Arşivimizden  - From Our Archives

 

Haluk Uygur

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

Pınar Dağ

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Ana Sayfa - Main Page > HAZİRAN 2007 SAYISI > Ergün Karadağ : Uzaklar 1 - Deprem
Ergün Karadağ : Uzaklar 1 - Deprem


8 EKİM 2005

Saat       08:02

79 Sn.

75.000 ölü . 


Yok olan hayat.

Taa uzaklarda ama çok uzaklarda . Yükselen çığlıklar Pakistan'ın özerk bölgesi Kashmir'de.Dağların, birbiri ardına sanki hiç boşluk   bırakmadan sıralandığı  ama yaşama  çok az hak verdiği  , acımasız, uzak ,yoksun,yoksul çaresiz bir hayatın olduğu yerde , günün yüze vuran ilk ışıklarında , günün aydın olacağı anda , bir anda her şey bitti. Her yer göçtü. Her yer yok oldu. Çığlıklar yükseldi. Çığlıklar,feryatlar dağlarda ardı sıra yankılandı gitti. Dünyaya aydınlığa,  umutlarına kavuşmaya çalışan çocuklar ,daha dersin başladığı o anda, hep umut koydukları o çatının altında , hiçbir şey yapamadan sustular.



Belki işine  yeni giden,  dükkanını açan , evinde uyuyan   binlerce insan o an yok olup gittiler.Enkazların altına gömülüp kaldılar. Çaresizlikleri,  geri kalanlara bir o kadar  daha yük oldu.Göğe binlerce çığlık yükseldi. Eller duvarlara sarıldı. Yer gök kapkara, taş taş üstünde kalmadı. Aksine ve acımasızca dışarıs
ı soğuk, hava ayaz. Önce kimseler anlamadı, yaşanan acıyı ve sonrasındaki boyutunu. Hayatlarında apayrı bir kader, bir o kadar da keder başlamıştı. Balokot . Nüfusu 75.000 olan bu şehirde 30.000 ölü. Şehir ortada yok, sanki etraf taş yığını.



Muzafferabad. 150.000 nüfus, 35.000 bin ölü. Depremin olduğu yerlerde hemen hemen her evden bir kayıp, bir acı vardı. Bir daha geri gelmeyecek yüzler, kaybolup gittiler... Daha nice yerler, nice kayıplar.Ya dağlarda! Zaten normal yaşamda da  ulaşılamayan yerler.  Oralara asla ulaşılamadı...



Kader ölümle geldi o  talihsizliklerine. Asıl olan , yine çocuklara oldu. Kurtulanlar yaşama tutunmaya çalışanlar ,bu sefer deprem   sonrasında yardım ekipleri gelip , sistemi kuruncaya , güvenlik oluşturuluncaya  kadar  çaresizce kaderlerini beklediler... Asıl trajedi, deprem ve kaos sonrası başladı. Durumu fırsat bilenler yardım ekipleri gelene kadar, kötü kadere akın etti. Kurtulan çocuklardan 3.000'i ortada yok.


Kurtulan genç kızlardan binlercesi yok.

Bilinen söylenen ,  organ nakli simsarlarının cirit attıkları.

İnsanlar, yani felaketten kurtulanlar, ayağa kalktığında ne aile , ne soy ne tanıdık kaldığını gördüler. Tarihin , coğrafyanın zaten yaşamdan ötelediği bu insanlar, kurtarma çalışmalarının çaresizliğinde ortada yoksullukları ile kaldılar. Ama dünyanın ortak sorununun yöresel kaderini yaşadılar.


Hep yaşanılmayacak, sorumsuzca yapılan plansız düzensiz evlerin diyetini öder gibiydiler. Sorun yine, bilinçsiz cahil kafalar ve bu kafaların getirdiği, i
ç inden çıkılamayacak koskoca karanlık.

 

Muzafferabad’da ve sonrasında dikkati çeken yoğun bir nergis kokusunun olmasıydı.Göz gezdirdiğinizde bahçede etrafta aramaya çalıştığınızda asla bulamıyorsunuz o güzelim nergisleri. Sonradan fark ediyorsunuz ki sadece mezarlarda nergis var. Ama sadece mezarlarda…



Enkazların arasında, kalıntılarda dolaştığınızda, o nergis kokusu hep burnunuza geliyor, etrafı kaplıyor. Sanki ölümü ve sessiz mekanı andırıyor.Mekandaki ölüyü, üzerini sonradan kökleriyle kaplayana kadar şimdiden kokusuyla kaplıyor adeta sarmalıyor.

Ölümü oradaki yok oluşu,  o kokuyla daha derinden ve ürpertiyle hissediyorsunuz.

Enkazlar kaldırılıp yaşam yavaş yavaş kurulmaya başlandığında, hayat kaldığı yerden devam etmeye başlamıştı.



Deprem sonrası gittiğimiz Muzafferabad, Balakod da, o acılar insanların yüzlerine yüzlerine yansımış. Ama daha kötüsü hemen ardından unutulan depremin yaşattıkları, hala farkına varamadıkları gelecekleri. Daha dün olan depremin getirdiği gelecek kaygısı, sorumluluğu, anlamsızca yok...



Yüzler, ifadeler inanılmaz farklı, yaşam çok zor.

Muzafferabad Kashmir 'in başkenti, ama sanki yıllar önce terk edilmiş bir virane, ama bir o kadar da tezat bir yaşamın başkenti . Devam eden inanılmaz bir trafik ve asla olmayan ışıklar. Hiç görülmemiş   otobüsler kamyonlar. Sağlı sollu, üzerine tutunarak gidilen bir trafik.


Kural yok,

Her yer seyyar satıcı. İlkellik inanılmaz. Temizlik neredeyse yok. Ama kamyonlar birer sanat esri. Tek düze ve koyu renk olan yaşamlarına nisbet eder gibi renk renk. Apayrı bir yaşam şekli o kamyonlar.

Edilgen ürkek yöre insanı size ilk bakışta soğuklar, tedirginler ama yaklaşıp  selam verdiğinizde, konuşmaya çalıştığınızda hemen etrafınızı sarıyorlar. Hele bir de Türk olduğunuzu öğrenince, daha bir sıcaklar. Yaşanmışlıklarına dair dedikleri tek şey  var tek savunuları , acılarını unuttukları tek bir kelime... KADER


Yolda yürüdükçe görüyorsunuz yıkık , yerle bir olmuş alanlar. Koltuk değnekleri ile gezenler. Kolu olmayanlar, kaldığı yerde bekleyenler, alçılı, sargılı onlarca insan. Acı ve ölüm hala rüzgarını estiriyor. Her yer kurulmuş çadır kentler.Tepeler, düz alanlar, binlerce insanı barındıran koskoca ve onlarca çadır kentle kaplı.




Gece
şehri dolaşırken , enkazların arasından geçerken ürperiyorsunuz. Günler geçmesine rağmen kaldırılmamış ve altında hala insanların olduğu bilinen ve onlardan çoktan umut kesilmiş, cesetlerine ulaşılması imkansız olan enkazlar arasında o nergis kokusu aklınıza geliyor.



Ölüm ve çaresizlik  hep ortada ve orada. deprem tüm acısı ve çaresizliği ile yaşamın tam kendisi olmuş, kapladığı nergis kokusuyla.
  
   
Yazı ve Fotoğraflar : Ergün KARADAĞ



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 6 yorum, 1-6 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
17 Ağustos 1999 depremini yaşadığımda fotoğraf çekmeye başlamamıştım henüz. Başlamış olsam fotoğraf çeker miydim? Bilmiyorum. Siz çekmişsiniz bunun doğru ya da yanlışı yok tabi ki...
Ben bu gerçeği yaşamış biri olarak gereken saygıyı gösterdiğiniz ve duyarlılığınız için teşekkür ederim...
eklemiş - adds | 05 Haziran 2007 Saat - Time 19:32
``Kurtulanlar yaşama tutunmaya çalışanlar, bu sefer deprem sonrasında yardım ekipleri gelip , sistemi kuruncaya , güvenlik oluşturuncaya kadar çaresizce kaderlerini beklediler... Asıl trajedi deprem ve kaos sonrası başladı. Durumu fırsat bilenler yardım ekipleri gelene kadar, kötü kadere akın etti... Kurtulan çocuklardan 3.000’i ortada yok ... Kurtulan genç kızlardan binlercesi yok... Bilinen söylenen , organ nakli simsarlarının cirit attıkları....``

Illegal olanin legal olandan once orda yerini alip gorevini ifa etmis olmasi ne aci... Sanki pusuda bekliyor...

Etkileyici bir calisma... Cesaretin ve gorevin icabi yuklendigin misyon icin seni kutlarim...Kainatin hismina dur demek mumkun degil...Ben yine de benzeri anlari yasamamak dilegi ile, diyecegim...
Faika Berat Pehlivan eklemiş - adds | 06 Haziran 2007 Saat - Time 20:20
en üstteki fotoğrafı gördüğüm günden beri aklımdan çıkmıyor. süpersin abi...
recep güleç eklemiş - adds | 06 Haziran 2007 Saat - Time 21:50
Önemli bir görev için orada bulundun ve bizlere bu iç burkan tanıklıklarını taşıdın.

MFD'de bizlere sunduğun sergini ve basılı fotoğraflarını görmenin ne kadar farklı şeyler hissettirebileceğini de bir kez daha anladım.

Gönülden tebrikler arkadaşım.

Baybars SAĞLAMTİMUR
Baybars Sağlamtimur eklemiş - adds | 24 Haziran 2007 Saat - Time 20:22
muhteşem bişr site ve fikir bu yazıda harika olmuş kutluyorum herkesi başarılar
siyahbeyaz eklemiş - adds | 26 Haziran 2007 Saat - Time 11:29
Abi süpersin bu siteyi her açtığımda şaşkınlığım büsbütün artıyor.Sewgili dostum Ergün senin dostun olmakla gurur duyuyorum.....
Başarılarının dewamı en büyük dileğimdir...

S.Şeref ÇELİKSOY
Elk.Müh.
S.Şeref ÇELİKSOY eklemiş - adds | 06 Ağustos 2007 Saat - Time 16:30
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

 

 

 

TFSF Onaylı Yarışmalar

Photo Contests Under TFSF Patronage

04 Ekim 2008  MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI

06 Ekim 2008  BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"

06 Ekim 2008  ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI

11 Ekim 2008  KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"

16 Ekim 2008  AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"

28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.