e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü
Ünlü fotoğraf ustası Ara Güler, kendisini sanatçı diye tanımlayanlara şiddetle karşı çıkar ve der ki “Ben fotoğraf sanatçısı değilim, foto muhabiriyim.”
Sahi nedir fotoğraf sanatçısı olmak? Ya da sanat fotoğrafı nedir?
Prof. Dr. Mehmet Bayhan’ın deyimiyle “Fotoğraf bir tekniktir” aslında. Teknolojinin (fotoğraf makinesinin) yardımıyla görüntünün bir düzlem üzerine kaydedilmesinden başka bir şey değildir.
Hem böylesine yalın bir tanımlamadır fotoğraf ve aynı zamanda çok yönlü bir anlatım ve ifade biçimidir.
170 yıllık serüveni içinde sanatın yanı sıra, belgede, haberde, reklâmda, tanıtımda, iletişimde, bilimde ve hobi olarak hayatımızın her aşamasında olan fotoğrafı temel tanımlamalar içine koymak yanlıştır.
Evet, elimizde bir teknoloji var ve bunu biz çok amaçlı olarak kullanabiliyoruz. Sanat amacıyla kullanmayı tasarladığımız andan itibaren, “sanat fotoğrafı” anlayışı ile karşı karşıyayız.
Henri Cartier Bresson, Josef Koudelka ya da Ara Güler fotoğraflarını izlerken, sanatın izlerini aramak doğru bir yaklaşım olmasa gerek. Çünkü onlar, tarihe kayıt düşmeye çalışırken, olayların belgelenmesi telaşındayken, sanat düzenlemeleri akıllarından bile geçmiyordu. Geçemezdi de zaten. Cepheden cepheye koşan savaş fotoğrafçıları için de aynı şeyleri söylemek mümkündür.
Tabiî ki bu düşünceden fotoğrafçıların yaklaşımlarının estetikten yoksun olduğu görüşü çıkarılmamalıdır. Sadece sanat kaygısı taşımıyorlardı. Bu kaygıdan uzak olmalarına rağmen estetik değeri yüksek fotoğraflar ürettiler ve bu nedenle isimleri unutulmazlar arasına girdi.
Geçtiğimiz yıl Magnum Fotoğrafçıları gözüyle Türkiye Fotoğrafları Sergisi’ni gezerken, dengeden, orandan yoksun, kafa kol kesik, ama anı çok iyi anlatan fotoğraflarını eleştirmeye kalkan bir iki öğrencime uzun bir nutuk çektiğimi hatırlıyorum. Aklımda kalan temel cümlem şuydu: “Onlar fotoğrafı bir sanat olarak değil, tarihi yazmak üzere kullandılar. Onlar fotoğraf sanatçısı değil birer fotojurnalist idiler.”
Sanat fotoğrafı, belgesel fotoğrafçılık, haber fotoğrafçılığı (fotojurnalism) , tanıtım- reklâm fotoğrafçılığı, bilimsel fotoğrafçılık, hobi fotoğrafçılığı… Bu listeyi çok daha uzatmamız mümkün.
(Sanat fotoğrafı deyimi üzerine dikkat çekmek amacıyla böyle bir sınıflama yapma gereğini duydum. Aslında sanat kaygısı ve estetik değerleri diğer tüm diğer fotoğraf alanları için, başarı ile kullanan ve uygulayan fotoğrafçıların çokluğu tartışılmaz bir gerçektir)
Eğer kaygımız sanat fotoğrafı çekmekse, işte o noktada durup biraz düşünmemiz gerekir. Çünkü sanat yapmak farklı şeydir. Bir ressamın tuvali, fırçası ve boyası neyse; sanat fotoğrafçısı için de, fotoğraf makinesi, objektifleri, tripotu ve diğer ekipmanları aynı şey olmaya başlamıştır.
Sanatın evrensel kuralları artık fotoğraf için de geçerlidir artık.
Fotojurnalizmde çok önemli olmayan birçok şey artık sanat fotoğrafında karşımızdadır ve bizleri sorgulamak için hazırdır.
Can alıcı bir savaş sahnesinde, Pazar yerine atılan bir bombanın yol açtığı şokun telaşıyla koşuşturan insanların fotoğraflanmasında netliğin bile çok önemi yoktur. Yeter ki olayın dehşetini belgelesin o kadar. Ama sanat fotoğrafında artık bir kural ve bir disiplin söz konusudur. Bu işe soyunduysak, sanat düzenlemelerine ait genel doğruları bilerek fotoğrafımızı bu doğru üzerine oturtmak durumundayız.
O nedenle sanat fotoğrafında konumuzu sadece ilgi merkezi noktasında değil, her yönüyle çok iyi düşünmemiz ve kurgulamamız gerekir ki biz bu düzenlemenin adına kompozisyon diyoruz.
Fotoğrafımızdaki teknik ayarları ve ışık kullanımını bir tarafa bırakalım, bu kompozisyonu içerik ve estetik bütünlük diye iki başlıkta değerlendirmek mümkündür.
Öncelikle konumuzun içeriği bir düzenlemede büyük önem taşır. Neyi, nasıl anlatmak istiyoruz. Konumuzun kendisi ve verdiği mesaj bizim için çok önemlidir. Tüm elemanlarımızı bu doğrultuda düzenlememizde büyük yarar vardır.
Estetik bütünlük fotoğrafımıza daha çok bakılması ve bakanın bundan haz alması içindir.
Bazı fotoğraflar vardır ki teknik olarak çok başarılıdır ama bakar geçersiniz veya tam adını koyamasanız bile, o fotoğrafta gözünüzü tırmalayan bir şeyler vardır.
Bazı fotoğraflar da vardır ki baktıkça daha çok bakmak istersiniz. Buna “asılacak fotoğraflar” denildiğini de duymuşsunuzdur.
İşte gözümüzü okşayan veya tırmalayan fotoğraflar arasındaki temel farklardan en önemlisi bilinçli ve başarılı bir düzenlemenin uygulanmamış olup olmaması ile ilgilidir.
Ben sanat fotoğrafı çekiyorsam o fotoğrafımda gözü tırmalayacak gereksiz ayrıntıların olmamasını isterim. Yani fotoğrafım öncelikle az elemanlı ve sade olmalıdır ki bunu ustalar “sadelik” diye tanımlıyorlar.
Ana konumun önemi kadar yan ve arka planların da bu düzenleme içindeki yerinin çok önemli olduğunu düşünürüm. Çünkü ressam nasıl ki tuvalinin her noktasını boyamakla sorumluysa, fotoğrafçı da görüntü alanının her noktasını düşünmek ve iyi hesaplamak zorundadır.
Fotoğrafımın ilgi merkezi, yani vurgulamak istediğim ana konuyu çok önemserim, bir şekilde fotoğrafımdaki diğer yardımcı elemanlardan belirgin şekilde öne çıkmasına gayret ederim.
Fotoğrafımdaki ana leke ve biçimler arasındaki oranlara çok dikkat ederim. Tarih boyunca “Gözün nizamı” adı verilen, “Altın Oran” uygulaması görsel bir sanat dalı olan fotoğraf için de geçerlidir. Her çalışma için değil elbette ama bu oranların çok belirgin olduğu fotoğraflarımda altın orana dikkat eder, ilgi merkezimi yön durumlarını da hesap ederek “altın nokta’ ya oturtmaya gayret ederim.
Fotoğrafımda diyagonal, ritmik ve şematik uygulamaların olması benim için çok önemlidir, çünkü bu etkiler fotoğrafıma bilinçli düzenlendiği hissini verir ve fotoğrafın görsel etkisini arttırır.
İyi bir sanat fotoğrafında dengeyi ihmal etmemek gerekir. Görüntümüzün içindeki tüm leke ve biçimlerin dengeli dağılımı yine gözümüzü dinlendiren başka bir unsurdur.
Bakış yönü, bakış boşluğu ve bakış yüksekliği iyi bir kompozisyon kurgusunda çok sık başvurduğum yollardır. Bakış ve hareket boşluklarının arkaya göre daha fazla olmasına dikkat ederim. Yükseklik hesabına gelince, farklı bir yükseklik etkisi yaratmak için yere çok uzandığımı ya da tam tersi üşenmeden ağaçlara çıktığımı hatırlıyorum. Unutmayalım herkes dünyayı belirli bir yükseklikten görür ve insan boyunun o ortalama yüksekliği kanıksanmıştır. Biz olayları farklı bir yükseklikten sunup izleyenleri biraz şaşırtmak durumundayız.
Sanatla belgeselciliği asla karıştırmamamız gerekir. Belgeselciliğin gerçeğe bağlılık kaygısı sanat fotoğrafında yoktur. Bu nedenle görüntüleri sitilize etmekten korkmayalım Bu yönde bol bol hem teknik hem de estetik denemeler bize hiç ummadığımız sanat fotoğraflarının kapılarını aralar.
Somut kadar, soyut denemeler benim estetik çalışmalarımda sık başvurduğum düzenlemeler arasındadır. Uzun pozlandırmalar, pan ve zoom etkileri, ışıkla boyamalar yine bu çalışmalarımda ön plana çıkan konulardır.
Dikkat ederseniz bu konuları çok genelledim ve kendi uygulamalarım olarak anlatmaya çalıştım. Çünkü sanat fotoğrafında evrensel sanat kuralları kadar farklı ve özgün olmak da çok önemlidir.
Kompozisyon kurallarına uyacağım diye, fotoğraf çekmekte zorlanan nice arkadaşımı tanırım. Kompozisyonu çok iyi bilip de, tümüyle kuralsızlığa yönelen ustaları da…
O zaman şöyle bir saptamayla bu yazımızı noktalayalım.
Sanat fotoğrafında sanatın evrensel düzenleme kuralları geçerlidir. Bunların uygulanması fotoğrafımızı daha başarılı kılar. Ama bu mutlak bir doğru da değildir. Bazen kuralsızlıklar da ekili ve şaşırtıcı fotoğraflar olarak karşımıza çıkabilir.
Ama şunu da unutmayalım, o kuralsız ve şaşırtıcı fotoğrafları da ancak kuralları çok iyi bilen fotoğrafçılar üretirler.
O nedenle estetik düzenlemeleri bilelim ve gerektiğinde bu kuralları bilerek kuralsızlık okyanusunun dalgalarında sörf yapmanın keyfini çıkaralım.
FOTORİTİM ARŞİVİNDEN :
Enver Şengül : Fotoğrafın Sessizliği
Enver Şengül : Roger Fenton'un Dijital Makinesi Olsaydı
Enver Şengül : Dijital Bombardıman
Enver Şengül : Fotoğrafta Altın Oran
Enver Şengül : Fotoğrafın Paylaşımı ve İnternet
Hayallerin Sığınağı Endülüs : Enver Şengül
Enver Şengül : Şehirlerin Sultanı Edirne
Enver Şengül : Son Süpürgeciler
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.