanımlanan ikileme ve üçleme fotoğraflar, çoğunlukla ‘çağrışım’a dayalı çoklu sunumlara karşılık gelmektedir. ‘Ardışıklık’ ilişkisi içinde kurgulanarak üretilen seri çalışmaların ise daha sınırlı bir fotoğrafçı çevresi tarafından benimsenen bir anlayış olduğunu söyleyebiliriz. 
Nergis Akıncı
Çek fotoğrafçı Jan Saudek’in hem ikileme tarzında, hem de seri fotoğraf anlayışında birçok çalışması olduğunu; Türk fotoğrafçı Orhan Cem Çetin’in Bedava Gergedan isimli kitabında da yer verdiği ve geçmiş dönemlerde üretmiş olduğu seri fotoğrafları olduğunu görüyoruz. Hockney’in ‘joiners’ olarak adlandırdığı kübik kolaj tekniği ise, doğrudan kendisinin geliştirdiği ve genellikle adıyla birlikte anılan bir teknik. Bu tekniğin aslında yabancı paylaşım sitelerinde gördüğümüz üzere, dijital teknolojinin getirdiği bir takım avantajlar sayesinde popüler fotoğrafçılar arasında son derece yaygın bir fanatik grubu olduğunu da söyleyebiliriz. 
Bahadır Aksan
Bu tekniğe paralel, kendi özgün yaklaşımını koyduğunu söyleyebileceğimiz bir diğer isim ise, Amerikalı fotoğrafçı Stu Levy. Levy’nin ‘Grid Portraits’ adını verdiği çalışmalarının sadece kolaj tekniğine değil, aynı zamanda Portre anlayışına da birçok yenilik kattığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Yasemin Seydim
Pınar Dağ: “TümeVarım” sergisi tamamen Kübik Kolaj ve Seri Fotoğraf çalışmalarını mı kapsıyor?
Cengiz Engin: Kübik Kolaj ve Seri Fotoğraf çalışmaları sergide ağırlıklı olarak yer alıyor. Bazı çalışmalarda tekniklerin fotoğrafçının kendi bakış açısı ile yeniden şekillendiğini ve detaylarda farklılaştığını söyleyebiliriz. Çalışmaların hepsi de dijital ortamda son ürün haline getirildiğinden, ‘çoklu katmanlar’la çalışmanın sağladığı bazı avantajları da bu teknikler içinde kullandık diyebilirim.
Şirin Aydın
“İster belgesel, ister kurgusal; ‘ne’ çekildiği değil, çekilen şeye fotoğrafçı tarafından nasıl bir ‘yorum’ getirildiği önemlidir.”
Cem Aydın
Pınar Dağ: Kullandığınız tekniklerin, ‘gerçeklik algısını değiştirme üzerine kurulu’ olduğunu belirtmişsiniz sergi tanıtım metninizde. Gerçek neden farklı sunulmalı? Gerçekliğin farklı sunumu, sanatsal ifadeyi zenginleştiriyor mu?
Cengiz Engin: Fotoğrafın en temel özelliği gerçeklikle ilintili olmasıdır. Ne var ki sanatsal ifade için fotoğrafta ‘düzanlamsal’ göstergeler ve gerçekliğin ‘yeniden sunumu’, ‘birebir temsili’ yeterli gelmez, gerçekliğe fotoğrafçının kattığı bir yorum olmalıdır. İster belgesel, ister kurgusal; ‘ne’ çekildiği değil, çekilen şeye fotoğrafçı tarafından nasıl bir ‘yorum’ getirildiği önemlidir. Bu yorum bazen farklı bir bakış açısı, bazen biçimsel unsurlardaki düzenlemeler, bazen uygulanan teknik, bazen de görsel gerçekliğe yapılan müdahalelerle; manipülasyonlarla, şekil bulur. Birçok deneysel anlatım biçimi, bu yoruma ulaşmada sanatçıya çeşitli imkanlar tanır. 
Nazan Ersoy
Gerek Kübik Kolaj ve gerekse Seri Fotoğraf yaklaşımları; fotoğrafçıya “ân, mekan, yaşanan süreç ve tüm bunların bileşkesinde meydana gelen duygusal algının farklı bir yorumunu yapabilme” imkanı vermektedir. Kompozit yapıda sunulan bu fotografik çalışmalarda zaman-mekan-hareket ve duygusal algı tek kare fotoğrafın sunduğundan daha geniş bir perspektife ve yeni bir gerçeklik bütününe ulaşmaktadır. Birden fazla fotoğrafın bir arada kullanıldığı bu çalışmalarda, izleyici parçalar arasında bir ‘ilişkilendirme’ kurar ve bu ilişkiye bağlı bir gerçeklik algısı yaratır. Kübik Kolaj ve Seri Fotoğraf üretimi bu “ilişkilendirmeye dayalı gerçeklik” varsayımına dayanır.
Seda Usubütün
Bu teknikler;
*Hareket, zaman ve değişim algısı yaratmak,
*Perspektif algısında bozulma yaratmak veya
*Sözdizimsel ya da çağrışımsal bir anlatı meydana getirmek amacıyla fotoğrafları parçalar halinde tasarlayıp daha sonra üst-üste veya yan yana yapıştırmak anlayışına dayanmaktadır.
Seda Güner
Pınar Dağ: Biçimi ve Hikayesi ile Fotografik içeriğin yeniden tasarlanması denebilir mi bu tekniklere?
Cengiz Engin: Kesinlikle denebilir. Çekim içeriği ister belgesel nitelikte olsun, isterse anı veya gezi fotoğrafı olsun; belli dozda bir kurgusallık ve kavramsal müdahale gerektirir. Fotoğrafların bir arada kullanılmasına daha üretim aşamasında niyet edilmiş olması gereklidir, parçalar tek başlarına kullanılmak için değil, bütünün birer parçası olmak için üretilir.
Reyhan Bilen
Pınar Dağ: TümeVarım sergi sürecine ve öğrencilerinizle olan çalışmalarınıza biraz değinebilir misiniz? Ne zamandan beridir bu teknik üzerinde eğitimler veriyorsunuz?
Cengiz Engin: Sorumlusu olduğum atölye AFSAD’da 2000 yılından bu yana faaliyet gösteriyor olmasına karşın, Kompozit Fotoğraf Teknikleri başlığı altındaki çalışmaları yaklaşık 1 yıldır sürdürüyoruz ve iki ayrı grup altında çalışmalarımızı tamamladık. Eğitim müfredatı yaklaşık 5 aylık bir süreci kapsıyor. Pratik üretim sürecine geçmeden önce 5 hafta boyunca teorik konu anlatımı, tekniklerin fikirsel altyapısının irdelenmesi ve öncülerin çalışmalarının analizi ile başlıyor. 
Barış Demiray
Sonrasında yaklaşık bir 4 aylık bireysel üretim ve toplu değerlendirme süreci sonunda çalışmalarımızı paylaşım aşamasına taşıyoruz. Kasım 2008’de başladığımız ilk grup çalışmalarımızın sergisini “YaP-PoZ” adı altında Nisan 2009’da AFSAD sergi salonunda açtık. İkinci grup çalışmalarımız ise Haziran 2009 sonunda başladı ve şu anda hem ilk grup katılımcıları, hem de ikinci grup katılımcılarının ürünlerinden oluşan ortak sergiyi “TümeVarım” adı altında Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sergiliyoruz.
Özcan Şişman
Pınar Dağ: Serginin hedefi nedir? Salzburg’da da aynı sergi açılacak öyle değil mi?
Cengiz Engin: Sergimiz temelde bir atölye eğitim çalışması sonuç ürün paylaşımı. Bugüne kadarki ele aldığımız tüm atölye konularında olduğu gibi, üretimlerin paylaşılması gerektiği anlayışından hareketle bu sergiyi de oluşturduk. Aramızda fotoğrafla yeni yeni ilgilenen arkadaşlar olduğu gibi, yıllardır fotoğrafın içinde, fotoğrafa gönül vermiş arkadaşlarımız da var. Buna karşın, hem uygulanan teknikler, hem de ele alınan konuları itibariyle son derece ilgi çekici ürünler ortaya çıktı. Bu sergi ile Türk fotoğrafında bu tekniklerin bugünden sonra daha çok tartışılacağına ve yeni ufuklar yaratacağına inanıyorum. Olcay Özçevik Mevlüde Demirel Kamuran Feyzioğlu Işıl Efe İpek Kangal Hasan Hüseyin Uysal Gülser Günaydın Delal Şeker Elif Koca Gül Şenel Gülriz Çınar Selma Varol www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
Biz fotoğrafçıların işlerinin mümkün olduğunca sergi formatında paylaşılmasının önemine inanıyorum. Sergimizin hem yurtiçinde hem de yurtdışında paylaşımının devam etmesini ve mümkün olduğunca çok izleyiciyle birebir paylaşılmasını arzu ediyoruz. Bu kapsamda ÇSM’deki sergimizi takiben fotoğraflarımızı bağlantısını Kasım ayında yaptığımız Salzburg’daki bir galeriye taşıyacağız.