Yıllardır en büyük düşlerimden biri olan Yemen seyahati 2007 yılının Temmuz ayında gerçekleşti…
Anne-baba-çocuk(bendeniz) ve yakın bir arkadaşımla çıkılan dört kişilik seyahatimizde ilk öğrendiğimiz şeylerden biri de bunca gizli kalmış güzelliğine, el değmemiş kültürüne, yüzlerce, binlerce yıldır yaşayan tarihi dokusuna rağmen hala neden turistik olmayı başaramamış olduğu oldu.
Ülkeye girişimiz uçak yoluyla değil, kara yoluyla Umman üzerinden gerçekleşti. Ancak otobüsteki tüm yolcular ve diğer bir kaç turist sınırı hemen geçmelerine rağmen bizi iki saat süreyle gümrükte tutarak “Türk olduğumuzu, bu sınırdan daha önce hiç bir Türk’ün geçmediğini(bunu ispatlamak için de önümüze listeler yığmayı da ihmal etmediler), bu nedenle Avusturalya’dan iznimiz olmadan(!!!) kara sınırından değil, sadece havayoluyla Yemen’in başkenti Sanaa’dan ülkeye giriş yapabileceğimizi söylediler.
İki saatin sonunda acıyarak bizi sınırlarına kabul eden Yemen’de ilk karşılaştığımız manzara; fakir sınır kasabaları ve güney Yemen’in geleneksel kıyafetleri içine bürünmüş kat çiğneyen insanlar oldu.


Kat ülkenin ekonomik ve kültürel anlamda yaşam damarını oluşturan bir çeşit uyuşturucu. Komşu ülke Umman’a bu bitkinin sokulması ölüm ile cezalandırılırken Yemen’de yaşam biçimi haline gelmiş… Hatta Yemen’in o meşhur kahve tarlaları bugün kat ekimi uğruna yok edilmiş durumda…
Kat bitkisi taze olarak öğlen 1 sularında satışa sunuluyor ve bu saatten sonra Yemen’de hayat neredeyse duruyor. 4’e kadar tüm dükkanlar kapanıyor ve su, şeker ve çoğu zaman nargile eşliğinde süregiden kat meclisleri kuruluyor.
Bitki çiğenenerek yanakta biriktiriliyor ve 5-6 saat süreyle avurtlarda tutularak kılcal damarlar youlyla emilimi gerçekleşiyor. Bu nedenle de kat çiğneyen Yemenlilerin gözleri sapsarı ve mat bir hal almış durumda. Ayrıca çoğu, karaciğer problemleri ve katın neden olduğu daha bir çok hastalık nedeniyle erken yaşta ölüyorlar…
Gezimizin ilk durağı Güney Yemen’deki Mukalla ve Seiyun kentleri oldu. Özellikle Seiyun kenti yakınlarında bulunan eski köyler ve Khaila mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerler arasında. Bu arada Yemen hakkında değinilmesi gereken bir nokta da turistlerin kafalarına estiği gibi ülke içinde dolaşamayacakları. Çünkü güvenlik nedeniyle ülkenin güneyinden Taiz ya da Aden gibi kentlere direkt olarak geçmeniz mümkün değil. Bu ancak özel izinlerle ve bir yığın prosedür ile mümkün olabiliyormuş ki biz mümkün olabildiğine tanık olamadık ne yazık ki.. Rotanızı ancak güney Yemen’den bir uçak ile Sanaa’ ya çevirip oradan tekrar güneybatıya dönmek şeklinde ayarlayabilirsiniz. Ancak dikkat edilmesi gereken bir başka nokta da Hadramut civarından Sanaa’ya haftada sadece iki gün uçak seferi bulunuduğu ve bu uçak seferlerinin de mutlaka dolu olduğu olacaktır. Özellikle Güney Yemen’e bir gezi planlarken oldukça dikkatli davranılması gerekiyor…


Yemen oldukça dağlık ve sarp bir ülke. Yerleşim yerlerinin çoğu da dağlar arasındaki vadilere ya da özellikle dağların üzerine kondurulmuş… Bu da ulaşımın güç ve engebeli olması anlamına geliyor…



Yemen’de fotoğrafla ilgilinen biri olarak öğrenilmesi gereken ilk kural, kadınların fotoğrafının çekilemeyeceği. Şayet boynunuzda makineyi görürlerse, objektif onlara bakmıyor bile olsa ellerine geçen ilk taşı kafanıza doğru fırlatmaları ya da bağırmaya başlamaları ihtimaller arasında...
Kadınlar gözlemlediğimiz kadarıyla Güney Yemen’in kırsal kesiminde, daha çok çobanlık ve tarla işleri ile ilgileniyorlar. Ama yine de kuzeyde ya da güneyde kadınların sosyal hayatın içinde kapladıkları en önemli rol, eş ve anne olarak evlerin içinde sürdürülüyor gibi görünüyor…
Sokaklarda da çok fazla kadına rastlamak mümkün değil. İran’daki gibi yazılı yasalar olmasa da kadınlara yönelik toplumsal baskılar had safhada ve kadınların %90’ından fazlası sadece kara çarşaf değil gözlerini tamamen kapatan siyah peçelere ve eldivenlere de sahipler… Yüzlerini açanlara ise anlaşıldığı kadarıyla pek iyi gözle bakılmıyor. Yemen havayollarındaki yüzleri açık, pantolonlu hosteslerin tümü ise Fas ve Tunus gibi ülkelerden ithal edilerek istihdam edilmekte…






Yemen’in en derli toplu ve bakımlı şehirlerinden biri de Hudeyde. Ziyaret edilebilecek fazla turistik ve tarihi mekanlara sahip olmamasına rağmen Hudeyde’nin balık hali ve buradaki insan manzaraları fotoğraf meraklılarını cezbedecek cinsten…




Başkent Sanaa, ülkenin en görülmeye değer ve en fotojenik şehirlerinden biri… Şehir, modern ve eski Sanaa olarak ikiye ayrılmış durumda. Eski Sanaa’ya Bab-el Yemen isimli şehir kapısından giriliyor ve adımınızı atar atmaz yaşayan kalabalık ve çok büyük bir ortaçağ kentinin içinde buluyorusunuz kendinizi… Kent eski kerpiç evleri, geleneksel kıyafetler içindeki kadın ve erkekleri, ve dükkanlarıyla adeta bir film setini andırıyor…




Yeni Sanaa’da bir sokak düğünü… Düğüne sadece erkekler katılabiliyor. Ortada görülen yeşil hançerli üç damadın omuzlarındaki kalaşnikoflar gücü simgeliyor…


Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.
Use By Author Permission Only.
e-Panel
M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı
Türkiye Sanal Fotoğraf Müzesi
Anadolu Fotoğraf Dergisi