Arşivimizden  - From Our Archives

 

Erwin Olaf

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Ali İhsan Ökten

Atakan Dürüst

Aydan Çınar

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

Hasan Sönmez

Hülya Yeltepe

İmren Doğan

Levent Yıldız

Mehmet Uçkun

Pınar Dağ

Şebnem Aykol

Şebnem Evren

Tuba Döner

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

ETKİNLİKLER - ACTIVITIES

 

Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > EKİM 2007 SAYISI > Enver Şengül : Fotoğrafın Sessizliği
Enver Şengül : Fotoğrafın Sessizliği



Bil Jay, “Fotoğrafçı Olmak Üzerine” adlı kitabında Magnum’un efsanevi fotoğrafçılarından yakın arkadaşı David Hurn için şunları yazar.

 

“Diyelim ki David Hurn’u çektiği bir fotoğrafın içindesiniz; muhtemelen onu fark etmeyeceksiniz. O bir bukalemun gibi ortama uyum sağlar; ya bir sosyete düğününün konuğudur, ya da işçi sınıfından bir piknikçi. Poz verdirmez, insanı ileri geri itip kalkmaz, bir dizi hareket yaratmaz; sakindir, herkesten biridir, içeriden, sessiz biri. Fakat biri sizi dürter ve şöyle der: “O, fotoğrafçı David Hurn”. Gider tanışırsınız ve doğuştan utangaç birinin içten tebessümü ve heyecanı ile dolu olduğunu görürsünüz”.

 

Evet, David Hurn, herkesten biridir.

 

İçeriden ve sessiz biri…

 

Kitabı ilk okuduğumda bu paragrafın üzerinde çok düşündüğümü hatırlıyorum.

 

Özellikle içeriden ve sessiz biri olma kavramının üzerinde çok düşündüm.

 

Çoğu fotoğrafçı fotoğraf makinesinin deklanşörünün sessizliğiyle övünür.

 

Leica’ların en büyük özelliklerinden biri deklanşörünün son derece sessiz çalışmasıdır.

 

Bu özellik bu makineleri son derece sessiz ve dikkat gerektiren ortamların seçkin prensleri haline getirir.

 

Bundan yıllar önce birkaç fotoğrafçı arkadaşımla,bir klasik müzik konserini fotoğraflamaya gittiğimizde yaşadıklarımızı yüzüm kızararak hatırlıyorum…

 

Salonun 4 ayrı yerine konuşlanan tripotlarımızın üzerindeki makinelerden yankılanan deklanşör sesleri, nasıl da derin sessizlik içinde melodilerin büyüleyici etkisi altındaki bir iki izleyicinin tepkisi ile yüzümüze çarpan ve unutamayacağımız bir tokada dönüşmüştü.

İşte Leica’nın sessizliği bu tür ortamların cankurtaran simididir.

 

Ya fotoğrafçının sessizliği?

 

İşte konumuz budur aslında.

 

Günümüzde bulundukları ortamlarda dikkat ve ilgiyi üzerlerine çekmekten hoşlanan gösteriş meraklısı fotoğrafçıları gördükçe David Hurn gibi ustaları hatırlamamız gerekir.

 

Hani bilmem kaç milyon pikselli makineleri, bilmem kaç mm odak uzaklığındaki objektifleri, tripotları, monopotları ile saniyede bilmem kaç kare çeken makinesi ile seri çekimle dikkatleri üzerine toplayanlar.

 

Sonra dönüp dolaşıp “Şu insan fotoğraflarında istediğim sonucu bir türlü alamıyorum, ne yapmam lazım?” diyenler.

 

İyi fotoğrafçı kendisini fark ettirmeyen, ortama çabuk uyum sağlayan, dikkatleri üzerine çekmeyen ve sessiz çalışmasını becerebilen fotoğrafçıdır. İyi fotoğraflar da bu tür çalışmaların ürünü olarak karşımıza çıkarlar.

 

Farkında mısınız; dijital fotoğrafçılık geleneksel anlayışların kalelerini yerle bir ettikçe, yeni ve kaliteli bir fotoğraf anlayışının yanında farklı fotoğrafçı tipleri de karşımıza çıkmaya başladı.

 

Kendisini hemen fark ettiren, ortama uyum sağlamakta zorlanan ve alabildiğine gürültülü çalışan ve bunu bir maharet olarak çevresine aksettiren fotoğrafçılar bunlar.

 

Sadece fiziksel anlamda değil, sosyal ve anlayış olarak da gürültücüdürler.

 

Herketsen önce topa dalıp tartışmaların içinde olurlar, bir iki fotoğrafla öne çıkıp ahkâm keserler, web sitelerinin forum sayfalarındaki tartışmalara balıklamasına dalarlar, gördükleri her fotoğrafa fütursuzca eleştiri yapar ve kimseyi kolay kolay beğenmezler.

 

Fotoğrafçının fotoğrafı konuşmalı, projeleri gürültü çıkarmalıdır.

 

Bil Jay’ın, ünlü usta Hurn’la ilgili düşüncelerinin devamıyla yazımı noktalayayım:

 

“Tuhaf ama gerçek. Tüm dünyasına ve dünya çapındaki deneyimlerine rağmen David Hurn, birçok fotoğrafçı gibi çekingen biridir. Güçsüzlük gibi görünen bu özelliğini güce dönüştürmeyi başarmıştır. İnsanlardan hoşlanır ve fotoğraf makinesi sayesinde onlarla bağlantı kurar, hem de makinenin arkasında saklanmaya devam eder”. 
 
Enver ŞENGÜL


 

Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 2 yorum, 1-2 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Okudum ve sustum.. Şimdi sessiz kalmayıda öğrenmeliyim demek ki..
Ellerinize sağlık öğretici ve yol gösterici..
Tahir ÖZGÜR eklemiş - adds | 06 Ekim 2007 Saat - Time 10:52
Sayın ŞENGÜN'ün küçük bir tanıtımını yaptığı " Fotografçı olmak üzerine " isimli kitap gerçekten bir fotografçı için "başucu kitabı" niteliğinde.Fotograf Vakfı Girişiminin yayını olarak bizlere kazandırılan kitap; uzun yıllar fotografçılık yapmış," deneyimli" sıfatına değer bulunmuş kişiler için dahi çok çeşitli,çok önemli,çok özel ipuçları veriyor. Örneğin, David HURN ; " Bir fotografçının makinesinden sonra donanımının en önemli parçası,iyi bir çift ayakkabıdır." diyor. Katılırmısınız bilmem?! ama bu konuyu en azından bundan böyle dikkate almanızı sağlıyor.Benzer onlarca deneyim ve öneri kitabın içeriğini oluşturuyor. İlgileneceklere kişisel bir önerim var. Eğer bulabilir iseniz, iki tane alın biri başucunuzda olsun,diğeri fotograf çantanızdan hiç çıkmasın. Bir başka konudaki düşüncemi de aktarmak istiyorum.Sayın ŞENGÜN , günümüz fotografçısının tipolojisini yaparken,gerçekten de doğru gözlemler yapmış.Ancak , bu gözlemlerinin sonucundan olacak ki ; " iyi fotografçı kendisini farkettirmeyen , ortama çabuk uyum sağlayan,dikkatleri üzerine çekmeyen ve sessiz çalışmasını becerebilen fotografçıdır." tanımını yapıyor.Hiç şüphesiz ki "iyi" niteliğe sahip olmanın yolu , tek bir özelliğe sahip olmaktan geçmiyor.Aksine bir çok özelliğinizi yetkin olarak kullanmaktan geçiyor.Örneğin bir portre çekerken duvarın köşesine saklanmak yerine,duvarın köşesinden çıkıp, " merhaba" demeyi bilmek de " iyi" niteliklerden biri olabilir. Özetle "iyi fotografçı" tanımı tek bir kalıba sokulamaz diye düşünüyorum. Selam ve saygılarımı gönderiyorum.Ali Rıza AKALIN
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 10 Ekim 2007 Saat - Time 20:52
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

 

e-Panel

Ara - Search


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

Türkiye Sanal Fotoğraf Müzesi

Anadolu Fotoğraf Dergisi

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.