Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > TEMMUZ 2010 SAYISI - JULY 2010 ISSUE > Emre İkizler ile Fotoğraf Değerlendirmeleri : Yollar ve Yolculuklar
Emre İkizler ile Fotoğraf Değerlendirmeleri : Yollar ve Yolculuklar

Merhaba,

Fotoritim dergimizin geleneksel köşelerinden biri haline gelen “Fotoğraf Değerlendirmeleri”nde, sizlerden gelen fotoğraflar arasından seçilenleri Sayın Emre İkizler’in değerli yorumları ile sunuyoruz.

 

Hem etkinliğimize katılan okurlarımıza hem de Emre İkizler’e teşekkürlerimizi sunarız.

 

Sevgilerimizle,

FOTORİTİM



Ali Mermertaş

 

Biçimden daha çok içeriğiyle öne çıkan bir fotoğraf. Yaşamının sonbaharındaki bu iki büklüm olmuş adamın bir mezarlığın önünden geçişi gerçekten düşündürücü. Bu nedenle de başarılı bir çalışma. Mezarlığın duvarını başarılı bir şekilde “temiz bir fon” olarak kullanan Ali Bey’i kutlamak gerek. Bu duvar hem adamın belirginliğini arttırıyor hem de fotoğrafın üst bölümüyle alt bölümü arasında bir denge sağlıyor. Adamın bulunduğu yer, gidiş yönü boşluğu ve adımlarının okunaklı olması doğru bir planlama ve zamanla yapıldığını gösteriyor. Fotoğrafın siyah-beyaz olması, sadeleştirme etkisi sağladığı için uygun bir seçim; ayrıca ölüm (son yolculuk) temasıyla da örtüşüyor. Fotoğrafta etkileyici bir ışık kullanılmaması ve kontrast düşüklüğü teknik eksiklikler olarak ortaya çıkıyor, ama bu durumun kasvetli ortamla uyumlu olduğunu söyleyenler de olacaktır. Benzer şekilde, fotoğrafın hafifçe sağa doğru yatık olması gözü rahatsız ediyor, ama bu durumu “adamın yokuş aşağı gittiği”, yani ölüme yaklaştığı iddiasını desteklemek için kullanacak kavramsalcılar da olacaktır kuşkusuz. Oysa bunun kolaylıkla düzeltilebilecek basit bir hata olduğunu düşünüyorum. Bu fotoğraf böyle difüz bir ışık yerine yanal bir ışık altında çekilseydi bir başyapıt olabilirdi. Ama bu haliyle de çok iyi.

Emre İkizler

 

 

 

 


Alpay Erdem

 

Hava fotoğrafları, farklı bakış yükseklikleri sundukları için her zaman etkileyicidirler. Alpay bey’in bu fotoğrafı da bir istisna değil. Güzelim bulut parçalarının oluşturduğu mükemmel doku fotoğrafın en can alıcı yanını oluşturuyor. Mavi tonların hakimiyetindeki bulutlar hemen ön plana çıkıyorlar. Görüntüye ufuk çizgisinin ve uçağın kanadının da girmesiyle derinlik duygusu güçlendirilmiş. Eğik kadraj her konu için uygun değildir (örneğin mimari), ama böyle bir fotoğrafta hiç de rahatsız edici değil. Aksine fotoğrafa dinamizm kattığı bile söylenebilir. Ayrıca, dünya yuvarlak olduğu için, bu tür bir fotoğrafta kadrajın fazla bir önemi kalmıyor. Yalnızca, uçağın yönünün aşağı doğru olmasını “hayra alamet değil!” şeklinde yorumlayabileceklere karşı dikkatli olunmasını öneriyorum! Bir fotoğraftaki her ögenin fotoğrafçı tarafından tüm anlam ve yan anlamlarıyla düşünülemeyeceğini ancak biz fotoğrafçılar biliriz. Dolayısıyla fotoğraf çekmediği halde fotoğraf üzerine yorum yazanların her söylediklerini dikkate almamakta yarar var... Sonuçta, hava yolculuğu güzeldir: İnsanı özgürleştirir.

 

Emre İkizler

 

 

 


Aslı Gönen

 

Bir otogar fotoğrafı. İçerik açısından özel bir şey söylemese de, biçim açısından olumlu özellikleri var. Siyah-beyaz ton zenginliği dikkat çekici. Gözlerimiz alt bölümdeki karolardan gökyüzündeki bulutlara doğru bir yolculuk yapıyorlar. Bu yolculuk sırasında bir siluete dönüşmüş olan kasketli adam fotoğrafın ilgi merkezini oluşturuyor. Arka bölümdeki otobüsler (ki onlar sayesinde burasının Eskişehir olduğunu anlıyoruz) asıl ilgi merkezi olan adamdan fazla kopuk duruyorlar. Eğer dördüncü bir otobüs olsaydı böyle düşünmeyebilirdim, ama yok! Aslı Hanım, yere çömelerek ve biraz daha sağ taraftan bu fotoğrafı çekmiş olsaydı hem otobüsler ilgi merkezinden kopmayacaktı, hem de ilgi merkezi bütünüyle gökyüzüne düşerek daha da ilgi çekici bir hale gelecekti. Adamın konturlarının açılarak zemin dokusundan koparılması başarılı bir uygulama. Bu bilinçli bir uygulama mı, yoksa uygulanan “Shadow/Highlight”ın etkisi mi bilemedim, ama çok işe yaramış.

 

Emre İkizler

 

 

 


Burak Küçüksu

 

İçerik açısından değil, ama biçim açısından etkileyici bir fotoğraf. Karşıt renklerin (sarı, kırmızı, yeşil) bir arada kullanılması ögelerin belirginliğini arttırmış. Geniş espaslar (“boşluk” demeye dilim varmadı, çünkü aslında çok güzel tarla dokularından oluşuyor) yalınlık duygusunu besliyor. İki ilgi merkezi birbirini ve fotoğrafı dengeliyor. Yol ise bu iki ögeyi birbirine bağlamakla kalmıyor aynı zamanda üçgen bir kompozisyon oluşturuyor. Grafik açıdan çok doğru bir fotoğraf; ama o kadar.

 

Emre İkizler

 

 

 


Gürsel Egemen Ergin

 

İki sarı leke gri zemin üzerinde bir zikzak oluşturarak grafik bir etki yaratmışlar. Zemindeki beyaz şeritler de bu etkiye katkıda bulunuyorlar. Tüm ögelerin aynı yönde yer alması ve diagonale yerleştirilmiş olması da başarılı bir uygulama. Ancak fotoğrafın bütününe baktığınız zaman lekelerin sağ tarafta toplanması nedeniyle dengenin sağ tarafa doğru bozulduğu görülüyor. Kadraj sağ tarafa doğru kaydırılarak ya da kadrajın solundan bir bölüm atılarak denge duygusu güçlendirilebilirdi. Hareketli otobüsün sol taraftan ilk girdiği anda ön bölümünün kadraja sokulması belki de en doğru hareket olacaktı. Otobüslerden birinin durağan ve belirgin, diğerinin ise hareketli olması fotoğrafa dinamizm kazandırmış. Temiz, yalın, belirgin ama yine de belli ölçüde soyutlama içeren ilginç bir çalışma.

 

Emre İkizler

 

 

 

 


Kemal Özkılıç

 

Bu fotoğrafa bakınca akla hemen Aşık Veysel’in “Uzun ince bir yoldayım...” türküsü geliyor. Bir “S” çizerek kıvrılan yola doğru bir yükseklikten, doğru bir kadrajla ve doğru ışık olan ters ışıkta bakan fotoğrafçı ilgi merkezini de doğru yere yerleştirmeyi başarmış. Grafiği ve ışığı etkili olarak kullandığı için Kemal Bey’i kutluyorum. Yalın, belirgin, net bir fotoğraf. İçerik olarak da herkesin hayal gücünü kullanmasına izin veren bir düşündürücülüğe sahip. “Elinde bastonuyla bu yaşlı kadın acaba nereye gidiyor?”, “Gideceği yere varabilmiş midir?”, Bu yol acaba nereye çıkıyor?” gibi soruları peşpeşe sorduran ve yanıtları izleyiciye bırakan bir fotoğraf. Tek handikapı, çok fazla tekrar edilmiş, hatta klişeleşmiş olması. (Bu fotoğrafa çok benzeyen üç fotoğraf daha elime ulaştı, ama içlerinde en iyisi buydu.)

 

Emre İkizler

 

 


Köksal Kayhan

 

Zamanlama bakımından gayet güzel bir fotoğraf: Atların ayaklarındaki paralellik harika. Çerçevelemenin ise sonradan yapıldığı anlaşılıyor ki, bunda da hiç bir sorun yok. Pek çok fotoğrafçı, çekim aşamasındaki kadraja bağlı kalınması gerektiğin düşünür ki, son derece tutucu bir yaklaşımdır bu. Elbette fotoğrafçı, fotoğrafını izleyiciye ulaştırdığı ana kadar istediği herşeyi yapmakta özgürdür. Dolayısıyla Köksal Bey’i, kadraj konusundaki bu kararı nedeniyle kutluyorum: Çok isabetli olmuş. Ama keşke aynı duyarlılığı açık yerlerin yakılması konusunda da gösterseymiş. Yol ve yol kenarındaki otlar çok açık tonlarda ve gereksiz yere ilgi çekiyorlar. Asıl ilgiyi atlar ve arabaya yönlendirmek için açık tonların koyulaştırması (yakılması) gerekiyor. (Bu durum kısmen fazla pozlanırmadan kaynaklanıyor, ama arka plandaki ağaçların parlaklık seviyesi uygun. Yani, daha az pozlandırma yapılarak ön plan kurtarılamazdı.) Bu işlemden sonra kontrast arttırarak ve renk doygunluğunu da biraz arttırarak arka plandaki güzelim renkleri daha da canlandırmak mümkün olabilirdi.

 

Emre İkizler

 

 

 


Mustafa Dedeoğlu

 

Yolculuk temasının ilk anda algılanabildiği bir portre fotoğrafı. Kare çerçevenin dikkat çektiği çalışmada biçimden çok içeriğin ön planda tutulduğu görülüyor. Fotoğrafın genelinde hakim olan koyu tonlar kadının yüzünün ön plana çıkmasına katkıda bulunurken, aynı zamanda karamsar bir atmosfer de yaratıyorlar. Fotoğraf gücünü bütünüyle kadının yüz ifadesinden alıyor. İdeal bir portre ışığı (yanal ve difüz) altında kadının yaşamının tüm izlerini görmek mümkün. Ayrıca arka plandaki gençler, yaşam yolculuğunun uzunluğunu (ya da yolun sonuna doğru gelindiğini) düşündürüyorlar. Seçilen odak uzunluğu ve diyafram değerleri sayesinde netliğin yalnızca kadının üzerinde bulunuyor oluşu, fotoğrafa derinlik duygusu kazandırıyor. Ayrıca, kadının mavi gözleriyle diğer mavi-yeşil tonlar arasındaki uyum, çok küçük bir ayrıntı bile olsa, dikkat çekici.

 

Emre İkizler

 

 

Mustafa Dedeoğlu

 


Mustafa Bey’den iki fotoğraf seçmişim. Bu da yine bir tren yolculuğuna ait. Ön plandaki netlik ile arka plandaki hız etkisinden kaynaklanan fluluk arasındaki çelişki fotoğraf dinamizm kadar anlam da katıyor. Yaşamının henüz ilkbaharındaki bir çocuğun yaşamın nasıl da hızlı akıp gittiğine seyirci kaldığını görüyoruz. Bu konu üzerine izleyiciler de derin düşüncelere kapılabilirler. Çocuğun yüzündeki ve konundaki yanal ışık etkisi (ışığın tepe ışığı olduğu kesin, ama konuyu yalayan tüm ışıklar yanal ışık etkisine sahiptir) hacim duygusu verdiği için başarılı bir uygulama. Çerçeve konusunda Mustafa Bey’in altın makasının yine çalıştığını ve fotoğrafını kadrajladığını görüyoruz. Bu fotoğrafta çocuğun çok kenarda bırakıldığını, hatta başı ile gövdesinin birbirine bağlanmadığını görüyoruz. Eğer fotoğrafı daha sonra kadrajlamayı düşünüyorsanız, çekim aşamasında her yönden belli boşlukları bırakmayı alışkanlık haline getirmelisiniz. Aksi takdirde, burada olduğu gibi çok riskli kesimlerle karşılaşabilirsiniz. Ayrıca sol üst köşedeki pencere pervazı da gereksiz şekilde dikkat çekiyor. Pencere pervazlarını, doğal bir çerçeve olarak bütünüyle kullanmalı ya da hiç kullanmamalıyız. Fotoğrafın siyah-beyaz haline hiç itirazım yok, ama renkli olarak da çekici olabileceğini düşünüyorum.

 

Emre İkizler

 

 

 


Zeynep Başkurt

 

Zeynep Hanım, sıradışı bir bakışla etkileyici bir fotoğraf üretmiş. Küçük bir otogarda, yüksek bir bakış noktasından (belki de bir başka otobüsün içinden) çekilen fotoğrafta denge ögesinin ön plana çıktığını görüyoruz. Soldaki pencere ile sağdaki otobüsün dengelediği kompozisyonda beyaz duvar önünden geçen adamın doğru anda ve doğru herde yakalandığı görülüyor. Bir otogarda yalnızlık duygusu bu kadar iyi verilebilirdi. Adamın paltosu ve zemindeki su birikintileri soğuk ve yağışlı bir atmosferi vurguluyor. Siyah-beyaz tonların seçilmesinin de bu soğuk atmosferi desteklediğini düşünüyorum. Çünkü eminim farklı ışık kaynakları arasında rengarenk tonlar bir karmaşa yaratıyordur ve 1600 ISO değerinde Canon 40D’nin oluşturduğu kirlilik etkisi rahatsız edicidir. Sonradan uygulanan kadrajlar sırasında dikkatli olmak gerekiyor. Zeynep Hanım fotoğrafı yeniden kadrajlarken alt bölümde azımsanmayacak kadar geniş bir siyah bant unutmuş.

 

Emre İkizler 

 


Hediye Kazanan Katılımcılar 


Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 1 yorum, 1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
1. fotoğraf hariç,"yollar ve yolculuklar" doğrudan ve konunun fiziksel boyutunu gösteren fotoğrafların öne çıkması ile sonuçlanmış.
Konunun kavramsal boyutunu ya da kurgusal biçimini görememek ,işin "sanat yanı" hakkında karamsar olmama neden oldu.
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 16 Temmuz 2010 Saat - Time 23:42
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.