Arşivimizden  - From Our Archives

 

Erwin Olaf

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Ali İhsan Ökten

Atakan Dürüst

Aydan Çınar

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

Hasan Sönmez

Hülya Yeltepe

İmren Doğan

Levent Yıldız

Mehmet Uçkun

Pınar Dağ

Şebnem Aykol

Şebnem Evren

Tuba Döner

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

ETKİNLİKLER - ACTIVITIES

 

Bookmark and Share
Erdem Kütükoğlu : Vietnam

 

 

Kısa ve öz bir geçmiş


 

Üniversite yıllarında, Cibali’de bir kunduracının siyah beyaz çektiğim fotoğrafını tab ettiğimden bu yana, fotoğraf, hayatımın en keyifli, en büyülü hobilerinden biri.

 

İFSAK’taki fotoğrafçılık kursu ile başlayan bu macera, üniversite yıllarında fotoğrafçılık kulübünün ve İstanbul Üniversitesi fotoğrafçısı Selamet Taşkın’ın karanlık odalarında devam etti. 1990’dan itibaren renkli dianın canlı dünyası beni çekti ve uzun yıllar aile, arkadaş ve iş çevreme dia gösterileri yaptım. Son 1-2 yıldır da İnternet’in sunduğu imkânlardan yararlanıp Fotokritik, Photosig gibi sitelerde fotoğraflarımı paylaşıyorum.

 

Hobilerim arasında fotoğrafa ek bir de seyahat etmek var tabii.


Erdem Kütükoğlu
 


Ancak, ikisi son 20 yılda o kadar birbirinin içine geçmiş durumda ki, bazen seyahat etmek için mi fotoğraf çekiyorum, yoksa fotoğraf çekmek için mi seyahat ediyorum, ben de karıştırıyorum.

 

Seyahatlerimin mesleğimle bir ilgisi yok. Finans sektöründe çalıştığım 15 yıllık süre zarfında fotoğrafçılık hobimle mesleki seyahatlerin çakıştığı örnek maalesef hemen hiç olmadı.

 

İnsanlarla sohbet etmeyi seviyorum, bu hem fotoğraf çekmemi kolaylaştırıyor hem de fotoğrafın merkezindeki kişilerin hayatını, yani fotoğrafın hikayesini oluşturmamı sağlıyor.

 

Aileden “tarihçi genlerine” sahip biri olarak, fotoğraflarımda çoğu kez tarihsel bir çerçeve bulabilirsiniz. Açıklama yaparken ilginç öğeleri öne çıkarmayı, insanları şaşırtmayı, farklı kültürler veya zamanlar arasında ilişkiler kurmayı seviyorum. Üniversite yıllarında yaptığım profesyonel rehberlik de bana bu konuda bir nebze fayda sağlıyor.

 

Umarım birlikte çıkacağımız kısa bir dünya turundan siz de keyif alırsınız...
 

Yüzük
 


Guatemala...

 

Belize, Honduras, Nikaragua, El Salvador, Kostarika ve Panama arasında, 13 milyon nüfusu ile Orta Amerika’nın en kalabalık ülkesi. Kahve, şeker ve turizmle geçinen, kişi başı geliri Türkiye’dekinin yarısı seviyesinde, fakir bir ülke.

 

MS 250-900 yılları arasında klasik altın çağını yaşamış ve göz alıcı şehir devletleri kurmuş Maya kültürünün merkezi. Hani şu kocaman mabetler/piramitler inşa eden, şaşırtıcı astronomi bilgisine sahip, tarih sahnesinden aniden esrarlı bir şekilde çekilen uygarlık...

 

Chichicastenango ise, nam-ı diğer Chichi (“Çiçi” okunuyor), geleneksel Maya kültürü ile Guatemala’nın en ilgi gören köşelerinden.

 

Chichi, İspanyolların gelişinden çok daha önce, Amerika kıtasının en büyük ticaret merkezlerinden biriymiş zaten. Halen de en güzel kızılderili pazaryerinin burada olduğu söyleniyor...

 

Fotoğrafı 1990’lı yılların başında çekmiştim. Seyahate çıkmadan önce, Guatemala ile ilgili dinlediğim ABD İçişleri Bakanlığı telefon bilgilendirme kaydı pek iç açıcı sayılmazdı: İç savaş 33 yıldır sürüyordu. Ülkede turistlere yakın dönemde birçok saldırı olmuştu.

 

Bu bilgilerin ciddiyet derecesini anlamak için akabinde Türkiye ile ilgili kaydı dinledim.

 

...ve Guatemala’nın çok tekin bir ülke olduğuna hükmedip gitmeye karar verdim. :-)

 

Fotoğrafta, Chichi’nin haftada iki kez pazar kurulan meydanında, muhtemelen 16’sında bir genç kız, parmağındaki yüzük ve çevresindeki arkadaşları var. Bu karenin çekilmesinden hemen sonra beni fark eden kızlar utangaç utangaç gülümsemişlerdi. İkinci bir kare çekmediğime hâlâ hayıflanırım.

 

Bu fotoğrafın benim için ayrı bir yeri vardır. Analog dönemde, heyecanla çektiklerimizin banyo edilmesini beklerdik. “Yüzük”, en heyecanla beklediğim, beni en mutlu eden karelerin başında yer almıştı. Bu duyguyu, sonraları Atlas Dergisi’nin açtığı bir fotoğraf yarışmasında mansiyon kazanarak –ilk ödülüm - taçlandırmıştı.

 

 

Beklerken


 

Santiago Atitlan, Atitlan Gölü, Guatemala...

 

Aktif yanardağların olduğu bir bölge Santiago…

 

Sabah erkenden kalkmama rağmen pansiyonunun kapısı kilitli olduğu için ilk feribotu kaçırmıştım. Sabah sisi altında, geleneksel kano tipi ahşap kayıklarıyla tatlı su levreği avlamaya çıkmış balıkçıları ve kurulacak pazar için malzeme taşıyan yerlileri fotoğraflamam işte bu sayede mümkün olmuştu. Bu kare de o sabahtan...

 

Atitlan’dan dönüş yolunda, otostop çektiğim Guatemalalı, bana lisede Osmanlı İmparatorluğu tarihi okuduklarını söyleyince küçük dilimi yutuyordum. Dünya sandığımızdan daha küçük...
 

 

Sapa'nın çocukları

 



84 milyon nüfusa sahip olan Vietnam, Asya’da, Çin’den sonra en hızlı büyüyen ekonomiye sahip. Tek partili komünist rejim siyasete, basına hâlâ egemen. Önce Fransızlar, sonra 1965-75 arası Amerikalılarla yaşanan savaş ise artık sadece anılarda kalmış…

 

Sapa ise, ülkenin kuzeyinde, Çin sınırında, dağlık, pirinç tarlalarının teraslama ile alabildiğine uzandığı, yemyeşil ve sisli bir yer. Teşbihte hata olmaz ise, Vietnam’ın Karadeniz Bölgesi bir bakıma…

 

Fotoğrafı, dağlarda, yağmur altındaki bir trekking sırasında, çamurlu bir patikanın yanında, rehberimiz aracılığıyla izin istediğimiz bir Dzao evinde çektim. Kapkaranlık evdeki tek ampülün ışığında anne örgü örerken, abla ve kardeşi taştan döşeme üzerinde duruyorlardı. Evde ampül dışında elektrikli tek bir alet yoktu.

 

Burası, gerçekten de pirinç ve turizm dışında geliri olmayan çok fakir insanların bölgesi.

 

 

Çeltik sapı ile oynamak

 



Eğer bir gün yolunuz Vietnam’a düşerse, kaçırılmaması gereken bir yer Sapa.

 

Yabancı rehber kitaplarda yer alan, ziyaretçilerin başkent Hanoi’den tek makul ulaşım imkânı sunan trenle ancak pireler eşliğinde gelebildikleri, Türkiye’den giden turların ise “sapa” bir yer olduğu için ihmal ettiği bir bölge.

 

Kasaba dışında yaptığımız yürüyüş sırasında, Thac Bac şelâlesi yolundan bir enstantane...

 

Annesi elindeki dokumaları iki saat boyunca dere tepe ısrarla takip ettiği turistlere satmaya çalışırken, kız bebek, annesinin sırtında, eline geçen tek “oyuncak” olan pirinç sapıyla oynuyordu.

 

Fotoğrafta parlak gökyüzü sebebiyle sepya uygulamıştım, bu ayrıca nostaljik bir hava vermiş oldu.

 

 

Dalmak

 



Coc Ly (“Kokli” okunuyor), Sapa’ya 95 km uzaklıkta, araba sonrası çamurlu yoldan yürüyerek ulaşılabilen bir salı pazarı.

 

Ülkedeki belki de en otantik, en renkli açık pazar burası… Çiçek C’mon, Siyah Dao, Tay , Fula, Lachi, Sandui veya Nung gibi ismine yabancı olduğumuz çoğu Çin kökenli hangi etnik grubu ararsanız var. Fotoğraftaki hanım da sanırım bir H’mong...

 

Sapa’dan Coc Ly’e ulaşmak 2.5 saat sürüyor ama, artan ilgiyi karşılamak için yapılmakta olan yol bittiğinde bu süre çok daha azalacak. Muhtemelen pazarın doğallığı da…

 

 

 

Coc Ly'li satıcılar – II

 



Kuzey Vietnam’ın en belirgin özelliği, her biri farklı rengârenk kıyafetleriyle rahatlıkla ayırt edilebilen azınlıkları. H’mong ve Dzao’lar yüzyıllar önce Çin’den göç etmişler. Bir kısmı hâlâ Vietnamca konuşmuyorlar.

 

Burada insanlar yabancılara karşı o kadar rahat ki... Kendimi deklanşöre basmaktan alamadığım 1-2 saat boyunca, fotoğraf çekme talebimi çeviren neredeyse hiç kimse olmamıştı…

 

 

Altın diş

 



Çinli etnik grupların alışverişe gittikleri pazarlar ina-nıl-maz bir renk cümbüşü.

 

Yan tarafta beyaz atını “park etmiş” köylü parasını hazırlarken, Hmong etnik grubuna mensup mütebessim muz satıcısı, utangaç gözlerini objektiften kaçırıyor…

 

3.000 Dong’a (yani 20 kuruşa) aldığımız nefis muzları bitirmemiz ise dakikalar sürüyor...

 

Dong demişken, Vietnam parasının ilginç bir özelliği var.

 

Tasarruf gerekçesiyle, 2003’den itibaren banknotlar için pamuk yerine plastik kullanılmaya başlanmış!

 

Bazı gazeteler bu uygulamayı eleştirip merkez bankası başkanının oğlunun polimer para basımından çıkar elde ettiğini iddia edince, hükümet çözümü bu gazeteleri bir ay boyunca kapatmakta bulmuş...

 

 

Dondurma her yerde dondurmadır.

 



Vietnam’ın Çin sınırına yakın kurulan salı pazarı Coc Ly’den bir başka görüntü.

 

Gittiğimiz seyahatlerde hiç eksik etmediği desteği ve en güzel çocukları yakalama yeteneği ile çok şey borçlu olduğum Sema’nın ısrarlı “Erdem buraya gel, bunu kaçırma !” uyarısıyla etrafa bakındım. Çamurlu pazar yolunda bu bacaksız büyük bir keyifle dondurmasını yiyordu.

 

Çocuk her yerde çocuk, dondurma ise her yerde dondurma!

 

 

Turuncu (devam)

 



Vietnam’ın kuzeyinde, artık ismini ezberlediğinizi sandığım Sapa yakınlarında yaptığımız trekkingden bir enstantane: pirinç tarlalarında çalışan köylüler.

 

 

Turuncu

 



Vietnam’ın Bodrum’u Hoi An’dan eski imparatorluk başkenti Hue’ye giderken, Güney Çin Denizi’nin Lang Co kumsalları güzel manzaralar sunar…

 

Dalgalarla dans edebileceğiniz, kumun inceliğinden ayaklarınızın gıcır gıcır sesler çıkaracağı, enfes deniz ürünlerine sahip bir yer. Vietnam şehirlerinin bir Istanbulluyu bile bunaltan koşuşturmasından uzak, huzurlu bir sahil şeridi.

 

Picasa’da sepya, doygunluk ve gölge bileşimini ilk uyguladığım karelerden biriydi “Turuncu”.

 

 

Çığlık

 

 


Kenya Masai Mara’daki tipik bir Masai köyü.

 

Büyük baş hayvanlar köyün ortasındaki büyük toprak alanda yaşıyor, dışkılarını oraya yapıyorlar. Kulübelerin duvarları çamur, tezek ve şeker kamışından… Köyün çevresi yırtıcı hayvanlara karşı yüksek bir çalı-çırpı ve dal kümesiyle çevrilmiş… Anneler ve çocuklar bir köşede çömelmiş, kulübe gölgesine sığınarak kızgın güneşten korunuyor.

 

İşte Kenya nüfusunun beşte birini de beş yaşın altındaki bu çocuklar oluşturuyor. Her 1000 bebekten 112’si bir yaşına gelmeden hayata veda ediyor. Temiz su sıkıntısı ve hijyen olmayan şartlar zaten bağışıklık sistemi güçsüz olan çocukları daha kötü vuruyor. Çocuk ölümlerinin %70’i sıtma, ishal ve bağırsak hastalıklarından... Bu köyde de birkaç ay önce sıtma salgını çıkmış…

 

Fotoğrafa odaksal s&b uygulamıştım.

 

 

Küçük Lara Croft

 

 


Kamboçya 13 milyon kişilik, parlamenter demokrasiye geçmiş bir ülke. Nüfusunun %85’i köylerde yaşıyor. Kişibaşı geliri Türkiye’dekinin 10’da birinden az.

 

Halkın yarısı 15 yaş altında. Ancak, Birleşmiş Milletler istatistiklerine göre neredeyse doğan her 10 çocuktan biri yetişkinliği hiç göremiyor.

 

İç savaş, Kızıl Kimerler’in baskıcı yönetimi ve Vietnamlıların işgali sırasında 1.7 milyon kişi hayatını kaybetmiş, bazı nesiller adeta yok olmuş, ülkede annesiz-babasız onbinlerce çocuk var. Onlar da savaştan kalma kara mayınları, misket bombaları ve yüzyılın vebası AIDS ile savaşmak zorunda.

 

Kamboçyalı çocukların durumu, 2001 yılındaki Lara Croft – Tomb Raider filminin çekimlerinden sonra kendini muhtaç çocuklara adayan ve Kamboçyalı bir bebeği evlât edinen Angelina Jolie sayesinde uluslararası basının dikkatini çekmişti.

 

Bu kareyi Angkor Wat’ta çektim.

 

Angkor Wat, Siem Reap yakınlarındaki birçok tapınak/şehirden en önemlisi ve dünyada bir milli bayrakta bulunan tek yapı. 850 yıllık mabet, en geniş alana yayılmış ibadet yeri olarak biliniyor...

 

Burayı gördüğümde kelimenin tam anlamıyla büyülendim. Sadece mimari veya sanat tarihine olan ilgimden değil, olağanüstü bir havası vardı bu mekânın. Ancak, şimdi bakıyorum, 3-4 saat deli gibi oradan oraya koşuşturduğum, tam anlamıyla kendimi kaybettiğim o ziyaret sırasında kartpostallarda görmeye alıştığımız tek bir genel Angkor Wat manzarası çekmemişim.

 

Bu cingöz kız, milli bayramları sırasında Angkor Wat’a ziyarete koşan binlerce Kamboçyalıdan biriydi. Duvarları Buda kabartmaları ve geometrik desenlerle bezenmiş tapınak duvarlarını arkasına almış, ablasıyla tatlı tatlı sohbet ediyordu. 

 

Ümit ediyorum bu kısa gezinti hoşunuza gitmiştir…

 

İnci Hanım’a, nazik daveti ve bu keyifli sunuş imkanı için çok teşekkür ederim.

 

Erdem KÜTÜKOĞLU

 



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 25 yorum, 1-25 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Merhaba Sevgili Erdem Bey. Bildiğim ve sevdiğim o güzel fotoğraflarınızı bir kez de buradan görmek ve o güzel açıklamalarınızı okumak bu sabahın getirdiği muhteşem bir güzellik. İlk ben yazıyorum çünkü yazana puan yok ;-)) Sizi tanımak, yaşadığınızı bilmek benim için büyük mutluluk. Selam, sevgi ve saygılarımla selamlıyorum sizi. Dostlukla...
H.Bahadır LAÇİN eklemiş - adds | 04 Ocak 2009 Saat - Time 07:03
Merhaba,
gerçekten fotoğraf estetiğini sonuna kadar gözeten fotoğraf kişiliğiniz ve fotoğraflarınızla sunduğunuz görsel şöleni zevkle izledim
tebriklerimle
bekir Tuğcu eklemiş - adds | 04 Ocak 2009 Saat - Time 13:34
İlginiz ve nazik yorumlarınız için çok teşekkür ederim.

Diğer fotoğraflarıma Fotokritik ve Photosig'den ulaşabilirsiniz:

http://www.fotokritik.com/kullanici/Erdemk/portfolyo/

http://www.photosig.com/go/users/userphotos?id=282805

Erdem Kütükoğlu eklemiş - adds | 05 Ocak 2009 Saat - Time 10:10
merhaba
beğendiğim fotograflarınızı burada cekim hikayeleri ile okuyup anlamak cok keyifli idi
buradan okuyup keyif aldığımız fotograflardan kimbilir siz çekim aşamasında nasıl bir keyif aldınız bunu hissedebiliyorum.
selamlarımla
seher başoğul eklemiş - adds | 05 Ocak 2009 Saat - Time 10:47
Sevgili Dostum,

Geçmişte bir çok defa buna benzer görsel mucizeleri bizlerle iş yerimizde öğlen paydoslarında paylaşmış, tanıştırmıştın. Sayende bir kez daha bu güzel kareleri bir o kadar güzel, fotoğrafları hayata geçiren yorumlarınla bize yaşattığın için teşekkür ediyorum sana.

Selam Sevgi Saygılarımla,

Cenk Dürüst
Cenk Dürüst eklemiş - adds | 05 Ocak 2009 Saat - Time 16:07
okuyanlardan özür dilerim, ama hitab edilen anlayacaktir.
1) eline saglik netekim.
2) fotolarin bir cogu bir arada olunca daha da güzel olmus
3) ille de yüzük ;-))
4) dünyanin baska yerleri de var, onlari da gezsek sanki
5) bu sayede b. lacin'in izini de buldum saniyorum.

iyi aksamlar abi!

yilmaz
Yilmaz Yüksel eklemiş - adds | 06 Ocak 2009 Saat - Time 10:22
Erdem'cim eline sağlık, çok beğendiğim fatograflarını birarada görmek ve hikayelerini okumak büyük keyifti. Dünyanın diğer bölgelerine talep edilen gezilerin finansal bazda da desteklenmesi gereğine inancımı paylaşmak isterim :))

Hobisini bu kadar ciddiye alan ve bunu çevresiyle paylaşan arkadaşlarım olduğu için kendimi şanslı sayıyorum. Çok ulvi kaçabilir ama yine de yazacağım - bence gerçek gelişmenin tetikleyicisidir bu yaklaşım.

Sevgiler

Ergiz
Ergiz Esen eklemiş - adds | 06 Ocak 2009 Saat - Time 17:33
Çoğunu FotoKritik'ten tanıdığım güzel fotoğraflarından yerinde bir seçim yaparak, ve her fotoğrafın öyküsünü paylaşarak ilginç bir gezi sunmuşsun. Tebrik ederim.
Yeni yıl için güzel bir başlangıç; başarılarının devamını dilerim.

Yazının başlığı Viet Nam olsa da araya Güney Amerika fotoları katman iki kıta ve kırsal yöreleri arasında epey bir benzerlik olduğunu vurgulamış. Bu fotoların özelliği hepsinin insan hayatını sergilemesi ve anlatması, kısacası senin üslubun.

Sevgiler ve saygılar.

Ümit
hopededik eklemiş - adds | 07 Ocak 2009 Saat - Time 13:34
Merhaba Erdem bey,

fotograflara bakıp, altındaki yazıları okudukça seyahat etme arzusu duydum. Oldukça güzel belgesel tadında bir yazı olmuş. Elinize, gözünüze sağlık.
Zehra Arslan eklemiş - adds | 07 Ocak 2009 Saat - Time 22:33
Çok güzel bir yazı, harika fotoğraflar...ama ikisi birlikte nefis bir bütün olmuş. Çok samimi buldum yazını ve çok keyif aldım. Gezmeye ve çekmeye dilediğince devam edebilmeni dilerim.
Özge Kanat eklemiş - adds | 12 Ocak 2009 Saat - Time 14:51
sayenizde birini daha büyülediniz ve fotoritim e üye olup bir de burdan baktım :) ben çok pasif bir gönüldaş olarak siz tebrik ederim insanın ufkunu açıyorsunuz.
atilla ali tuncel eklemiş - adds | 15 Ocak 2009 Saat - Time 00:42
Canım arkadaşım,
Güzel görüşün resimlere öyle bir yansımış ki,içinin güzelliği ve algılama üstünlüğünü fark etmemek mümkün değil
pırlanta sözlerinle de resimleri tamamlamışsın
Ellerine ,resimleri oluşturmak için yüreğine sağlık...
Elif Yeşim Şahin eklemiş - adds | 22 Ocak 2009 Saat - Time 12:49
Sevgili Adaş,
Bunca senelik arkadaşlıktan sonra bu yönünü keşfetmek ve ismimizden başka ortak noktalarımızın da bulunduğunu şaşırarak farketmek günün en güzel sürpriziydi.

Benim favorim "turuncular" oldu.Hele turuncu (devam)daki şapkaların eğimle uyumunu müthiş buldum.

Ellerine sağlık
Bir gezide de birlikte olmak umuduyla
Erdem Mine Baş
Erdem Mine Bai eklemiş - adds | 22 Ocak 2009 Saat - Time 13:46
Sevgili Erdem Kütükoğlu....
Samimi yazılarınıza ve harika fotoğraflarınıza ulaşma şansı verdiğiniz için çok çok teşekkür ederim.Vizyon sahibi ve anılar küpüsünüz ( :-) ).... Ancak büyük bir cömertlikle bu özelliklerinizi kendinize saklamıyorsunuz; yoksa gezginliğinize olan kıskançlığım çok daha fazla olacaktı. Paylaşımınız için bir kez daha teşekkürler her zaman kalbinizle görmeniz dileğiyle...



Ayça Aydoğan eklemiş - adds | 27 Ocak 2009 Saat - Time 13:15
Çok etkileyici Erdem Bey..
Çok geç kalmadan sizi fark etmiş olmama sevniyorum..
Dünyayı gezip, bizimle paylaştığınız için ve kaliteli sunum için TEŞEKKÜRLER size..
Burcu Bağıran eklemiş - adds | 29 Ocak 2009 Saat - Time 15:16
Erdem hocam,

Ellerine sağlık, kıskandırdın beni ! daha çok çalışmam lazım:(

Gezip görmek konusunda eksiğimiz yok ama güzel kareler yakalamak konusunda eksiğimiz var.En azından bana ilham verdin.
Görüşmek üzere

Nejat AKINCI eklemiş - adds | 30 Ocak 2009 Saat - Time 00:38
Sevgili Erdem,
burada güzel fotoğraflarınızı hikayeleri ile birlikte izlemek benim için çok büyük bir keyif oldu. Özellikle "Yüzük" ve "Küçük Lara Croft" isimli fotoğraflarınız gerçekten büyüleyici.
Bu güzel sunum için teşekkürler...
Selçuk Yılmazer eklemiş - adds | 12 Şubat 2009 Saat - Time 21:08
muhteşem ........sizi tanımaktan mutluluk duydum .....fotoğrafları seyretmekten heyecan duydum....
selamlar ve sevgiler
attila
attila küntüz eklemiş - adds | 19 Şubat 2009 Saat - Time 21:39
keyifle okudum, beğeniyle izledim.
elinize, emeğinize sağlık.
sevgiyle...
Kazım Çapacı eklemiş - adds | 28 Şubat 2009 Saat - Time 10:14
Merhaba Erdem Bey, gerçekten hoşmuş gezi notlarınız ve bazılarını önceden de gördüğüm fotoğraflarınız.
Gerçi kısa kısa olmuş yazdıklarınız ama fikir ve bilgi veriyorlar. :)
Selamlarımla!
Tuba Evren eklemiş - adds | 14 Mart 2009 Saat - Time 17:32
:)

favori fotograflarımı ve fotografçımı burada daha kanlı canlı görmek beni çok mutlu etti..

çalışmalarınızı merak ve hayranlıkla takipediyorum...

sevgiler..
yasemin tangören eklemiş - adds | 14 Nisan 2009 Saat - Time 12:11
Erdem Bey merhaba; Yaşadıklarınızı ve yaşanmışlıkları tam bir farkındalıkla hem fotoğraflarınızla hemde sunumlarında ki anlatımlarınızla çok güzel ifade etmişsiniz.... Okurken inanılmaz keyif aldım...
Yolunuz açık ve ışığınız bol olsun.... Selam ve Saygılarımla....
Asude Daban
Asude Daban eklemiş - adds | 24 Nisan 2009 Saat - Time 21:36
zevkle izledim ve bir solukta okudum. beni sadece seyahat yada dalış için gittiğim ülkelere neden dalış ekipmanlarımın yanında fotoğraf makinamı da almadığım sorusu ve üzüntüsüyle başbaşa bıraktı güzel paylaşımlarınız. belki bir dahaki gidişlerimdeki karelerime vesile olacağını bilmek sizi de beni de avutur . seyahatlerinizin ve güzel karelerinizin hayatınız boyunca devamını dilerim. sevgilerimle..
yeşim bilgin eklemiş - adds | 30 Mayıs 2009 Saat - Time 22:44
erdem bey, harika vietnam portfolyonuzu ve zengin metinlerinizi
bir kere daha keyifle izledim.

selamlar
gökhan özcan eklemiş - adds | 31 Mayıs 2009 Saat - Time 19:20
Merhaba Erdem Bey,
Fotoğraflarınız gerçekten güzel vede anlamlı insanlık dramını yansıtmakta bence.yanlız merak ettiğim
ilk resmini cibalide Fatih sultan Mehmet'in sekbanbaşısının türbesinin yanında bulunan ayakkabı
tamircisimiydi acaba?Vede o fotoğrafınız duruyorsa göndermenizi istarim saygılarımla
Arif KARACA eklemiş - adds | 01 Ağustos 2009 Saat - Time 12:49
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

 

e-Panel

Ara - Search


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

Türkiye Sanal Fotoğraf Müzesi

Anadolu Fotoğraf Dergisi

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.