Arşivimizden  - From Our Archives

 

Faruk Akbaş

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

Pınar Dağ

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

FR DUYURULAR - FR NEWS
ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Ana Sayfa - Main Page > EYLÜL 2008 SAYISI - SEPTEMBER 2008 ISSUE > Evran Öztürk : Kasvet Gizli Fotoğraflar
Evran Öztürk : Kasvet Gizli Fotoğraflar

İstanbul Bakırköy'de doğdum, büyüdüm. Fotoğraftan önce daha 5 yaşlarında resim çizmeye başlamıştım. Her zaman için çirkin, sıra dışı, terk edilmiş ya da çekinilen unsurları resmetmek hoşuma gitmişti. Lise yıllarında ilk PC'mi aldığımda çizdiklerimi dijital ortamda değerlendirebileceğimin de farkına varmıştım. İlk Paint programı sonraları Photoshop 3.0 versiyonu beni resimlerden fotoğrafa yönelten bir geçit olmuştur. 1996 da babamın da gençlik makinesi olan, Yashica ElectroX ile fotoğraf çekmeye başladığımda artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.  


 

Kendi ayaklarımın üzerinde durmaya başladığımda kendimi İngiltere'de buldum. Uzun seneler yurt dışında bulundum. Analog çekimlerimin yoğun olduğu bu dönemde daha çok ıssız doğa manzaralarını, terk edilmiş yıkık mekanları ve vahşi coğrafik yapıları ilgiyle izlediğimi fark ettim. Fotoğrafla ilgili bazı kurslara da katıldım ama bu tip eğitimlerin içeriğinin bana fazla bir şey kazandırmadığını ama eğitimcilerle ayaküstü ders arası sohbetlerimin çok işe yaradığını söylemeliyim. Türkiye'de bazı stüdyo ve genel fotoğrafçılık eğitimlerim de oldu. Fotoğrafçılık konusunda en hızlı atılımım 2005 senesinde ilk dijital SLR makinemi almamla ve uzun yıllardır amatör ve yarı profesyonel olarak uğraştığım ve müzik hayatıma son vermemle başladı. Asıl mesleğim teknik ressamlık ve makine mühendisliğinden vakit bulduğum zamanlarda bol bol fotoğraf çekmeye başladım. Artık film kullanmadığım için bana limitsiz fotoğraf çekme imkanını sunan teknoloji sayesinde çektiğim fotoğraflarda özgürce ister makro, ister manzara, ister portre olsun kendimden bir şeyler katmaya ve bunları dijital tab esnasında yorumlamaya başladım. Fotoğraf çekmek için iyi teknik bilmek yanında, makineye aşina olmak, doğru lensleri ve ekipmanları kullanmak ve tabiî ki doğuştan gelen sonradan kazanmanın çok zor olduğu ayrıcalıklı bir görüş açısına sahip olmak gerektiğine inanıyorum. Bunların dışında farkındalık tabi ki çok önemli sürekli hava durumunu güneşin konumunu saatleri ve mekanları düşünerek en doğru ışığı, en doğru zamanda ve en doğru mevsimde, en doğru noktadan çekmeğe çalışmak gerçekten insanı zorlayan bir durum. Bunlar dışında tabi ki basit mekanizmalarla bol dijital yardımcı kullanarak da bazı fotoğraflar oluşturmak mümkün ama bunun fotoğrafçılığın ayrı bir dalı olduğunu düşünüyorum. Bu aradaki ince çizgide yürümekten memnun olsam da bazen çizginin sağ ve sol taraflarında uzun seyahatlere de çıktığım oluyor.  


 

Sürekli çektiğim bir tarz ya da teknik olmamakla birlikte ne teknikle, ne konuyla çalışıyor olursam olayım hemen hemen hepsinde sabit olan adına kasvet dediğim bir tür gizli tarz kullanıyorum. Şöyle ki çektiğim konu bir makro çiçek olsa da, ya da yıkık bir bina yahut tek bir ağaç hiçbir zaman bu kasvet karelerimden eksik olmuyor. Bu tarzın oturması ve insanların benim her fotoğrafımda bunu hissetmesi hoşuma gidiyor. İşlediğim fotoğraflardaki ana temayı yalnızlık, umut-umutsuzluk, üzüntü, acı, korku, kasvet ve bilinmezlik başlıkları oluşturuyor. Ayrıca bazen fotoğraflarımın altına o anda aklıma gelen bazı yazıları ekleyerek kompozisyonlarıma destek çıktığım da oluyor. Hatta bu tarz çalışmalarımı ilgiyle izleyen bir kesim salt fotoğraflarımı görünce altında neden yazılarımın olmadığını sorabiliyor.


 

Son zamanlarda fotoğraf çekmek için kullandığım mekanları internetteki uydu görüntülerini kullanarak tespit etmeye başladım. Böylece saatlerce dolaşıp keşif yapmak yerine hiç gitmediğim bir yeri bile uydudan tespit ederek çok kısa zamanda orada olup yollarda harcayacağım vaktimi fotoğraf çekerek geçiriyorum.


 

Fotoğrafçılıkla profesyonel anlamda yoğunlaşmam 2007 senesi sonlarını bulmaktadır. Her geçen gün öğrenmeye denemeye ve çekmeye devam ederek ilerliyorum ve bundan keyif alıyorum. Fotoğraf çekerken genelde çekeceğim her ne ise onu bir süre değişik açılardan incelemeyi tercih ediyorum. Kimsenin görmediği açıları arıyor hatta değişik ve tehlikeli konumlar seçerek risk alarak kimsenin çekmek istemeyeceği kadrajları yakalıyorum. Deneme çekimleri kadraj aramalarım hatta değişik birkaç tekniği üst üste denediğim anlar bile oluyor. Genelde geniş bir ekipman kitlesiyle dolaşıyorum. Çünkü karşıma ne çıkacağını hiçbir zaman tahmin edemeyeceğimi biliyorum. Tek bir makine ve lens ile ortalıkta dolaşmak bana göre değil. Her zaman ayrı konular için ayrı filtreler ve lensler hatta makineler kullanmaktan tanımsız bir zevk alıyorum. İzlediğim ve beğendiğim fotoğrafları analiz ederek çözümlemek ve ne gibi uygulamalarla oluşturulduğunu tahmin edip denemek hoşuma giden çalışmalardan biri. Bunu önüme gelenle bilek güreşine oturmaya benzetiyorum bazen. Her zaman yenebiliyor muyum derseniz hayır ama yenebileceğimi bilmek kendimi iyi hissetmemi sağlıyor.

 


 

Fotoğraf çekmeye ne zaman ve nasıl başladınız?

 

Fotoğraf çekmeye babamdan aldığım Yashica analog SLRile 1995 senesinde sepia filmlerle başladım.

 

Kendinize örnek aldığınız ya da çalışmalarını çok beğendiğiniz fotoğrafçılar var mı? Varsa isimleri?

 

Elbetteki var. Başta Andrzej Dragan olmak üzere Bernt Carlzon, Andrew James Edsall, German Tillemann, Lara Jade gibi isimleri bir çırpıda söyleyebilirim.

 

Kullandığınız ekipmanlar? Ve önerebileceğiniz ekipmanlar?

 

Nikon D70s, D80, D300, Yashica Electro makine olarak ve objektif olarak da fazla pahalı olmayan ama benim için yeterli işgören 10-20 mm Sigma, Nikkor 50f1.8, 70-300 APO Macro Sigma, SB-800flaş ve tabi ki dijital editör ve bazı plug-in ler ve objektife takılan cam filtreler çeşitli tripodlar diyebilirim.


 

Kullandığınız veya önerebileceğiniz filtre çeşitleri?

 

UV, ND (karatma filtresi), GD (renk geçiş filtresi) ve CP (dairesel polarize) filtreleri kullanıyorum. Kızılötesi çalışmalar için heliopan infrarot filtresini kullanıyorum. Filtrelerin çok ucuz ve markasız olanlarının pek bir işe yaramadığını söylemeliyim. Ama uçuk fiyattaki filtrelerin de biz amatör ya da semi-pro fotoğrafçılar için çok masraflı olacağı inancındayım. Orta fiyatta markası az da olsa bilinen ve geniş açılar için slim modelleri (görüş alanında kalmaması için) tercih etmek mantıklı gözüküyor. Zaten bazı filtreler dışında çoğu filtrelerin yaptığı işi günümüz dijital editör programları bir çırpıda yapıyor.


 

Hoşunuza gitmeyen fotoğraf kompozisyonları?

 

Sürekli kendini çeken narsist fotoğrafçıları ve kompozisyonlarını pek hoş bulmuyorum. İnsan kendini çekebilir, başarılı da olmuş olabilir ama arada objektifi başka taraflara da çevirmesini bilmeli ya da üreticilere söyleyelim onlar için özel olarak 4 prizmalı vizörle objektifin aynı yere baktığı birde yanında küçük aynası olan makineler üretsinler J. Birde sürekli sandal çekilmesi beni rahatsız ediyor. Değişik açılar ve çok profesyonel çalışmalar haricinde. En çok kızdığımda Foto manipülatör diyebileceğim Dijital editörleri iyi kullanan ama hiç fotoğraf çekmeyen ya da abuk sabuk bir şeyler çekip gerisini stok fotoğraflardan alarak aranje eden ve sanki kendileri çekmiş gibi sunan arkadaşlar. En azından bu çalışmanın bir manipüle olduğunu ve stok kullanıldığını detaylı bir biçimde belirtmeliler. Örnek, bir keman çalan kız vardır meşhur bir de kırmızı elbiseli başı örtülü bir kız bu iki stok fotoğraf nereye baksam farklı renklerde ve pozisyonlarda karşıma çıkmakta beğeniler övgüler almakta. Halbuki çeken arkadaşın bu fotoğrafta ki katkısı çok az ve yetersizdir. Övgüler stok fotoğrafadır ama yazanlar bunu bilmez. Bilmem anlatabildim mi?


 

Hoşunuza giden ve tasvip ettiğiniz fotoğraf kompozisyonları?

 

Değişik ve yeniyi deneyen ve sürekli kendini geliştiren fotoğrafçıları ve ne olursa olsun onların kompozisyonlarını takip ederim. Farklı bakış açısı olan belgesel tadındaki enstantaneleri, iyi işlenmiş HDR tarzında manzara ve bina- iç ve dış mekanları, Olduğundan farklı yansıtılmış ilginç kompozisyonları ve kurgu olarak tabir edilen zekice düşünülmüş konuları beğeniyle izlerim. Bunun yanında hoş manipülasyonlar ve değişik efektler hoşuma gider.


 

Kurgu fotoğrafçısı mısınız yoksa bir "an" fotoğrafçısı mısınız?

 

Kurgu da çekiyorum an da. Ama kurgu şüphesiz çok daha fazla vakit alan bir iş. Vakit buldukça kurmaya bulamadığım zamanlarda ise "an" a yöneliyorum denebilir.

 

Fotoğraf çekerken daha çok günün hangi saatlerini tercih edersiniz?

 

Öğleden sonradan gece geç vakitlere kadar her saat çekerim. Özellikle bulutlu günleri ve günbatımlarını kovalarım. Metruk mekanları severim tek tek keşfeder ve saatlerce dolaşırım.


 

Fotoğraflarınızda dijital düzenleme kullanıyor musunuz? Dijital düzenlemeli fotoğraflara bakış açınız?

 

Fotoğraflarımda dijital düzenleme kullanıyorum. Ne de olsa zaten dijital bir makineyle çekiyorum. Bu çektiklerimi aynen analogda olduğu gibi dijital ortamda tab ediyorum ki etmeyenleri anlayamıyorum bence yanlış yapıyorlar. Zaten ham formatta çektiğim için herhangi bir ortamda kullanmam için öncelikle tab etmem gerekiyor. Tab işlemi sonrası her makinenin ihtiyacı keskinlik ve kontrast ayarlarıyla ilgileniyorum. Ardından hissettiklerimi yansıtmak amaçlı bazı renk filtreleri ve dijital müdahalelerde bulunabiliyorum.

 

www.thetork.deviantart.com

http://www.flickr.com/photos/29125743@N02/show/ 

 

Hazırlayan : İnci İŞLER 
 



 
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 9 yorum, 1-9 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Sevgili Evran,
Fotograflarin bana fotograftan cok bir siyah beyaz ama yagli boya tablosu keyfi verdi..Cok benzer görüslerimizin yanisira önemli bir farkimizda su:ben umutdan yanayim.Oysa senin tablolarinda hüzünün yani sira gelecek endisei ve umutsuzlugu seziyorum.Dogrumu?Ben herhalde babandanda yasliyim .62 yasindayim,1963 de fotograf cekmeye basladim önce amatör olarak..sonra 70-74 yillari arasinda Almanyada güzel sanatlar yüksek okulunda film ve fotograf egitimi gördüm..Bir 10 yildir emekliyim ve sadece hatira fotograflari ceker oldum..Dijital makinalari nerdeyse hic tanimiyorum..Bende bu konuda senden fikir almak isterim.:Acaba bu yeni sistemlerle fotograflarimi bende cok sevdigim yagli boya tablo gibi degistirip manüple edebilmeyi nerden ögrenebilirim?

Sevgi ve Isikla
Leventveziroglu@yahoo.de
Levent Veziroglu eklemiş - adds | 05 Eylül 2008 Saat - Time 11:42
sevgili arkadaşım, başarılı fotograflarını büyük bir zevkle izliyor, çözümlemeye calısıyorum. bu yazında, kısa röportajında anlatım dilin ve samimi bilgi verici yönünlede, övgüleri hak etmişsin.
ısıgın yeterli olsun hep.

ebru umuç eklemiş - adds | 05 Eylül 2008 Saat - Time 15:09
Levent Bey Selam,

Fotoğralfrımın orjinal halleri renklidir. Fotoritim ilgililerinin ısrarı ve seçimi sonucunda tarafımdan sadece fotoritim için siyah beyaza çevrilmişlerdir. Bu fotoğraflar aslında kendilerini renkleriyle ön plana çıkaran eserlerdir. Siyah beyaz olmalrı etkilerini bir hayli düşürmektedir. Dolaysıyıla size tavsiyem altta verilen linklerden ikincisini seçerek sunumu full screen modunda izlemenizdir.
Babamın doğum tarihi 1943 tür. Aşağı yukarı aynı yaşlardasınız doğru tahmin. Dijitalden bu kadar kopmanız sizin neslinizin genelde yaptığı en büyük hatalardan biridir. Bunun geçte olsa farkına varabilmeniz beni ziyadesiyle memnun etmiştir. günümüzde dijital yaşamımızın her noktasına girmiş ve olmazsa olmazlardandır. Şu anda dijitali fotoğraf için kullanmaktan bahsediyoruz. Şüphesiz ki bu durum insana sayısız avantaj sağlamaktadır. Tabi ki bazı dez avantajlar da yüklemektedir. Ayrıntılı bilgi için benimle kontak kurarsanız bu konuda elimden geldiğince yardımcı olacağımı söylemeyliyim. Ama bu süreçde sabır ve çalışmanın mutlaka gerekli olduğunu kabullenmeniz gerekmetedir. Sevgiler saygılar efendim.
Evran Öztürk eklemiş - adds | 06 Eylül 2008 Saat - Time 07:17
Sevgili Evren,
Dijitale hic baglanamadikki kopalim..Unutmaki bizim cocuklugumuzda Radyo nun disinda bugüne ait hicbir teknoloji yoktu..Ilk makaral ses kayit cihazini duydugum zaman inanamamistim..Fotograflarimizi kendimiz ceker,yikar fixe eder ve gene ayni metodla kagida geciridik..Cektigin resmi aninda göreceksin ilerde!deseler inanmazdik..Hele cep telefonlarini...ancak Baytekinin Uzay filmlerinde kullanilabilen hayal mahsulu seyler olarak algilardik..Bu yüzden bizler icin kolay degil adapte olabilmek..bak bircok yasitima göre hic degilse Bilgisayar kullanmayi ögrendimde kontak kurabiliyorum.Sevgili Evren email adresini verirsen sana direkt de yazarim..Aslinda cok zor degilse bu teknoloji ile evde fotograf ve tablo karisimi birseyler üretebilmek isterim..Zamanin müsait olursa bunu bana kabacada olsa nasil yapabilecegimi yazarmisin??yada bir kitap tavsiye edermisin..
Gözlerinden öperim..
Sevgi ve Isikla
levent
Not:yarindan sonra 10 gün kadar Izmir disinda olacagim..
Levent Veziroglu eklemiş - adds | 06 Eylül 2008 Saat - Time 12:10
Bilgilerin aktarımı, bu dijital ortamın bize sağladığı en büyük kolaylık.Ben 37 doğumluğum. Büyük bir hevesle 50 yıllık bilgimin üzerine bu kolaylıkları uygulamaya çalışıyorum. Ama zor oluyor. Önce dil yabancı, bu yaştan sonra da öğrenmek pek olanaklı görünmüyor.Akşamdan sabaha unutuyoruz. Soru yönelttiğimiz gençler de çok normalmiş, bizim de bilmemiz gerekirmiş gibi araya yarı ingilizce ,yarı türkçe sözcüklerle anlatmaya başlıyorlar (Sevet gibi) Sevmeyi iyi bilirim de, sevet neyin nesi dediğinde adamın yüzüne garip garip bakıyorlar; onu da mı bilmiyorsun der gibi.
Sorunlarınızı bu ortamda çözerseniz bizler de yararlanırız, Sevgili Evren ve Levent beyler.
Sevgiler, aydınlık günler (Ufuk pek karanlık ama, ben gene de dileyeyim. Gün doğmadan neler doğar.)
Uğur Bilge eklemiş - adds | 10 Eylül 2008 Saat - Time 11:07
evrancım,
ben zeynebin annesi hayriye.fotoğraflarını çok beğendim.helede ağaçve at...evet biraz kasvet var ama ,hemen ardından herşey aydınlanacakmış gibi umutta var.öyle hissetiriyor.ben sadece anı fotoğrafları çekerim ama insanı küçük bir köşeye alıp,doğayı çekerim.buna foto dilinde ne derler bilmem..başarılarının devamını diliyorum....
hayriye ilhan eklemiş - adds | 10 Eylül 2008 Saat - Time 18:56
Evran,

cok tebrik ediyorum, kendi tarzını, cizgini olusturman ve bilincli bir sekilde bu sanatı yaparken, daha guzeli bulmak icin her turlu aracı arastırıp bulurken dogallıgı bozmayacak kadar dengeli kullanman takdire deger gercekten.

kasveti bile izlerken keyf alabiliyorsak fotograflarında, estetik degerleri bulabiliyorsak, senin basarındır bu.

tekrar tebrikler
M Bahadır Civan eklemiş - adds | 12 Eylül 2008 Saat - Time 16:10
Bu işi nasıl severek, o çok kıymetli zamanından fedakarlık ederek ve daha iyi olmak için ne kadar uğraştığını en yakından gözlemleyen kişi olarak, emeğinin daha çok sayıda kişiye ulaşmasını çoktan hak etmiş olduğunu düşünüyordum.
Ne derler: Harvest responds to the seed ;)
Bilgiyi paylaşmayı seven yönün hiç değişmesin.
Tebrikler.
speLL eklemiş - adds | 13 Eylül 2008 Saat - Time 15:27
fotoğraf gözünün çok kısa zamanda kendini hızla geliştirdiğini tanığı olmak keyif verici ,fotoğraf sanatı , senin adına ve biz gözlemciler adına :)

başarılarının devamını dilerim sevgili arkadaşım ...

Yaban TÜRK eklemiş - adds | 20 Eylül 2008 Saat - Time 22:21
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

 

 

 

TFSF Onaylı Yarışmalar

Photo Contests Under TFSF Patronage

06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.