e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü
Hülya Yeltepe: Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Erhan Kahraman: 1972, Ankara doğumluyum. Babam ordu mensubu olduğu için Türkiye'nin çoğu bölgesinde bulunduk. Çalışma Ekonomisi okudum ama maalesef bitirme imkanım olmadı. İş hayatında oldukça değişik branşlarda çalıştım. Bilgisayarla grafik dizayn, barmenlik, d.j lik, restoran ve bar işletmeciliği vs.

Asıl mesleğim bilgisayar teknisyenliği ve operatörlüğü. Daha çok tatil köyleri ve farklı firmalarda bilgi işlem bölümlerinde görev yaptım. Evlendikten sonra Almanya' ya geldim ve 2003 senesinden beri burada yaşıyorum . 16 Aylık Ege isminde dünya tatlısı bir oğlumuz var.
Teknolojik yenilikleri, özellikle dijital alandaki gelişmeleri yakından takip etmeye çalışıyorum. Bulabildiğim boş vakitlerimde mümkün olduğunca bilgisayar ve fotoğraf üzerine kitaplar ve dergiler okuyorum. Hayatın acımasız ve zorlu bölümlerini bir yere ayırıp, mümkün olduğunca güzel kısımlarını yaşamıma dahil etmeye çabalıyorum. Bu da benim hayata dair felsefem. Ben fotoğraflarımda madalyonun iyi olan yüzünü insanlara göstermek istiyorum. Kötü olanları solmuş kuru yapraklar gibi ayıklayıp, yeşil ve canlı bir ben yaşatmak istiyorum.
![]()
H.Y.: Fotoğrafa ilginiz nasıl başladı?
E.K.: Fotoğrafa olan ilgim aslında çok da eski değil. Elbette compact kameralarımla çekim yapıyordum ama bunlar daha çok anı ve gezintilerim sırasında çektiğim manzara fotoğrafları oluyordu. Bu tarz kameralarda kontrol, ağırlıklı olarak makinenin elinde olduğu için çok fazla haz aldığım söylenemez. Ta ki compact kameram bozulup da kendime Fuji S5700 SLR-Like bir kamera alana kadar. Biraz kurcaladıkça, manuel ayarlar, ışığa ve alan derinliğine müdahale edebilmek oldukça ilgimi çekti. Belirli bir süre kitap ve dergilerden artı internetten edindiğim bilgilerle kendimce eğitim aldım. Hala da okumaya devam ediyorum. Sonrasında bu kameranın da bir yerden sonra yetmediğini anladım ve DSLR' a geçiş yaptım. Meğer fotoğraf çekmek benim en büyük hobimmiş. Bunu çok geç fark edebildim. Fuji S5700 almasaydım belki de hiçbir zaman fark edemeyecektim. O yüzden bu kameramın ayrı bir önemi vardır benim için.
H.Y.: Kendi kendinizi geliştirdiğinizi ifade ettiniz yani hiçbir fotoğraf eğitimine ya da atölye çalışmasına katılmadınız mı?
E.K.: Hayır katılmadım. Bildiklerimi tamamen kendi çabalarımla kitap ve dergilerden, internetten okuyarak ve sürekli pratik yaparak öğrendim. Kendimin eğitmeni oldum diyebilirim.
![]()
H.Y.: Okuduğunuz kitaplar arasında özellikle çok beğendiğiniz ve fotoğraf adına size çok şey kattığına inandığınız kitaplardan örnek verebilir misiniz?
E.K.: Elbette var. Severek, bir solukta okuduğum ve hala defalarca okumakta olduğum bir kitap var. Scott Kelby' nin Dijital Fotoğrafçının El Kitabı isimli çalışması. Konuları basit olarak ve mizahi yaklaşımla anlatması okurken de keyif almama neden oluyor. Kitabın iki cildi var. Bendeki ikinci cilt. Genel olarak fotoğraf çekim teknikleri üzerine derlenmiş kaliteli bir eser. Almanca kaynaklı olarak yine severek okuduğum dergiler de var. Chip Foto-Video ve Foto Praxis favorilerim.

H.Y.: Ağrılıklı olarak makro çalışıyorsunuz. Bunun sebebinden biraz bahsedebilir misiniz?
E.K.: Makronun cazibesi bir başkadır. Bunu sizlere anlatmakla ifade edebileceğimi sanmıyorum. Bir kere çekim yapmaya başladığınızda arkası geliyor dur durak bilmeden. Küçük objelerden büyük detaylar alabilmek cazip geliyor. İnsanların çıplak gözle göremediklerini görüntüleyip, yine insanlarla paylaşmak çok güzel ve keyifli anlar yaşatıyor. Benim yaptığım doğa makroculuğu diyebilirim. Kapalı mekanlarda makro çekim yapmak bunaltıyor, hic keyif alamıyorum. Doğada bütün bu güzelliklerle yanlız olabilmek büyük bir huzur veriyor. Ne kadar yorulsam da, inanın o yorgunluğu çekim aşamasında hiç hissetmiyorum.
Her gün etrafınızda onlarca kelebek ve kuş uçuşuyor. Peki bunların kaç tanesini tür olarak tanıyorsunuz? Ya da kaç tanesini yakından görebildiniz? İşte burada makro ve kuş fotoğrafçılığının güzelliği ortaya çıkıyor. Bizler yakın çekimlerimiz sonrasında insanlara bir kelebeğin, kuşun gözbebeğine kadar detay sunabiliyoruz çektiğimiz fotoğraflarımızla.

H.Y.: Fotoğraflarınız arasında özellikle kelebekler ve kuşların özel bir yeri var gibi, özel bir ilginiz mi var?
E.K.: Hayır, ağılıklı olarak kelebek ve kuş fotoğrafları çekmemin özel bir sebebi yok. Doğa içerisinde gördüğüm tüm güzel ve ilginç canlı türlerini görüntülemeye çalışıyorum. Fakat hem kelebeklerin hem de kuşların tür olarak çok çesitleri oluşu, hem de estetik görünümleri, bu kategoriye daha çok yakınlaştırıyor ben. Bildiğim kadarıyla sadece Türkiye' de 360‘ın üzerinde kelebek türü barınıyor. Bunların içerisinde endemik olarak görülen nadide türler de var. Onları bulup yaşadıklarını görüntülemek ise apayrı bir haz veriyor insana. Türkiye' de hiç bulunmayan ve Almanya' da yüksek koruma altında ve kırmızı listede olan Lopinga achine türü kelebeği bulup fotoğrafını çektiğimde çok heyecanlanmıştım. Aynı şekilde yine az bulunan türlerden Limenitis camilla için de aynı durumu yaşadım.
Kelebek fotoğrafçılığının bir de bu önemli yanı var. Hem fotoğraflarını çekiyorum hem de kelebek gözlemciliği yapıyorum aslında. Bu şekilde nadir bulunan türleri görüntülediğimde ilgili makamlara bildirerek onlara da yardımcı olmus oluyorum. İleri doğru kamerama GPS cihazı takarak bu işi daha detaylı olarak yapmayı planlıyorum. Bu sayede dünyanın neresinde olursanız olun, insanlar çekimi tam olarak nerede yaptığımı koordinatlarıyla birlikte görebilme imkanına sahip olacaklar. Kuş fotoğrafçılıgı için işin başlarındayım diyebilirim. Henüz türlerin tamamını tanımıyorum. Fakat çok sayıda kitaptan faydalanarak kısa zaman içerisinde çok yol alabilmek için çabalıyorum. Kuş fotoğrafçılığı makro fotoğrafçılığına göre daha farklı bir dal ve o da çok zevkli.

H.Y.: Fotoğraflarınızı fotokritik adlı fotoğraf sitesinde paylaşıyorsunuz, bunun dışında fotoğraflarınız başka yerlerde sergilendi mi? Yoksa sadece fotokritik ile mi yetiniyorsunuz?
E.K.: Fotokritik ilk göz ağrım olduğu için elbette ayrı bir yeri var. Fotoğraflarımı paylaşmaya ilk burada başladım. Şimdilerde Fotoiz'de de paylaşımda bulunuyorum. Bunun yanı sıra Almanya'daki dergi yarışmalarına da iştirak ediyorum. Ben fotoğrafçılığı tamamen hobi olarak yapıyorum. Hiçbir zaman ticari gelir elde etmeyi düşünmedim. Eğer böyle bir amaçla fotoğraf çekmeye başlarsam iyi fotoğraflar çekebileceğimi sanmıyorum. Yaptığım işe ve doğaya saygı duyuyorum, sevgiyle yaklaşıyorum. Bunun da çalışmalarıma ayrı bir güzellik kattığına inanıyorum. İşin içine ticari menfaat girerse bu büyünün de bozulacağını düşünüyorum.
Belki de işin sırrı budur.

H.Y.: Almanya’da dergi yarışmalarına katıldığınızı belirttiniz. Aldığınız ödüller, açtığınız sergiler, katıldığınız yarışmalar ya da şu ana kadar ortaya çıkmış proje ve yayınlarınız var mı?
E.K.: Daha evvel de değindiğim gibi fotoğraf sanatıyla olan geçmişim çok eski değil. Proje ve sergi olarak şu an için bir girişimde bulunmadım. Elbette bu bulunmayacağım anlamına gelmiyor. Biraz daha zaman gerektiğini düşünüyorum. Yarışmalarda Almanya'nın en iyi fotoğrafları altında en iyi 50 fotoğraf içerisine seçildim iki çalışmamla. Bir tanesi kelebek fotoğrafı bir tanesi manzara fotoğrafıydı. Yarışmalara katılımım devam ediyor ve edecek de. Zamanı geldiğinde makro fotoğraflar üzerine bir sergi açmak planlarım arasında. Belki bu konularda çok daha büyük adımlar atabilirim ama yol gösterecek bir kılavuza ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Aslında hedeflerim arasında National Geographic ve GEO dergilerinde bir kaç çalışmamı yayınlatabilmek. Kim bilir, belki bir gün bunu da başarabilirim. Bu da benim için en büyük ödül olur.
H.Y.: Fotoğraflarınızı bizimle paylaştığınız ve bu güzel söyleşi için çok teşekkür ederiz.
E.K.: Ben teşekkür ederim.
Röportaj: Hülya YELTEPE
Hakim renk turuncudur. Üst kanat uçları siyah zemin üzerinde beyaz, diğer kısımlar koyu kahverengi beneklidir. Üst ve alt kanat kenarları koyu renk şeritlidir, alt kanatlarda alt alta noktalar mevcuttur. Ayrıca alt ve üst kanatların gövde civarı kıllı ve düz yeşilimsi renklidir. Arka yüzde üst kanatlar turuncu, siyah ve beyaz desenli, alt kanatlarsa açık kahverengi ebru desenli ve alt alta mavi beneklidir. Bunlar ayrıca büyük sürüler halinde, kuzeyden güneye göç eden kelebeklerdir. Fethiye’ de böyle bir göç dalgasına, 2001 yılı mayıs ayında rastlanmıştır. Kışın güneşli günlerinde de görülebilirler. Erginleri her tür süs ve yabani bitkilere konar. Haziran ayında Hayıt çiçeklerini adeta istila ederler. Kanat genişliği: Ülkemizin her yerinde görülür. Güney Avrupa'dan Türkiye, İran'a kadar olan bölgelerde, Suriye ve Lübnan'da yaşar. Orman içi açıklıklarını ve orman kenarlarını tercih eder. Genellikle beyaz renkli kelebeğin yeşil veya grimsi ölçek çizgileri vardır. Kanat açıklıkları 40–55 mm’dir. Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
Morpho peleides - Blue Morpho (Fabricius, 1807)
Kanat uzunluğu 95-120mm ye kadar olabiliyor. Kanat üstü parlak mavidir. Kanatların üstündeki mavi renk, pulların üzerine düsen ışık kırılmalarından oluşur. Dişilerde mavi renk çok kuvvetli değildir. On ve arka kanatların dış kenarları siyahtır. Kanadın alt kısımları kahverengi ve beyaz dalgalanmış çizgilerle ve sarı çevrili gözbebekleriyle süslüdür. Bu kelebek Yağmur ormanları, Meksika, Orta Amerika ve Güney Amerika'nın kuzeyinden gelir. Deniz seviyesinden 1400m yükseklikte bulunurlar. İsmine film yapılan (Mavi Kelebek) tek kelebek türüdür ayni zamanda.
Brenthis ino - Küçük Brentis (Rottemburg, 1775)
Orta/Kuzey Avrupa Kuzey Transkafkasya ve ülkemizde yaşar.0–2500 m. yükseklikleri arasında yaşar. Genellikle kurak otlu alanları tercih eder. Haziran Ağustos ayları arası görülür. Brentis türlerinin hepsi birbirine çok benzer ayırt edilebilmeleri çok zordur. Kanat altlarındaki farklılıklar temel belirleyicilerdir. Özellikle kanat altlarındaki renklerdeki farklılıklar tür belirlemede yardımcı olurlar.
Diken kelebeği-Vanessa cardui (Linnaeus,1758)
Türlerinin çoğunda kanat kenarları oldukça keskin girintili çıkıntılıdır. Önkanat geniş ve üçgenimsi olup radius 5 dallı, cubitus 3 dallı görülür. 3. anal damar yoktur. Arka kanatta 2 anal damar var, humeral damar düz veya kanadın ucuna doğru kıvrık, discal hücre açı veya zayıf olarak gelişmiş bir damar tarafından kapatılmıştır.
Hypolimnas bolina - Great Eggfly (Linnaeus, 1758)
Kanat kısmı kıvrılmış. Bu buruşukluk, kıvrıklıklar hayvanın kozasından çıkarken çok zorlanmasından kaynaklanıyormuş. Kısa hayatinin geri kalan dönemini de bu şekilde geçirmeye devam ediyor. Sonradan düzelmiyor, bu şekilde kalıyor.
Papilio memnon - Great Mormon (Linnaeus,1758)
'The Papilionidae, bir üst familya olan Papilionoidea’ya kelebekler sınıfına aittir. Swallowtails dünya çapında ve yaklaşık 560 tür içermektedir. Tropik iklimde çok zengindirler ve zengin olan parlak renkleri onları kelebek meraklılarının favorisi yapar. Büyük ve orta swallowtail yetişkinlerin kuyrukları olmayabilir. Parnassian yetişkinler kuyruksuz orta boydurlar ve saydam kanatları vardır. Tüm yetişkin parnassians ve swallowtails üç çift bacağa sahiptir ve türün tüm yetişkinleri nektar için çiçekleri gezerler.
Catonephele numilia - Grecian Shoemaker (Cramer, 1776)
Yaygın olarak bilinen adıyla Grecian Shoemaker (Catonephele numilia) Orta ve Güney Amerika’da yaşar.
Heliconius hecale zuleika - Hecale Longwing (Hewitson, 1854)
Hecale Longwing, dış kısmında siyah ve beyaz noktalar ve vücuda yakın yerlerde kırmızımsı-turuncu geniş ve ince kanatları ile karakterizedir. Bu tür Kosta Rika boyunca, deniz seviyesi ve
Coenonympha pamphilus - Küçük Çalı Perisi (Linnaeus,1758)
Ülkemizin her yerinde görülebilir. Tüm Avrupa'da, ülkemizde, Kuzey Afrika ve Batı Asya'da yaşar.
Araschnia levana - Map Butterfly - Isırgan kelebeği
Roma mitolojisinde levana (lifter), yeni doğan bebeklerin koruyucusu anlamına gelir. Avrupa ve Asya'daki ılıman ormanlarda bulunur. Avrupa'dan Uzakdoğu'ya kadar olan coğrafya içinde yaşar. 0–1400 m rakımları arasındaki bahçeler, parklar orman içlerindeki su kenarları tercih ettiği yerlerdir. Mayıs-Haziran ve Temmuz-Ağustos aylarında iki nesil oluşturarak uçarlar. İki nesil arasındaki mevsimsel polimorfizim çok barizdir. İlk nesil turuncu üzerine koyu renkli benekler içerirken ikinci nesil koyu renk üzerine açık renk desenler taşır. Fakat kanat arkası renkleri fazla değişmez. Isırgan bitkisinde yumurtladıkları için Isırgan kelebeği diye anılırlar. Yumurtalar yaprakların altındaki çelenk bölümlerine gizlenmiştir. İlkbaharda açık olan renkleri yaza doğru koyulaşır ve Limenitis camilla'ya benzer.
Orakkanat - Gonepteryx rhamni (Linnaeus, 1758)
Ülkemizin her yerinde görülebilir. Kuzey Afrika, Avrupa, Balkanlar, Kafkasya, Sibirya gibi geniş bir alanda yayılım gösterir. 0–2500 m. yüksekliklere kadar olan çalılık bölgeleri, orman içi açıklıkları ve orman kenarlarını, dağ yamaçlarını, yol kenarlarını ve subaşlarını tercih ederler. Haziran-Temmuz ayları yoğun olmak üzere Nisan-Ekim aylarında uçarlar. Özellikle dinlenirken bir yaprağa benzerler ve çok iyi kamufle olurlar. Şartların uygun olması halinde 1 yıla kadar yaşayabilirler. Kış uykusuna yatarlar. Erkekler dişilerden daha önce kış uykusundan uyanır. Çiftleşme seremonileri oldukça ilginçtir. Uçarlarken birbirlerinin etrafında dönerler. Yumurtadan yetişkin hale gelme evreleri çok hızlıdır. (Yumurtalar 10 gün sonra açılır ve tırtıllar çıkar. Bu yüzden de kış uykusuna yatmadan önce yeterince beslenebilirler. Kanat açıklıkları 52–60 mm. kadardır.
Ochlodes venatus - Orman Zıpzıpı - Large Skipper
Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde görülür. Tüm Avrupa'da, ülkemizde ve batı Asya'da yaygındır. Deniz seviyesinden
Polyommatus icarus (Rottemburg, 1775)
Tüm Avrupa'da, Kuzey Afrika'da, Türkiye, Kafkaslar, Çin ve Japonya'da görülebilen çok yaygın bir türdür. Deniz seviyesinden itibaren
Cethosia biblis - Red Lacewing (Drury, 1773)
Red Lacewing (Cethosia biblis), Nepal, orta-doğu Hindistan, Burma, Çin, Tayland ve Andaman adalarında bulunan orta büyüklükte bir kelebektir. Erkeklerin kanatları, turuncu-kırmızıdır: kenarlar beyaz noktalı siyahtır. Dişilerin kanatları, üzerinde siyah ve beyaz noktalar olan siyah, kahverengi ve bronz renktedir. Kanat genişliği 6–7 cm’dir.
Rice paper butterfly (Idea leuconoe)
Rice paper butterfly, ayrıca paper kite butterfly (kağıt uçurtma kelebek), wood nymph (orman perisi) ya da tree nymph (ağaç perisi) olarak da bilinen bir siyah ve beyaz bir kelebektir. Kanat genişliği 95–110 cm’dir. Kanatlarında, sarı ve siyah işaretler vardır. Güneydoğu Asya’dan bulunmaktadır.
Sara Longwing (Heliconius sara)
The Sara Longwing (Heliconius Sara), Meksika, Amazon Havzası ve güney Brezilya’da bulunan neotropical heliconiid butterfly ailesinin bir türüdür. Bu renkli türler: dorsal kanat yüzeyinin büyük bir mediyal yama ile siyah olan ön kanatlar, beyaz iki bantları ile çerçeveli mavi metalik. Kanat genişliği 55–60 mm. Yetişkin aşamada 2–3 ay ömrü vardır.
Sarı Azamet - Colias croceus (Fourcroy, 1785)
2 nesil kelebeklerdir, Mart-Mayıs ve Haziran-Kasım arası uçarlar. Deniz seviyesinden
Scarlet Peacock (Anartia amathea)
Brown Peacock veya Scarlet Peacock (Anartia amathea), nymphalid kelebek ailesinin üyesidir ve temel olarak Güney Amerika bulunur. Yerel tipler Surinam’da ve diğer türler Panama’dan Arjantin’e kadar bulunur; Granada, Barbados, Antigua. Yetişkinlerin boyutları küçükten büyüğe değişiklik gösterir ve ön bacaklar, yürüyüş için kullanılmak üzere azalmıştır. Kanat şekli de çok değişkendir. Mor ve mavi gibi yanardöner renkleri nadir olmakla birlikte kahverengi, turuncu, sarı ve siyah sık görülen renklerdir. Bazı gruplarda yetişkinlerden en uzun ömürü 6-11 ay arasındadır.
Graphium agamemnon - Tailed Jay (Linnaeus, 1758)
Tailed Jay, (Graphium Agamemnon) swallowtail ailesine ait bir ağırlıklı olarak yeşil ve siyah renkli tropik bir kelebektir. Bu kelebek ayrıca, “Green Spotted Triangle”, “Tailed Green Jay” ya da “Green Triangle” olarak da adlandırılır. Hindistan ve Sri Lanka’dan Güneydoğu Asya ve Avustralya’ya kadar yaygın olan ve tehdit altında olmayan türlerdir. Kanat açıklıkları 7–8 cm’dir.
Pieris napi - Yalancı Beyaz Melek (Linnaeus, 1758)