Arşivimizden  - From Our Archives

 

Faruk Akbaş

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

Pınar Dağ

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

FR DUYURULAR - FR NEWS
ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Ana Sayfa - Main Page > NİSAN 2007 SAYISI > Feryal Uludağ : Fotoğraflarla Yaşamın 8 Evresi
Feryal Uludağ : Fotoğraflarla Yaşamın 8 Evresi

KİMLİĞİN AŞAMALI-OLUŞUM KURAMI

Erikson, aşamalı–oluşum kavramının genetik biliminden ödünç alınmış olduğunu ve bu kavramın döllenmiş yumurta hücresinin anne karnında gelişimine ilişkin temel bir ilkeyi anlattığını belirtir. Tüm doku ve organlar baştan beri ayrışmamış biçimde bu hücrede bulunurlar ve her doku zamanı geldiğinde ayrışıp gelişmeye başlar.  Bir dokunun gerektiği gibi gelişmesi, ardından gelecek ayrışma basamağının gerçekleşmesine ortam hazırlar. Gelişim zamanını kaçıran dokudaki aksama ileriye de yansır ve daha sonra ortaya çıkacak dokuların uygun biçimde gelişme şansını ortadan kaldırır. Erikson aşamalı-oluşum ilkesinin bireyin ruhsal-toplumsal gelişimine de uyarlanabileceğini düşünür. Yani kişilik gelişimi zamanı geldikçe birbiri üzerine binen sekiz aşamada gerçekleşir. Her bir dönemin kendine özgü farklı gelişimsel hedefleri vardır. Her evrede bir olumlu bir de olumsuz duygu ya da öge ayrışıp olgunlaşır. Evrenin sonuna doğru hangi duygunun baskın olacağı belli olur. Bireyin herhangi bir gelişim dönemindeki hedeflerini gerçekleştirebilmesi için, o dönemde karşılaşmış olduğu çatışmaların üstesinden gelmesi gerekir. Bireyin bu karmaşalarla başa çıkabildiği oranda daha sağlıklı bir kişilik yetiştirebileceğine inanılır. Böylece birey daha sonraki gelişim dönemlerindeki karmaşalarla da baş edebilmek için sahip olması gereken donanımı kazanmış olmaktadır. Belli bir dönemde karşılaşılan karmaşaların çözümlenmesi ile benliğe yeni bir özellik katılmaktadır. Ancak bir dönemdeki karmaşalarla baş etmedeki  başarısızlık sonraki dönemlerde telafi edilebilir. Uygun çevresel şartlar, koşullar sağlandığında yaşanılan başarısızlıkların kişilik gelişimi üzerindeki örseleyici izleri silinebilecektir.

Evreleri oluşturan yaş dönemlerini yansıtan fotoğrafları izlerken bu yaş döneminde hangi temel duygular ve çatışmalar yaşanıyor dip notlarla yazmak istedim. Nedensiz yere yaşadığımız, anlam veremediğimiz güvensizliğin, umutsuzluğun, utancın, suçluluğun, aşağılık duygusunun, kuşkunun kaynağına şöyle bir göz atmış olacağız.

Bu seride nisan ayının özelliği gereği sadece ergenliğe kadar olan evrelere bakıp daha sonrasında yaşamın diğer evrelerini ve fotoğraflarını izleyeceğiz.

1-      
TEMEL GÜVENE KARŞI TEMEL GÜVENSİZLİK: UMUT (0-1 yaş)

Yaşamın ilk bir yılı boyunca bebekte gelişmesi beklenen dirimsel duygu “temel güven”dir. Yaşamın ilk yılında hayatta kalabilmek için bağımlı olduğu ana-babasının ya da onların yerine geçen kişilerin bebeğin temel gereksinimlerini düzenli bir biçimde karşılayıp karşılayamamaları, bebekte insanların güvenilir ya da güvenilmez oldukları biçiminde bir duygunun yerleşmesine yol açmaktadır.



Güven ve güvensizlik arasındaki çatışmadan umut doğar. Umut şimdi değilse bile gelecekte gereksinimlerin karşılanacağına, isteklerin yerine getirileceğine ve doyumun sağlanacağına inanmaktır. Böylece güvensizlik duygusuyla baş etmek kolaylaşır. Gelecekten iyi şeyler beklemek olanaklı hale gelir. Güven sarsıldığında bile umut canlı kalmak zorundadır. Çünkü umudun olmadığı yerde yaşama isteği süremez, yaşamak için çaba gösterilemez.



İlk dönemden çıkarılan kimlik duygusunun en kısa ve özlü anlatımı: İçimde yaşattığım ve başkalarına verdiğim umut neyse ben oyum ( I am what hope I have and give).

İpucu: Vermeye hazır ol ve vermeyi iste. Tutarlı, sürekli, aynı ve titiz bakımı sağla.

2-       ÖZERKLİĞE KARŞI UTANÇ VE KUŞKU: İRADE GÜCÜ (2-3 YAŞ)


Gelişmesi beklenen dirimsel güç “irade gücü”dür. Uygun bir bakım ile temel güven duygusunu edinmiş olan bebek, kendi davranışlarının kendine ait olduğunun farkına varmaya başlar. Artık çişini ve kakasını isterse tutup isterse bırakıyor olması ona şunu gösterir: Bedeninde ya da içinde uyanan gereksinimlerin, arzuların, eğilimlerin kölesi değildir; onlara kulak vermek zorunda olsa bile eninde sonunda ne yapacağına, nasıl davranacağına kendi bilinci karar vermektedir. Bu özerklik duygusunun bir yönünü oluşturur.



Bu evre özerklik duygusunun yanı sıra utanç ve kuşku duygularının da içinde uyanmasına ortam hazırlar. Bağımsız iradeye sahip bir birey olarak kendini ortaya koyuyor olması başkalarının gözü önünde durduğunun ve değerlendirildiğinin bilincine varmasını sağlar. Bunun getireceği utanma duygusu, birey olma bilincinin bedeli gibidir. Kendi iradesini annesinin iradesinin önüne geçirmeye çalışan çocuk utanma duygusunun etkisi altında kalır ise özerklik denemelerinden kaçınmak zorunda kalır. Bu yenilgi temel kuşkunun büyümesine neden olacaktır.



Bu dönemden çıkarılan kimlik duygusunun en kısa ve özlü anlatımı: Özgür irademle isteyebildiğim neyse ben oyum (I am what I can will freely).


İpucu: Çocuğun davranışlarını kısıtlamak yerine, daha bağımsız ve özerk davranabilmesini sağla.

3-       GİRİŞİME KARŞI SUÇLULUK: AMAÇ (3-5 YAŞ)


Gelişmesi beklenen dirimsel güç “girişim” duygusudur. Çocuk nasıl biri olacağını araştırmaya koyulur. Erişkin rolleri fark edilmeye ve erişkinlerin dünyasına yönelik her ayrıntı büyük bir merakla soruşturulmaya başlanır. Yalnızca düşleri ve oyunlarında kendini bu rollere sokmakla kalmaz; gerçek yaşamda da özendiği rolleri oynama denemelerine girişir. Kendi cinsinden ebeveynin rolünü üstlenmeye ya da yerini almaya çalışması en önemli girişimidir. Bu ödipal girişimin kaynağı, erkek çocuğun babasıyla, kız çocuğunda annesiyle yaptığı özdeşim olarak görülmelidir. 


     
Suçluluk duygularının aşırı yaygın ve  ezici olması çocuğun rol denemelerin ve amaçlarının büyük bölümünün yasak olduğu düşüncesi ile girişimlerini geri çekmesine neden olacaktır. Bu nedenle çocuk suçluluk yaratmayan amaçlar belirler ve bunlara yönelir.



Bu dönemden çıkarılan kimlik duygusunun en kısa ve özlü anlatımı: Gelecekte kim olmayı düşleyebiliyorsam, ben oyum (I am what I can imagine I will be).


İpucu: Çocuğun yapması ve yapmaması gerekenler konusunda bir denge kur ve girişkenliklerini destekle


4-       İŞYAPICILIĞA KARŞI AŞAĞILIK DUYGUSU: YETERLİK (6-11 YAŞ)


Gelişmesi beklenen dirimsel güç “yeterlik” duygusudur. Bu dönemde anne babanın yerini alma düşleri bastırılmış, yasak olmayan özdeşim biçimleri ya da roller aranmaya başlanmıştır. Bu koşullar, çocuğu kendinden büyük çocuklarla ve erişkin eğitimcilerle özdeşim yapmaya dolayısıyla onların becerilerine özenmeye ve yaptıkları işi öğrenmeye iter.



Dolayısıyla, büyüdüğü zaman da üzerine aldığı işleri gerektiği biçimde yapabileceğine inanç duymaya başlayacaktır. Yapmayı öğrendiği işlerle çevreden beklediği tanınmayı sağlayamayan çocuklarda iş kimliğinin gelişimi aksayacak ve aşağılık duygusu ön plana çıkacaktır. Bunun bir nedeni yakın çevresindeki yetişkinlerin ilgisizliği ve duyarsızlığı, bir diğer önemli nedeni ise çocuğun önemli işler becerdiğine yönelik inancının sarsılmasıdır.




Bu dönemden çıkarılan kimlik duygusunun en kısa ve özlü anlatımı: İş yapma konusunda öğrenebildiğim neyse ben oyum ( I am what I can learn to make work).


İpucu: Çocuğa kendi gücüne  uygun düşen sorumluluklar yükle ve başarılı kıl, diğerleriyle kıyaslama, takdir et.




Kaynak :
Dereboy İ. F. (1993) Kimlik Bocalaması: Anlamak Tanımak Ele Elmak. Özmert Ofset, Malatya.


Hazırlayan ve Fotoğraflar : Feryal ULUDAĞ
Yorumlar - Comments
Toplam 9 yorum, 1-9 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Çok güzel bir çalışma olmu gerçekten.Eline sağlık... :)

Önder Sayan
eklemiş - adds | 03 Nisan 2007 Saat - Time 21:18
Çok güzel bir çalışma kutluyorum, ileriki dönemlere ait yorumlarını ve güzel fotoğraflarını sabırsızlıkla bekleyeceğim.
sevgi Bakır eklemiş - adds | 04 Nisan 2007 Saat - Time 10:16
Merhaba Feryal...Bu günlerde üzerine bolca kitap okudugum ber konunun böylesine güzel ve anlamlı fotoğraflarla bezenerek işlenmesi beni çok sevindirdi ...Elinize gözünüze ve emeğinize teşekkürler...Cihat Köseoğlu...
Cihat Köseoğlu eklemiş - adds | 05 Nisan 2007 Saat - Time 01:39
2,5 yaşındaki kızımın zaman zaman anlam veremediğim ve beni çileden çıkaran davranışlarına biraz daha anlam verir oldum.
Çok güzel bir çalışma,konu-fotograf bütünlüğü etkileyici.
Elinize sağlık.
eklemiş - adds | 05 Nisan 2007 Saat - Time 15:50
bu güzelim çalışmandan dolayı tebrik ederim seni.
selamlar Feryal.
özcan çeltikli eklemiş - adds | 06 Nisan 2007 Saat - Time 22:43
sevgili Feryal,
atölye çalışmalrından içindeki insan ve fotoğraf sevgine tanığım.Fotoğraflarını ve birikimlerini böyle medyalarda tüketmen sanatçı kimliğinin göstergesi..İnsanı plastik bir değer olarak fotoğrafik estetik ile bütünleştirerek görsel lezzetle bizlere sunman sanırım bir "Feryal portresi " dedirtecek düzeye getirmiş çalışmalarını...Başarılarının devamını dilerken insan ve fotoğraf sevginin bir coşku seline dönüşeceğine inancımı da vurgulamak istiyorum.ışığın bol olsun sevgili FERYAL.
Kenan SEVEN.Atölye şefin:))
kenan seven eklemiş - adds | 18 Nisan 2007 Saat - Time 09:47
merhaba feryal hanım adım nihal...kastamonuda hemşirelikte okuyorum yaz stajlarımıda hacettepede yapıyorum yani sizi tanıyorum ve tesadüfen bu siteyi gördüm ve ogün bu gündür takipteyim fotoğraflarınızı.çok da beğeniyorum emin olun yüzünüzün güzelliği kadar fotoğraflarınızda bir o kadar güzel...
başarılarınızın devamını diliyorum.
nihal sacal eklemiş - adds | 02 Mayıs 2007 Saat - Time 16:14
sunumu fotograflarla desteklemeniz müthiş olmuş. Düşencenize sağlık olsun. Devamını bekliyorum.
ishak eklemiş - adds | 10 Aralık 2007 Saat - Time 11:28
çok yaratıcı ve bilgi dolu bir çalışma olmuş.Ancak diğer bölümler yok nasıl ulaşabiliriz?
nurdan güven eklemiş - adds | 21 Nisan 2008 Saat - Time 23:24
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

 

 

 

TFSF Onaylı Yarışmalar

Photo Contests Under TFSF Patronage

06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.