Doğaya çıkış aşamasında insanoğlu; mağarada yaşadığı devirlerden bu yana benliğinde taşıdığı ve mağara duvarlarına yansıttığı, gördüğü olayları ve nesneleri kaydetme işlemini; zaman süreci içerisinde yeni teknolojileri de kullanarak kaydetmeye devam etmektedir. Aslında, yapmak istediğimiz şey zamanın akışı içerisinde değişecek, dönüşecek veya yok olacak olan bu anların ve doğanın, fotoğraf aracılığıyla dondurulması, onların tekrar tekrar izlenebilmesi ve/veya başkalarıyla paylaşılabilmesidir. Bu, hem doğaya hem de insanın kendisine olumlu etkiler doğurabilecek bir davranış şeklidir. Çekilen fotoğrafların diğer insanlarla paylaşımı sonucunda, izleyenlerin bir kısmı da doğadan etkilenerek, onu daha iyi anlamaya ve yorumlamaya ya da fotoğraf makinelerini alarak, aktaran kişinin de yaptığı gibi görüntülemeye çalışabileceklerdir.
Son aşamada, yani görüntüleri sadece izleyen değil onları üreten kişi olmak istediğimiz anda, doğa fotoğrafçılığının tanımını ve etik değerlerini bilerek çekim işlemine koyulmamız gerekir. Bunlar, öncelikle doğaya olan saygı ve sevgiyi korumaya amacı ile, fotoğrafçıların doğada fotoğraf çekerken kapılabileceği hırsları ve doğayı tahrip edebilecek davranışlarını önlemeye yönelik kurallardır. Dünyanın neresinde bir doğa fotoğrafını sunarsak sunalım, bahsedilecek etik değerlere uygun düşmeyecek biçimde çekilmiş fotoğraflar kabul görmeyeceği ve doğa fotoğrafı olarak değerlendirilmeyeceği gibi, beraberinde çeken kişinin ismini de lekeleyecek sonuçlar doğurabilir.
Natural History Photography (Academic Press Inc., London, 1974) kitabında doğa fotoğrafı tanımlamalarına göre doğa fotoğrafının içermemesi gereken unsurlar şu şekilde özetlenebilir:
1- Renkli filtre kullanımı ile görüntünün doğal olmayan şekilde boyanması.
2- İnsana ait yapılar, evcil hayvanlar ve insan unsuru içeren her türlü şeyin görüntüde yer alması.
3- Ürkecek veya rahatsız olabilecek derecede yakın mesafeden vahşi hayvanların görüntülenmesi (özellikle de yavru kuşlar için geçerli).
4- Doğanın çekim esnasında insan eliyle şekilsel değişikliğe uğratılması veya tahrip edilmesi.
5- Doğanın çıplak varlığının bazı fotoğrafik teknikler kullanılarak değişikliğe uğratılması.
FIAP’ın (Uluslar Arası Fotoğraf Sanatı Federasyonu) doğa fotoğrafı tanımlaması ise şu şekildedir:
Doğa fotoğrafı, doğal bir yaşam alanı içindeki canlı, evcil olmayan hayvanlar ve tarımsal olarak yetiştirilmeyen bitkileri, jeolojik oluşumları ve böceklerden buz dağlarına kadar, doğal sürecin geniş çeşitliliğini tanımlar. Evcil, kafes içinde saklanan veya her türlü yöntemle özgürlüğü kısıtlanmış hayvanlarla tarımsal olarak yetiştirilen bitkilerin fotoğrafları, doğa fotoğrafı olarak değerlendirilemez. İnsanlar tarafından değişikliğe uğratılmış bir çevreye uyum sağlamaya çalışan baykuş ya da leylek gibi canlıların oluşturduğu doğa konularıyla; kasırga ve med-cezir dalgaları gibi çevreyi tekrar eski haline dönüştürmeye çalışan doğal güçlerin izlerini taşıyan görüntülerde, insan unsuru en az düzeyde olmak şartıyla kabul edilebilir. Hangi fotografik araç kullanılırsa kullanılsın, orijinal görüntü fotoğrafçı tarafından çekilmiş olmalıdır. Orijinal görüntüye yapılacak her türlü müdahale ve değişiklik, hataların hafif bir rötuşu ile sınırlı olup, orijinal görüntünün içeriğini değiştirmemelidir. Yukarıdaki şartlar yerine getirildikten sonra, tüm doğa fotoğraflarında artistik becerinin en üst düzeyinin kullanılması için her türlü çaba gösterilmelidir.
Fotoğraf : Zafer KUŞATAN
Doğa fotoğrafı, doğal bir yaşam alanı içindeki canlı, evcil olmayan hayvanlar ve tarımsal olarak yetiştirilmeyen bitkileri, jeolojik oluşumları ve böceklerden buz dağlarına kadar, doğal sürecin geniş çeşitliliğini tanımlar. Evcil, kafes içinde saklanan veya her türlü yöntemle özgürlüğü kısıtlanmış hayvanlarla tarımsal olarak yetiştirilen bitkilerin fotoğrafları, doğa fotoğrafı olarak değerlendirilemez. İnsanlar tarafından değişikliğe uğratılmış bir çevreye uyum sağlamaya çalışan baykuş ya da leylek gibi canlıların oluşturduğu doğa konularıyla; kasırga ve med-cezir dalgaları gibi çevreyi tekrar eski haline dönüştürmeye çalışan doğal güçlerin izlerini taşıyan görüntülerde, insan unsuru en az düzeyde olmak şartıyla kabul edilebilir. Hangi fotografik araç kullanılırsa kullanılsın, orijinal görüntü fotoğrafçı tarafından çekilmiş olmalıdır. Orijinal görüntüye yapılacak her türlü müdahale ve değişiklik, hataların hafif bir rötuşu ile sınırlı olup, orijinal görüntünün içeriğini değiştirmemelidir. Yukarıdaki şartlar yerine getirildikten sonra, tüm doğa fotoğraflarında artistik becerinin en üst düzeyinin kullanılması için her türlü çaba gösterilmelidir.
Fotoğraf : Zafer KUŞATANBu tanımlamaların yanı sıra, doğa fotoğrafçılığında temel etik kurallardan birisi de görüntülenecek olan canlının rahatının çekeceğiniz fotoğraftan daha önemli olduğudur. Eğer fotoğraflıyacağınız canlıyı ürkütecek, rahatsız edebilecek davranışlar sergiliyorsanız, sırf daha ilgi çekici bir görüntü yakalayım diye yaşama alanına tecavüz ediyorsanız, görüntülemeye çalıştığınız canlıya ve doğaya karşı saygıyı kaybetmek üzeresiniz (veya kaybetmişsiniz) demektir. Bu nedenle, canlıları önceden tanımadan, biyolojik döngülerini, habitatlarını, davranışlarını ve yaklaşabileceğiniz mesafelerle ilgili bilgileri almadan çekimlere başlamamalısınız. Bunun için, örneğin kuşların fotoğrafılanmasıyla ilgileniyorsanız bir kuş gözlem veya ornitoloji kulübüne üye olmanızda ve konuyla ilgili eğitim almanızda yarar vardır.
İster bir mağarada olun, isterseniz ormanda ya da herhangi bir tabiat parçasında, görüntüleme işlemini yaparken ya da sadece dolaşırken, şu genel kuralı da asla aklınızdan çıkartmayın: Doğada; fotoğraftan başka bir şey alma, ayak izlerinden başka bir şey bırakma ve zamandan başka bir şey öldürme!


...Bu etkinliğimizde siz değerli okurlarımızın, istediği bir "olgu"yu iki fotoğrafınızı yanyana aynı düzlem üzerinde bir araya getirerek anlatmasını istiyoruz. Yaratıcı düşüncelere açık bu etkinliğimiz için yapmanız gerekenler:-İki fotoğrafınızı istediğiniz şekilde bir araya getirerek anlatacağınız olgu üzerinde bir anlam bütünlüğü oluşturmak...
... Mersin'de yaşayan Gazeteci Tahir ÖZGÜR Mersin Uluslararası Festivali kapsamında "İNSAN-DOĞA" adını verdiği sergisini 7 Ekim salı günü açıyor ...
... "İstedik ki; Ereğli'nin hem tarihine ışık tutulsun, hem de halâ yaşayan, fotoğrafta görülen kişilerin oğulları, torunları, yakınları fotoğrafları sahiplensinler. O günlerin, 1920'li - 1930'lu yıllarının Ereğli'sini, o günün toplumsal yaşamını yansıtalım..." Sergi Tarihi: 17-24 Ekim 2008 Sergi Saati: 18:00 Sergi Yeri: Abdi İpekçi Sergi Salonu - Kdz.Ereğli
27 Eylül’den itibaren Büyükada'daki Adaevi Sanat Galerisi Ali Alışır’ın fotoğraf sergisine ev sahipliği yapıyor. Uzun süre İtalya’da moda fotoğrafçısı ve ressam olarak çalışan sanatçı, fotoğraftaki son teknolojik unsurları kullanarak İtalya’da geçirdiği zaman dilimini fantastik bir şekilde yeniden kurgulamış...
Mersin Fotoğraf Derneği (MFD) 55. Dönem Temel Eğitim Seminerleri 17 Eylül 2008 Çarşamba günü, saat 19:30'da başlıyor. Toplam 7 dersten oluşacak olan seminerlerle ilgili detaylı bilgi için tıklayınız...








