Arşivimizden  - From Our Archives

 

Faruk Akbaş

 

 
 

Fotoritim Künye - FR Staff

Ali Emre Çetiner

Baybars Sağlamtimur

Berna Akcan

Birgül Erken

Celal Kılıç

Ergün Karadağ

Evren Şar

Faika Berat Pehlivan

Funda Gönendik

İmren Doğan

İnci İşler

Levent Yıldız

Pınar Dağ

 

Fotoritim duyuruları için e-posta kaydı.

Join our mail-list.

FR DUYURULAR - FR NEWS
ETKİNLİKLER - ACTIVITIES
Ana Sayfa - Main Page > ÖZEL SAYI 2007 > Güçlü Kadınlar : Phil Borges
Güçlü Kadınlar : Phil Borges

GÜÇLÜ KADINLAR - WOMEN EMPOWERED

 

Derinden etkileyen bir çalışma. Phil Borges, dünya çapındaki kadın ve genç kızlara sosyal ve ekonomik adalet getirerek, bizi yavaş ama düzenli bir değişimin kenarlarındaki “soğuk ve çoğu zaman isimsiz kadın kahramanlar” ile yüz yüze getiriyor.

A deeply inspirational work. Phil Borges has brought us face to face with heroes 'remote and mostly unknown women' on the edge of a slow but steady transformation, bringing social and economic justice to women and girls worldwide."

                                                                                             

 Isabelle Allende 

 


2004 yılında, yoksulluğu hafifletmek için, kırsalda yaşayan kadınlara izin gereksinimine dikkati çekmek amacıyla, dünya çapında düzenlenen bir kampanyada CARE organizasyonu ile ortak çalışmıştım. Dünya üzerinde birbirinden kilometrelerce uzak ülkelerdeki izin verilmiş bu olağanüstü kadınların hikayelerini toplamak için Afrika, Asya ve Güney Amerika`ya seyahat ettim. İşte o isimsiz kahraman kadınlardan birkaç tanesinin eşitlik ve farkı kapama mücadelelerinin hikayesi...
 

In 2004, I partnered with the organization CARE to bring attention to the necessity of empowering women in the global campaign to alleviate poverty. I traveled to Africa, Asia and South America to gather the stories of extraordinary women in remote parts of the world who have empowered themselves and their communities. Here are a few of these women, remote and mostly unknown, on the vanguard of a global shift toward gender equality.

 

 

Fahima , 38 ,

Kabul, Afghanistan



Fahima, 1985’ den beri öğretmenlik yapıyor, 1996 ‘da Taliban hareketi basladığında işini kaybeden, çalişan binlerce kadından bir tanesi. Tüm tehlikeyi ve Taliban’ın tehditlerini göze alarak genç kızlar için kaçak bir okul açtı. Evine her hafta, matematik, sosyal bilimler, Pushto (yerel dil) öğrenmek için 130 genç kız geliyordu... Kızlara Fahima`nın evine neden gittikleri sorulduğunda, O’nun, teyzeleri olduğunu söylüyorlardı. Din polisi tarafından fiziki taciz ile tehdit edilmesine rağmen Fahima 2001 yılında Talibanın gidişine kadar bu görevini sürdürdü... 

 

Fahima, a teacher since 1985, was one of thousands of professional women who lost their jobs when the Taliban came to power in 1996. In defiance of the Taliban andat great risk to herself, Fahima opened a clandestine school for young girls. At one point, 130 girls were coming to her home each week to study math, science, and the local language, Pushto. When the girls were asked why they were going to Fahima’s house, they said she was their aunt. Although harassed by the religious police and threatened with beatings and worse, Fahima continued operating her school for girls until the fall of the Taliban in 2001.

 


Humaria, 11,

Kabul, Afghanistan



Humaria yumurta satarak ailesinin geçimine ve –Afganistan’da savaşın yoksulluğa sürüklediği bir çok aile gibi- hayatta kalabilmek için yaşam mücadelesine katkıda bulunuyor… Afganistan’ da 7–13 yaş arasındaki çocukların sadece yarısı okula gidebiliyor... Okumak bir lüks ve tercih haline gelince oğlanlar da kızlar gibi seçiliyor...

 

Humaria sells eggs as a street vendor to help her family survive. As with many families in Afghanistan, years of war have left them very poor. Only half of all Afghan children ages 7 to 13 attend school.When the luxury of education is an option, boys are typically chosen over girls.

 


Yelda, 12 ,

Afghanistan



Yelda Taliban hükümeti düşene kadar, evde halı dokuyan ailesine yardım ediyordu... Şimdi, öğretmen olmak ve İngilizce öğrenmek istiyor. CARE tarafından 9-14 yaş arası kız çocuklarına yardım amaçlı desteklenen “Kızlar okula projesi”ne kaydoldu. 

 

Yelda was helping her family make carpets at home until the Taliban fell. Now she would like to become a teacher and specialize in English. She has enrolled in the Out-of-School Girls Project, a program supported by CARE and designed to help girls ages 9 to 14 rejoin the mainstream education system.

 


Abay, 28,

Awash Fontale, Ethiopia



Abay, genç kızlarını 12 yaş öncesinde sünnet eden bir kültüre sahip ülkenin çocuğu... Sünnet zamanı geldiğinde “hayır” diyen bir genç kız. Annesi ısrar ettiğinde sünnetsiz kadının cezalandırılacağı ve asla evlenemeyecegini söyler. Annesinin ısrarları dayanılmayacak/ karşı koyulmayacak bir hal aldığında koşarak uzaklaşıp bir akrabası (büyükbabası)  ile yaşamaya başlar... 8 sene sonra köyüne döner ve CARE ofisinde calışmaya başlar, bir ilkokulun ve kliniğin açılımına yardımı olur. 5 sene sonra, bir kadını sünnet töreni filmini vermeye razı eder ve filmi erkek şeflerine gösterir. Hayatında hiç, bir kadının sünnet oluşunu seyretmemiş olan şefleri şok geçirir. İki hafta sonra, erkek şefleri bir toplantı düzenler; 15 oya karşı 2 oyla, köyünde kadınların sünnet edilmesine son verilir.

 

Abay was born into a culture in which girls are circumcised before age 12.When it came time for her circumcision ceremony, Abay said, “No.” Her mother insisted: An uncircumcised woman would be ostracized and could never marry, Abay was told.When her mother’s demands became unbearable, she ran away to live with a sympathetic godfather. Eight years later, Abay returned to her village and began work as a station agent for CARE, supervising the opening of a primary school and a health clinic and the construction of a well. After five years, she finally convinced one of the women to let her film a circumcision ceremony. She showed the film to the male leaders. They had never seen a female circumcision and were horrified.Two weeks later, the male leaders called a special meeting and voted fifteen to two to end female circumcision in their village.

 

 


Asgeli, 52,

Awash Fontale, Ethiopia



Sünnet töreni/merasimi şefi olarak Asgeli yüzlerce kadının sünnetine şahit olmuş, sünnet etmiş  biri. Şimdi, tıpkı diğerleri gibi, Abayın yanında onun sayesinde değişen ananenin destekçisi. "Bunu hep yaptık çünkü bu bir ananeydi, zorla yaptırılıyor ve zararlarını bilmiyorduk" diyordu... 

As a leader of the circumcision ceremony, Asgeli had performed hundreds of female circumcisions. Now, like others in the village, she is supportive of the change in custom that Abay had advocated. She said, “We did the circumcisions because that is what had always been done.We were in the dark house and did not know.”

 


Howa, 8 ,

Awash Fontale, Ethiopia



Howa`nın annesi Awash Fontale de kadınlara yapılan sünnetin kötü bir uygulama olduğuna inandırılan ilk kadın. Abay`ın destek ve çalışmaları sayesinde, Howa, ailesi içinde sünnet olmayan ilk genç kız olacak. 

 

Howa’s mother was one of the first women in Awash Fontale to be convinced that female circumcision was a “bad practice.” Thanks to Abay’s efforts, Howa will be the first girl in her entire family history not to be circumcised.

 


Akhi, 32,

Tangail, Bangladesh



13 yaşından önce, bedenini satmaya başlamadan önce Akhi teyzesi tarafından bir geneleve satılmıştı. Uzun yıllar orada çalıştırıldı... Bunalıma girince intiharı denedi, başaramadı... Hayatı seks tacirlerinin elinde son bulabilirdi... Siyasilerin, sosyal grupların ve dincilerin -neredeyse imkansız- desteğini alabilmek ve seks işçilerinin haklarının korunması amacıyla bir organizasyon kurulması icin yıllarca çabaladı, 3 kez tutuklandı, 1998 yılında “Nani Mukti Sangha” grubunu kurdu. Bu organizasyon genelevlerde “condom/prezervatif” kullanımını başlattığında, genelevlere 12-13 yaşında alınan kız çocuklarının sayısında hatırı sayılır bir azalma olmuştu... Bugün hala seks işçilerinin hakları için mücadele veriyor/çalışıyor, öylesi güçlü bir kişilik ki polis bile kendisinden korkuyor...
 

At age 13, before she had even begun menstruating, Akhi was sold into a brothel by her aunt. After working for several years, she became highly depressed and attempted suicide. Her failed attempt brought about an epiphany: Her life could be used to improve the lot of her fellow sex workers. Akhi accomplished the near-impossible task of gaining support from religious, political, and social groups to create an organization to advocate for sex workers’ rights. Despite being arrested three times, she prevailed and, in 1998, formed the “Nani Mukti Sangha” organization. Since the group commenced, condom use in the brothel has increased from near zero to eighty-six percent, and the number of 12- to 13-year-olds recruited into the brothels has decreased.Today, she continues to fight tenaciously for sex workers’ rights, and is said to have such a forceful personality that even the police are afraid of her.

 


Renchin, 59,

Dharamsala, India



1991 yılında bir grup 66 cüce Tibetli kadın Hindistan’ın Dharamsala sokaklarında boy gösterdi... Çin`in baskıcı rejiminden kaçan ve Hindistan`a sığınan bu insanların ne yaşam yerleri, ne yiyecekleri, ne de yaşam destekleri vardı. Kendisi de sığınmacı olan Tibetli Renchin, onlara oturacak ve bakılacakları yer buldu. Emekleri desteklenerek büyüdü, bir organizasyon haline geldi. Sadece yiyecek, mesken değil sağlık, hatta eğitim desteği bile buldu.

Geleneksel olarak, Tibetli rahibeler nasıl dua edileceğini öğreniyor fakat duaların anlamlarını öğrenmiyorlardı. Buda’nın öğretilerine göre doğrudan bir soyları olmadan rahibeler mukadder kılınmak için gerekli soydan yoksundular. Sadece keşişler öğretmen olarak atanabilirdiler ve öğreticilikleri sayesinde geçimlerini sağladılar. Rahibelere öğretmen olabilmeleri için zorunlu eğitim verilmesi ile  Renchin onların ekonomik bağımsızlıklarının kapılarını açtı. 

In 1991, a group of sixty-six Tibetan nuns appeared on the streets of Dharamsala, India. Fleeing Chinese persecution, the refugees had nowhere to live, nothing to eat, and no support network. Renchin, a Tibetan refugee herself, helped the nuns find housing and establish a nunnery. Her efforts grew into the Tibetan Nuns Project, an organization that provides exiled nuns with shelter, health care, and, notably, advanced educational opportunities. Traditionally, Tibetan nuns have been taught how to pray, but not the meaning of their prayers.With no direct lineage to the teachings of Buddha, the nuns lacked the ancestry necessary for ordainment. Only monks could become ordained teachers and, through their teaching, support themselves. By giving the nuns the education necessary to become teachers, Renchin has opened the door to their economic independence.

 


Adjoa, 28,

Bowku Village, Ghana



Adjoa eşinin dört karısının en genciydi ve yaşamının büyük bir bölümünü mısır ekerek ve toplayarak tarlalarda geçiriyordu. Diğer karıları ise temizlik işlerini paylaşıyordu. Ama Adjoa mutfakta sıcak bir ateş önünde gün tüketmektense çiftlikte diğer kadınlarla birlikte hareket etmeyi tercih ediyordu.

Geçen sene CARE, Adjoa ve organizasyondaki 30 üye kadına kredi tahsis etti. Tahsis edilen bu krediler kadınların, eşlerinin çocukları için harcamadıkları ilaç ve cibinlik gibi gerekli sağlık masraflarını karşılamalarına olanak tanıdı. Grup toplantılarında, kadınlar aile planlaması ve kadın hakları üzerine konuştular, birlikte olduklarında seslerini tek başına olduklarından daha çok ve kuvvetle duyuracaklarını keşfettiler. Haliyle gitgide, toplantılar dışında da, dışarda konuşurken daha az çekingen olmaya basladılar. Şimdilerde Bowku kadınları  köylerinde düzenlenen erkeklerin de katıldığı tüm toplantılara katılıyorlar  ve başarı ile komşu köylerin kadınlarını da eğitip gruplaşmalarını organize ediyorlar.

Adjoa is the youngest of four wives and spends most of her time in the field tending the grain and corn crops. The other wives share the household chores, but Adjoa prefers working communally on the farm with the other women in the village, instead of spending time alone in the kitchen over a hot smoky fire.


Last year, CARE helped Adjoa form a thirty-member women’s savings and credit association. Having access to loans allowed the women to afford preventive health care items for their children, such as mosquito nets and medicine, that their husbands were hesitant to purchase. During their group meetings, the women also discussed family planning and women’s rights. They discovered that they had a more powerful voice collectively than as individuals. Gradually, they became less shy about speaking out at community meetings, and now the women contribute substantially to the previously all-male village civic meetings. As word of the success of the Bowku women’s group has spread, the women are being asked to help form women’s associations in neighboring villages as well.

 


Azumah, 80,

Bowku Village, Ghana



Azumah, Bowku köyünde, kadınların geçirdikleri aşamaları ve gerçekleştirdiği projeleri gururla anlatırken kızının Adjoa`nin kredi grubu ve yatırımlarının yetkilisi olduğunu... « Her şeyin son senelerde değiştiğini, şimdi kadınların, köylerinde daha çok söz sahibi olduğunu », söyledi...
 

Azumah spoke with great pride about the progress that women have achieved in Bowku village. Azumah’s daughter is now the treasurer of Adjoa’s savings and credit group. “Everything has changed in the last few years. Now women have a say in our village,” she said.

 


Bashidu, 6,

Bowku Village, Ghana



CARE on sene önce Bowku’da, kadınların gecikmiş eğitimleri ve evlenme yaşının geciktirilmesi için bir eğitim programı uygulamaya başladı. Artık Bashidu gibi diğer kızların da orta okul ve ileri düzeyde okuma şansı var...

CARE began a program teaching gender equality in Bowku ten years ago. Because of the program’s emphasis on female education and delayed marriage, there is a good chance that young girls like Bashidu will be allowed to continue their education through secondary school. 

Latifa , 9,

Bowku Village, Ghana



Latifa, yaşıtı diğer kız çocukları gibi günde 6 saat okula gidiyor, aynı zamanda eve su taşınması, yemek pişirmek ve mısır tarlasının sürülmesinden de sorumlu. Bu yüzden okulunu bırakan kız çocuğu sayısı çok fazla. Programın amacı 13 yaşından önce evlenen kız çocuklarının yüzdesini azaltmak...

Latifa attends school six hours a day. Like most girls her age, she is also responsible for hauling water, cooking, and tending the corn field. Because of this demanding schedule, historically school dropout rates for girls have been high, with many girls getting married as early as age 13. 

Wouli, 7,

Bowku Village, Ghana



Wouli günde en az 4 saatini su ve eve yakacak odun bulmak icin harcıyor. Ve bu görevini iman içinde yapıyor. En yakın arkadaşı Atinyo ile birlikte ders çalışıyor. Okuldan sonra en az 2 saatini babasının evlerinin duvarına astığı tahta üzerinde yazılı matematik ve  dil dersi ödevlerini yapmak icin harcıyor.

Although Wouli has to spend four hours a day fetching water and firewood, she still does her homework religiously.Working with her best friend, Atinyo, she spends two hours after school practicing her language and math assignments on a chalkboard her father attached to the side of their house. 


Transito, 91,

Cayambe, Ecuador



Efsanevi bir insan hakları figürü olan Transito’dan sıklıkla “Ekvador’un Rosa Parks’” ı olarak sözedilir. İspanyol fethinden sonra yerli halkın çoğunun ellerinden hakları alındı ve sözleşmeli köleler olarak büyük çiftlikler sisteminde hizmet etmeye zorlandılar. Transito 1926’da 17 yaşında iken kendisini taciz eden bir çiftlik sahibine karşı hiç çekinmeden açıkça konuşup düşüncelerini yüksek sesle açıkladı. Küfür ettiği için 5 aylığına hapishaneye gönderildi. Serbest bırakılmasından sonra Ekvadorlu yerlilerin kötü durumlarının sözcüsü olarak bir efsane haline geldi. Daha sonra Ekvador politikası ve toplumunda yerli halkın geniş çapta saygı kazanmasına katkı sağlayan, yerli çiftçilerin düzenlediği bir greve yardımcı oldu.  

Transito, a legendary human rights figure, is often referred to as the “Rosa Parks of Ecuador.” After the Spanish conquest, many indigenous people were stripped of their rights and forced to serve as indentured servants in the hacienda system. In 1926, at the age of 17,Transito spoke out against a hacienda owner who had been molesting her. She was sent to jail for five months for protesting her abuse. Upon her release, she became a legend for speaking out about the plight of indigenous Ecuadorians. Later, she was instrumental in organizing a strike by indigenous farmers, which catalyzed a newfound respect for indigenous peoples in Ecuadorian politics and in society at large.

 

 


Nana Gyetuah, 56,

Dekoto Junction, Ghana



Koko Ana adıyla tanınan Nana, köyünün ilk kadın yöneticisi. Köyün yetkilisi olarak kereste simsarları tarafından yerle bir edilen kakao ağaçlarının ve köy halkının haklarının korunması için mücadele veriyor.  Kayıt tutanların yıktıkları bir köprüyü onarmalarını reddetmesi üzerine köylüleri ayaklandırır ve yolu kapattırır. Amirinin kereste simsarlari ile menfaat ilişkisini belgelediğinde, amirinin şikayeti üzerine yakalanır ve bir ay hapis cezasına çarptırılır. Daha sonra CARE`in yardımı ile kurtarılır ve halkının tüm el konmuş tarlalarını geri alır. Böylelikle Koko ana, köyündeki kadınlara iyi ve kuvvetli bir örnek  olur. 

Nana, known as Mama Koko, became the first female chief of her village. As such, she fought for the rights of the villagers, whose cocoa trees were being destroyed by the timber industry.When loggers destroyed and refused to repair a bridge, she mobilized her fellow villagers to create a roadblock. Her superior, the “stool chief,”complained when she exposed the corrupt relationship he had with the timber industry. He had her arrested, and she spent a month in jail. After CARE helped secure her release, she returned to seek restitution for her community’s ruined farmland. Mama Koko has successfully decreased the amount of logging in her territory, and her strength and position as chief make her a strong role model for the young women in her village.

 


Augustina, 13,

Dekoto Junction, Ghana



Augustina`nın ailesi Koko ananın onlar için savaş verdiği ailelerden birisi. Ağır yükümlülükler Augustina`nın ailesinin çiftlik arazisine zarar vermişti. Tarlada 7 saat çalışmasına rağmen, arta kalan zamanının 5 saatini de okula gitmek için harcıyor ve bir gün matematik öğretmeni olmanın hayalini kuruyor.  

Augustina’s family is typical of the villagers who Mama Koko has advocated for. Heavy logging damaged the fields of Augustina’s family farms. Even though she works seven hours a day in the fields to help her family survive, she spends another five hours a day in school, and dreams of becoming a math teacher.



Rufo

Gilo



Phil BORGES Hakkında

Phil Borges 25 yıldan fazla bir zaman yerlilerle yaşadı, onları ve dünya üzerindeki kabile kültürlerini belgeledi. İşi vasıtası ile gelişen dünyada insanların karşılaştığı sorunların anlaşılabilirliğini artırmaya çabalar.

 

Sergilerinde ödül kazanmış kitapları aracılığıyla Phil, okuyucuları ile fotoğrafik konuların arasında bir ilişki yaratmaya çalışır. “Sadece uzaklardaki  etnik veya kabile gurubunun isimsiz  bir parçası olarak görüntülemek değil; izleyicinin bu kişileri bireyler olarak görmelerini, isimlerini ve bir parça tarihlerini bilmelerini istiyorum”.

 

Tibetli portresi adlı kitabı: Merhametin Gücü, bireyleri hiçe sayılan ve anavatanları işgal edilerek zorla yerleri değiştirilen derin ruhani bir kültürü tanıtır. 1998’de Evrensel İnsan Hakları Deklasasyonu’nun 50. yıldönümünü kutlayan bir sergi ve kitap olan “Ruha Katlanmak”ı sunmak üzere Uluslararası İnsan Hakları Organizasyonu’na katıldı. “Hediye” adlı sergisi ve kitabı gelişen dünyadaki çocuklara yüzle ilgili yapıcı ameliyatları sağlayan sağlık ekiplerinin çalışmalarına dikkat çeker.

 

Phil, Discovery ve National Geographic için hala doğal dünya ile ruhani dialoglarını sürdüren yerlilerin kültürlerini araştıran bir seriye ait üç televizyon belgeselini sundu.

 

Phil’in şu anki projesi olan “Yetki Verilen Kadınlar” kendileri ve toplumlarının iyilikleri için cinsiyet engellerini ve töreleri kıran gelişen dünyadaki sıra dışı kadınları bize tanıtır.

 

Phil’in fotoğrafları dünya çapındaki müze ve galerilerde toplanmış ve sergilenmiştir. Ödül kazanmış kitapları dört dilde yayınlanmış ve 1998’de kendisine Photo Media Dergisi’nin “Yılın fotoğrafçısı” ödülü sunulmuştur. 2003 yılı Aralık ayında Phil,  1. Yıllık Uluslararası Fotoğraf Ödülleri ‘nde Lucie olarak adlandırılan Yardımseverlik Ödülü ile onurlandırılmıştır. 2005’te yardımsever çalışmaları nedeni ile “Zürafa Kahraman” olarak adlandırılmıştır. Phil  uluslararası dersler ve konferanslar verir ve özelikle tehlikedeki kültürler ve tehdit edilen çevre gibi konulara odaklanan fotoğrafla ilgili projelerin sponsoru  Bue Earth Alliance’ın yardımcı kurucusudur.

 

2001’de, dünya çapındaki gençlerin kültürel  farklılıkları keşfetmesi ve hürmet etmesi amacı ile dijital hikaye anlatma yoluyla iletişim kurduğu on-line sınıf programı olan “Birbirini Anlama Köprüleri’ni”  kurdu. Gönüllü danışmanlar Köprü öğrencilerine kendi yaşamlarının foto hikayelerini yaratmalarına yardımcı oluyor ve daha sonra bunlar sisteme yüklenerek dünyanın diğer yerlerindeki öğrencilerle paylaşılıyor. Köprüler hızla gelişti ve şu anda Kenya, Hindistan, Guatemala, Peru, Nepal ve Navajo’da web siteleri var. (www.bridgesweb.org)

 

Phil 1969 yılında Kaliforniya Üniversitesi’nden mezun oldu ve 2004’te Kaliforniya Üniversitesi’nin prestijli madalyası ile şereflendirildi. Ailesi ile Seattle ‘da yaşamaktadır.

 

Seçkin Kişisel Sergileri :

2004 United Nations, New York, NY

2002 Exploris Museum, Raleigh, NC

2001 Wright Museum of Art, Beloit, WI.

2001 Magister Ludi, Cesano Maderno, Milan, Italy

2001 Andrew Smith Gallery, Santa Fe, NM.

2001 South Dakota Art Museum, Brookings, SD.

2000 Galerie D'Art Contemporain, Luxembourg

2000 Centro Cultural Recoleta, Buenos Aires, Argentina

2000 National Gallery of the Grand Cayman Islands, British W.I.

2000 Kulturernas Museum, Helsinki, Finland

1999 Kunsthal Museum, Rotterdam, Netherlands

1998 White House, Washington, D.C.

1998 Tasende Gallery, Los Angeles, CA.

1998 Benham Gallery, Seattle, WA.

1998 Albuquerque Museum, NM.

1997 Whyte Museum, Banff, Alberta, Canada

1997 Diane Farris Gallery, Vancouver, BC.

1997 Museum of History and Industry, Seattle, WA.

1996 Camera Obscura Gallery, Denver, CO.

1996 G. Ray Hawkins Gallery, Santa Monica, CA.

1996 Alexandra Palace, London, England

1996 Capital Rotunda, Washington D.C.

1995 Photographic Image, Portland, OR.

1992 Silver Image Gallery, Seattle, WA.

1991 Benham Gallery, Seattle, WA.

 

 

Daimi Koleksiyonları :

Denver Art Museum, Denver, CO.

Los Angeles County Art Museum, Los Angeles, CA.

Museum of Fine Arts, Houston, TX.

Museum of Photographic Arts, San Diego, CA.

Portland Art Museum, Portland, OR.

Portland Museum of Art, Portland, ME.


Amaç

 

Fotoğrafla ilgili projelerim  yerli ve kabile insanlarına yardım için adanmıştır. Niyetim bu kültürlerin değerine ve yüzyüze oldukları meselelere dikkat çekmektir.

 

Problem

 

Daha evvel benzeri görülmemiş bir kültürel yok olma çağında yaşıyoruz. Yüzlerce hatta bazıları binlerce yıldır yaşamlarını sürdüren yerli ve kabile kültürleri çok yakında yok olabilir. Massachusset Teknoloji Enstitüsü dilbilimcisi Ken Hale tarafından yapılan yeni bir çalışma, dünyada varolan 6000 dilin 3000’inin çocuklar tarafından artık konuşulmadığı için yokolmaya mahkum olduğunu hesaplamıştır. Bu ürkütücü bir gerçek.Bir kuşakta , kültürel farklılığımız ikiye bölünecek. Türümüzün yaratıcılığı , dayanıklılığı ve gücünü  sağlamaya yardım eden bilgi, hayal gücü ve inanç çeşitliliği parçalanıyor. Doğal dünya hakkında ansikolopedik bilgiyi oluşturan sözel gelenekler yok oluyor.

 

Yerli halklar asırlardır ekonomik konularda korkutuldu ve milletler  topraklarına tecavüz ettiler. Sömürgeci ve emperyal baskılar hala var olmasına rağmen daha sinsi bir sorun, bu kültürlerin çocukları ile ilgili olarak yeralmaktadır. Zenginlik imajı ile büyülenen ve Birinci Dünya gücü ile gençlik, geleneklerinden uzaklaşıyor. Bu gençlerin çoğu şehirlere göç ediyor ve hiçbir zaman peşine düştükleri hayali tam olarak gerçekleştiremeyen ikinci sınıf vatandaş konumuna düşüyorlar. Halk olarak yok olmuyorlar, yaşamaya devam ediyorlar ama kültürlerinin özü yok ediliyor. Önceki kendi kişiliklerinin ve gelişen dünyadaki taklit etmeye çalıştıkları kişilerin gölgelerinden ayrılıyorlar.



About Phil BORGES

For over twenty five years Phil Borges has lived with and documented indigenous and tribal cultures around the world. Through his work, he strives to create a heightened understanding of the issues faced by people in the developing world.

 

Through his exhibits and award-winning books, Phil attempts to create a relationship between the audience and his photographic subjects. “I want the viewer to see these people as individuals, to know their names and a bit of their history, not just to view them as an anonymous part of some remote ethnic or tribal group.”

 

His book TIBETAN PORTRAIT: The Power of Compassion, introduces individuals from a deeply spiritual culture who have been marginalized and displaced by the occupation of their homeland. In 1998 he joined Amnesty International to present ENDURING SPIRIT, an exhibit and book celebrating the fiftieth anniversary of the Universal Declaration of Human Rights. His exhibit and book The Gift highlights the work of medical teams that provide facial reconstructive surgery to children in the developing world.

 

Phil has hosted three television documentaries for Discovery and National Geographic as a part of a series that investigates indigenous cultures that still maintain a spiritual dialogue with the natural world.


Phil Borges by Jeff Gima
 


Phil’s current project, Women Empowered, introduces some of the extraordinary women in the developing world who are breaking through gender barriers and conventions in order to enhance their well being and the well being of their communities.

 

Phil’s photographs are collected and exhibited in museums and galleries worldwide. His award-winning books have been published in four languages and in 1998 he was presented the Photo Media Magazine "Photoperson of the Year" award. In December, 2003 Phil was honored with the Humanitarian Award, receiving the Lucie at the 1st Annual International Photography Awards. In 2005 he was named a Giraffe Hero for his humanitarian work. Phil teaches and lectures internationally and is co-founder of Blue Earth Alliance, a 501c3 that sponsors photographic projects focusing on endangered cultures and threatened environments.

 

In 2001 Phil founded Bridges to Understanding, an on-line classroom program that connects youth worldwide through digital storytelling for the purpose of exploring and honoring cultural diversity. Volunteer mentors help the Bridges students create photo-stories of their lives that are then uploaded and shared with students in other parts of the world. Bridges is growing rapidly and currently has sites in India, Kenya, Guatemala, Peru, Nepal, and the Navajo Nation.  www.bridgesweb.org

Phil graduated from University of California as a Regents Scholar in 1969 and was honored with their prestigious University of California Medal in 2004. He lives with his family in Seattle.

 

 

Selected Solo Exhibits

2004 United Nations, New York, NY

2002 Exploris Museum, Raleigh, NC

2001 Wright Museum of Art, Beloit, WI.

2001 Magister Ludi, Cesano Maderno, Milan, Italy

2001 Andrew Smith Gallery, Santa Fe, NM.

2001 South Dakota Art Museum, Brookings, SD.

2000 Galerie D'Art Contemporain, Luxembourg

2000 Centro Cultural Recoleta, Buenos Aires, Argentina

2000 National Gallery of the Grand Cayman Islands, British W.I.

2000 Kulturernas Museum, Helsinki, Finland

1999 Kunsthal Museum, Rotterdam, Netherlands

1998 White House, Washington, D.C.

1998 Tasende Gallery, Los Angeles, CA.

1998 Benham Gallery, Seattle, WA.

1998 Albuquerque Museum, NM.

1997 Whyte Museum, Banff, Alberta, Canada

1997 Diane Farris Gallery, Vancouver, BC.

1997 Museum of History and Industry, Seattle, WA.

1996 Camera Obscura Gallery, Denver, CO.

1996 G. Ray Hawkins Gallery, Santa Monica, CA.

1996 Alexandra Palace, London, England

1996 Capital Rotunda, Washington D.C.

1995 Photographic Image, Portland, OR.

1992 Silver Image Gallery, Seattle, WA.

1991 Benham Gallery, Seattle, WA.

 

 

Permanent Collections

Denver Art Museum, Denver, CO.

Los Angeles County Art Museum, Los Angeles, CA.

Museum of Fine Arts, Houston, TX.

Museum of Photographic Arts, San Diego, CA.

Portland Art Museum, Portland, OR.

Portland Museum of Art, Portland, ME.



The Mission

My photographic projects are devoted to the welfare of indigenous and tribal people. My intention is to help bring attention to the value these cultures represent and the challenges they face.

 

The Problem

We are living in an era of unprecedented cultural extinction. Indigenous and tribal cultures that have survived for hundreds—sometimes thousands –of years may soon be gone. A recent study made by the linguist Ken Hale of the Massachusetts Institute of Technology estimates that 3,000 of the 6,000 languages that exist in the world today are fated to die because they are no longer spoken by the children. The implications of this fact are startling. In one generation our cultural diversity will be halved. This diversity of knowledge, imagination, and belief that has helped to provide the creativity, resiliency and strength of our species is being dismantled. The fragile oral traditions that have held an encyclopedic body of knowledge about the natural world are being lost.


Phil Borges in Mongolia

 

Indigenous peoples have been threatened for centuries as economic interests and nation states have encroached on their lands. Although colonial and imperial pressures are still present, a more insidious problem lies with the children of these cultures. Entranced by images of the wealth and power of the First World, the young are turning away from their traditions. Most of these young people migrate to the cities and end up as marginalized beings never truly benefiting from the illusion they chase. As people they do not disappear; they live on, but the very essence of their culture is extinguished, leaving them shadows of their former selves and shadows of those they want to imitate in the developed world.

 

Phil Borges 


Çeviri : Berna AKCAN & Faika Berat PEHLİVAN
Translated by Berna AKCAN & Faika Berat PEHLİVAN



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 1 yorum, 1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Daha önce yayınladığında okumamışım ne yazık ki. Toplumsal belgeselciliğin bu anlamlı ve önemli örneği ile tanışmamızı sağlayanlara yürekten teşekkürler...
figen aydoğdu eklemiş - adds | 23 Aralık 2007 Saat - Time 22:48
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

 

 

 

TFSF Onaylı Yarışmalar

Photo Contests Under TFSF Patronage

06 Mart 2009 ZEYTİN DOSTU DERNEĞİ 1.ULUSLARARASI FOTOĞRAF YARIŞMASI "Zeytin ve Zeytinyağı"

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.