Altuğ TEKİN
Altuğ selamlar,
Mimari fotografta iki türlü anlatım olabileceğini belirtmiştik. Yorumsuz anlatımda yapının sadece kendisini “gösteren” fotograflardan bahsederken, yorumlu anlatımda yapının bulunduğu mekanı, bizde uyandırdığı duyguları, orada yaşayan insanları ya da diğer canlıları da hesaba katarak bir “anlatım” oluşturduğumuzu belirtmiştik. Senin fotografın yorumlu anlatım başlığı altında değerlendirilebilir. Bulutlarla güçlü gökyüzü, ışık ölçümünün gökyüzünden yapılması ile yapının silüet olarak grafik değerlerle anlatılma çabası bir yorum arayışı … Ancak çekim yapılan nokta, çekim yüksekliği, ışığın geliş açısının sorunlu olması (tam silüet oluşturmayı engellemesi, sağ taraftan detay görünmesi) anlatımı zayıflatıyor. Sol tarafı (sütunları) daha çok vurgulayan bir uzaklık ve yükseklik ile daha güçlü bir anlatım yakalamak mümkün olabilirmiş.
Aydemir YAĞMUR
Merhaba,
Yanılmıyorsam Kıyıköy’deki manastırın fotografını izliyoruz. Dışarıdaki ışık şartı ne olursa olsun (güneşli ya da gölge) rutubetten kaynaklanan duvarlardaki yosunlar nedeniyle her mevsimde yeşil tonların hakim olduğu bir görüntü veren bu mekandaki çekiminizde teknik olarak çözülemeyen dertler göze çarpıyor. En önemli sıkıntı alan derinliğinin sınır olması. Muhtemelen iç mekan olması nedeniyle açık diyafram tercihi ile kaydedilen bu fotografta mekanın içlerine doğru gidildikçe fluluk başlıyor. Oysaki fotografın konusu mekanın tamamı. Bu nedenle kısık diyafram (16, 22 vb) kullanılarak fotograflanması ve tüm mekanın net olması gerekmektedir. Bununla birlikte kompozisyon anlamında da kadrajın çok iyi ayarlanmadığını söylemek durumundayım. En güçlü grafik ve estetik görüntü için bu fotografın tam orta noktadan çekilmesi gerekmektedir. Böylece hem fotografın sağ ve sol tarafındaki köşelerden girişin birbirine eşit olması hem de oluşan koridorun sonundaki kapının tam ortaya denk gelmesi sağlanabilirmiş. Biraz daha dikaktli bir kadraj ile daha etkili bir fotograf olabileceğini düşünüyorum.
Bahar KALELİ
Bahar Hanım merhaba,
İç mekan çekimleri zayıf ışık koşulları ve farklı ışık kaynakları nedeniyle zor çalışma alanlarından biridir. Yaptığınız çekimde bu sorunların halledildiğini söyleyebilirim. Tungsten ışık kaynaklarının sağladığı sarı – turuncu renk fotografın atmosferini güçlendirirken, ışık ölçümünün doğru yapılması da detayları görmemizi sağlıyor. Kompozisyonu oluştururken tam ortada durmanız sağ ve sol taraflarda dengeli bir kompozisyon oluşturmanızı sağlamış. Ancak fotografınızda az da olsa sağa doğru bir eğiklik dikkati çekiyor. Daha “düz” bir kadrajın daha doğru olduğunu düşünüyorum. Son olarak da umarım daha geniş açı ile ya da daha uzaktan çekilerek mekanın alt bölümlerinin de göründüğü bir kadrajınız vardır . Öyle bir fotografın çok daha güçlü olabileceğini düşünüyorum.
Elif GİN
Elif Hanım selamlar,
Özellikle genel şehir görüntülerinde panoramik fotograflar çekmek akıllıca bir yaklaşım. Böylelikle şehrin yerleşimini, yapıların birbirleri ile olan ilişkilerini izleyici göze ulaştırmak kolaylaşmaktadır. Bununla birlikte panoramik fotografların en büyük dertlerinden biri de geniş bir bölgeyi kaplayan kadrajınızın her noktasında ışık, pozlama vb şartların dengede olması, her noktadaki konunun kontrol edilmesidir. Sizin fotografınızda da sol bölümdeki gölge alan, en soldaki doğru pozlanan bölüm ve sağ alanın açık pozlanması fotografın teknik dertlerini oluşturuyor . Ayrıca kişisel görüşüm ön planda daha fazla denize (göl, akarsu her ne ise…) yer verilmesi yerleşim hakkında daha çok bilgi vereceği için daha doğru bir tercih olacağıdır.
Emre ŞEKEROĞLU
Merhabalar,
Fotografınıza Photoshop uygulaması ile ne gibi etkiler kattığınızı bilemiyorum ancak yine de cami üzerindeki ışığın tüm ilgiyi toplayacak kadar güçlü olması güzel. Pozlamanın camiyi öne çıkarması da doğru tercih (sol ön planda detay görmek hatalı olsa da) . Ancak fotograın sağ bölümü arka plandaki camiye bir etki yapmıyor. Kısacası demek istediğim şu sağ tarafta fotografın dışına doğru hareket eden bisikletli çocuk ve onun arkasındaki ahşap çerçeveler fotografa, dolayısıyla camiye ne katıyor ? Ya da biz izleyicilere ne söylüyor ? Eğer bu sorulara doyurucu ve doğru cevaplar vermiyorsa bu lekeler, fotografın içinde de olmamaları gerekiyor … Fotografçı olarak fotograf karesi içindeki her bir lekeden sorumlu olduğumuzun, her lekenin ana öğeyi bir şekilde desteklemesi, ön plana çıkarması ya da onunla ilgili olması gerektiğinin bilincinde olmamız gerekiyor.
Engin ULUPINAR
Selamlar,
Photoshop uygulaması ile fotografınızın renklerini normalden daha doygun daha abartılı hale getirmeniz doğallıktan uzaklaşmaya neden olurken belki de kendi “yorum” dünyanızda daha doğru bir değere ulaşmanızı sağlamıştır, bu nedenle bu açıdan herhangi bir yorum yapmam çok doğru olmaz. Ancak yine de dediğim gibi daha abartılı renklere ulaştığınız kesin. Bunun dışında ana konu olan yapının uzak (ve dolayısıyla küçük) olması, tam ortada durulmadığı için sağ ve soldaki duvarların farklı büyüklüklerle fotografa dahil olması küçük kompozisyon kusurları olarak göze çarpıyor.
Ersel OK
Merhabalar,
Siyah – beyaz fotograf tercihiniz renklerin ilgiyi dağıtması ya da kapalı hava nedeniyle soluk çıkacak renklerin olumsuz etkisi gibi durumları ortadan kaldırdığı için doğru görünüyor. Bu tercih aynı zamanda su deposu, çanak anten gibi estetik olarak rahatsız edici (ama bölgenin gerçekliği için kaçınılmaz ) olan detayları da başarı ile gizlemenizi sağlamış. Kadrajın doluluğu, sisin fotografa dengeli girişi atmosferin de iyi kurulmasını sağlamış. Daha yakın, daha uzak, dikey kadraj gibi farklı alternatiflerin de elinizde olduğunu umut ediyorum.
Figen AYDOĞDU
Selamlar,
Detay çekimler, tüm bir mimari yapıyı anlatırken sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Böylece bir yapı hakkında daha fazla bilgi vermek, daha estetik, grafik değeri daha güçlü olan fotograflar elde etmek mümkündür. Aynı zamanda da fotografçının o yapıya kattığı bir yorum olarak da düşünülebilir. Sizin fotografınızda da benzer bir yaklaşımı görebiliyoruz. Ancak fotografın neredeyse ortasından geçen borunun fotografı bölmesi, sol taraftaki alanın tamamen farklı bir yüzeye sahip olması ilgiyi bir miktar dağıtıyor. Fotograf bir anda 3 parçalı bir yapıya kavuşmuş oluyor. Sağ ortadaki pencerede yer alan kişi çok küçük olduğu için tahmin ediyorum istediğiniz etkiyi de sağlamıyor. Ancak görüşünüz güzel umarım farklı kadrajlar ile (yine daha yakın ve dikey kadraj vb) aynı yapıyı fotograflamışsınızdır.
Göksel KIYIŞ
Merhabalar,
Fotografınız ilk bakışta tam karar vermeden ve çok dikkat edilmeden çekildiği duygusu veriyor. Kadraja sağ taraftan giren duvar, sol taraftan giren çanak anten, arka planda ışığı patlayan pembe bina fotografa ilgi toplanmasını ve estetik bir anlatımı engelliyor. Makineniz ışık ölçümünü koyu renkli evlerden yaptığı için bu durumla karşılaşıyorsunuz. Çözüm sadece ahşap evleri kadraj içinde tutmak ve ışığı dengelemektir.
Hasan YAVUZ
Selamlar,
Simetrik kompozisyon mimari çekimlerde sıklıkla kullanılan bir yaklaşımdır. Fotografı tam ortasından bir çizgi ile ikiye bölüp katladığınızda her noktanın eşi bir başka nokta ile eşleşmesi durumudur. Özellikle de buna uygun yapıların fotograflanması (cami vb) durumunda genelde uygulanan yöntemdir. Sizin fotografınızda da bunun başarılı bir uygulamasını görüyoruz. Bu uygulamayı Photoshop (ya da Capture) programında crop ile yapmış olmanız çok yanlış değil ancak umarım ilk çekiminizde de ufuk hattı, köşelerden minarelerin girişinin kontrolünü de yapmışsınızdır. Bu arada minarelerin mavileşmesinin nedeni nedir ? Photoshop müdahalesinde yapılan bir hata mıdır ?
İmren DOĞAN
Selamlar,
Fotografınız insan öğesinin de kullanılması ile yorumlu anlatıma dönmüşsünüz. İnsanların o mekanda yaşama biçimleri ve bunu sizin kadrajınıza dahil etme tercihleriniz kattığınız yorumu oluşturuyor. Ortalama bir uzaklıkta olmanız yani herhangi bir öğeyi ön plana çıkarmamanız konuya mesafeli bir tavrınız olduğunu gösteriyor. Çekim noktanızın daha solda olması hem yukarıda kemerlerin oluşturduğu grafiği, lambaların oluşturduğu ritmi daha etkili bir şekilde görmemizi sağlayabilirmiş. Aynı zamanda sağ ve solda eşit boşluklu bir görüntü daha güçlü bir kompozisyon da oluşturabilirmiş.
Kadir Kayhan BİSKİN
Merhabalar,
Eski bir yapıyı çevresi ile birlikte gösteren fotografınız dengeli kadrajı ve homojen ışık şartı ile oldukça temiz bir görüntü olarak kaydedilmiş. Fotografın kenarlarındaki puslu görüntünün Photoshop marifeti ile eklendiğini düşünüyorum. Ancak bu yapılırken binanın sağ üst köşesini de kaybetmeye başlamışsınız. Bu kayıp da yapının fotografın soluna daha yakınmış gibi görünmesine neden oluyor ve fotografın dengesini bozuyor. Yine de fotograf yaratılan atmosfer ile iyi çözülmüş diye düşünüyorum.
Kayıhan BALABAN
Kayıhan selamlar,
Fotografın pek çok açıdan maalesef beklenen başarıda değil. Fotografta, ışık koşulu, ışık ölçümü gibi konuları maalesef çözülememiş. Hem sert bir ışıkta çekilmiş fotograf hem de pozlama doğru değil. Aynı zamanda fotograf “yorumsuz” anlatıma çok yakın durmakla birlikte kenarda bırakılan boşluklar nedeniyle bu bakış açısı için de gereksiz detaylar fotografa eklenmiş oluyor. Bu, fotografın fazla özenilmeden çekildiği duygusunu veriyor.
Lale ALTINTAŞ
Selamlar,
Aşağıdan yukarıya doğru yapılan çekimler özellikle yüksek ve büyük binaları yakın mesafeden fotograflarken kaçınılmaz olarak başvurduğumuz bir yöntemdir. Bu bakış açısının en dertli tarafı distorsiyonu çok abartmasıdır. Sizin fotografınızda da hem minarenin hem de yapının dikeylerindeki büyük bozulmanın nedeni bu bakış açısı. Yapı üzerinde ışığın dengeli olması fotografın olumlu tarafı iken minarenin fotografın sol üst köşesine sıkışmış olması bize objektifinizin yeterli olmadığını gösteriyor. Daha iyi bir geniş açı objektif ile çok daha etkili bir fotograf elde edebileceğinizi düşünüyorum.
Mebrur HATUNOĞLU
Merhaba,
Kompozisyon kriterleri içinde yer alan bir çerçeve kullanmak, yani bir şeyin içinden dışarı doğru bakıyormuş gibi kadraj oluşturmak kapı – pencere olan her yerde sıkça başvurulan bir yöntemdir. Ancak böyle bir kadraja karar verdiğiniz zaman genelde amaç bakılan yeri daha iyi ve öncelikli olarak vurgulamaktır. Sizin fotografınızda ise hem ön hem de arka planı fotografta gösterme çabası dikkati çekiyor. Öndeki pencere, pencerenin üstündeki duvar dokusu, ön planda yerdeki kapak dikkatin dağılmasına ve ilginin pencerenin içinden görünen alana kaymamasına neden oluyor. Ayrıca fotografın ışığın dik geldiği bir zamanda çekilmiş olması da renklerin canlı ve keyifli olmasını da engellemiş. Daha yumuşak bir ışık koşulunda çok daha etkileyici bir fotograf çekme şansınız olabilirdi.
Mehmet PINAREVLİ
Selamlar,
Detaylar bir yapının tamamı yerine küçük bir bölümünü kadrajlayarak oluşturduğumuz ve etkili olabilecek fotograflardır. Yapının öne çıkarılması gereken bir bölümü varsa, ışık, estetik, grafik olarak çok güçlü bir bölümü varsa uygulanması daha etkili olan bu fotografların mutlak vurucu bir öğe göstermesi beklenir. Sizin fotografınızda gerek ışık gerekse konu olarak bu vurucu öğe eksik. Kadrajınız, fotografın yatay ve dikeylerinin doğruluğu, netlik – keskinlik gibi kriterlere baktığımızda hep doğru tercihlerin yapıldığını görüyoruz, ancak başta da belirttiğim gibi konunun yeterince vurucu olmaması fotografın yeterince güçlü, etkili olmasını engelliyor.
Mustafa Yasin SELÇUK
Merhaba,
Fotografınızda ışık koşulunun yanlış tercih edilmiş olması etkiyi oldukça azaltıyor. Gece çekilen fotografların daha erken bir zaman diliminde (mavi karanlıkta) çekilmiş olması fotografların atmosfer olarak çok daha güçlü olmasını sağlayacaktır. Ayrıca yapı üzerinden daha çok detay görmemizi de sağlayacaktır. Sizin fotografınızda gece karanlığının çökmüş olması minarelerin ve kubbenin gökyüzü karanlığında kaybolmasına neden olmuş. Ayrıca fotografın sağ üst köşesinde yer alan ay, fotografın dışına çıkmak üzere, dolayısıyla yeri doğru değil. Eğer üst üste çekim ise yanlış bir yere yerleştirilmiş. Eğer doğrudan çekim ise çekim yeriniz yanlış, daha soldan çekerek ay ile caminin mesafesini azaltmanız gerekiyormuş.
Seda DUDU
Selamlar,
Her türlü fotograf çalışması için düşünülmesi gereken en önemli öğe ışıktır. Sizin fotografınızda da maalesef ışığın sert bir kullanımını görüyoruz. Bu sert ışık kullanımı fotografta derinlik duygusunun zayıflamasına yol açıyor. Işığın daha açılı geldiği bir zamanda çekilecek bir fotografta daha yumuşak bir aydınlanma ve daha uzun gölgeler yer alacaktır. Bununla birlikte kadrajınızın sıkışık olduğunu ve ana konunun çok fazla yer kaplayıp çevre ile bağını koparması da bir sorun olarak dikkati çekiyor. Daha geniş bir kompozisyon ile aşağıda kalan kent dokusu ve çevrenin daha fazla yer alacağı bir kadraj ile yapıyı daha başarılı konumlandırmak ve anlatmak mümkün olabilirmiş.
Selim KESKİN
Merhaba,
Fotografı çekme zamanınız ışık anlamında oldukça başarılı. Ayrıca ters ışık kullanımı da silüet etkisi ile grafik değerleri güçlü bir fotograf için doğru bir tercih. Ancak seçtiğiniz konu (yani cami) tadilat çalışması nedeniyle kurulan iskeleden kaynaklanan bir görsel zayıflığa sahip. Ayrıca ön plandaki kuşlar da camiden “rol çalıyorlar”. Güneşin bulunduğu alanın büyük bir patlak olarak fotografta yer alması da bir başka dertli durum. Fotografınızın biraz daha soldan çekilmesi hem soldaki minareyi camdan hem de bayrağı sağdaki minareden ayırarak dengeli bir kompozisyon oluşturmanızı sağlayabilirmiş.
Tolga TOMAÇ
Selamlar,
Mimari çekimlerde iç mekan çalışmaları yapıyı çok daha detaylı görmemizi, tanımamızı sağlayacak çalışmalar oldukları için çok daha özenli ve dikkatli yapılması gereken çekimlerdir. Pencerelerden giren ışıkların yaratacağı patlamalar, iç mekanda karanlık noktaların detay kayıpları gibi sorunlarla başa çıkabilmek gerekir. Sizin fotografınızda tüm bu sorunlarla oldukça başarılı bir şekilde başa çıktığınız görülüyor. Her alandan detay elde edilmesi, kullanılan objektif ve bakış açısı ile yapının yüceltilmesi doğru yaklaşımlar. Fotografınızda sağa doğru küçük bir yatma dikkati çekiyor, bunun dışında oldukça başarılı bir çalışma.
Uğur CAVAÇ
Merhaba,
Fotografınızda ilk dikkati çeken özellik kullanılan objektif (tele objektif) nedeniyle elde edilen perspektif yığılmasının tüm yapılar arasındaki mesafeyi daraltması ve daha dolu bir kadraj elde etmiş olmanız. Evler üzerindeki yumuşak ışık, arka planın daha koyu olup derinlik duygusunu sağlaması, dumanın fotografta atmosferi çok güçlendirmesi fotografın doğru tercihleri. Minarenin biraz daha altın kesime yakın olarak değerlendirilmesi çok daha doğru bir kompozisyon oluşturulmasını sağlayabilirmiş.
Yalçın KOÇER
Selamlar,
Fotografınızda çekim saati ideal zaman diliminde olmamasına rağmen (ideali mavi karanlık döneminde çekilmesi olabilirdi) ana konunun (Haydarpaşa) ve çevresinin fotografta önemli bir alanı kaplaması ilginin toplanması için yeterli oluyor. Ancak fotografın büyük bir bölümünün boş olması (gökyüzü), yine önemli bir bölümünün mimari yapı dışındaki konularla kaplı olması ilginin çevreye de kaymasına neden olabiliyor. İzleyici göz vapuru, deniz kenarında bankta oturan kişiyi daha çok görmek istiyor. Bu fotografınızın yaşadığı bir handikap. Sadece Haydarpaşa’nın öne çıkarıldığı başka kadrajlarınızın da olduğunu umut ediyorum.
Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
04 Ekim 2008 MERSİN FOTOĞRAF DERNEĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
06 Ekim 2008 BOYNER HOLDİNG III.FOTOĞRAF YARIŞMASI "Özgürlük"
06 Ekim 2008 ORHAN HOLDİNG 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"