III. ve Nihayet Son Bölüm
Aperatifler
· İlk bölümde; Andre Bazin’den Kendall Walton’a uzanan yelpazede fotoğrafın epistemik rolünü açıklama maksatlı “fotografik gerçekçiliğe” dair mevcut bazı yaklaşımlara değindik. Cohen ve Meskin’e göre bu yaklaşımlar, geçersiz iddialara dayanıyordu.
· Cohen ve Meskin’e göre Gregory Currie ve Nelson Goodman’ın yaklaşımları ümit vaat edici olmakla birlikte yetersizdi.
· Cohen ve Meskin’e göre “Gerçekçilik” görüşünün uygulanışı, fotografik temsilin sadece bazı ayırt edici özelliklerini sınıflandırmaya yaramıştı.
· İkinci bölümde Cohen ve Meskin’in fotoğrafın epistemik statüsü ile ilgili görüşlerini detaylı bir biçimde aktardım. Buna göre fotoğrafların özgün epistemik değerini sigorta eden başlıca iki özellik vardı: (1) Nominal (saymaca) fotoğraflar uzamsal olarak bilginin agnostik (bilinemezci) kaynaklarıdır ve (2) Seyirci gözlemlediği nominal fotoğrafın epistemik statüsüne dair geçmiş birtakım kanılara sahiptir.
· Tezleri fotoğraflarla ilgili olguları ve insanların gördükleri fotoğraflar hakkındaki geçmiş kanılarını gözler önüne seriyor ve bu olguların izleyicinin delil değeri taşıdığını düşündüğü fotoğrafları “ne şekilde ele almasına sebep olduğunu” gösteriyordu.
· Görüşleri hangi fotoğrafın, neden ötürü epistemik statüye sahip olduğunun altını çizmekteydi. Bu önerme epistemik statünün her daim hak edilmiş veya doğrulanmış olduğunu söyleme girişimi değildi.
· Önerdikleri tez görsel temsillerini değerlendirmek açısından insan psikolojisinin iki muhtemel özelliğini de belirtmekteydi: (i) uzamsal agnostik temsil türleri arasındaki dikkat çekme sıralaması ve (ii) bu gibi tanımlamalarda belirtilen geçmiş kanılar.
· Bundan ötürü fotoğraflar ve manzara resimleri arasındaki epistemik farkın olasılıklı olduğunu ve ayrıca bu türlerin aklı içeren ilişki olgularının bir sonucu olduğunu söyleme taraftarıydılar.
Alt Tarafı Kiraz Ağacını Kestim* (Fotoğrafı Öldürmedim Ya!)
Satır Arası İtirafı: Benim adım Cenk ve ben bir parantezkoliğim.
Cohen ve Meskin’in bilgi akışını açıklamak için kullandıkları “termometre ve ısı” ilişkisi örneğinin, fotoğrafın bilgi aktarım kapasitesinin açıklanması için yeterli olmadığı kanaatindeyim. Çünkü örnekte bahsedilmekte olan karşı olgusallık ideal koşullarda asla hata yapma olasılığı olmayan iki etkene bağlı… Yani termometre şaşmaz şekilde çalışıyorsa; ısıyı da doğal olarak doğru gösteriyordur.
Konu fotoğraf olunca, durum değişiyor. Fotoğrafın çekimi anından başlayıp gerekli mecrada bilgi aktarımı sağlamak üzere kullanılasıya kadar, devreye girebilme ihtimali bulunan etkenler, doğru bilgi aktarımını her an baltalayabilir nitelikte. Bu evrelerin hemen hepsinde fotoğrafın tabiatına saygısını yitirmiş olan insanoğlu, fotoğrafın epistemik değerini var ya da yok kılabilir derecede de etken.
Vakit kaybetmeden ulvî insan, her şeyi bilen adam ve bir fotoğraf kuramı gurusu olan bana göre, fotoğrafın epistemik statüsünün nelere bağlı olduğuna hemen bir göz atalım. Ve bu yazı dizisini diğer bir-iki husus ve vardığım sonuçla hızlı ve acısızca bir nihayete erdirelim.
a. Mutlak Gerçek
Fotoğraflanan “mutlak gerçek nedir?”, “Hatta ortada gerçek namına bir olay var mıdır?” Yoksa seçimlere az bir süre kala ayyuka çıkan seks skandalını örtbas etmek için, Arnavutluk’ta yalandan bir savaş çıkartıp, ardından da onu bir kahramanlık örneği teşkil edecek şekilde durduranların gerçeği midir bu gerçek? (Wag the Dog - 1997) ya da 9/11’deki gibi mi? Yani öncelikle fotoğrafla aktarılabilecek bir mutlak gerçeklikten bahsetmeliyiz.
b. Fotoğrafçının “Karar Anı”ndaki Niyeti
Fotoğrafçının konusu olan “nesne” ya da “olay”ı ne niyetle görüntülediği, fotoğrafın temel anlamdaki epistemik değer ya da değersizliğini belirleyen temel faktör olarak ilk andan itibaren devreye girer mi? Cevap: Allahına kadar… Ben falanca eğilimli bir fotoğrafçı olarak filanca eğilimli insanların yaptığı masumane eylemi bölücü örgüt faaliyeti gibi gösterebilir miyim? Hele bir “niyetim” niyet olmasın. Bakın da nasıl yapıyorum.
c. Fotoğrafik Yapım Süreci
Fotoğrafın çekim anı sonrasında maruz kaldığı çeşitli manipülasyon uygulamaları mevcut mu değil mi? Örnek: Photoshop ve benzeri yazılımlarla yapılan müdahaleler… Böyle bir şey yoksa taraftara selam yola aynen devam…
d. Editöryel Süreç
Epistemik değeri olan bir fotoğrafı belli bir mecrada kullanacak olan editör, fotoğrafı yalın gerçekle birlikte yayımlamalıdır. Bir fotoğraf altı yazısı ya da tam bir metin mevcut gerçekliği ve bilgiyi çarpıtabilir, epistemik olarak fotoğrafı değersiz ya da yanlış kılabilir. Mesela bir kara mayınının üzerindeki kırmızıya boyalı fünyenin, bu renge mayınları bulan çocukların dikkatini çekip, kurcalasınlar da patlasın diye boyandığı biçiminde bir fotoğraf alt yazısı, böyle bir bilgi yokken eklendiğinde enformasyon asparagastır. (Örnek ülkemiz medyasında vuku bulan gerçek bir vakadan alınmıştır.)
e. Gözlemcinin Durumu
Fotoğrafa bakan şahıs hem mecazen hem de gerçekte anlamda kör olmamalıdır.
*George Washington’ın Kiraz Ağacı Hadisesine göndermedir.
Sonunda Benimde Nur Topu Gibi Bir Formülüm Oldu
Yukarıda kısa maddeler halinde sıraladığımız etkenleri göz önünde bulundurarak, aşağıdaki formüle uygunluğunu sınadığımız takdirde, mevcut bir fotoğrafın epistemik değere sahip olup–olmadığı kanaatine varabilmemiz mümkündür.
Nedir bu zırva formül?
Mutlak Gerçekliğin Mevcudiyeti + Fotoğrafçının Mevcut Gerçeği Objektif Biçimde Bize Aktardığı Çekim + Mevcut Gerçeğe Sadık Kalınan Fotoğrafik Yapım Süreci + Mevcut Gerçeği Sadık Kalan Editöryel Süreç = Ta… Taa… Epistemik Statüye Sahip Fotoğraf (Fotoğrafı değerlendirecek olan gözlemcinin, görmeye müsait olması kaydıyla)
Sesli Düşünce: Formüle iki yeni terim de uydursam mı? Bi de “Ta… Taa…” olayı basitleştirdi.
Fotoğraf, Diğer Görsel Temsillerle Mukayese Edildiğinde Ortaya Nasıl Bir Manzara Çıkar?
Yukarıdaki formüle uyan fotoğraf ele aldığı konuyu betimlemeye çalışmaz. O, zaten doğası gereği, gerçeğin görsel olarak bir yansımasıdır. Burada kopya demiyorum. Israrla “yansıma” kelimesini kullanıyorum. Fotoğrafa dışarıdan herhangi bir müdahale yoksa – ki ön şartımızda zaten olmayacak diyoruz – aslına en yakın halde bizlere görsel bir enformasyon aktarımında bulunur. “Asıl”a meydan okumak gibi bir durumu yoktur. Meydan okuyan diğer görsel temsillere de fütursuzca nanik yapar, el sallar. Fotoğrafın sanat açısından değerli ya da değersiz oluşu fotoğrafın epistemik statüsünü güçlü ya da güçsüz kılmaz. Bir kanıt değeri taşıması açısından durum ele alındığında, fotoğrafları diğer temsil biçimleriyle (illüstrasyon, yağlı boya resim, karakalem, patates baskısı, vb.) mukayese etmek tasarrufu asla yapılamayan değerli zamanımızın kaybına sebebiyet verir.
Acı Gerçeklerin Bizi Ulaştırdığı Yalın Birkaç Sonuç
· Fotoğraflar her daim epistemik değer taşımazlar. Ancak ve ancak belirli koşulların bir araya gelmesiyle epistemik statüye sahip olurlar.
· Kanıt değeri taşımalarıysa yine bazı koşullara bağlı olarak söz konusu olabilir.
· Fotoğrafın diğer görsel temsil biçimleriyle kanıt olmak adına rekabeti olmaz. Fotoğraf böyle boş bir işle uğraşmaz.
· Bu yazı burada biter, Cenk tatile gider. Kafayı toplar, sergiler gezer, uygun bulduğunun ya da bulduklarının kıyak bir eleştirisini yazar, gelecek ay sizlerle paylaşır.
Not:
Cohen ve Meskin’in görüşlerine karşı kimi tezlerde bulunmakta; konunun meraklıları aşağıda bu tezlerin mevcut linklerini bulabilirler. Metinler İngilizcedir.
The Epistemic Status of Photographs and Paintings: A Response to Cohen and Meskin: DAN CAVEDON-TAYLOR
http://bbk.academia.edu/documents/0001/1602/DanCTEpistPhotosCM.pdf
Cenk PEKCANATTI
FOTORİTİM ARŞİVİNDEN :
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.
e-Panel
M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı
Türkiye Sanal Fotoğraf Müzesi
Anadolu Fotoğraf Dergisi