Fotoğraf, aslında en ve boydan oluşan iki boyutlu bir düzenlemedir. Ama görüntünün verdiği etkiden kaynaklanan izafi bir üçüncü boyutu ve derinliği de vardır.
Gerçekte, fotoğraf alanında bir derinlik söz konusu değildir, derinlik fotoğrafın izafi etkilerinden biridir.
Biz üç boyutlu olan dünyayı, iki boyutlu bir alana yine görsel duygularımızı da hesaba katarak 3 boyutlu olarak düzenleriz.
O nedenle fotoğrafta ilgi merkezimizin önü ve arkası vardır. Yine bu nedenle fotoğrafta ‘alan derinliği’ adı verilen teknik bir uygulamadan söz edilir.
Fotoğrafta arka plan, asıl konumuzun arkasında bulunan ve fotoğraf karesinin içinde yer alan her şeydir.
Bu nedenle fotoğraf çekerken konumuzun kendisi kadar arka planının da iyi vurgulanması veya iyi hesaplanması gerekir.
Fotoğrafa yeni başlayanlar doğal olarak arka planı fotoğraflarına bilinçli olarak katamazlar. Yıllarca süren bu süreci ben de yaşadım. Eski fotoğraflarımın birçoğunda arka planda olmaması gereken pek çok şeyi nasıl olur da görmeyip görüntünün içine kattığıma hala şaşıyorum.
Fotoğrafın çekildiği anda arka planın da görülüp hesaplanması, bir algı gerektirir. Bu algılama süreç içinde yerli yerine oturur, yani bunun için bir göz eğitimi gereklidir.
Buna “fotografik bakış” da denmektedir. “fotografik görmek” de.
Yeni fotoğraf çekenler için her şey konunun kendisi etrafında döner. Ana obje her şeydir, göz sadece onu görür ve gerisini ihmal eder.
Mesela, bir çocuk fotoğrafı çekiyorsak ilgi merkezimiz çocuğun kendisidir.
Oysa çocuğun dışında da fotoğraf karemize birçok şey girmiştir. İşte o derinlik etkisi içinde bulunan diğer objeler, fotoğrafın arka planıdır. Hele fotoğrafımızı geniş açı bir objektifle çekiyorsak üçüncü boyutun ve dolayısıyla arka planın önemi çok daha artacaktır.
Biliyorsunuz dar açılı objektiflerde arka plan ve derinlik etkisiyle boyutların değişmesi olan perspektif etkisi az, geniş açılarda ise fazladır.
Örneğini verdiğim çocuk fotoğrafımızda çok beğenerek çektiğimiz çocuğun arka planında olup bitenler dar açılı objektiflerde büyük oranda karemizin dışında kalır. Geniş açılı çekimlerde ise karemizin içinde yer alırlar.
Sadece konuya obje olarak değil ışık olarak da bakmamız gerekir. Objemizdeki ışığın önemi kadar arka plandaki ışık da çok önemlidir.
İşte bu arka plan kurgunun bilinçli yapılıp yapılmaması, fotoğrafımızın değerini yükseltip alçaltabilir.
Konumuzun arkasında olan ve karemize giren nesneler konuyla ilgili ve onu tamamlıyorsa fotoğrafımızı güçlendireceği gibi, alakasız arka plan objeleri konumuzun etkisini zayıflatır. Arkada gereksiz olarak fotoğrafımıza giren elektrik direkleri, çöp kutuları ve ilgisiz duran arabalar fotoğrafımızı bilinçli bir çalışmadan çıkarıp sıradan görüntülere dönüştürür.
Şimdi Photoshop’u iyi kullananların bu yazımı gülerek okuduklarından ve “Arka plandaki alakasız şeyleri rahatlıkla temizleriz, çekimde bunları düşünmeye ne gerek var” dediklerinden eminim.
“Arkada istenmeyen bir görüntü mü var; biraz clone stamp tool, biraz patch tool temizliğinin ardından yetmiyorsa arka planı seçip blur efekti uyguladık mı her şey tamam” dediklerini duyar gibiyim.
Çok zorunlu temizlemeler için hepimizin vazgeçemediği yollardan biri oldu Photoshop. Ama aydınlık odanın sihirli değneğinin her zaman işe yaramayacağını, kaş yapayım derken göz çıkarabileceğimizi bilmemizde yarar var.
Eğer biz her şeyi PS’ de hallederiz anlayışına gidersek, bu bizim fotografik görme ve algılamamızın gelişmesini engeller.
İyi fotoğraf çekmenin birçok nedeni vardır elbette. Bu birçok neden bir araya gelince iyi fotoğraf ortaya çıkar. Ustalığın kriterleri de bu noktadan sonra kendisini göstermeye başlar.
Onun için arka planı PS’de temizleme kolaylığının, gözümüzün fotografik eğitiminin önüne geçmesine izin vermemeliyiz.
Bir dostum, “Ressamın tuvali neyse, fotoğrafçının görüntü karesi odur. Ressam nasıl ki tuvalinin her noktasını görmek ve boyamak zorundaysa, fotoğrafçı da görüntü karesinin her noktasını düşünüp öyle deklanşöre basmak zorundadır” derdi.
Evet, karemizin her noktasını görmek, önü ve arkası ile tüm olan biteni iyi hesaplayarak çekimler yapmak dileğiyle…
Enver ŞENGÜL

Başarılı bir arka plan düzenlemesi. Önde modelimiz, arkada bunu bütünleyen bir demiryolu köprüsü ve üzerinden tam zamanında geçen tren. Yine arka fonda bulutlar ve suda yansımalar var.

Önde ilgi merkezimiz olan modelimiz yürüyor. Sisli bir hava ve yine çok iyi düşünülmüş bir arka plan. Kavak ağaçlarının arka plandaki art arda ritmi, fotoğrafa güç ve estetik katıyor.

Konumuz çoban, durmuş bize bakıyor. Fotografik olarak gayet iyi ama tek başına çok yetersiz. Arka plan bu fotoğrafımızı desteklemeli. Çobanı tamamlayan koyunlar ve daha akasında tarihi bir yapının şematik yıkıntıları var. Çoban fotoğraflanınca arka plandaki şema etkisi de düşünülmüş.

Hatalı bir arka plan düzenlemesi. Taş köprünün üzerinde kadın yürüyor. Ama ya arkadaki baz istasyonları? Çekerken bu rahatsızlık verici objeleri görmeli ve karemiz dışında bırakmalıyız.


Makro ve diğer yakın plan çalışmalarında da arka plan, kurgu çok önemli. İlk fotoğrafta düşünülmediği için kare içinde yer almış lekeler var, ikincisinde açı değiştirilerek bu objeler kare dışında bırakılmış. Ayrıca gölgeli bir an seçilerek arka planın koyu olması sağlanmış. Arka planda ışığın önemi de unutulmamalı. İlki yanlış, ikincisi ise doğru.

Sis arka planda doğal bir sadelik yaratmış. Sis olmasaydı fotoğrafın arka planında muhtemelen bulunan rahatsızlık verici birçok unsur fotoğrafımızın içinde yer alacaktı. Arka planın sadeliği için bu tür etkilerden yararlanılmalı.

Güzel bir portre çalışması. Oranlara dikkat edilmiş. Köy kahvesinde sigarasını tüttüren bir vatandaş. Ya arka planda fotoğrafımıza girenler? Atatürk, saat ve takvim. Bilinçli bir arka plan kurgusu ve fotoğrafımızı tamamlayıcı bir etki yaratmış.

Yine bir porte ve fotoğrafımızı daha etkili hale getiren başarılı bir arka plan kurgusu.

Son örneğimizde yine bilinçli bir arka plan kurgusu var. Konumuzun arkasında fotoğrafımızın etkisini bozacak nesneler var. Alan derinliği ile biraz arka plan flulaştırılmış ve yetmediği için biraz de eğilip arkadaki unsurların kare dışında kalması sağlanmış. Birçok fotoğrafta eğilip arka planın gökyüzüne denk getirilmesi güzel bir arka plan sadeleştirme yoludur.
Enver ŞENGÜL
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"