Bookmark and Share
Ana Sayfa - Main Page > TEMMUZ 2008 SAYISI - JULY 2008 ISSUE > Gültekin Çizgen ile Fotoğraf Gündemi : Ara Güler Üzerinden, Sözde Kahramanlık
Gültekin Çizgen ile Fotoğraf Gündemi : Ara Güler Üzerinden, Sözde Kahramanlık

ARA GÜLER ÜZERİNDEN, SÖZDE KAHRAMANLIK

 

Gölge Fanzin” fotoğraf sitesinde – A.Murat Eren imzalı “Ara Güler’i Sevmiyorum” başlığıyla uzunca bir yazı yayınlandı. Yazı önceki tarihlerde yazılmış. Sonradan Ara Güler seçkisine yerleştirilmiş. Şimdilerde falancayı sevmiyorum, falanı seviyorum tavrı çok moda. (Örneklersek: Atatürk sevilmiyor, Humeyni seviliyor.) Bu mantıkla Murat Eren de, Ara Güler’i sevmediğini ilan etmiş. Gerekçesi, Ara Güler’in fotoğraf hakkındaki düşünceleri. Ara Güler’e göre fotoğraf sanat değilmiş falan, filan lafları. 

 

50 yıldır Türk fotoğraf kültürünün oluşumuna emeğimle, kalemimle katkıda bulunmuş biri olarak, durumdan vazife çıkarmak değil maksadım. Ara Güler’i savunmak da bana düşmez. 2008’de 80. yaşını kutlayan, fotoğrafımızda 61 yıllık emeği olan Ara Güler, koskoca adam, gerekirse o kendine dair düşüncelerini açıklar. Benim olaya yaklaşımım farklı olacak.

 

Ülkemizde “her yemiş veren ağacın taşlanması” örneğinde olduğu gibi, hiç kuşkusuz Türk fotoğrafının usta bir objektifi olarak o da payını aldı.  Fotoğraf oldu mu, vur Ara Güler’e. Ülkemizde ayrıca fotoğrafa verip veriştiren ondan ibaret değil. Fotoğraf Dergisi’nin son sayısında, Türk fotoğrafının ilgisini çekmek üzere kaleme alınan, fotoğraf eğitimi veren üniversitelerimizin, anlı şanlı görevlilerinden biri de, yine fotoğrafımıza dair neler demiş diye hayretler içinde kaldım.

 

Ara Güler’in ülkenin önemli bir sanatçısı olarak, fotoğrafa dair “ekzantirik görüşlerinde” bazı “haklılık” payları olduğunu düşünüyorum. Çünkü değil fotoğraf, hiç bir “kanal” kendi kendine sanat olmaz. Ne resim, ne müzik ürünü için böyle düşünemeyiz. Becerilmiş iyi iş vardır veya yoktur. Becermek de sanatçıların işidir. Sanatı, sanatçılar yapar. Onu, sanat haline getiren sanatçıdır. Ünlü sanat yazarı Gomrich’in temellendirdiği sanat felsefesi, bu alanda tartışmasız kabul görür. Sanatçının eli değmediği hiç bir şey, sanat ürünü haline gelemez. Fotoğrafın teknik olarak kolay ve çabuk üretkenliği, anonim olarak böyle sağlıksız bir yanılgıyı ortaya koyar. Gomrich’in dünyada beş milyon satan “Sanatın Öyküsü” kitabı bizde de Türkçe olarak, Remzi Kitabevi tarafından yıllar önce yayınlandı. Böyle konulara olta atan kişilerin bu temel eserleri okuması, “balıkçılığın” ön şartıdır.

 

Niye balıkçılıktan örnek verdim? “Hani ya tutarsa” varya, maksat Ara Güler’e karşı üç beş laf etmek. Fotoğraf kariyerimle ilgisi olmayan özel yaşamımda, Ara’yla uzun yıllara varan ünsiyetim olmuştur. Eşlerimle nikahlarımın şahidi olması yanında, onun da son nikahının şahidi bendim. Yıllar içinde oluşan Ara Güler hakkındaki düşüncelerimi, bundan 15 yıl önce, 1993 yılında Varlık Yayınları tarafından yayınlanan “Fotoğraf ve Yaşam Yokuşunda İlk 50 – Gültekin Çizgen Bir Fotoğrafçının Anıları” adlı kitabımın 133.sayfasından başlayarak 6.5 sayfalık geniş bir bakışla anlatmıştım.  

 

Ara Güler’e “Gölge Fanzin”ce eğilmek, onu sadece “Oklamak”. (tabii bunu kibarca yazıyorum -b- harfini eksik bıraktım.)  Bu yaklaşım sanat kültürü, fotoğraf kültürü sorunumuzu çözümlemiyor.  Sadece “Yıkılsın putlar, yaşasın yeni putlar” stratejisinin bir devamı. Bu Türkiye’nin sanat ortamında kökleri çok eskiye dayanan, şair Nazım Hikmet’in Abdülhakhamit’e, şair İsmet Özel ve Süreyya Berfe’nin bir sonraki şair kuşağı olarak Nazım Hikmet’e dönük “Oklama” yaklaşımlarını hatırlayalım.

 

Oklama”yla, “Eleştiri” aynı değil, ayrı şeylerdir. Yine Fanzin’de yayınlanan, geniş Ara Güler faslı içine yerleştirilen, dünyanın usta fotoğraf sanatçısı veya kültür insanlarının, eleştirmen kadrolarının “Ara Güler için ne dediler?” bölümünde, Henri Cartier – Bresson, Gökşin Sipahioğlu Sipa Press, Marc Ribound, James A. Fox (Magnum Photos), Onat Kutlar, Yaşar Kemal, Prof. Fritz Gruber, Cosmo Kramer’in görüşlerine yer verilmiş. Bence bu görüşlerden bazılarının altını çizmekte, temelde ne söylendiğini anlamakta çok yarar var.

 

Örneğin Onat Kutlar’ın şu cümlesi. “ Genç fotoğraf sanatçıları. Onun “Fotoğraf sanat değildir. Bir tanıklıktır, o kadar…” sözünü anlamakta güçlük çekerler. Bunu bir şaka, bir alçakgönüllülük gösterisi sanırlar. Oysa bu sözün derinlerinde büyük bir meydan okuma, bir iddia yatar.  Veya Cosmo Kramer’in söyledikleri.  Ara Güler’in bir fotoğrafçı olarak değeri asla inkar edilemez. Fakat fotoğraf ve yayın camilarında yaklaşık 10 yıldır uygulanan pazarlama politikaları yüzünden Güler’in şahsı ve fotoğrafları kanıksanmış ve artık “sıradanlaşma sorunsalı” ile karşı karşıya gelmiştir. Bu sorunla başa çıkılmadığı takdirde gelecekte şimdinin beteri cahil olacak nesiller Ara Güler ve Erol Atar’ı aynı tutumun kurbanı popülist dönem fotoğrafçıları olarak hatırlayacaklardır.” gibi, özlü cümlelerden hem Ara Güler’in, hem fotoğraf çevresinin öğreneceği ve anlayacağı çok şey olduğunu düşünüyorum. 

 

Fanzin” vakasından çok önce, bence daha önemli bir olay, sessiz sedasız yaşandı. 2007 Mayıs ayında Leica Galeride, “Balkanlarda” başlığıyla sergi açan Yunanlı ünlü fotoğrafçı Nikos Economopoulos’un medyaya yansıyan bir görüşmesinde, Ara Güler fotoğraflarının ortak paydası olan geniş açı mercek için “Ara Güler’in geniş açıyı yanlış kullandığı” görüşü yayınlandı. Economopoulos gibi bir fotoğrafçının bu ilginç görüşü üzerine “ne bir ses ne bir nefes” Herhalde Ara Güler’in, bir başka ustanın bu görüşüne karşı söyleyecek bir cümlesi olmalıydı veya fotoğraf çevresi “Bay Nikos Economopoulos ne diyor?” diye düşünmeliydi. Bunların hiç biri olmadı. Çünkü fotoğraf çevremiz “A” kültürdür. Tabi değerli Ara Güler de aslında şahsında bu yolu açan kişidir. Hayatında fotoğraf ve sanatı kuramları etrafında (Geçmiş yıllarda bizim Yeni Fotoğraf Dergisinde yayınlanan “Basın Fotoğrafçılığı” üzerine yazısı hariç) tek bir ciddi metin kaleme almamıştır. (O metne de değerli Perihan Kuturman’ın çok önemli katkıları olduğunu biliyoruz.) Fotoğraf ustası olarak o, bugün düşünce planında ektiğini biçiyor.

 

Ara Güler’in asıl eleştirilecek noktasını ararsak, onun fotoğraflarına bakmamız gerekir. 2008’de 80. yaşı dolayısıyla açılan dört sergisi ile bugüne kadar yayınlanmış albümleri, bu 61 yıllık ustanın fotoğraf kariyerini en geniş şekilde temsil eder. Bunlar bize Ara Güler üzerine görüş imkanı verir. Sayın A.Murat Eren, Güler ailesine kız verip, alacak bir özel yakınlaşma içinde değilse eğer, zaten Ara’nın özel yapısı (onun şekerliği, espritüel yapısı, falan, filan) onu hiç ilgilendirmez. Niçin fotoğrafları üzerine “Fotoğrafça” konuşmuyoruz?”. Bence fotoğrafımızda, fotoğraf çevremizde ve yayıncılığımızda eksik olan da budur.

 

Fotoğraf kültürümüzdeki “naïf” yaklaşım, bu iklim, nelere neden oluyor? Herşey buz üzerine yazılar gibi eriyip gidiyor. Öncelikle yaygın bir “kültür birikimi” sağlanamadığından, fotoğrafımız hiç bir şekilde ciddiye alınmıyor. Hiçbir şekilde “yerlilik” duruşu oluşmadığından, fotoğrafımız dışa bağımlı “takip ve taklit” yapısından kurtulamıyor. Esasen diğer plastik sanatlarımızdaki durumla aynı.

 

Son dönemlerimde yine yoğun fotoğraf çekiyorum. Geçenlerde yaşadığım bir gözlemi bu bağlamda aktarmak isterim. Yeni Galata köprüsünün Haliç tarafında Karaköy’deki balıkçıların bulunduğu açıdan, Eminönü yönündeki tarihi çevreye dönük yeni bakışlar arıyordum. Akşamüstüydü ve herhalde tv dizisi için televizyon ekibi rustik bir atmosfer yaratarak, sahilde dekor düzenlemesi yapmaya çalışıyorlardı. Salaş bir tekne iskelesinin çevresine, dekor olsun diye kullanılmış balık ağları asılmış, eski Bomonti bahçelerinde olduğu gibi çıplak ampullü salkımlarla ışıklandırmalar kurulmuş ve çekimler için bir arka plan, dekor oluşturulmuştu. Birdenbire kendi kendime “Merhaba Ara Güler Fotoğrafları” anlayışı, diye mırıldandığımı hatırlıyorum. Çünkü görünen, 1959- 60’lı yılların Ara Güler’i, Ara Güler yapan, o malum ve meşhur fotoğraflarındaki sahneler gibiydi.  Aynen dönem filmlerinde” olduğu gibi o yılların atmosferini, dekorunu veriyordu ve televizyoncular da herhalde bunu sağlamak istemişlerdi.

 

Hep söylerim, sanatçının fotoğrafı kendi yapısal “fotoğrafça”sı bağlı değil de, sadece görüntü olarak, üzerinden kalkındığı mekanlardaki “olaylar taşırsa”, fotoğrafta  “nadir ve nedret” olan – “seçkin” olan sanatsal durumu oluşmaz. Ara Güler fotoğraflarının bir kısmında bu sarkma vardır. Ve onun içinde Ara Güler 1970’lerden bu yana, çokça yeni birşey üretmeden, kendi fotoğraf mirasını tüketmektedir. Çünkü artık İstanbul ve Türkiye’nin eski yapısı değişmiştir.

 

Ancak burada da “insaflı olmak” durumundayız. Bir adam 80 yaşına kadar, 61 yıldır fotoğrafçı olarak ayaktaysa, elbette onun kendine dair sanatsal bir strateji oluşturma hakkı vardır. Bunu ona çok görmemeliyiz ve bundan da kendimiz için, profesyonel fotoğrafçı kimliğimiz için de ders çıkarmalıyız. Benim için “Ara Güler’i sevmiyorum.” (Tabi kendisini tanımadığım için A. Murat Eren, kimi seviyor, hiç bilmiyorum) bence Türk fotoğrafının bir sanat kimliğine oturması, bu satırlardan geçmiyor. 

 

Gültekin ÇİZGEN

Haziran, 2008 
 



Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Toplam 10 yorum, 1-10 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Yazıyı yayınladığım orijinal kaynağın[1] altına gelen anonim bir yorum ile ulaştım bu yazıya. Böyle bir yazı içerisinde son derece gereksiz bulduğum "Şimdilerde falancayı sevmiyorum, falanı seviyorum tavrı çok moda. (Örneklersek: Atatürk sevilmiyor, Humeyni seviliyor.)" analojinizin üzerinde fazla durmayacağım; zira benim bu yazıyı yazışımın üzerinden aylar geçtikten sonra ortaya çıkan bu "moda" ile benim mantığımı ilişkilendirme cüreti gösterecek kadar duyarsız ve sığ birisi ile tartışmak gibi bir gayem olmadığını bilmenizi isterim.

Amacım şans eseri yolu buraya düşen kişilerin şunu bilmesi: Ben fotoğraf konusunda iddiası olmayan bir kişiyim; Ara Güler'in ne kadar kıymetli bir fotoğrafçı olduğunu da her fırsatta dile getiriyorum, bahsi geçen yazımda da üzerine basa basa yer verdiğim bir şeydir bu. Öte yandan Ara Güler'in düşünceleri hakkındaki düşüncelerim değişmiş değildir, fakat doğru derğerlendirme yapabilmek, kendi düşüncelerinizi üretebilmeniz adına yazının orjinalini de okumanızın önemli olduğunu düşünüyorum.

[1] http://meren.org/blog/2006/09/ara-gleri-sevmiyorum.html


Selamlar.
A. Murat Eren eklemiş - adds | 07 Temmuz 2008 Saat - Time 20:08
Sayın A. Murat Eren' e sadece şunu sormak isterim ?
Siz, fotoğraf konusunda iddiası olmayan bir kişi iseniz, artık iddia dönemini çoktan geçmiş birisi için ve niçin iddialarda bulunuyorsunuz ?
peki selamlar benden de...
orhan yayla eklemiş - adds | 08 Temmuz 2008 Saat - Time 03:38
Bir şarkı sözü var ; Sevgi anlaşmak değildir sebebsiz de sevilir.Sebebsiz de sevilmeyebilir.Ama ben ARA GÜLER İ SEVİYORUM...Birinin Ara Güler i sevmemesi Ara güler in hiç umrunda değildir... Benim de tabi...Kâzım ZAİM...Nev-i şahsına münasır fotoğrafçı..
Kâzım ZAİM eklemiş - adds | 14 Temmuz 2008 Saat - Time 00:44
Sayın ÇİZGEN
Bana öyle geldi ki; siz de bu yazınızla "ben de Ara GÜLER'i sevmiyorum"(düşünsel yanı ve son dönem fotoğraflarını) diyorsunuz.Ve hatta biraz daha ilerleyerek,"bakın başkaları da sevmiyor" anlamına gelebilecek,alıntılar kullanıyorsunuz.
Yanılıyormuyum acaba?
Aslında,böyle bir duygu ve düşüncenin ifade edilmesinde yadırganacak birşey yok.Picasso'nun "başarısı ve başarısızlığı"nın irdelendiği bir ortamda yaşıyoruz.
Selam,sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.

Ali Rıza AKALIN
Ali Rıza AKALIN eklemiş - adds | 22 Temmuz 2008 Saat - Time 20:15
ANLAŞILAN GÖZÜMDEN KAÇMIŞ.SN.GÜLTEKİN BEY İSTANBULDA BALKANLAR KONULU BİR SERGİ AÇAN EKONOMOPULOS UN ARA GÜLER İÇİN GENİŞ AÇIYI YANLIŞ KULLANIYOR DİYE BİR YAYINDA BEYANAT VERDİĞİNİ YAZIYI BİR DAHA OKUYUNCA ÖĞRENDİM.BİR BALKANLI OLARAK ŞUNU SÖYLEYEYİM BEN DE 40 KUSUR YILINI FOTOĞRAFA VERMİŞ BİRİ OLARAK BU EKONOMOPULOS UN SERGİSİ, HAYATIMDA GÖRDÜĞÜM EN BERBAT SERGİLERDEN BİRİ İDİ.AYNI GÜNLERDE FOTOĞRAF EVİNDE SERGİ AÇAN AMATÖR BİR YUNANLININ İŞLERİ ONUNKİNDEN ÇOK DAHA BALKANLI VE KALİTELİ İDİ.ŞAHSİ KANAATİM BU EKONOMOPULOS BIRAKINIZ GENİŞ AÇIYI BU SERGİSİNDE BÜTÜN OBJEKTİFLERİ YANLIŞ KULLANAN BİRİ İDİ. . NERDE KALDI ARA GÜLER İN O GÜZELİM TAD VEREN GENİŞ AÇI OBJEKTİFLERİ İLE ÇEKTİĞİ VE ZAMANINDA YAPTIĞI FOTOĞRAFLAR... EVET ARA GÜLER BİR YAZIN ADAMI DEĞİL.AMA SÖZ SÖYLEME SANATINDA FOTOĞRAFIMIZIN AŞIK VEYSEL İ MİSALİ TİYATROYAL,ORTA OYUNU TARZINDA KONUŞAN BİR DİL USTASI OLDUĞUNU AÇIKÇA SÖYLEYEBİLİRİM.BUNUN ÖTESİNDE FOTOĞRAFI KENDİNE BİR İFADE ARACI OLARAK SEÇEN ARA GÜLER İN YAZINSAL DÖKTÜRÜLERE GEREK DUYMADIĞINI DA AÇIKÇA BELİRTEYİM...
Kâzım ZAİM eklemiş - adds | 26 Temmuz 2008 Saat - Time 00:28
Gültekin Çizgen konuyu nereden nereye götürmüş. Ara Güler'i Sevmiyorum' yazısının üzerine kurulmuş bu yazıyı okumayanlar mutlaka ana yazıyı da okumaları gerekiyor ki buradaki yazarın tavrını net olarak anlayabilsinler. Kişiler kişileri sevmek zorunda değildir. Ayrıca yazıda sanatçının kişiliğinden bahsedilmiş yani yaptığı işe kimse ok atmamış (En az sizin kadar kibar olduğum için b harfini eklemedim ben de!).
Uğur Samsa eklemiş - adds | 13 Mart 2009 Saat - Time 00:04
"Son dönemlerimde yine yoğun fotoğraf çekiyorum. Geçenlerde yaşadığım bir gözlemi bu bağlamda aktarmak isterim. Yeni Galata Köprüsü'nün Haliç tarafında Karaköy’deki balıkçıların bulunduğu açıdan, Eminönü yönündeki tarihi çevreye dönük yeni bakışlar arıyordum. Akşamüstüydü ve herhalde tv dizisi için televizyon ekibi rustik bir atmosfer yaratarak, sahilde dekor düzenlemesi yapmaya çalışıyorlardı. Salaş bir tekne iskelesinin çevresine, dekor olsun diye kullanılmış balık ağları asılmış, eski Bomonti bahçelerinde olduğu gibi çıplak ampullü salkımlarla ışıklandırmalar kurulmuş ve çekimler için bir arka plan, dekor oluşturulmuştu. Birdenbire kendi kendime “Merhaba Ara Güler Fotoğrafları” anlayışı, diye mırıldandığımı hatırlıyorum."

Kendi kendini değilleyen bir uslamlama.

Gombrich'in eleştiri anlayışı 1900 öncesine ilişkindir. Kitap da 1930 tarihlidir.

İşte, yaşlıları bu yüzden sevmiyoruz, bizi 200 yıl geriye çekmeye uğraştıkları için. 200 yıldır, taa Fruchtermann'dan beri, aynı konuları, tıpatıp aynı kadrajlarla çekip, bir de yeniden ve yenilikten söz ettikleri için.

Tanzimat'ta değiliz beyler, siberuzaydayız.

Sözkonuyu kişiye gelince: Bizim Ara Güler'i sevip sevmememizin anlamı yok: O kendini sevmiyor, fotoğrafı sevmiyor. O kimseye saygı göstermemiş ki kimse ona saygı göstersin. Kendi rahatça fotoğraf çekebilsin diye, birini içeri attırdığından rahatça söz eden, nü çekip bunu kanıtlayan birinin yüzüne karşı bunu inkar edebilen birinden söz ediyoruz. İstediği gibi, yiyip içip tıkınıp, akısırabilir tıksırabilir, patlayabilir. Fotoğrafın yolundan çekilsin yeter, fotoğraf için fetva vermesin yeter.
Reha ÜLKÜ eklemiş - adds | 14 Mart 2009 Saat - Time 08:43
Ara Güler üzerinden linç siyaseti yapmak ne kadar kolaymış A. Murat Eren'i, yazdığı yazıyı okumadan idrak etmeden aşağılamaya çalışmanız çok basit bir hareketti ki bunu yaparken de kendi egonuzu tatmin etmeye çalışmışsınız. Demek ki A. Murat Eren'in de Ara Güler'in nikah şahitliğini yapmış olması gerekiyordu fikirlerini samimi ve özgürce beyan edebilmesi için, yazık...

Kaldı ki Ara Güler'in fotoğrafçılığına kimsenin laf ettiği yok tersine bu aslında Ara Güler'in foto muhabirliğinden öte bir fotoğraf "sanatçısı" da olduğunu anlatmak isteyen bir yazıydı.
Barış Tunç eklemiş - adds | 25 Haziran 2010 Saat - Time 00:00
Atatürk-Humeyni karşılaştırmasının olayı "Ara Güler'i sevmeyen cumhuriyet çocuğu değildir" noktasına getirdiğini düşünüyorum. Ara Güler sevilmeyedebilir, bu mutlaka inceden bir politik görüş ifade etmez ve dünyanın sonu değildir. Dolayısıyla; korkmayalım, ürkmeyelim.
Elmira C. eklemiş - adds | 10 Ağustos 2011 Saat - Time 12:18
Sayın Gültekin ÇİZGEN
Nicos Economupolus üzerinden Ara Güler'e vurmak sizin gibi bir fotoğraf üstadına hiç yakışmamış.Yazınızda biraz kıskançlık sezdim sanki.Ara Güler geniş açı objektif kullanmayı bilmiyorsa sizin geniş açıyla çektiğiniz doğru fotoğrafları burada yayımlayında bizde Ara Güler'in yaptığı hataya düşmeyelim.Saygılarımla.
Sakıp Taluk eklemiş - adds | 13 Aralık 2011 Saat - Time 16:07
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List

 

 

Arşivimizden  - From Our Archives

 

Jim Zuckerman

 


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

 

FR'yi takip et

Follow us at

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.