Kısaca sizi tanımak isteriz.
56 İstanbul doğumluyum. Orman mühendisiyim (İ.Ü.). Ama mesleğimi çok kısa süre yaptım. Aldığım bursun karşılığı olarak 3 yıllık hizmet sürem bitince istifa ettim. Uzun yıllar gıda sektöründe satış ve pazarlama departmanlarında çalıştıktan sonra ticarete atıldım. 2000 yılında emekli oldum.


Peki neden fotoğraf çekiyorsunuz? Oldukça uzun bir yol sizinki. Neden bu kadar şeye katlandınız-katlanıyorsunuz?
Öncelikle babamın yönlendirmesi çok önemli. Çünkü babamın bu konuya yakınlığı benim doğal olarak yakın olmama neden oldu. Sonrasında ise bir bakış açısı olmaya başladı. Aralar olsa da yaşamımda oldu hep. Ama tam bir neden arıyorsak eğer bu kendimi mutlu etmektir. Her insan mutlu olmak ister.
Çalışmayı sevdiğiniz konular nelerdir?
En zor soru bu işte! Türk fotoğrafçılığı henüz branşlara ayrılmış değil tam olarak. Bunun yansımaları herkeste olduğu gibi bende de görülmekte. Ne hoşumuza gitmişse, neyi güzel görmüşsek fotoğraf üretmek temel oluyor. Fotoğraf anlamında her konuyu bilmek zorunda olduğu bir jenerasyonu temsil ediyoruz. “Şunu bilmiyorum” ya da “o baskıyı yapamam” diyemez bizim kuşak. Usta-çırak ilişkisinin yaşandığı her ortam gibi fotoğrafta da bizim zamanımızın seçenekleri bunlardı. Bununla birlikte grafik ağırlıklı görüntüler ve portreler genelde hep ilgimi çekmiştir.
Proje çalışmak konusunda fikriniz nedir? Fotoğrafçının gelişiminde sizce etkinliği nedir?



Tabii ki. Zevk alırım.
Fotoğraf paylaşımı konusundaki düşünceleriniz nelerdir?
Ben fotoğraf paylaşımı dendiğinde işin eğitim kısmını algılarım. Meraklı, ilgili, bu konuda ivme kazanmak isteyen kişiler ile bilgilerimi paylaşmak benim için önde gelir. Bu konuda bıkmadan usanmadan bildiklerimi anlatırım. Çekilen fotoğrafın paylaşımı ya da üretilmiş fotoğrafların paylaşımını ise eğitimler sonrasında bilgi paylaşımı olarak görürüm. Sanal ortamda pek çok paylaşım siteleri mevcut. Bu sitelerin bilgi paylaşımı gibi bazı fonksiyonları var. Ancak bu noktada kendine has bir tarz oluşturmak gibi bir düşüncesi olan birinin kopyalanması ve hem kopyalayana hem de kopyalanana bu anlamda olumsuz bir ortam doğmuş gibi geliyor bana. Bu sözlerimin yanlış anlaşılmasını istemem. Bilgiyi, görgüyü her zaman paylaşmaktan yanayım, ancak, küçük bir nüans var kaçırılmaması gereken. Kopyalayanın kopya yapmakla bir yere gelemeyeceğini bilmesi gerekir. Bu bilinç gelişir ise, özgün çalışmaları olan kişiler daha rahat fotoğraflarını ve bilgilerini paylaşabilecektir. Bu durumda sanırım anahtar kelime “Dürüstlük” oluyor.
Dijitale geçiş anlamında olumlu olumsuz yaşadıklarınız hakkında neler anlatmak istersiniz?
Fotoğraf geçmişimin çok uzun bir kısmı saydam çekmek ile geçti. Onun verdiği alışkanlık ile dijital makineyi de saydam çekiyormuş gibi kullanmama neden oldu. Bir kareyi en fazla 3 poz ile bitirmeye zorluyorum kendimi. Genellikle bir ya da iki karede işi bitiriyorum. Yani çekmeden önce poz değeri vb konuları düşünüp deklanşöre basıyorum. 
Sonuçları çabuk almak özellikle köydeki yaşamımda hoşuma gidiyor. Ancak aydınlık oda çalışmalarına uyum sağlamış değilim hala. Pek çok fotoğraf işleme programını kullanamıyorum. Ancak agrandizör başında yapabildiklerimi öğrendim. Sanırım öğrenmenin yaşı yok. Fotoğrafın özünü bozmadan çalışmalar yapmaya özen gösteriyorum.
Kullandığınız ekipman hakkında bilgi verir misiniz?
Canon T90 body – iki adet, Canon
Fotoğraf anlamında planlarınız nelerdir?
Retrospektif bir sergi açmayı ve bir hikayenin fotoğraflama çalışmasını yapmayı istiyorum.
Çok teşekkürler zaman ayırdığınız, düşünce ve çalışmalarınızı paylaştığınız için.
TFSF Onaylı Yarışmalar
Photo Contests Under TFSF Patronage
11 Ekim 2008 KONYA VALİLİĞİ 2. ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Dünya İnançları"
16 Ekim 2008 AYDIN BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI "Cumhuriyet Türkiye'sinde Kadın"
28 Kasım 2008 MERSİN VALİLİĞİ 1.ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI "Türkiye Mersin'i Tanıyor"
06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"