Elif Vargı : Sanat Tarihi ve Fotoğraf İlişkisi Üzerine Bir Deneme
SANAT TARİHİ ve FOTOĞRAF İLİŞKİSİ ÜZERİNE BİR DENEME
Sanat tarihi içerisinde bir fotoğraf tarihi mi, yoksa sadece fotoğraf tarihi mi? "Fotoğraf sanat mıdır?" tartışmalarına girmeden, yazıda fotoğrafın sanat tarihi içerisinde nerede yer aldığı/al(a)madığı üzerinde durmak istiyorum. Bir başlangıç olarak belirlediğim bu konuda metin içerisinde gel-gitlerin oluşması normaldir, belki bir "sonuç"da çıkmayacaktır.
Fotoğrafın doğumundan bu yana geçen süreç içerisinde, onun tek başına kendine özgü bir alan yaratması sanat içerisindeki konumunu da şüphesiz ki sorgulatmıştır. Hem fotoğrafçı, hem de bir sanat tarihçisi olarak aldığım eğitim içerisinde fotoğraftan çok da bahsedilmemesi beni hep düşündürtmüştür. Ondokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru fotoğrafın yaygın olarak kullanılmaya başlanmasıyla birlikte, fotoğraf özellikle modern sanattaki birçok akımı beslemiş, malzeme olarak da sanatçıların çalışmalarında yer almıştır.
20. yüzyılın sanatçısına bakıldığında artık ressam veya heykeltraş gibi sınıflandırmanın/adlandırmanın yerine, sadece sanatçı olarak tanımlandıklarını görürüz ki, bu da günümüz için hala geçerli bir tanımdır. Sadece klasik anlamda tuval resmi veya heykel değil, enstalasyon, hazır-nesne ve fotoğraf da üreten sanatçılar, sanatın kendi akışı içerisinde bu sınıflandırmayı yok etmişlerdir.
Sanatın kendi tarihi içerisinde değişimi ele alındığında, fotoğrafın ortaya çıkışıyla birlikte kuşkusuz yeni bir döneme girilmiş, farklı perspektifleri de ortaya çıkartmıştır. İlk baştaki soruya dönülecek olursa, fotoğraf tüm bu getirdiği değişime rağmen nerede durmaktadır?
Bu bağlamda, metinde tez olarak, fotoğrafın sanat olup olmadığını tartışmak yerine, her iki görüşü de ortaya koyarak, genel bir soru sormak daha doyurucu olabilir. Bunun için iki görüş ortaya atılabilir. Birincisi, fotoğraf sanat değilse, sanat kavramından tamamen bağımsız bir oluşumsa, o zaman kendi tarihine zaten sahiptir ve sanat tarihi içerisinde yer almamaktadır. Ancak, kendi tarihini yaratan fotoğrafın sanat tarihi ile uzaktan yakından bir ilişkisi olmamış mıdır? Bu göz ardı edilebilir mi? Muammer Bozkurt’un da belirttiği gibi her iki alanda birbiriyle ilişki içerisindedir.“Tarihsel adımlar söz konusu olduğunda fotoğrafın ilk ilişki kurduğu alan başından beri resim sanatı olmuştur. Bu bağlamda resim sanatının fotoğrafın plastik dilini etkilemesi de kaçınılmazdı. Bunun iki temel nedeni olabilir: Birincisi, fotoğrafik görüntünün (yapısı gereği) en yakın olduğu sanat türü resimdir; ikinicisi ise ilk fotoğrafçılar dönemin ressamlarıydı” 1
İkinci seçenek ise, fotoğrafın sanat olduğunu kabul edersek, o zaman sanat tarihi içerisinde nerede durmaktadır ve önemi neden sadece birkaç paragrafla geçiştirilmektedir? Sanat tarihi alanında baş yapıt üreten E.Gombrich veya Norbert Lynton gibi iki ismin kitaplarına baktığımızda, fotoğrafın portre sanatını öldürmesi, İzlenimcilerle... vb akımlarla olan ilişkilerinin ötesinde özgün bir noktaya değinilmemektedir. Modern Sanatın Öyküsü’nde ise genel olarak fotoğrafın malzeme/teknik olarak değerlendirildiği, bununla birlikte fotoğraf üreten sanatçılardan kısaca bahsedildiği dikkati çeker. Rus Konstrüktivistlerinin, Dada akımında yer almış sanatçılarının yapmış olduğu fotomontajlar bu kitaplarda fotoğraf adına gördüğümüz örnekleri oluşturmaktadır ve bunlar çoğaltılabilir.
Birbirinden etkilenen bu iki alan teknik açıdan birbirinden ayrılsa da, bulanıklaşan sınırlar içerisinde fotoğraf nerede durmaktadır? Her ikisinin de birbirinden ayrıldığı yerler çok olsa da, bu konuya değinen sanat tarihçilerinin olmaması da düşündürücü bir nokta. En azından sanat tarihi eğitimi içerisinde dikkatimi bu noktaya çeken bir yayın olmaması (atlamış da olabilirim) bu düşüncemi daha da güçlendiriyor gibi.
Bu yazıyla ortaya atılan bir soru ile, belki farklı perspektifler açılacak, belki de bu iki alan arasında farklı bir köprü kurulacak. Onu da yine tarihin kendisi gösterecektir, kim bilir?
Elif VARGI
Sanat Tarihçisi, Bilkent Üniversitesi İletişim-Tasarım Bölümü, Medya ve Görsel Çalışmalar Yüksek Lisans Öğrencisi
elifvargi@gmail.com
1 Muammer Bozkurt. “Resim Sanatından Fotoğrafa, Fotoğraftan Resim Sanatına”, rh + Sanat, 34, Kasım 2006:19.
Diğer Kaynaklar:
E.H.GOMBRICH. Sanatin Oykusu. Remzi Kitabevi, İstanbul 1999:524-525; 616.
Norbert LYNTON. Modern Sanatin Oykusu. Remzi Kitabevi, İstanbul 2004.
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.
Yorumlar - Comments
Toplam 9 yorum,
1-9 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Fotoğrafın sanat tarihi içerisindeki yerinin yetersizliğini görüp, bunun nedenlerini çözümleyebilecek bilgi birikimine sahip olmayan birisi olarak, sanat tarihçilerinin neden kendileri için bakir bir alan olan fotoğrafla yeterince ilgilenmediklerini hep merak etmişimdir. Natüralizm doruğu Rönesanssın “gerçekliğini” teknik becerikliliğiyle ele geçiren fotoğraf sırf bu açıdan bakıldığında bile görsel sanatların önemli bir elemanı olmayı ve sanat tarihi içerisinde geniş ele alınmasının gerekliliğini gösteriyor. Bu yapısıyla ressamları, yapıtlarında önemli yapısal ve düşünsel değişimlere sürükleyişleri ise yazında zaten belirtilmiş. Ayrıca fotoğrafın icadından uzun zamanlar önce, düşünsel olarak fotoğrafı tasarlayan ressamların deneyleri ve ilk fotoğrafçıların ressam olmaları da bu ilişkinin sağlam temeller içerisinde süre geldiğini gösteriyor bizlere. Bu durum fotoğrafı, görsel sanatların binlerce yıllık geleneklerine dayalı ele alınan genel sanat tarihi düşüncesinde biraz gözden kaçırılan ve yeterli şekliyle ele alınmayan bir husus olduğunu düşündürtüyor bana.
Diğer taraftan fotoğrafçı içinde gözden kaçan bazı durumlar söz konusu. Fotoğraf camiasında da, tekniğe dayalı eğitim geleneği nedeniyle, 1839 yılında icadıyla var olduğu düşünülen, geçmişe dayalı düşünsel yanı teknik icadının verisi olarak sunulmasına rağmen, “neden” sorusuna yanıt aranmayışıyla geçmiş dönem resim sanatı ürünleriyle ilişkileri gözden kaçıyor. Neden bir ressam “fotoğraf” yapmaya çalıştı? Bu elbetteki o günün felsefesi, sosyal gerekleri ile iç içe düşünülecek bir soru ve bu iç içe durumun çözümlenmesi günümüz koşullarında neden fotoğraf çekip sanat yapmaya çalıştığımızı çözümlememize de yardımcı olacaktır. Fotoğraf eğitiminin önemli bir yanı olması gereken bu soru ve cevabını bizlerde gözden kaçırıyoruz sanırım. Bu düşünce ile ele alınabilecek fotoğraf eğitiminde, sadece Rönesans ressamları veya fotoğrafın teknik icadından sonra açığa çıkan görsel sanatlardaki yapısal değişikler değil, ilkel toplumdan günümüze kadarki süreçte, görsel sanat ürünlerinin nedenlerini çözümlemekte günümüz koşullarında kendi nedenlerimizi ayıklamamıza önemli katkılar sağlayacaktır sanırım. Biz fotoğrafçılar, kendi çalışma alanım olarak soyut sanatı hala fotoğrafın icadından çıkan bir durum olarak biliyoruz, ilkel toplumdaki ilk görsel ürünlerin soyut oluşundan bi haberiz. Rembrant’an isim olarak evet, içerik olarak haberdar değiliz.
Hazır yazını görmüşken aklıma gelenleri sıralamak istedim. Ve hazır yazını okumuşken AFSAD da, fotoğraf eğitiminin bir parçası olarak Sanat Tarihi Atölye’sinin kurulması, fotoğrafçılarında bu “neden”ler içerisinde gezinerek kendi “neden”lerini çözümlemek de dönemim büyük sanatçılarından faydalanmasını sağlaman anlamında teşekkür etmek istedim. Sanat tarihi eğitimin ve fotoğrafı bir arada götürmen, şimdilerde ise ortak yanları üzerine düşünmeye başlaman zaman içerisinde hem sana hem de fotoğrafa önemli katkılar sunacaktır sanırım.
gökhan bulut eklemiş - adds
| 09 Mart 2008 Saat - Time
16:24
Gokhan Hocam, cok tesekkur ederim yorumunuz icin.Yeni bir baslangic icin degisik bir soru oldu ? Bakalim ileride gorecegiz :)
Elif VARGI eklemiş - adds
| 10 Mart 2008 Saat - Time
19:33
senelerce rakamlar üzerine kurulan hayatımda farklı bir pencere açtım kısa bir zaman önce. fotoğraf ...
resim insaoğlunun ilk zamanlarından beri süregeldiğinden, fotoğraf genç kalıyor belkide tarih sıralamasında. gerekli ilgiyi görmüyor gibi düşünebiliriz. birçok sanat dalı gibi sınırları olmayan bir konu fotoğraf. ve hergeçen gün değişik bakış açılarıyla farklılıklar yaşıyor.
senelerini sayısal değerler içinde yaşamış biri olarak üretilenin, üretebilmenin sanat olduğunu düşünüyorum.
masa başında teorik bilgileri birleştirip üretmek, çalışarak elde edilebiliyor. tartışma konusu ne olursa olsun yürekten gelene saygım sonsuz
saygılarımla ...
ZBaskurt eklemiş - adds
| 18 Mart 2008 Saat - Time
12:22
Tesekkur ederim ilginize ve yorumunuza, ancak bir yanlis anlasilma olduysa hemen duzelteyim. Fotografin tarih siralamasinde nerede oldugu ve gerekli ilgiyi gorup gormedigi uzerinde degil de, fotografin bu iki alan icerisinde nerede durdugunu veya durmadigi uzerine bir deneme oldu bu yazi.
Fotografin sanat tarihi icerisinde buyuk bir cigir actigi kesin; fakat bunun uzerinde bahsedilmemesi ilgi cekici ve dusundurucu bir nokta oldu benim icin.
Tekrar tesekkur ederim.
Elif VARGI eklemiş - adds
| 18 Mart 2008 Saat - Time
16:26
merhaba Elif hanım
sanırım düşüncelerimi gerektiği gibi yansıtamadım, hata bende oldu.
resim basit nesnelerin kullanımıyla şekillenebilen, fotoğraftaysa malzemeye en başta bir fotoğraf makinesine ihtiyaç duyulan bir dal. zorunlulukların fotoğrafa olan ilgiyi ve paylaşımı kısıtlamış olduğunu düşünmüştüm. fotoğraf alanında örneklerin resim alanına nazaran az olması değerlendirmeleride kısıtlıyor olabilir kanaatindeyim.
nedenlerin sorgulanması, üzerinde düşünüldükçe çelişkilerle birlikte elbette çözümleride getirecektir.
saygılarımla
ZBaskurt eklemiş - adds
| 19 Mart 2008 Saat - Time
12:25
FOTOĞRAF-RESİM-SANAT-İLİŞKİSİ / Kazım Zaim
Neresinden bakılırsa bakılsın bu üçleme benim için belalı bir ilişki yumağıdır. Daha çocukluk yaşımdan itibaren okulu sevmeyen alaylı bir fotoğrafçı olarak malesef bu konuda hiç kafa patlatmamışken fotoğraflarımı izinsiz kullanan telif hakları duşmanlarım tarafından yargıda karşılaştığım sorunlar nedeniyle bu üçlü sorunsal karşıma çıktı ve elimde bir el bombası gibi patladı.Karşılaştığım yargı sorunlarını çözmek için kafa patlattığımda sanırım biz daha işin başında fotoğraf denen zanaat dalını doğru bir tanımla resm diye arapçadan gelen kelimeyle almış ve resm işi ile uğraşanları da resimci diye adlandırmışız.Batının ışıkla yazılan yazı biçimindeki algılayış hatasına düşmemişiz.Resim diye sözettiğimiz kelimenin karşıtı bu gün görsel olarak doğru tükçe kelimeyle adlandırabiliyoruz.Rönesans ressamlarının doğru prespektifi bulabilmek için yaptıkları koca koca kameramsı aletler gerçekte var olanın doğru biçimde tuvale aktarılması içindi ve bu da bal gibi görsel,görüntü elde edebilmek ve görüntünün kopyasını aktarmaktan başka birşey değildi.O halde bana göre resm,yani görsel fırçayla yada kalemle yapılandan hiçte değersiz kenara atılacak bir konumda değildir.Fakat var olan bir gerçek te göz ardı edilemez.İster fıtça yada kalemle yapılan resm veya objektifle alınan görüntü kaydı var olanı kopye etmekte var olanlar ne kadar estetikse görüntü yani resm yada görsel yada fotoğraf o kadar estetik ve sanata yakın olmaktadır.Işıksal yada biçimsel kullanımlar bu gerçeği değiştirmekte ama gerçek ana kaynağı yok saydıramamaktadır.O halde resim dediğimiz sanat dalı da fotoğraf dediğimiz zanaat yada sanat tarafları bu gerçeği değiştirememektedir.Bana göre fotoğrafın yada resim in sanat tarihindeki yerlerinin resimden yana ağırlıkta olması fotoğraf için büyük bir haksızlık...
Kâzım ZAİM eklemiş - adds
| 04 Temmuz 2008 Saat - Time
19:30
Sayin Zaim,
Cok tesekkurler yorumunuz ve ilginiz icin. Eklemek istedigim nokta,eger sizi yanlis anlamadiysam, yazida fotografin resim sanatina yakin veya uzak olmasi degil. Fotografin sanat tarihinde nerede durup durmadigi, kendi tarihinde ise sanat tarihiyle ne kadar iliskilendirebildigi idi. Fotograf ve resim iliskisi, ozellikle fotografin ilk ciktigi 19.yy'da gozumuze cok sik bir sekilde carpmakta, bunun cok ornegi var. Hatta temmuz sayisi icin de boyle bir yazi geliyor. Ikisi arasinda bir etkilesim oldugu cok acik, ama bu fotografi resim basligi altinda degerlendirmek gibi bir yaklasim asla olamaz, sonucta fotograf ve resim arasinda malzeme bakiminda teknik farkliliklar var.
"İster fıtça yada kalemle yapılan resm veya objektifle alınan görüntü kaydı var olanı kopye etmekte var olanlar ne kadar estetikse görüntü yani resm yada görsel yada fotoğraf o kadar estetik ve sanata yakın olmaktadır." diye belirtmissiniz. Yanilmiyorsam, bunu klasik donem icin kullaniyorsunuz. Cunku bu durumu klasik donem icin soyleyebiliriz, var olani kopya etme istegi. 19.yy'dan sonra modern sanatta bu durumun tam tersini goruyoruz. Var olani oldugu gibi kopya eden resimler sanata yakin ve estetik, var olani kopya etmeyenler sanattan uzak mi oluyor? Modern sanatcilarin en cok oynadigi bakis da iste tam bu noktadan cikiyor, disavurumculurdan tutun da Dada gibi akimlar, tam da geleneksel anlamda estetik olarak kabul edilen yargiyi sarsma,parcalama uzerine yogunlasmislardi. Sanat tarihindeki cogu elestiri ve kuram da bu donemden sonra tamamen degismistir diyebilirim..
Tekrar tesekkur ederim yorumunuz icin..
Elif VARGI eklemiş - adds
| 05 Temmuz 2008 Saat - Time
14:17
Merhaba Elif Hanım Sanırım cevabi yazınızda anlaşılmayan bir durum söz konusu.Var olmayanın kopye edilmesi yani doğru bir deyimle resm edilmesi (görselleştirilmesi) şimdiye kadar başarılmış bir iş değildir. Sizin bahsetmiş olduğunuz modern çağ yada dadaizm varlığın görselleştirilmesi değil düşünsel ve fikirsel çarpıklıkların görseldışı çiziktirmeleridir resmedilişleri yada kopyalanması değil.Saygılarımla...
Kâzım ZAİM eklemiş - adds
| 05 Temmuz 2008 Saat - Time
17:12
Sanirim bir yanlis anlasilma oluyor, ben de zaten var olmayanin kopya edilmesi simdiye kadar basarilan bir istir gibi birsey demedim. Sizin tirnak icinden belirttigim cumlenizden, sanki "Var olani oldugu gibi kopya eden resimler sanata yakin ve estetik, var olani kopya etmeyenler sanattan uzak mi oluyor?" gibi birsey anladigim icin belirttim. Dadanin ve diger akimlarini tabiki varligin gorsellestirilmesi ile bir ilgisi yok, soylemlerini tamamen farkli yerlerden aliyorlar.Ayni seyi farkli kelimelerle soyluyoruz galiba. Tesekkur ederim, saygilarimla.
Elif VARGI eklemiş - adds
| 05 Temmuz 2008 Saat - Time
21:04