
Raşit usta, eskinin bu çarşıda var olan kalay çalışanlarının ve işlenen bakırın sesini uzaklardan duyar gibi dışarı özlemle bakıyordu. Gözleri, yüreği hep eski dostlarını, müşterilerini, o kulak çınlatan sesi arıyordu. Dile kolay bir ömür, bir hikayeydi ardında bıraktığı.
Zamanın, hayatı ötelemesiyle artık selam verecek insanın dahi sayılı geçtiği bu sokakta hep eski günlere özlem vardı. Hem de her şeyiyle.
Derin hatıraların, yürek burukluğuyla canlandığı geçmişe özlemle bakarak, anları ve anıları bir anda gözlerinin önünden geçiverdi.
O zamanlar okula gitmek kasabaya uzak yerlerde pek bilinmez, kısa yoldan ya baba işi yapılır ya da geleceği olan bir meslek dalına çıraklığa verilir, alaydan yetişir giderdin.
Ustasının yanına babasıyla beraber geldiği, ekinlerin biçilip harmanın yapılıp, serinliklerin başladığı o ilk günü hatırladı. Bir sabah vakti babasının ellerinde teslim oldu dükkana. Evden de yemesi için verilen azığıyla beraber... Ama ne ustası onu aç bıraktı ne de hayatı boyunca aç kaldı. Ustasının onu ilk günü sahiplenmesi ve ona duyduğu güven yaşamının geri kalanına bir hikaye oldu.
Ustası rahmetli , işinin ehli, karakterinin sağlam adamı, etrafının saygınlarından ve orada bu işten en çok kazananlardandı.Ustalığı nam salmış işinde bir numaraydı.
Dalınca geçmişe, yaşıyor olsa ustasının elinden öpmek geldi içinden. Çok şeyini öğrenmişti ondan. Her yaptığı işte,harekette örnek aldığı davranışlarını hatırlardı.
İşe başladığında, geleceğin mesleğiydi kalaycılık, bakırcılık. Tüm yemek kapları her şey bakırdı, yoktu bugünün yeni ürünleri. Aldın mı malzemeyi yılda en az bir defa kalaylatacaktın. Her ev sana bir şekilde bağlıydı. Artık kil kapların, güveçlerin yeri teker teker kayboluyordu.
Biraz bıyık altından güldü; şu anki halini, kalaycılık başladığında tezgahları boşalan güveç ustalarını, yaşadıkları zorlukları ve bırakmak zorunda kaldıkları işlerini, boş tezgahlarını anımsadı. İç geçirircesine düşündü. Kader dedi…
Bir an aklına torunları geldi. Yaşama sevinçleriydi Raşit ustanın... Tebessümü, iç mutluluğu parladı, yanaklarını koparası geldiği torunlarını gözlerinin önünde canlandırdı.
Evini almış, işlerini düzenlemiş, borçlarını ödemiş çocuklarını evlendirmiş, şehrin dışındaki bağında geri kalan zamanını geçirecek bağ evini yapmış idare ediyordu. İçinden daha ne isteyeyim ki der gibi oldu.
Ustasının dediği ilk söz kulaklarından ömür boyu hiç çıkmayacaktı. ‘Dürüst ol.’ Hep de öyle oldu… Zaten ailesinden aldığı terbiye de buydu. Hiç taviz vermedi. En büyük sermayesi hep dürüstlük oldu...
Yılları, geçmiş emekleri canlandı gözlerinde. İş yetiştiremez, eleman yetmezdi ustasının yanında. İyi de harçlık alırdı. İşi de en ince ayrıntısına kadar öğrenmişti.
Vakti zamanı geldi.
Öptü ustasının elini.
Ağlayarak ayrıldılar.
Bakırcılar çarşısında onlarca bakırcı, kalaycının yanında dükkanını açıverdi. Ustası dahi hep iş gönderdi. İşleri iyiydi ve de kazanıyordu.
Yürek parçalayacak şekilde gözleri doldu.
İlk işini uğur getirsin diye anası getirmişti evladına. Koynundan çıkardı uğur parası diye oğluna ilk parasını verdi. Hala sakladığı o parayı hiç unutmadı ve yanından da hiç ayırmadı. İlk müşterisinden aldığı alnının teri ilk kazancını anasına verip ölünceye kadar anasının, göğsünün üzerindeki cüzdanından çıkarmadığı gibi.
Hatırladı o işleri. İşler yoğun, kazanç yerindeydi. İşin biteceği de yoktu. Herkes sırada, işler yetişmez haldeydi. Kendi çırakları vardı. Onları yetiştirdi, onları da iş, ekmek sahibi yaptı. Kalaycılar çarşısında, arkadaşlarıyla beraber bir ahenkte, caddede bakır sesleri yükselerek, yankıları muhabbet seslerine katılarak işlerine devam ediyorlardı.
Kazandı. Evini aldı, birikimini yaptı.
Zamanı geldi çırakları ayrıldı. Hepsi yeni işlerini kurdu. Onlarla hep gurur duydu.
Yıllar hızla ve acımasızca geçip gitti. Yıllar yılları kovaladı.
Zaman acımasız hızında yeni gelişmeleri, yenilikleri getirmeye başladı. Bakır kapların yerini yenileri alır oldu.
Tekrar daldı geçmiş günlere. Acaba yeni atılım yapıp başka bir işe yönelmeli miydi? Sorgulama yapacak cesareti yoktu. Keza aylarca eski günlerin hızı gelir diye de bekledi.
Kimseyi kırmadı. Alacaklar gelmez, müşteriler azalır oldu. Zaten hiç kimsenin de cebinde para kalmaz, çark dönmez olmaya başlamıştı...
İşler azalmış, bu da yetmiyormuş gibi kalay işi giderek azalmaya başlamış, üstüne üstelikte yaş ilerlemiş eli kolu bağlanmıştı Raşit ustanın.
Çarşıdaki o sesler artık duyulmaz, birer birer dükkanlar kapanır olmuştu. Üzülerek zamana yenilip gizlice göz yaşı dökerek çıraklarını işten çıkarmaya, işi küçültmeye yönelmişti... Zamana yenilmeye başlamış, zorla ayakta durmaya çalışıyordu. Dükkanını kapatan dostlarıyla, ayrılanlarla sarılarak ağlaşarak uğurlaştılar.
Her yerde yeni işler, başka işyerleri, yeni teknolojiler türedi. Uzak kaldı Raşit usta bütün bu gelişmelerden... Ne alınan malın fiyatı ödenebildi, ne de geriye, o eski anlara dönülebildi.
Raşit usta iki kolunu bağladı.
Dışarı, o eski canlılığından eser kalmayan caddeden yansıyan ışığa, dışarıya baktı. Geçmiş anılarına daldı gitti.
Onuruyla yaşadığı dürüstlüğü ile yaptığı işin artık son demleri bile geçmişti. Işık tezgaha bile yansımıyordu. Bomboş tezgah oracıkta umut yüküyle bekliyordu. Düşündü; “Şükürler olsun kazandık” dedi içinden. ”Evi aldık, çocukları evlendirdik, kafamı dinleyeceğim bağ evini yaptık, kazandık, kazandırdık” diye söylendi.
Bomboş tezgaha baktı.
Anılarını, kazançlarını, geçmişini, özlemini, dostlarını, çıraklarını, sesleri, gülücükleri, teleşlarını, alın terlerini, kahkahaların çınlayan havasını bir an o tezgahın üstünde gördü…

Şerefiyle, onuruyla yaşadığı geçmişi, alnının terini, umutlarını, yaşanmışlıklarını, dostlarını, sevinçlerini, hüzünlerini gördü; GERİDE KALAN O BOŞ TEZGAHTA ...
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
Ergün KARADAĞ
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"
06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"