e-Panel
21 Şubat Uluslararası
Çocukluk Çağı Kanser Günü
Kuş fotoğrafçılığının doğa fotoğrafçılığının bir kolu olduğunu biliyoruz. Manzara veya makro çalışanlardan ne gibi farklılıkları, kolay ve zor yönleri var ?
Doğa fotoğrafçılığının her dalında ayrı bir zorlukla karşılaşabiliyorsunuz. Kolay gibi düşünülen manzara fotoğrafçılığında, doğru mekan, doğru yer, açı, ışık, renklerin yakalanabilmesi için çoğu zaman uzun araştırmalar ve çoğu zaman uzun günlerin ve seyahatlerin yapılması gerekebiliyor. Aynı şekilde makro çekim için iyi bir araştırma ile başlayan süreç, ağır ekipmanlarla doğal koşullarda uzun süreli arayış, yürüyüşlerle, çoğu zamanı vücudunuz yerde olmak üzere, seçtiğiniz konuya göre bazen çamur, bazen çim, bazen su içinde doğru koşulları sağlayarak çekimin gerçekleşmesi gerekiyor.
Kuş fotoğrafçılında yukarıda bahsettiğim koşullarla beraber, çoğu zaman iyi bir kamuflaj ve kımıldamadan, konuşmadan geçirilecek saatler, bazen günler gerekebiliyor. Çekeceğinizin bir kuş olduğunu, en ufak bir hatada uçup gideceğini biliyor olmak kuş fotoğrafçılığını çok daha heyecanlı yapıyor. Uygun anı vizörden bakarak beklerken çok ilginç olaylara şahit oluyorsunuz. Yalıçapkını çekimlerini yaparken 24 gün boyunca günde yaklaşık 6 saat kamuflaj altında hem yalıçapkınlarını, hem bölgedeki diğer kuşları beklerken, zaman zaman ayağınızın yanında, size sürünerek giden yılanlardan etkilenmemeye başlıyorsunuz. Bekleyiş süresince izlediğiniz tüm bu canlıların avlanmalarını, günlere göre uğradıkları değişiklikleri ve bu süre içinde birbirlerinden olan farklılıklarını görmeye, onları tanımaya başlıyorsunuz. Uzun bir bekleyiş sonunda hayal ettiğiniz kareyi çekeceğiniz bir anda, meraklı birinin size yaklaşması sonucunda uçup giden kuşa bakmak zorunda da kalırken, size sorulan – abi ne yapıyorsunuz ya da - abi kuşları niçin çekiyorsunuz, şeklinde sorulan soruları da cevaplamak zorunda kalabiliyorsunuz.
İyi bir kuş fotoğrafçısı olabilmek için belli bir kalite ve yeterlilikte ekipmana sahip olmak şartmıdır ? Bu iş için minumum gereksinimler nelerdir ?
İyi bir kuş fotoğrafçısı olabilmek için ekipmandan daha önce, bu konuda istekli ve sabırlı olunması gerekiyor. Bu şartlara sahip olmayan bir kişinin, olabilecek en iyi ekipmana sahip olması durumunda bile çekeceği, yakalayabileceği kareler sınırlı kalacaktır. Bu bakışla, DSLR bir gövde, minimum 300mm teleobjektif, iyi bir tripot, çekimin yapılacağı bölgeye uygun kamuflaj örtü ve kıyafet başlangıç için yeterli olacaktır. Kullandığımız gereksinimlerin içinde, ayak bileklerinin büzülebildiği pantolon (kene için) yaz aylarında genellikle su kıyılarında bulunduğumuz için sinek kovucu ilaçlar olduğunu da unutmamalıyız.
Sizce Türkiye’de yaşamak kuş fotoğrafçılığı açısından ne gibi avantajlar ve deavantajlar sunmaktadır ?
Yurt dışında insanlara daha alışkın olan kuşların (ülkelere göre farklılık gösterecektir) çekimi, ülkemizde yaşayan kuşlara göre daha kolay olduğunu düşündürtüyor. İsviçre de vahşi yeşilbaş ördeğe yada vahşi bir kuğuya yaklaştığım mesafe burada neredeyse kümes hayvanlarına yaklaştığımız mesafelerde olabiliyor. ABD’ de bir pelikana yaklaştığınız mesafe vs. gibi örneklerin dışında, bu ülkelerde bulunan hayvanat bahçeleri de büyük kolaylıklar sağlayabilmektedir. Avcılığın kuralsız ve bilinçsiz yapıldığı ülkemizde yaban kuşları da o boyutta sizden uzak durmaya çalışıyorlar. Türkiye de kuş fotoğrafı çekerek, ülkemize hizmette bulunduğumuzu düşünüyorum. (tür tesbitleri, ne zaman, nerede, diyetleri, yuva/yavrulama vs. sorularına belge niteliği taşımakta)
Göç eden ve yerleşik kuş türleri olduğunu biliyoruz. Göç zamanlarına ve yerleşim noktalarına göre önerebileceğiniz çekim noktaları ve çekim zamanları nelerdir ?
Türkiye üzerinde 2 büyük göç yaşanmakta. İlkbahar göçünde üremek için Afrikadan gelen dalga Mart ayında başlayıp Haziran ayına kadar sürmekte. Avrupadan Afrikaya başlayan ikinci göç Ağustos ayında başlayıp Ekim ayı sonlarına kadar olabilmekte. O yıl yaşanan iklim şartları, yavrularını büyütme hızlarına göre göç, zamanları değişiklik gösterebiliyor. Göç süresince en iyi kuş gözlemi ve fotoğraflanması İstanbul boğazında, Sarıyer’ den Rumeli feneri’ ne kadar olan bölge. Küçük çamlıca, Büyük Çamlıca, Riva/Beykoz arası olarak düşünebiliriz. Marmara bölgesi için Kavak deltası, Gala gölü, Manyas, Uluabat gölleri ilk aklıma gelen alanlar.
Bir kuş fotoğrafçısını doğaya çıktığında ne gibi şartlar beklemektedir ? Buna karşı ne tür bir donanım, ön hazırlık ve tecrübe gerekir ?
Bulunulan mevsime ve bölgeye göre şartlar farklılık gösterecektir. Öncelikle orada misafir olduklarını, doğada yaşayan her canlının bir, birey olduğunu unutmamaları gerekiyor. Mümküne eğer tecrübe sahibi biriyle ilk denemeyi yapmalılar. Ön hazırlık çok önemli, o bölgenin yapısı, o bölgede bulunan türler ve bu türler hakkında bilgi edinilmesi büyük ölçüde başarı getirecektir. Yaz aylarında kene riski göz önünde tutularak hareket edilmesi, kış aylarında kuş gribi riskinin göz önünde bulundurarak hareket edilmesi ön sırada olmalıdır. Yedek piller, yedek kart yada harici hard disk büyük avantajlar sağlayacaktır. Yerleşim bölgelerinden uzak olunduğu durumlarda basit bazı ilaçlar ekipman çantamızda bulunmalı.
Doğal ortamındaki kuşların hareketlerini takip etmek ve en uygun anı yakalamak için özellikle farklı türlerin fotoğraflarını çekerken) araştırma, tecrübe, şans gibi hangi faktörlere en çok gereksinim duyulur ?
Şans en önemli etken. Araştırma, tecrübe tabi ki çok önemli ama, şans her zaman ilk sırada.
Sizce her kuş fotoğrafçısı muhakkak ornitoloji (kuş bilimi) konusunda bir ön eğitimden geçmelimidir ? Kuş gözlemiyle ilgili eğitimleri hangi kanallardan alabilirler ? Bu konuyla ilgili varsa bildiğiniz kulüp, dernek, v.b. hakkında çok kısaca bilgi sunabilirmisiniz ?
Ön bilgi her zaman, her konuda büyük bir önem taşımakta ama ne yazık ki ülkemizde bildiğim kadarıyla kuş fotoğrafçısı olmak isteyen kişilere ön eğitim veren bir kurum yok. Ülkemizde tamamen gönüllülerden oluşan kuş gözlemcileri kendi imkanlarıyla çalışmaktalar. Bu konudaki en kapsamlı bilgi www.kustr.org adresinden alınabilir. Kuş fotoğrafçılığı konusunda büyük özveri ve disiplinle çalışan kapılarını herkese açmaktan büyük bir mutluluk duyan Ankaralı kuş fotoğrafçılarından oluşan bir grup mevcut. Bildiğim kadarıyla her ay ilk Cuma günü yaptıkları toplantılarla Türkiye’nin her bölgesinden gelen kuş fotoğrafçılarıyla söyleşi, bilgi alışverişleri yapmaktalar.
Kuş fotoğrafı çekerken kamufle olarak kuşların mı size yaklaşmasını beklersiniz, yoksa siz mi onlara yaklaşmaya çabalarsınız ? Araç içinden yapılan anlık çekimlerle iyi kuş fotoğrafı yakalamak mümkünmüdür ? Siz ne tür bir taktikle yaklaşmaktasınız konulara ?
Her iki yolda çok eğlenceli. Aracınız içinde her türlü konforu yaşayarak kuş fotoğrafı çekmek de mümkün. Bu yol sizi belirli bir süreden sonra kısıtlamaya başlıyor, aracınızın giremeyeceği yer ve türler mevcut. Sayısı daha fazla olan bu türleri değişik halleriyle yakalayabilmek için kamuflaj altında beklemek kaçınılmaz, araç konforunuzdan uzak, yılan, çıyan akrep zaman zaman köpeklerle de karşılaştığınız kamuflaj her zaman daha iyi bir yol. Her iki yolu da kullanıyorum.
Yavru kuşların, anneyi ve yavruları rahatsız edecek derecede yakından çekilmesinin etik ve biyolojik açıdan uygun olmadığını biliyoruz. Bu tür kareleri çekerken canlıları rahatsız etmeden uygulanabilecek yöntemler varmıdır ?
Hayır her hangi bir yöntemi yok. Mutlaka rahatsızlık vereceksiniz. Bu nedenle ya bu tür çekimleri yapmamak yada uzak mesafelerden çekime başlayıp, rahatsızlık vermediğinizden emin olduğunuz mesafeye kadar güven kazanarak yaklaşmalısınız. Bu bazen günler sürebilir. Aksi taktirde yuvanın terk edilmesi ve yavruların kayıp edilmesine neden olursunuz.
Çok nadir fotoğraflandığını bildiğiniz kuş türleri ile karşılaşmak bir kuş fotoğrafçısı için nasıl bir duygudur ? Varsa bu tür karelerinize örnekler verebilirmisiniz ?
O tür kareler en büyük ödüllerdir. Çektiğinizi bilirsiniz ama durumu hakkında tereddütleriniz vardır. Hemen bilgisayarınızın yanında olmayı ister, gittiğiniz yol bir türlü bitmez. Pelet çıkartan, kavga eden yalıçapkını fotoğraflarım ilk aklıma gelen karelerim.
Çekim sonrasında bilgisayar ortamında fotoğraflarınıza ne tür müdahaleler yapmaktasınız ? Bu iş için belli sınırlar veya kısıtlamalar varmıdır ?
Sınırlamalar veya kısıtlamalar kişiseldir. Çalışmanızın doğal yapısını bozmamak şartı ile bir miktar keskinlik verilmesi, renk doygunluklarının arttırılması, kontrast ayarlarıyla yapılan hafif müdahalelerin normal olduğunu düşünüyorum. Daha sert müdahalelere karşıyım ve yapılmasının doğru olmadığını düşünüyorum.
Kuş fotoğrafçılığında en ciddi sorunlardan birinin süper tele kategorisindeki objektiflerin ışık geçiriminin az olması ve elde çekim yaparken en küçük titreşim nedeni ile görüntünün blur çıkma tehlikesinin bulunması olduğunu biliyoruz. Çekim esnasında kullandığınız süper tele objektifin titreşimini engellemek için ne tür yöntemler veya teknikler kullanırsınız ? Genellikle elde mi, yoksa sabitleyici bir araçla mı çekim yaparsınız ?
Süper teleobjektifim yok ve almayı planlamıyorum. 80-400mm lik bir lensim var. Çekim şeklimle alakalı hangi bir genelleme yapmak çok zor. Durumdan duruma değişiklik gösteren bu çekimlerde elle çekim yapmak zorundaysam eğer, nefes kontrolü çok önemli. Araçtan yaptığım çekimlerde fasulye torbası kullanıyorum. Gerek fasulye torbası gerekse tripotla yaptığım çekimlerde ışık koşulları olumsuz ise uzaktan kumanda kullanıyorum.
Çekilen kuş fotoğraflarını kişiler nasıl değerlendirebilirler ? Dergi, bilim yayınları, kitap, medya, sergi vs. nerelerde kullanma imkanı var ülkemizde ?
Kişisel arşiv oluşturmak dışında, bilimsel yayınları desteklemek amacıyla fotoğraflarını paylaşabilirler. Bazen kitap ya da magazin dergilerden yapılan teklifleri değerlendirebilirler. Üçüncü kişileri teşvik etmek amacıyla sunu hazırlayabilirler, tab ettirip çerçeveli/çerçevesiz yakınlarına güzel hediye şekline sokabilirler. Sergi açabilirler. Aynı bölgede çekilen tüm türlerin veya farklı tür çekilmiş ise muhtarlık-okullara bu fotoğrafları götürüp hediye ederek o bölgede yaşayan insanların dikkatini çekerek önemli bir görev yapmış olabilirler. Diz üstü bilgisayar kullanılıyorsa, sunu hazırlayıp, o türlere ait sesleriyle beraber köy kahvelerinde insanlara sunu yapıp kuşlarla alakalı bilgiler vererek dikkat çekilmesini sağlayabilirler. Emin olun çok güzel muhabbetler kuruluyor.
Son olarak, kuşları fotoğraflamaya yeni başlayacaklara ne gibi önerileriniz olabilir ?
Sessiz ve sabırlı olmanın ödülü her zaman geliyor. Bu nedenle sabır çok önemli. Sahip oldukları ekipmanı tanımak hem sürat kazandıracağı, hem de ekipmanını üst seviyelerde kullanma şansı olacağı unutulmamalı. Çekilmesi düşünülen tür yada bölge hakkında ön araştırma çok önemli. Bu nedenle Doğal hayatı koruma derneğinin yayınladığı Türkiye ve Avrupa’nın kuşları kitabı büyük fayda sağlayacaktır. Kuş çekimi için ilk denemelerde uzak ve yorucu yolculuklara çıkmaya gerek yok. Bulundukları yerlere yakın bahçe, park yada sahillerde yerel kuşlarla ilk denemeler yapılabilir. İnsanlarla sürekli beraber yaşayan bu kuşlar pratik kazandırma konusunda önemli avantajlar sağlayacaktır. Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
Röportaj : SFG & İnci İşler