e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü

Fotoğraf her ne kadar teknik bir birikimin sonucu olarak gözükse de, aslında altında ciddi bir kültürel altyapı vardır. Daha doğrusu insanların fotoğrafa bakış açısı, fotoğrafı yorumlayışı ve beğenisi kültürel birikimi ile doğru orantılıdır.
Fotoğrafçı aslında kendi ve daha doğrusu içinden çıktığı toplumsal ve kültürel yapının izlerini taşır, bunu isteyerek ya da istemeyerek fotografik anlayışına yansıtır.
Bunun çoğu kez farkındadır ve bunu yaparken de büyük keyif alır.
Bazen de farkında olmadan bu izleri görüntülerine aktarır.
Fotoğraf toplumsal olduğu kadar sınıfsal bir olaydır da.
Her toplum ve her sınıfın sanat anlayışı ve doğal olarak fotoğraf anlayışı da farklıdır.
Yabancı fotoğrafçıların fotoğraflarını izleyin ve bizimkileriyle kıyaslayın. Büyük farklar olduğunu göreceksiniz. Doğu toplumlarının fotoğraf anlayışı da çok farklıdır.
Fotoğraf 1840’lardan itibaren insanların hayatına girmiştir. Batı toplumlarında, fotoğraf etkisini hemen göstermiş, fotoğraf çekenler ve çekilenler tarih sahnesindeki yerlerini hemen almışlardır.
Fotoğraf bununla kalmamış, eğitimde, bilimde ve sanatta da toplumu etkileyen ve zaman zaman yön veren bir konuma gelmiştir.
Dünyada fotoğraf hızla yaygınlaşırken matbaayla bile yüzyıllar sonra tanışan bizler insan sureti çıkarmanın günah olup olmadığını tartışır durumdaydık.
Resim yapmanın bile günah sayıldığı toplumumuzda insanın birebir suretini çıkarmak külliyen günahtı.
Onun için bu toplumun ilk fotoğrafları batı toplumlarından gelen fotoğrafçılar tarafından çekilmiştir. İlk fotoğrafhaneyi yine bu yabancılar açmış, ilk fotoğrafçıları ise gayrimüslim fotoğrafçılardan çıkmıştır.
Bu toplumun ilk fotoğrafçıları olarak bilinen Abdullah Biraderler, aslında sonradan Müslüman olan Kevork ve Viken adlı Diyarbakırlı iki Ermeni kardeşti. Bu iki kardeş, fotoğrafçı olmalarını, Müslüman olmamaya borçlulardı.
Gerçi toplum olarak fotoğrafla uğraşmak yasak ve günahtı ama padişahlar ve özellikle şehzadeler sarayda harıl harıl fotoğrafçılığı öğrenmeye çalışıyorlardı.
Tutucu dinsel anlayış kültürümüzü de etkiledi fotoğrafımızı da.
Bu işe geç bulaştık, geç öğrendik, imkânlarımız yetersizdi ve çok geç örgütlendik.
Toplumumuzun ekonomik durumu, pahalı bir uğraşı olan fotoğrafın gelişmesini ve yaygınlaşmanı olumsuz yönde etkileyen diğer bir faktördü.
Çok değil, bundan 20–30 yıl öncesini düşünün. Kaçımızda fotoğraf makinesi vardı? Kaçımız bütçemizi zorlamadan rahatça fotoğraf çekebiliyorduk? Oysa ülkemize gelen turistlerin tümünde fotoğraf makinesi vardı ve ne kadar çok fotoğraf çekebiliyorlardı. Hele Japonlar… Hep onlara gıpta ile bakmıyor muyduk?
Ya işin eğitim yönü? Fotoğrafçılığı anlatan Türkçe yayınlanmış kaç kitabımız vardı? Ya dergi ve diğer yayınlarımız?
O nedenle Türk fotoğrafı dünyayı hep çok geriden takip etti. Az gördük, az eğitildik, az çektik ve bu alanda az geliştik.
Dikkat ediyor musunuz? Genel kültürümüz fotoğraf sanatının gelişmesiyle ne kadar yakından ilgili. Toplumumuzdaki eğitim ve kültür oranı attıkça fotoğrafçılığımız da gelişiyor ve daha iyi ürünler veriyor.
Fotoğraf çekme isteği aslında bir insanın kültürel gelişmişlik düzeyiyle doğru orantılıdır.
Eğitimli ve kültürlü bir insan yaşadıklarını belgelemekten ve onları gelecek kuşaklara aktarmaktan hoşlanır.
Eğitimli ve kültürlü insanlar fotoğraf gibi estetik bir hobiye sahip olmak isterler. Bu tür insanların gezip görme merakı daha çoktur ve bu gördüklerini fotoğraf yoluyla başkaları ile paylaşmak isterler.
Bir de işin örgütlenme yanı var elbette. Ülkemizde her türlü örgütlenme yakın zamana kadar öcüydü ve bu nedenle kültür ve sanat örgütlenmeleri de siyasi örgütlenmelerle aynı kefeye konuldu. Yasaklayıcı yasalar her tür örgütlenmenin karşısında büyük bir engeldi.
Türkiye Fotoğraf Federasyonu’nun kurulması çalışmalarının birçoğuna bizzat katıldım, bu çalışmaların mazisi 20 yıl, federasyonun kuruluşu ise 5 yıl. Oysa batıda 100 yaşını aşan fotoğraf federasyonları var.
Türkiye’de ilk fotoğraf derneği Şinasi Barutçu önderliğinde 1950 yılında Ankara’da TAFK( Türkiye Amatör Fotoğraf Kulübü) adıyla kurulmuştur. Aradan geçen zaman zarfında tüm Türkiye’deki dernek sayısı 30’a bile ulaşamamış. Tüm dernek üyelerini toplasanız 3 bin kişiyi geçmemektedir.
Allahtan internet denilen çağın icadı çıktı da hem kültürümüzü etkiledi hem de fotoğrafımızı. Onunla dünyaya açılıyoruz, onunla eğitiliyoruz, onunla iletişim kuruyoruz, onunla genel bilgi ve kültürümüzü dünyayla eşit şartlarda geliştiriyoruz.
Onunla fotoğrafımız hızla gelişim ve dönüşüm içine giriyor.
İnternetin sayesinde fotoğraf paylaşım siteleri çıktı da insanlar bu alandaki bilgi ve deneyimlerini paylaşmaya başladılar. Bu da fotoğrafımızın hızla gelişmesine neden oldu.
Farkındaysanız fotoğrafımız kentlileşti aynı zamanda.
Kent fotoğrafları, köy fotoğraflarının önüne geçti artık.
Hatırlarsanız eğer, 80li yılların modası köy fotoğrafları ya da köyden kente göçün sonucu ortaya çıkan gecekondu semtlerindeki alt sınıf insanlarının fotoğrafını çekmekti.
Oysa şimdi? İnternet paylaşım sitelerindeki binlerce fotoğrafa bakın, artık fotoğraflarımızda kentli ve modern olma çizgileri var. Dijital fotoğrafçılığın da etkileri ile gelişen fotografik tekniklerin tümünü fotoğraflarımızda görebiliyoruz.
İnternet kültürü fotoğraf kültürümüzü gerilerden alıp ileri noktalara taşıyor.
Evet, fotoğraf ve kültür… Biri diğerinden etkileniyor ve besleniyor.
Genel toplumsal kültürümüz geliştiği sürece fotoğrafımız da gelişip değişecektir.
Türk fotoğraf sanatının güçlü kültürel birikimler üzerine oturması hepimizin görevi olmalıdır.
Enver ŞENGÜL
FOTORİTİM ARŞİVİNDEN :
Enver Şengül : Fotoğrafın Sessizliği
Enver Şengül : Roger Fenton'un Dijital Makinesi Olsaydı
Enver Şengül : Dijital Bombardıman
Enver Şengül : Fotoğrafta Altın Oran
Enver Şengül : Fotoğrafın Paylaşımı ve İnternet
Enver Şengül : Sanat Fotoğrafında Kompozisyonun Önemi
Enver Şengül : Fotoğrafın Hızlı Tüketimi
Enver Şengül : Fotoğraf ve Teknik
Enver Şengül : Fotoğrafta Arka Plan
Hayallerin Sığınağı Endülüs : Enver Şengül
Enver Şengül : Şehirlerin Sultanı Edirne
Enver Şengül : Son Süpürgeciler
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.