Emrah İÇTEN kimdir bize biraz kendinizi tanıtır mısınız?
Halen Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümünde tez aşamasındayım. Fotoğrafa çok erken yaşlarda ilgi duyuyordum; nasıl oluyor da görüntüler zapt ediliyor, çok merak ediyordum. Lise yıllarımda ve ilk üniversite eğitimimi pozitif bilimler üzerine (makine mühendisliği) aldım. Bu bana üç boyutlu düşünebilme, maddeleri üç boyutlu ele alma yetisi, analitik düşünme ve ışığı üç boyutlu kullanabilme yetisi kazandırdı.
Mühendislik eğitimim sonrası daha severek yapacağım bir iş ve mutlu olacağım bir yaşam için fotoğraf üzerine akademik eğitim almak istedim. Tek tercih olarak Dokuz Eylül Fotoğraf bölümünü seçmiştim ve birinci olarak bölüme girdim.
Sizi bu fotoğraf sevdasına sürükleyen sebep nedir?
İlk fotoğraf makinemi elime alışımsa yakalayamadığım bir görüntüyü kaybedişimin hayıflanmasıyla oldu Bir gün başımdan geçen bir olay karşısında belleğin aslında ne kadar zayıf olduğunu anladım ve o andan beri ‘An’ı kaydeden fotoğraf makinesini elimden düşürmez oldum. O kare halen gözümün önündedir. Sonrasında olay karşısında belleğin aslında ne kadar zayıf olduğunu anladım ve bundan sonra ‘an’ı kaçırmamak için elime fotoğraf makinesini aldım ve o gün bugündür bırakmadım.
Fotoğraf ile ilgili aldığınız eğitimler?
Eğitim olarak okulumu saymaz isek her hangi bir eğitim almadım. İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği’ nde 4 sene bulundum. İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği’ nde fotoğrafa dair yeni dünyalar keşfettim ve halen çok sevgi ve saygı duyduğum Erol Özdayı, Yusuf Tuvi, Orhan Alptürk, İlke Veral gibi üstatlar ile daha nice dostlar tanıdım.
Eğitime okulumda tekrar başladım diyebilirim. Kaba saba, kulaktan dolma ve deneme yanılma yoluyla sokak fotoğrafçısı olmak istemeyip bu işin gerçek eğitimini almak ve bu eğitimin içinde olmak istedim. Eğitimin içinde olunca gördüm ki sanat eğitimi aslında tüm ruhlar için geçerli ve elzem bir eğitimmiş. Sanat eğitimi almamış bir bireyin, günümüz sanatında aslında ayakları yere basamayan işler üretebildiğini görebiliyoruz.
Fotoğrafçılık ile ilgili ne gibi faaliyetler içindesiniz?
Şu an için eğitimimin tez aşamasındayım. Diğer yandan ise Ant Grubuna ait Photo Digital ve Fotoğraf dergilerinde yazılarım yayınlanıyor. Yurt dışında Amerika’da ve de İngiltere çıkışlı birkaç dergide de düzenli olarak yazılarım yayınlanıyor. Diğer yandan ise özel ve tüzel kuruluşlarda fotoğraf ve PhotoShop eğitimleri veriyorum. Moda bağlamında birkaç oluşumla birlikte işler çıkartıp, moda fotoğrafçılığı yapıyorum.
Varsa açtığınız sergiler / Katıldığınız yarışmalar hakkında bilgi verir misiniz?
Açtığım ve katıldığım birçok sergi oldu, aynı şekilde ödüller de aldım.
ABD ve Çin başta olmak üzere yurt dışında karma sergilerde çalışmalarım yer aldı. En son Çin’ de DPWORLD adlı dergide benimle yapılan bir foto röportaj yayınlandı. İlgili röportaja aşağıdaki linkten okuyucular ulaşabilirler.
Dpworld :
http://emagazine.dpnet.com.cn/emagazine/0708/0708zaixian/200708dpworld.html
http://emagazine.dpnet.com.cn/emagazine/0708/0708zaixian/200708dpworld.html
Şu an kullandığınız ekipmanınız hakkında bilgi verir misiniz?
Ekipman olarak SLR makine ile çalışıyorum. D-SLR’nin halen istediğim gren yapısına ulaşamadığını görüyorum. Piyasa bazlı işlerde ise hız, zaman ve sayı bakımından D-SLR makine tercih ediyorum. Diğer yandan bireysel çalışmalarımda halen 50 Asa filmden vazgeçemiyorum.
Fotoğrafta konulu çalışmayı tercih ediyor musunuz?
Tamamıyla…
Konusu olmayan bir fotoğraf yapıtını bireysel olarak pek tercih etmiyorum. Çalışma konularımı seçerken kriterlerimin başında güncellik geliyor. O konuda söylemek istediğim bir görüntüyü çekiyorum ya da fotoğrafı yapıyorum. Sürreal görüntülerde ise bana dair olan kendi içimdeki çözümlemelerim ve izleyenlerle en ufak paydada buluşabileceğimiz görseller yaratıyorum. Biraz önce de bahsettim, bir kaç hikâyem var ve onlara dair söyleyecek ve bazılarından kendi içimde kurtulmak, elde ettiğim görsel sonucunda yabancılaşmak istediğim konular bunlar. Bu konulara dair görselleri ise tüm beslenme kaynaklarımın bir potada buluşmasından sonra ‘Evet bunun zamanı geldi’ dediğimde yaratmayı seçiyorum. Çalışmalarımı görsel ve kişisel hafızamın bir aktarımı olarak ele alıyorum. Bir şarkı, bir şiir, bir öykü, bir yaşamdan herkesçe bilinen bir olay ya da seçtiğim tematik konular üzerine işler ortaya çıkarıyorum. Çoğunun yaklaşık bir ay öncesine tekabül eden bir geçmişi oluyor. Görüntüyü kabaca beynimde oluşturuyor, o görüntüye ait görüntü çekme ve bulma işine girişiyorum. Sonrasında bu görselleri belirli bir kompozisyon dâhilinde daha çok anlık olarak Photoshop’ un karşısında, fotoğrafı oluştururken içimden gelen sese doğru yerleşimleri meydana getiriyorum.
Fotoğrafı oluşturma aşamasında beslendiğim kaynaklara dair internette ya da kütüphanelerde sanat tarihi ve fotoğraf tarihi üzerine araştırmalar yapıyorum. Örneğin “ölüm” ü konu alırken sanat tarihinde yer alan ölüme dair resimleri, fotoğrafları inceliyorum. Bu bana görsel hazırlarken bir hayli yardımcı oluyor. Mitolojik öykülerde ise mitolojide geçen tüm yazı ve destanlara dair okumalar ve araştırmalardan sonra çok az olan görsellerin nasıl işlendiğine bakıyorum.
Fotoğraf çalışmalarınız esnasında etkisi altında kaldığınız herhangi bir olay var mı? Ya da bir anınız?
Kıbrıs’ ta Zafer Parkı’ nda çekim yaparken şuurlu bir binaya girmiştim. O binanın yarısı Türk tarafına, diğer yarısı ise Rum tarafına dâhilmiş. Yani evin içinden sınır geçiyormuş. Her hangi bir tabela olmadığından ben Rum tarafına geçince kıyamet koptu desem yeridir. Makineme ve filmlere el koydular, sonra medyada bu ihlal haber olmuştu. Bu tecrübe, fotoğraf yüzünden başıma gelen ilk olay olmuştu. Sonrasında ise bu ayrılmış ev imgesi beynimde iyice yer etmiş olacak ki görsellerimde kullanıyorum.
“İyi fotoğraf” sizce nedir?
İyi bir fotoğraf henüz çekilmemiş olandır. Yani o 37. Kare …
Beğendiğiniz fotoğrafçılar kimlerdir?
Türkiye de Yusuf TUVİ, Recep DÖNMEZ, Erol ÖZDAYI, Orhan ALPTÜRK
Yurt dışında ise ; Joel Peter WITKIN ; Sebestian SALGADO
“Bu fotoğrafımı çok seviyorum” diyebileceğiniz somut bir örnek verebilir misiniz?
Aslında yok, çünkü hepsi benim birer çocuğum gibi saydığım duyarlılıkta oldukları için yok diyebilirim. Ama, bireysel anlamda öznel tümcelerimin çok fazlası ile olduğu karelerim var ama şu ya da bu diyebileceğim bir sınıflandırmayı sevmiyorum ve de böyle bir sınıflandırmaya da girmeyi de pek seçmiyorum.
Sizi en çok heyecanlandıran konular hangileri?
En çok heyecanlandıran konular ise düşler ve düşlediğin kadar eline geçen özgürlükler. Görülen gerçeklik beni heyecanlandırmıyor.
İmkânınız olsa çekmek istediğiniz fotoğraf /yer/ portre vs ne olurdu?
Çekmek istediğim portreler var. Öznel beğenilerimde olan sanatçı porteleri bunlar. Çekmek istediğim yer ise Buzullar, kutuplar ve K2 ile Himalayalar.
Çekmek istediğim fotoğraf ise zaten onun peşinden koştuğum için fotoğrafı seçtim ve o fotoğrafı çekemedikçe büyüdüğümüzü, çoğaldığımızı ve yetkinleştiğimizi görüyorum. O kareye daha çok var.
Siz bir fotoğraf olsaydınız nasıl bir fotoğraf olurdunuz?
Güzel soru; hiç düşünmedim böyle bir konuyu.
Sanırım sürreal disiplinde, minimal değerlerde bir düş karesi olurdum. Rene Magritte’ nin pipolu adamları gibi…
Emrah Bey, bu güzel sohbet için Fotoritim ailesi olarak size çok teşekkür ederiz, işlerinizde başarılarınızın devamını dileriz.
Röportaj : Rıfat İÇÖZ
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"